5.10.2009

ORTAYA KARIŞIK

Bilge' nin teyzemdeki fotoğraflarını alıp böyle karıştırınca "ortaya karışık" oldu.
Cumartesi günü diye başlayacaktım ama cumadan başlamalıyım.Bilge'nin amcası ve eşi geldiler Antalya' dan. Bir gece kalıp Karadenize devam ettiler. Büyükbabayla babaanneyi görmeye gittiler bu gün tekrar buraya gelip bazı işlerini halledip döneceklermiş. O kadar yolu bu kadar kısa zamana sığdırmak bana fazlasıyla yorucu gözüktü. Cumartesi kahvaltıdan sonra onları uğurladık Bilgeyle teyzeme geçtik. Kocanın işi olduğu için biz otobüsle gittik. Bilge çok sıkıldı otobüste. Teyzemler de Amasra yolculuğu yapmışlardı (tanıdığım herkes bir yerlere gidiyor bu arada) Orda çektikleri fotoğraflara baktık, çok güzel ve kafa dinlenecek yer yorumlarının arasında, erin bir iç çekişten sonra "mutlaka görülmesi gereken yerler" listesine Amasra' yı da ekledim. Bilge yedi, yedi, evde ne kadar abur cubur varsa yedi, yetinmeyip çantasına da doldurdu. Eskiden herşeye burun kıvıran kızımın bu yeme eğilimi, kereşin olumlu etkisi olarak değerlendirildi. Öğleden sonra koca da geldi, yemekler yenildi, sohbet derken gece 23 sularında eve geldik. Bu arada Bilge' de cumadan geri bir burun tıkanıklığı durumu vardı. Özellikle uyurken her türlü sesi çıkartıyordu. Pazar sabah erkenden uyanıp , beni de uyandırıp süt faslından sonra birlikte film seyrettik. " Arslan Kral 2" ve "Cesur Civciv".Çok güzeldi,özellikle Aslan krala bayıldım. Koca kalkıp kahvaltı hazırlarken, ben e kışlıkları çıkarttım. Yazlıkları yerleştirirken ortalığı feci dağıtmıştım ama hızla toparladım. Ardından güzel havayı bulmuşken değerlendirelim diyerek Kuğulu Park' gittik. Ben bu ayki "Atlas Dergisi"ni aldım ve gazetemi oturdum bir banka, keyif yaptım. Koca Bilge' nin peşinde koşturdu. Bu sefer iki bardak yem verdikten sonra kuşlara, başladı onları kovalamaya. Sonra salıncak, kaydırak, dönen şey (adını bilen var mı), baloncu, simitçi derken, en son babanın boynunda uyuya kaldı. Biz de eve döndük.
Akşam biraz ateşi çıktı, sabah evde mi kalsak diye düşündük ama keyifli gözüküyordu. Biz de kreşe gittik.İnci öğretmenimizden ateşimizi kontrol etmemizi rica ettik. Bu gün Hollanda da yaşayan teyzeme ve arkadaşına söz verdiğim peçete halkalarını yapacağım. Steve Donahue "Birlikte ama Yalnız" adlı kitabına başlayacağım. Yatak odamda ki etajere bir güzellik düşünüyorum, onun hazırlıklarını yapacağım. Bu arada dün geceden beri sol gözüm feci halde kaşınıyor. Damla falan bir işe yaramadı. Bu gün geçmezse doktora gideceğim. Bu gün "oh iyi ateşin düşmüş" dediğin zaman 3,5 yaşındaki kızımın yerde ateş aradığını fark ettim:) Gülerek anlatmaya çalıştım ama kızdı bana "nerde bu ateş, yerde yok" diye... Mutlu bir hafta diliyorum, iyi bakın kendinize...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder