16.11.2009

BİLGE VE GRİP

Perşembe akşam üzeri Bilge' yi kreşten almak için tam hazırlanıyordum, telefon geldi. "Bilge' nin ateşi yükseldi" diye . Hemen atladım taksiye, alıp eve getirdim. Kreşte ilaç verdikleri için eve geldiğimizde biraz düşmüştü. Sabaha kadar bir çıktı, bir indi. Koca çok korktu. Girdi çıktı ateşini ölçtü. Ben artık isyan ettim. " Rahat bırak çocuğumu" diye. Sabah doktoruna götürdüm. Bilge gene elinde, kolunda, bilimum her yerinde ki çizikleri, kızarıklıkları gösterdi. "Neren ağrıyor?" sorusuna "Bacaklarım çok ağrıyor, çok" diye cevap verdi. Doktorumuz endişelenmeye gerek olmadığını, mevsimsel gribin en şiddetli zamanı olduğunu söyledi. Ne kadar korumaya çalısakta, bu zaman da başarılı olamayacağımızı da belirtti. Burnunu açık tutmamızı tavsiye edip, peditus verdi. Özellikle soğuk algınlığındave gribal durumlarda en iyisi bu dedi. Ateş düşürücü özelliği de olduğu için, ekstra ilaç vermemize gerek kalmadı. Üç gün boyunca iştahında bir sorun yoktu. Keyfi de yerindeydi. Pazar günü Çamlıdere' ye gittik. Çamlıdere Kız Meslek Lisesi' ne, daha evvel koca bulaşık makinalerını yapmak için gitmişti. Dün de çamaşırhanelerini hayata geçirmek için gittik. Aslında koca yalnız gidecekti. Ama "yol çok güzel, Bilge' de çok sıkıldı, birlikte gidelim" diyince, düştük yollara. Otobandan gittik. Yol gerçekten çok güzeldi. Sonbaharın tüm renklerini, nerdeyse gözümüzün içine sokuyordu. Bozkırın bu özelliği de yeni fark ettiğim durumlardan. Ağaçların çoğu yaprak döktüğü için, sarının en güzelini, kahverengi ve bordo arası yaprakların ağaçları terk etmeden önceki ahengini görebiliyorsunuz. Okulun kurucu müdürü Nihat Bey' le konuşup, pazar günü için sözleşmiştik. Gittiğimizde eşiyle birlikte karşıladılar bizi. Karşımızda iki genç öğretmen görmek(idareci konumlarını da düşününce ) beni ilk şaşırtan şeydi. Sonra hastaneden bir okul yaratıp, durumları iyi olmayan 53 kız öğrencinin herşeyiyle ilgilenip (toplam 5 öğretmen) üç aydır da evli olan bu çifti dinlediğimizde, gerçekten hayran oldum. İdalist olmak böyle birşey galiba. Koca gereken herşeyi ayarlayıp hafta içi gidecek ve sorunlarını çözecek. Uzak olduğu için, insanlar oraya gitmek istemiyorlarmış. Bizim için böyle birşeyin söz konusu olmadığını, kocanın geçen yıl Siirt' e bile gittiğini anlattık. Takı dersleri vereceklermiş kızlara, ben malzeme lazım olursa yollayabileceğimi, ya da birlikte gidip alabileceğimizi söyledim. Çok sevindiler. Kızlar meraklı gözlerle ve oyuncak bebek edasıyla Bilge ' ye bakıyorlardı. Bilge yanaşmadı tabi, alışık değil kalabalığa. Dönüş yolunda uyuya kaldı. Biz de manzarayı seyrederek, konuşarak döndük. Koca akşam yemeğini hazırladı, biz de film alıp geldik Bilge'yle. Bilge film seyretti, koca uykladı, ben de Bilge' ye kazak başladım. Bu arada yukarıda ki fotoğraf netten. Ben yanıma telaştan makina almayı unutmuştum. Küçük bir yerde yaşama isteğimiz pazar günü tavan yaptı. Bir de Lada Niva alıp, ailece offroada katılma isteğimiz. Bilge öksürüp, hapşuruyor, burnu da tıkalı değil akıp duruyor. İlaç kullandığı ve ilk üç günü evde geçirdiği için, bu gün kreşe gidebileceğini söyledi doktor. O da oflaya puflaya sabah gitti. Çocukların hepsi Bilge gibiydi. Artık bağışıklık sistemi böyle güçlenecek diye kendimi teselliye çalışıyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder