28.10.2009

KIZ AYAKKABILARI


Bunlar bizim "kız ayakkabılarımız" elbise, etek falan giyersek hemen ayakkabılıktan çıkartılıyorlar. Gerçi artık önümüz kış, belki bir iki kez daha anca giyer. Şimdi "kız çizmeleri" alma zamanı. Bilge' nin kıyafetlerinden eskiyeni hiç hatırlamıyorum. Tüm kıyafetlerimiz küçülünce doğru anneanneye gidiyor. Geride teyze var, dayı var. Onların çocukları için kaldırıyor anneannemiz. Bu tatil başladığından beri Bilge' nin düzeni bozulur diye korkuyordum ama Allahtan bir değişiklik olmadı. Sabah 8' e doğru uyanıyor, kahvaltı yapıyor. Sonra ofise geliyoruz. 12 de öğle yemeğini yiyor, 3 gibi uyuyor. Bu arada meyve, meyveli yoğurt ve çikolata da atıştırıyor. 6 da uyanıyor, eve gidiyoruz. Akşam yemeklerimiz hala biraz sorunlu. Uyanınca süt içtiği için pek öyle yemeğin yüzüne iştahla bakmıyor. Ama çok üstelemiyorum. Artık acıktığını belirttiği için, çok kaygılanmıyorum. Bu sabah "balık tutan alalım noluuurrr" diyerek uyandı dersem yeridir. Sürekli kocaya bunu tekrarlıyordu. Hafta sonu seçim yapıp oyucak reyonunda atı almış ve oltayı bırakmıştı. Hafta ortası bunu hatırladı ya da içine oturmuştu galiba, yeni geldi aklına. Attan gönlümüz geçti gibi, pek yüzüne bakmıyor, ama etrafta ne görürse onunla konuşuyor. Dün akşam damacana ile konuşuyordu:) Dün polimer kille sakız kutusu kaplamaya kalktım, Bilge yaptığımı benim gibi beğenmemiş olacak ki, aldı elimden kendi yaptı. Sonra bakıp "güzel olmadı" dedi. Bir de boyadı onu, gene beğenmedi. Ama baya oyalandı. Bu gün kış havası var buralarda. Bilge' ye ördüğüm kazaklardan birini giydirdim. Ya Bilge'nin kolları uzamış, ya da ben biraz kısa örmüşüm (ama ölçtüğüm de iyiydi, 1 ay önce) Sabah babası "kızım annen ne ğüzel kazak örmüş sana" dediğinde çok mutlu oldum. ( örgü yapmamdan nefret eder) Bilge' de aynada kendisine bakıp, beğendi. Daha önce ördüklerimin de kolları kısa gelmez umarım(3 adet). Bu aralar garip bir şekilde annemi özlediğimi fark ediyorum. Erkek kardeşim kasım ayında askere gidecek, o da yalnız kalacak. İnatçıdır da gelmez yanımıza. Nasıl geçecek bilmiyorum. Belki komik gelecek hep aklıma Antalya'nın gök gürültülü yağmuru geliyor. Gece yağarsa bir de, annemin ödü kopar. Başka hiç birşeyden korktuğunu bilmem. Alışır heralde.Bayramda biz gideriz. Yılbaşında gelmezse gene giderim. Bilmiyorum işte keşke diyorum çok sosyal bir kadın olsa. Bir sürü emekli çatlak arkadaşı olsa, gezse tozsa...Bugün gene tüm duygusallık kanallarım açık ve anneme doğru akıyor:) Neyse biz şimdi kızımla oyun oynayacağız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder