12.02.2010

ATKI GİBİ...


Önceki gün başlamıştım, dün de boncuklarını yaptım ve bugün taktım dolaşıyorum. Atkıdan çok aksesuar denebilir aslında, özellikle kıyafet tamamlamak için bence çok güzel oluyor.Dün Antalya' dan gelen bir arkadaşımızı görmeye gittik. Kocayla ofisten taksiye bindik, Bilge' yi de kreşten aldık devam ediyoruz. Taksiye biner binmez dikkatimi çekti. Camları acayip ötesi temiz, öyleki iki kez elimle cam var mı diye kontrol ettim. En sonunda dayanamadım şoföre sordum. Adam önce bir güldü ardından "abla hiç sorma o benim hastalığım, yağmur kar demem bir elimde ıslak bez diğerinde kuru silerim sürekli arabamı. Duraktaklerin diline düştüm sırf bu yüzden, hatta hanım bile camları bana sildiriyor " dedi. Ben de dışımdan "helal olsun" içimden, "bizim camlarıda silen olsa" dedim:)) Bu arada hiç sevmem cam silmeyi, balkon yıkamayı, ütü yapmayı. Aslında ben ev işi yapmayı sevmiyorum. Hiç keyifle yapmam, keyifle yapana da şaşar kalırım. Bir yemek yapmayı severim o kadar, gerisi mecburiyetten yapılıyor. Çok denedim evle kafayı bozan bir kadın olayım diye ama olmadı mı olmuyor işte:) Bu sabah plates seansına gittim, çılgın hatunlar vardı gene. Seans saatini beklerken oyun salonunda "solo test" oynarken iki taş kalınca çok sevindirik mimikler yapmışım, bunu fark etmişler hemen sordular kaç taş kaldığını. Ben de söyledim iki diye, tebrik ettiler beni ve mimiklerimden bahsettiler hep beraber güldük. Umarım bende o yaşta onlar gibi olurum. Neşeli ve çılgın olmak bir yana tığ gibilerdi, bayıldım. Bugün böyle gülümseyerek başladı, devamı da böyle olur umarım...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder