22.01.2010

TUZ SERAMİĞİ



Daha önce evde denemiştim ama kıvamını tutturamamıştım, Bilge' de rahat bırakmamıştı. Dün ofiste denedim. Bir lokum kutusunu kapladım, daha evvel altını bakır rengine boyamıştım. Kapladığım üst kısmıda bakır rengine boyadım. Küçük küçük parçalar denedim. Hamurun yapısını anlamak için.Kalıpla birşeyler yapmak için daha müsait bir malzeme olduğuna karar verdim. Gene de çalışması keyifliydi, geri kalanı farklı renklerde boyayacağım. Akşam Bilge' yi aldık, eve giderken "balık yapalım mı bugün?" soruma Bilge' den kocaman bir "eveeeet" yanıtı gelince doğru balıkçımıza gittik. Bize "minekop balığı" tavsiye etti. Balık kültürümüzü yeni oluşturduğumuzdan, daha önce yediysek de hatırlamadığımızdan tavsiyeye uyduk. Kocaman iki tane balığı, çok güzel temizledi balıkçımız. Zira sağlam kılçık vardı. Bu arada gözüktüğü kadar nefis lezzette kelek turşusu da aldık. Normalde hazır turşu almam, ama bu çok güzeldi. Balıklar hazırlanırken ben yeşillik almaya markete gittim. Çok güzel pazı yaprakları buldum. Akşam üşenmedim bir güzel sardım, bugün pişirip afiyetle yiyeceğiz inşallah. Koca balığı çok güzel tavada pişirdi. Bilge' yle ikisi tavanın başında yemeye başladılar, masada devam ettiler. Bilge ne zaman bu kadar keyifle yese, mutluluktan tavan yapıyorum. Bir tabak da ev sahibime götürdüm. Akşam "House" vardı, onu seyrettik. İki gün evvel Bilge' ye küçük sarı çiçekli bir kaktüs aldım. Nasıl tutacağını alattım, çiçeklerin yavaşça açılacağından bahsettim. Akşam biz dizi izlerken, üzerini değiştirip, elinde kaktüsle yanımıza geldi. Babasına doğru çiçeği gösterip "baaaak sarı çiçek açmış, ötekiside açacak yavaş yavaş" dedi. Onu takip etmesi çok hoşuma gitti. Bir kaç renk daha alacağım. Kaktüs iyi bir seçim miydi? bence evet çünkü evde bir kaç saksımı alt üst ettiği için, buna en azından itinalı yaklaşıyor:)) Bu arada numaradan öksürük durumuz dün sabah kendini kusturarak son buldu. Kreşte hiç öksürmemiş, biz de öksürdüğü zaman ciddiye almadık. Akşam eline kendi kitaplarından birini aldı. "Okuyayım mı?" dedim "ben okurum "diyerek başladı yazmaya. Neler neler anlattı, pardon okudu:) Ben de hiç kikirdemeden dinledim ciddiyetle. Sonra gene ve gene Mulan' ı seyrettik, tabi ben uyumuşum, uyanıp kendi yatağıma gitsem de, sabah yine Bilge' nin yanında uyandım. Kreşe giderken "Bilge herkes kendi yatağında yatsa olmaz mı?" soruma, kafasını öne doğru sallayınca ben tam sevinirken "olmaz" dedi. "Sen benim annemsin, ben arkamı dönüp yatacağım sen de bana sarılacaksın" dedi. Bu cümle üzerine, sözün bittiği anı yaşadım. Benim yerim, kızımın yanı bundan sonra, bu böyle biline:))))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder