24.09.2009

ÜŞÜYORUM



ŞANS
Topladığım üç yapraklı yoncalara,
bir yaprak da ben ekleyerek,
şanslıymışım gibi yapıyorum.
Ve müthiş bir umutla,
diğer yarımı arıyorum.
Koca bir elma bahçesinde...


Yukarda ki şiiri yıllar evvel yazmıştım. Yalnızdım, evden uzaktaydım.Kendime elma muamelesi yapıyor ve diğer yarımın bir yerlerde olduğunu düşünüyordum. Kendimi onun için hazırlıyordum. Okuduklarımı, gördüklerimi, yaşadıklarımı hep yazıyor, bir gün birlikte paylaşacağımızı düşünerek saklıyordum. Zor günlerdi tabi.Herkesin de dediği gibi "yalnızlık zor zenaat" ama acayip bir kaynak.Özellikle edebi yönünüzü güzel besliyor.Şiiri çok severim, okumasını da yazmasını da. Evde bir sürü şiir kitabım vardır.Ama beklediğim yarımı bulunca (koca olur kendisi) şiirimi besleyen kaynak çok etkili olmamaya başladı.Yani insan mutluyken pek yazamıyor, kelimeleri yan yana sıralayıp dörtlüklere dönüştüremiyor.Uzun süredir şiir yazmadım.Gerçi düz yazı yazarken, kendimi daha iyi ifade ettiğimi düşünüyorum.Bu arada hala şiir okumayı çok seviyorum (kendi yazdıklarım da buna dahil).
Bayramda "Yalancı Tanıklar Kahvesi " ni bitirdim.Güzel bir kitaptı Vedat Türkalinin kalemi zaten benim gözümde tartışmaya açık değil. Herzaman ki güzel tadı verdi bana. Şuan Richard Russo'nun "Fırlama Profesör''ü okuyorum. Komik bir anlatımı var. Radyoda Steve Miller Band "Seranade" çalıyor, bende keyifle dinliyorum.Bu arada Ankara' ya geldiğimden beri ısınamamak gibi bir sorunum var.Gözüm yolda simitçi bekliyorum. Sıcak çayım yanımda. Bu gün uzun bir yazdan sonra "muz çorap" giydirdiğin çocuğu bir süre yalnız bırakmamak gerektiğini zira takıp tırnağını çoraba feryat figan "yırtıldı bu" diye ağlayabileceğini fark ettim. Bu arada alınacaklar listeme 5-10 tane yedek "muz çorap" ekledim.Kendinize iyi bakın...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder