8.02.2010

PAZARTESİ SURATSIZI...


Yukarıda da görüldüğü üzere, pek bir suratsız gittik sabah kreşe. Üfleye püfleye, kaşlarını çatarak, annenin yüreğini burkarak. Kimbilir zamanında kaç kere ben de burktum annemin yüreğini, hiç fark etmeden. Bu fotoğrafa bakınca, bu düşünce oluştu kafamda. Hafta sonundan bahsedeyim biraz. Tamamen evde Bilge' nin teatral yeteneklerinin tavan yaptığı iki gün geçirdik. Uzun uzun hikayeler anlattı bize, kesintisiz, tamamen hayali. Biz de şaşkın dinledik. Sonra renkli ışıklar saçan sopasını sırtına yerleştiripi, atına atlayarak "Mulan " oldu. Sonra kocayı da bindirdi arkasına dıgıdık dıgıdık, düşmana doğru gözlerini karartıp, at sürdüler:)Tabağa ince dilimlenmiş turp ve havuçlardan, zeytin ve peynirden gülümseyen surat yaptık. Bilge'nin "aaaa çok güzel oldu, benim arkadaşım olsun mu?" sorusuna "elbette" cevabından sonra, arkadaşını yemesini teklif edince, şaşkınlıkla suratımıza bakmasını engelleyemedik. Tabi acı sonu o da yaşadı ve afiyetle yedi arkadaşını hapur hupur:)))) Önce bir Garfield' ın son filmini izlesek mi diye düşündük ama hava çok soğuk olduğu için, bu hafta sonuna bıraktık. Arabamız da servisten çıkacak o zamana inşallah. Bu arada güzel de bir haber aldık. Erkek kardeşim acemi birliğini tamamladı ve dağıtım da Çankırı çıktı. Annem dahil, hepimiz çok sevindik. Ben Bilge' nin fotoğrafta ki beresini ördüm. Bir de montumun yakası deforme olmuştu, aynı renk bir ipten yaka örüp ekledim. Çok da güzel oldu. Koca sabah bereyi görünce "bunu ne ara yaptın, ben bir tek yakayı gördüm" dedi, ben de güldüm. Bu arada "Cumhuriyet " kitabına devam ediyorum, çoğu kısmını duygulanarak kocaya da okuyorum. Bu yüzden biraz yavaş ilerliyor. Dün akşam kitaplığımda "Tongue Fu-Sözlü Dövüş Sanatı" kitabını gördüm. Sibel' den okumak için almışım, ama hiç okuma fırsatım olmamıştı. Akşam baya bir kısmını gene kocaya da okuyarak inceledim. Tavsiye ederim, çok faydalı bir kitap. Öyle başlığına bakınca "laf ebeliği öğretiyor " diye düşünüyorsunuz ama tam tersi. Aslında bunun hiç de hoş olmadığını vurguluyor. Bu sabah tahsilat için aradığım bir kaç yerde önerilerini denedim, hem gerilmedim hem de öğleden sonrası için söz aldım. Kitabın dili çok anlaşılır ve atölye çalışmaları, insanların yaşadıkları paylaşımlar, espirili bir dille anlatılıyor. Deneyin derim....
Sibel ' e ufak not: Bende başka kitabın yok:)))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder