25.01.2010

GÜNEŞLİ AMA BUZ GİBİ...


Hafta sonunu en iyi tarif eden başlık bu. Cuma günü lapa lapa yağan kar, hiç tutmadı. Gözümle görmesem, bir saat sonra yağdığına tanıklık edecek hiç birşey yoktu. Cumartesi günü temizlikle geçti. Dip köşe, bir güzel temizledim. Bilge' ye banyo yaptırdım. Saçlarını kuruturken uyuya kaldı. Fırsat bu fırsat diyerek, attım kendimi mutfağa.Cuma günü yemek sitelerinde dolaşıp yazdığım notlarıma şöyle bir baktım. Limonlu tavuk, kayısılı milföy, Bilge' ye kağıtta kek ve çorba, enfes bir de patates salatası yaptım. Tavuk beni deli etti, çok uzun sürede pişti, ama çok güzel olmuştu. Kayısılı milföyse değişik bir tat oldu. Tarifin orjinalinde lokum vardı, ben ıslatılmış kuru kayısı, rendelenmiş bitter ve cevizle denedim. Bizimkiler beğendi. Kağıt kalıplarda keki Bilge seviyor, artanları pazar günü pastada kullandım. Arasına krema yapıp ,üzerini kremşantiyle süsledim. Hafta sonum mutfakta geçti desem yeridir yani. Pazar sabahı bir müşterimizin telefonuyla kalktık. Ankara' nın ünlü pastahanelerinden birisi. Arızaları varmış, Bilge' yle beni kahvaltıya, kocayı kahvaltı ve arıza tamirine davet ettiler. Ben gitmeden önlemimi alıp Bilge' yi doyurdum. Zengin bir açık büfeleri vardı. Kocanın işi de uzun sürmedi, birlikte keyifli bir kahvaltı yaptık. Mekan sahipleri pazar sabahı servis bulmanın minnetiyle, Bilge' yi de çikolataya boğarak uğurladılar bizi. Hava çok güneşliydi, biz o gazla bir parkta durduk. Bilge biraz oynasın diye düşündük ama, salıncaklar dahil heryer buz tutmuştu. Bilge bizden önce arabaya doğru yöneldi. Bu arada bir haftadır evde "kırmızı papağan" krizimiz var. Bir ouncak mağazasının katoloğunda gördüğü, oyuncak kırmızı papağana taktı. Gelip gidip bunu söylüyor. Bugünlerde sürekli bunu yağtığı için kocayla karar verdik, her istediğini almayacağız. Akşam evde tüm oyuncaklarını ayırdık. Uzun süredir yüzüne bakmadıklarına öncelik vererek guruplara ayırdık. Her akşam yeni bir gurup oyuncakla, birlikte oynayacağız. Bu işlem nerdeyse tüm akşamımı aldı. Önce üçümüz başladık yapmaya, ama sonunda tek başıma bitirdim:))) Sabah babaya müthiş iltifatlar vardı. "Şekerparem, bitanem, sen ne güzel bir babsın" türünden iltifatlardan sonra, kesin papağan isteyecek diye bekledim, ama yapmadı. Çok bozuldum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder