5.12.2012

Biraz oradan, biraz buradan

Sabahın köründe Koca'nın çalan telefonuyla uyandım. Müşterilerden biri inatla arıyordu altı buçuk sularında.
Dışarıya baktım hemencecik, bembeyaz olmuş mu diye, pırıldak bir güneş gözlerimi kamaştırdı. Cık cıklayıp tekrar yattım, uykum almış başını gitmiş. "Akşama ne pişirsem "diye düşünmeye başladım. Amma komik geldi bu düşünce bana, kadınlara has birşey bu galiba:)). Kahvaltı faslından sonra, yemek yapıp Bilge'yi okula hazırlayıp götürdüm. O da dışarıdaki güneşi görünce sinir oldu. Dün akşam şemsiyesinin altında dilini uzatıp karın  tadına bakmaya çalışıyordu:))
Okuldan sonra Kızılay'a gittim. Önce kütüphaneye uğradım, okuduğum kitabı verip, iki kitap ödünç aldım. Rafların arasında oyalandım. Duvardaki bu afişin fotoğrafını çektim. Oradan çıkıp uzunca bir yürüyüş yaptım.Yol üzerinde birkaç mağazaya uğrayıp kendime ve Bilge'ye bir şeyler aldım.Yine yolumun üzerinde bir yağlı boya resim sergisi gezdim. Sergi sahibi hatun pek bilmiş bilmiş konuşuyordu, tüm salonda yankılanıyordu sesi.  Sonra yine yürüdüm, yürüdüm, ofise geldim. İyi geldi bu yürüyüş bana,ama çok yorulmuşum. Şimdi çayımı yudumlarken ayaklarımın altının zonkladığını hissettim, iyi ki yemek yapıp çıkmışım:))

3 yorum:

  1. Afişe bayıldım.
    Kitap okuma modum bozuldu bir türlü tamie edemedim gitti :(
    evde yemeğin olması nasıl bir rahatlıktır bilirim :)

    YanıtlaSil
  2. Nilhan ben de çok beğendim afişi. Tamir edersin sen modunu eminim:) Evde yemeğin hazır olması gerçekten harika bir duygu, hele de bütün gün çok yorulduysan.

    YanıtlaSil
  3. Kısacık bir zamanda bir sergiyi de gezmek ne güzel. Afiş çok anlamlı bence de.

    YanıtlaSil