16.03.2010

DOĞUM GÜNÜ PARTİMİZ...
















Yukarıda da görüldüğü üzere, Bilge kraliçe edasıyla partisinde çok eğlendi. Başta ki fotoğrafta ki kavalye Poraz Bey'imiz. Pastayı kendinin aldığını söyleyerek, her fırsatta kızıma yapışarak "hiç te kolay lokma" olmadığını bize göstermiş oldu. Tabi en vurucu darbesi, kelebek kostümlü hediyesiydi ki, ancak uyuyunca çıkartabildim:)) Babamız yetişemedi, video kayıtları ve Bilge' nin anlatımlarıyla idare etti. Teyzem ve eşi muhteşem bir pasta yaptırmışlardı, çocuklar bayıldı. Sonra bir balon savaşı başladı ve bir türlü bitmedi. Yaklaşık bir saat sonra teyzem ve eşi aşırı dozdan olsa gerek kaçmaya karar verdiler, biz de partiyi bitirdik. Bizi ofise bıraktılar ve Bilge hediyelerini açtı, nasıl mutlu oldu, nasıl keyif aldı. Çocuk olmak istedim, gerçekten çok kıskandım (delimiyim ne?) Eve dönerken bindiğimiz taksi şoförüne, markette ki kasiyere ve ev sahibimize "bugün benim doğum günüm" dedi ve onlardan da iyi dilekler aldı. Zaten yıldızlı tacı, kelebek kostümü, suratında ki kalp resimleriyle parti havamız baya belliydi. Ama önüne gelenle bunu paylaşması, bence mutlu olduğunu gösteriyordu... Ve bu sabah, arabanın göstergesindeki 1 dereceyi görünce havada uçuşan beyaz tanelerin "kar" olduğunu fark ettim. Gerçi devam etmedi ama "bozkır iklimi" böyle bir şey olsa gerek. Antalya' da ki üç yıllık peyaz mazimden bahsetmiştim sanırım. Bayılırım ağaçların, çiçeklerin isimlerini söylemeye özellikle de latincelerini. Tabi bozkırda durum farklılaşıyor. Burda ağaçlar hep yaprak döken ağaçlar oldukları için kendilerini tanımanız için bir "mazi"niz olması gerekiyor. (Salkım söğütler ve iğne yapraklıları bunun dışında tutuyorum). Yani ilk açan çiçekli ağaca " badem ağacıdır bu saf " diyorsunuz ama diğerleri için çok tahmin yürütemiyorsunuz. O an devreye giriyor mazi. Yani dalından bir erik kopartmanız ya da elma çalan çocuklara özenmeniz ya da kocaman yapraklarının altında ki gölgede oturup dinlenmeniz gerekiyor. Daha basit bir yöntemi olan varsa yazsın lütfen, kışın ağaçlar nasıl ayırt edilir bozkırda diye. Bugün "Mavi Kuş" için yaptığım broşlarımı tamamlamayı planlıyorum. Çok güzel oldular... Bir tarfatan da elimdeki kitabı bitirmeye çalışıyorum ki "Küçük Arı" kitabına başlayabileyim. Beni dün en çok duygulandıran anlardan biri de bloga bırakılan "iyi dilekler" di. O kadar mutlu oldum ki, Bilge' ye de anlattım. Sanki bu blog alemi, bu şehirmiş gibi geldi ve yalnız olmadığımı düşünüp sevindim...





4 yorum:

  1. Aman da prensese bak nasıl da ciddi havalarda dansediyor:)) Kızlar nasıl farklı, benim yiğenim erkek, 5 yaşında ama yuvada yapılan doğumgünlerinde adeta sürüyerek katıyoruz doğumgünü etkinliklerine. O hediye gelen arabalardan birini alıp kimseyle ilgilenmeden oynamak istiyor:))
    Bilge'ye tekrar nice yıllar. Ömrü uzun, şansı bol olsun...

    YanıtlaSil
  2. Amin diyorum ve güzel dilekleriniz için çok ama çok teşekkür ediyorum.

    YanıtlaSil
  3. Güzel prenses, nice nice mutlu ve sağlıklı yıllara... Her günün masal tadında geçsin.

    YanıtlaSil
  4. Kızınızın doğum günü kutlu olsun.Nice sağlıklı,mutlu,huzurlu yıllar geçirmesini dilerim.sevgielrimle.

    YanıtlaSil