11.02.2010

KOLYE UÇLARI YAPTIM...

Uzun süredir polimer kille takı yapmadığımı fark ettim. Dün öğlene kadar oturdum bunları yaptım. Çok keyifiydi, küçük güller yapraklarla güzel bir görüntü oluşturdular. Öğlen spora gitmesem de devam mı etsem diye düşünmedim değil. Ama programımı aksatmadım, salona gittim. Bir değişiklik yapıp haftada iki olan fitness seansımı bire indirip, onun yerine step seansı koydum. Böylece plates, fitness ve step seanslarım oldu, nur topu gibi. Dün de ilk kez step seansına girdim. Çok kalabalıktı, yaklaşık kırk kadar kadın tıkış tıkış göbek attılar, ben de şaşkın seyrettim. Seansın ortalarında, böyle bir göbek atma durumları var anladığım kadarıyla. Gerçi zavallı hoca step adımlarıyla göbek atmayı uyarlamaya çalışsa da herkes kafasına göre oynuyordu. Tabi bir taraftan da kakara kikiri. Bu neşe yer hareketlerine geçince tamamen kayboldu:) Seans sonunda sırılsıklam olmuştum, bu arada bu gurubun da en genci benim galiba:(
Bilge dün akşamdan beri tam bir patlamaya hazır bomba kıvamında. Herşeye "hayır" diyor, herşeyi ağlayarak istiyor. Akşam uzun süredir tamirde olan dizüstü bilgisayarımı yapılınca eve götürme gafletinde bulundum. Kocayla yediler birbirlerini, ben pes edip yatak odasına kaçtım ve kitap okurken uyumuşum.Gece bir ara kalktım baktım herkes yerli yerinde, geri yattım. Sabah gene bıraktığı yerden uyandı hanımefendi. Keyfi olsun diye elbise bile giydirdim. Beni banyoda rimel sürerken yakaladı, tutturdu "bende istiyorum " diye. Ben de herzaman ki yöntem sürüyormuş gibi yaptım, ama tabi ruj sürmeye gelince bu yöntem başarısız kalıyor. Neyse hafif bir ruj sürdüm, ablam beğenmedi, bir kat daha geçirdi. Beğenmediğini anlatmak için ağlama yolunu seçtiği için, güya sürdüğümüz farın "ıslandığını" söyleyip gene sürmemi istedi. Bu böyle enaz 5-6 kez tekrarlandı. Vız vız ağlama eşiliğinde, bir türlü kurutamadık gözü. Tam evden çıkarken eldivenine parmağını yanlış soktuğu için ağlayınca, koca çığlığı bastı. (yazarken bile yoruldum) Ağlaya ağlaya indik aşağıya, yolda ağlamayı bırakıp bana dönüp" rujum duruyor mu?" dediğinde ben koptum zaten. Arkadaşlara dağıtılmak üzere baba marketten tofita alarak Bilge' nin gönlünü aldı ve selametle kreşe teslim ettik. Anne baba olmak demek, suçu hep kabullenmek demek, hep idare etmek demek...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder