22.10.2009

ÖRGÜ ZAMANI


Bu fotoğraf geçen seneden. Bilge' nin beresini ben örmüştüm. Tabi bu sene küçük geliyor, ben de atkısıyla birlikte tekrar örmeye başladım bugün. Zaten çabuk da bitiyor. Kendime renk renk atkılar örmek istiyorum. Gece çok güzel uyudum, bu yüzden bugün çok iyiyim. Akşam eve gidince "koca çok acıktım çok acıktım "diye başımın etini yedi. Ben de Bilgeyle birlikte bana 1 saat vermelerini istedim ve mutfaktan postaladım bunları. Pirzola tavuk çıkartmıştım önce biraz haşladım ardından, sebzeli çeşniyle çok az kızarttım. Mantarların içine kaşar koyup mikrodalgaya attı. Patates püresi yaptım. Bir de kıtır soğan halkaları yaptım. Gerçi pek kıtır olmadılar ama afiyetle yendiler. Tabi koca bir tabak salatayla. Uzun süre zorla yemek yedirdiğim kızımın, oturup keyifle yemek yemesi beni çok mutlu ediyor. Az malzemeyle bol çeşitli ve lezzetli bir yemek oldu. Koca etçil olduğu için "keyifle ellerine sağlık" dedi. Bilge de "ben anne olunca sana yemek yapayım olarmı "dedi. Bende" olar "dedim. Niye mi abarttım bu yemek mevzusunu anlatayım.Etrafımda bir çok insanın bunu hiç umursamadıklarını fark ettim. Üstelik çocuk sahibi insanlar da var, bunların arasında. Maksat tamamen karın doyurmak, sıcak yemek yada özenli bir masa pek umurlarında değil. Bence hayatımıza ve etrafımızdakiler özen göstermeliyiz. Sabah PTT ye gitmem gerekti, dönüşte parktaki ateş dikenlerinden birkaç dal çaldım. Boyadığım küplerin içine koymak için. Dalları çakıyla kestim, hani şu çok amaçlı çakılar varya. Çantamda bunun yanın da olanlara, kendim bile şaşırdım. Bir adet ateş ölçer(derece), cüzdanlarım (bozuk para ve normal cüzdanım), gözlük kabım. Taşınabilir harddisk, flash bellek (ikisini birden neden taşıyorsam), cep telefonum, makyaj çantam( bu yeni girdi çantama), okuduğum kitap, Penguen Dergisi, deodorantım, kağıt mendilim, ıslak mendil, yara bantları, envay çeşit saç tokası ve lastiği, bir elma, bir portakal, güneş gözlüğüm, bir de not defterim ve kalemim. Derlerki kadınların kafalarının içi çantalarının içi gibidir. Erkeklerse çanta bile taşımazlar. Bunu zannedersem olaylara bakış açılarını belirtmek için söylemişler. Tabi sonuç olarak benim büyük çanta kullanmak gibi bir alışkanlığım var. Ya tüm bunlar yanımda olacak ya da sadece para alıp yanıma çıkacağım. İkisinin arası yok yani. Gerçi Bilgeyle ikimiz arabasız çarşıya falan çıkıyorsak, bu durumlar için küçük bir çanta alıyorum yanıma. Bilge daha küçükken her zaman taşıdıklarıma, bir de yedek kıyafet ve çamaşır ve çorap ekleniyordu Bilge için. Ahh hayat çok ağırsın:) Bu gün bereye devam edeceğim, bir de küp boyuyorum ona takılırım sanırım.Arada da biraz okumayı düşünüyorum. Ofisle ilgili telefonlara bakmak dışında bir şey yapmayacağım. Kendinize iyi bakın. Bu arada www.dogaicincal.com burayı tıklayıp 45 kişinin seslendirdiği türküyü dinleyin. Belki daha evvel dinlemişsinizdir ama olsun gene dinleyin:) Keyif alacaksınız...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder