10.11.2010

HÜZÜN VE COŞKU

Bu sabah deli trafiğe takılıp Anıtkabir' e ulaştık. Öyle kalabalıktı ki ve içinde bulunmayı isteyeceğiniz en güzel kalabalıktı bence.Kimse şikayet etmiyordu, çocuklar bile.
Bu görüntüyle" kızıma bak Ata' sına çiçek mi getirmiş" diyen bir çok el, başını yanağını okşadı Bilge' nin.

Tabi ölüm kavramını bilmiyoruz daha, bir sürü soru döküldü dilinden, bir sürü cevap seçildi tarfımdan...


Anıtkabir herzamanki gibi tertemiz, yemyeşil, hercailerle ve kasımpatılarla doluydu.


Çocuklar ve gençler marşlar okudu, avazları çıktığınca coşkuyla... Bizde katıldık onlara.

En son Atatürk broşu aldık, taktık yakamıza, cafeteryada oturup biraz soluklandık. Bilge' nin daha küçükken Atatürk resimleri ya da heykelleri gördüğünde "dede" diyişi geldi aklıma, gülümsedim. Artık onu tarif ederken" kahraman"kelimesini kullanıyor. Böyle günler geleceğe daha bir umutla bakmamı sağlıyor. Tüm anne babaların çocuklarını yetiştirirken, memleket için de bir evlat yetiştirdiklerinin bilincinde olduklarından eminim. Bilge meraklı gözlerle etrafa bakarken ben de günün hüznünü ve kalabalığın çoşkusunu yüreğimde hissettim.





2 yorum:

  1. Benim dünya güzeli prensesim, bu dünya, bu ülke Ata'sına çiçek götüren senin gibi melekler sayesinde var olmaya devam edecek. Asıl biz, sizden öğrenmeliyiz. Sizin güzel yüreklerinizden, meraklı gözlerinizden almamız gereken ne çok ders var. Öpüyorum senin bal yanaklarından

    YanıtlaSil
  2. Umurcuğum, ne güzel yazmışsın, sağolasın. Bilge' de kocaman öpücüklerini yolluyor

    YanıtlaSil