9.10.2009

BİLGE' NİN HAYATINDAKİ ERKEKLER

Yukarıda fotoğraflandırılanlar Koca ;hep babacan , sarar sarmalar kızını.Cengiz Dede ;Fotoğraflarda da görüldüğü üzere her anlamda tepesinde taşır Bilge' yi. Abur cubur yedikçe Bilge onun elinden, o çok mutlu olur. Eren Efendi benim kuzenim olur ( Cengiz Dedenin oğlu) yukarıdaki fotoğraf (uyurken Bilgeyle) onun en masum halidir.Zira bayılır Bilge' ye yeni küfürler öğretip, elinde ne varsa alıp onu bağırtmaya. Bir de fotoğraflayamadıklarımız var.Dükkan komşumuz Barış Abimiz var, bekardır kendisi. Bilge canı isteyince yüz verir canı istemeyince yüzüne bakmaz. O da "kız milleti işte büyüğünüz de küçüğünüz de hep aynısınız" der. Aydın Abimiz var marketçi. Bilge' nin süt tüketim rekorunu hep hayretle izler. Sonra Antalya' da dayımız var Bilge sever onu.Hepimiz Bayılırız onun "dayı" demesine. Sonra bir de Sibel'in kocası var. Bilge tek seferde adını doğru söyleyebildiği için (Mürteza) tekrarlatıp duruyoruz boş zamanlarımızda. Kreş sahiplerimizden Murat Abi var onu da çok seviyoruz ne zaman kreşe geldi, ne zaman gitti, haberlerini alıyoruz akşam . Ve ve tabiki Poyrazımız var. Bütün akşam kulağını çınlatıyoruz beyfendinin. Görüldüğü üzere Bilge' nin hayatındaki erkekler böyle.İlerde de böyle mi olur bilemiyorum ama bir zaafımız var gibi geliyor. Bu arada Bilge bize dün akşam konser verdi. "Tavşan kaç " şarkısını söyledi.Hem de nasıl güzel söyledi hiç hatasız, hareketler falan. Biz şaşırarak ve keyifle dinledik. Dün bir müşterimizin evine gitmiştik. Orda da çok uslu durdu.Ondan bir yaş büyük oğulları Arda'yla oynadı.(Bak o da erkek) Biz de çok rahat sobet ettik. Bu şehirde hoş sohbet insanlar tanımaktan keyif alıyorum. Dün "Güneşi Gördüm" filmini seyrettim.Altan Erkekli mükemmel oynamış, diğer ouncular da tabi.Çok duygusal bir filmdi çok başarılı buldum. Bu sabah kuaföre gidip saçlarımı boyattım.Orda bir edebiyat öğretmeniyle tanıştım. Elif Şafak' ın "Aşk" kitabını okuyordu. Ben ona "Baba ve Piç" kitabını okumaya çalıştığımı, ama hiç akıcı gelmediğini söyledim. O da bana Elif Şafak'ın İngilizce yazdığını çeviri yüzünden akıcılık olmadığını, kendisinin de "Baba ve Piç" i okurken çok zorlandığını söyledi. Ama "Aşk" kitabı daha akıcı bir dille yazılmış dedi. Belki deneyebilirim. Çünkü insanlar çok övgüyle bahsediyorlar. Bende mi bir sorun var neden okuyamadım diyordum, demek ki bu sebeptenmiş. Hafta sonu Bilge için iki seçeneğim var. Hava güzel olursa at binmeye gidiyoruz. Serin olursa sinemaya. Bakarsınız ikisini de sığdırırız birgüne belli mi olur. Bu sabah , hergün geçtiğimiz yol üzerinde yanlış bir sokağa girdik, sonra başka bir yere derken yolumuzu bulduk. Ben ne kadar çok sokak olduğunu ve hala burnumuzun dibinde bile kaybolabilme ihtimalimizi fark ettim. Bu çok hoşuma gitti. Kendinize, etrafınızdakilere, eşinize dostunuza iyi bakın. Güzel bir hafta sonu geçirmeniz dileğiyle...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder