27.04.2010

FISTIK VE FISTIK

Ne alaka bu başlık? Anlatayım, Sibel ' de görülüp, koyu sohbetler edilen su kaplumbağası "mıstık" a ısrarla "fıstık "diyen, boyalı kızıma dün, biz de kaplumbağa aldık:)))

İki tane olması benim fikrimdi, tek başına yazık sıkılmasın diye. Tabi kaplumbağa havuzu (cam olanlardan) da aldık, hatta bunlara nilüfer çiçeği bile aldık.( ama fotoğraflamayı unutmuşum). Eve gidene kadar "poşetten çıkartalım" diye çok ısrar etti. Allah' tan dayandı eve kadar. Florya' da topladığımız pasaklı deniz kapuklarını ,Bilge eski diş fırçasıyla özenlice yıkadı. Bir güzel yerleştirdik, en son fıstıkgilleri de koyduk içine. Bu arada ikisinin de adı fıstık, kızım öyle uygun gördü:) Ben akşam çok erken uyudum, sabah kalkınca ilk işim kaplumbağlara bakmak oldu. Ama göremedim, sonra nilüferi kaldırınca gördüm bunları "pardon " diyip, geri koydum çiçeği:)))


Bu kolyeyi yeni tamamladım, aynı renk ve modelden birden fazla yapmıyorum ama bu çok hoşuma gitti. Birkaç tane daha yapacağım, beyaz da başka oluyor... Hava çok kararsız ve sinir bozucu. Bir arkadaşla bambuyla birşeyler tasarlıyoruz, tüm sabah onunla uğraştım. Bitince güzel olursa bahsederim, mevzu tekrarlamazsa bilin ki kötü oldu:) Ayrıca sabah Bilge' nin babaannesi ve büyükbabası geldiler. Burdan memelekete gidecekler. Kışı Antalya ' da, yazı ve baharları Ordu' nun "Çavdar Köyü" nde geçiriyorlar. Bu sene bizde gitmek istiyoruz. Ben hiç görmedim oraları, Bilge' de görsün istiyorum. Sabah çok mızmızlandı kreşe giderken. Tam anlamıyla ağlak, zırlak bir vaziyette gitti. Böyle yapınca çok içime oturuyor. Galiba bir süre kreşe ara vereceğiz, her sahbah "gitmek istemiyorumlar", gece uyanıp "okula gitmeyeceğiz" ler ve en son tırnak yemek de eklenince, bu karar üzerine ciddi ciddi düşündük kocayla. Yazın büyük bir bölümü Antalya' da geçecek, ardından Karadeniz derken bu ara umarım iyi gelir. Allah' tan işimiz müsait böyle bir duruma. Sanırım önümüzdeki hafta bize Antalya semaları görünüyor, yaşasııııın:))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder