19.10.2009

MİSAFİR AĞIRLAMAK

Cuma günü aldık karşı komşumuzu( iş yerinden komşumuz) ve oğlunu uğradık balıkçıya, aldık balığımızı hep beraber pişirdik, yedik, yanında da kırmızı şarabımızı içtik. Ev ev olalı misafir yüzü görmemiş, güzel bir sohbete tanıklık etmemişti, yaklaşık sekiz aydır. Gelen giden oldu ama bu şehirden ve yeni tanıdığımız ilk misafirlerimizdi. Ardından pazar günü Teyzemleri akşam yemeğine çağırdım. Yaprak sardım, karnıyarık yaptım, mis gibi tarhana çorbası, mantar sote ve tabiki pilav. Koca bir tabak da salata. Afiyetle yenildi, uzun bir masa sohbeti yapıldı. Türk kahveleri pişirilip, uyduruktan fallara bakıdı. Koca heveslenip fırında kestane yaptı. Yanık falan olsa da yenildi. Hollanda da yaşayan teyzemin izni bitiyor, cuma günü dönmesi gerekiyor. Gitmeden iyi oldu böyle. Bilge mutluluk kaprisleri yapsa da, dışarı çıkmadığımız için şikayet etmedi. Cumartesi günü bana bir bebek aldırttı. İlk kez bebek istemesine çok şaşırdım, zira odası ağzına kada araba dolu. Yeni filmler de aldık birlikte, keyifle seyretti. Bunun dışında bol bol okudum. Hastalığım da boya hafifledi, arada bir öksürük kaldı. Bugün peçete halkaları yapmam lazım teyzemin arkadaşları için.Ofisin sağını solunu düzeltirim. http://kemaloncu.blogcu.com/ bu siteyi yeni keşfettim okumanızı şiddetle tavsiye ederim. Bugün insanın uzun süre sonra, birileri için bir şeyler pişirip, yedirip içirip, yorulup keyif alabileceğini fark ettim. Kendinize iyi bakın...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder