16.03.2011

BOĞAZ AĞRISI

İki gündür mahvetti bu ağrı beni. Kafamın içi kazan gibi, nefes alırken bile acı çekiyorum. Sonunda bugün doktor ziyareti ve antibiyotiğe başladım. Bu aralarda ofiste o kadar işim varki, aslında ayaklarımı uzatıp yatsam ne iyi olurdu.
Bu arada bu kolyeyi yaptım. Ucu yine polimer kil, aralara tel kıvırdım, kordon ipek, yalaşık 60 cm. Dün arkadaşlarla buluştuk, dört hatun dört çocuk şeklindeydik, tam bir hengameydi. Çocuklar Bilge' den küçüklerdi, birkaç saat geçirdikten sonra Bilge "kafam şişti gidelim artık" dedi, hiç itiraz etmedim:))
Arada yüzünü alnıma koyup ateşimi ölçüyor "dikkat et mikropların bana gelmesin" demeyi de ihmal etmiyor.
Blogların açılma kararına çok sevindim, gerçi hala birçok arkadaşa yorum bırakamıyorum.Hayatımda ilk kez İstanbul' a gittiğimde 17 Ağustos depremine yakalanmıştık, Japonya' daki deprem görüntülerine bakmaya yüreğim el vermiyor, Allah yardımcıları olsun.Hayat böyle işte bizler rahat evimizde yaşarken, dünyanın ekseni kayıyor...

5 yorum:

  1. çok geçmiş olsunn.kendine iyi bakkk

    YanıtlaSil
  2. Çok geçmiş olsun , bitki çaylrı azıcık yumuşatır belki...Hastalığa çevirmez inş.

    YanıtlaSil
  3. Sevgili Özlemce, İçimizdeki Karnaval ve Kaymaklı Kadayıfım, çok sağolun bugün daha iyiyim, içim dışım çay oldu ama bayada yumuşattı boğazımı, bir de uyuyabilsem o kadar mutlu olacağım ki:))

    YanıtlaSil
  4. Geçmiş olsu arkadaşım, inşaallah geçmiştir şimdiye dek.. kolye çok hoş olmuş.. ağır ve makbul bi havası var. eline sağlık:)

    YanıtlaSil