26.01.2010

TANIDIK YÜZLER...

Dün akşam Antalya' dan arkadaşlarımız geldi. Burda akrabaları var, tatil için gelmişler, koca da yemeğe çağırmış. Akşam ikimiz, pardon üçümüz girdik mutfağa, bir saatin içinde güzel bir sofra hazırladık. Düşündüğümden daha kalabalık geldiler ama sorun olmadı. Masa başı sohbetini uzattık da uzattık. Özlemişim tanıdık insanlarla, tanıdıklardan konuşmayı (tamam buna dedikodu deniyor, küçük çapta ama:))) Bu ziyarete en çok Bilge sevindi "safirler (misafir) geldi yaşasııın" diye dolaştı durdu. Onların yaşça Bilge' den baya büyük oğullarıyla odasında film seyrettiler ve o uyuya kaldı. Sabah uyanınca, gittiklerine üzüldü. Dün ona eldiven aldım. Hemde benimkilerin modelinden. Yani yarım parmak ve istersen kapatabildiğin eldivenler varya, onlardan işte. Bayıldı, hafta sonu eldivenleri kreşte kaldı diye benimkileri giymişti. Aynı model olması çok hoşuna gitti. Bugün hava güneşli ama çok, çok soğuk.Sayfamda fark etmişsinizdir, benimde artık pasajım var. Dün üye oldum, belki satarım belli mi olur:)) Sabahtan ofis işleriyle uğraştım. Şimdi de bir şeyler yapacağım, haftanın bundan sonrasını akşamları kitap okumaya ayıracağım. Sabah baba kız diyoloğları artık alışkanlık olmaya başladı. Bilge" babacığım sen çok muhteşem bir babasın, ben de çok yakışıklı bir Bilgeyim değil mi? " dedi. Anneye dairse hiç bir sıfat belirtilmedi yine ve yine...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder