4.12.2012

Kış sabahı

 Yağmurla karışan karı gördük bu sabah. Tutmayacağı belliydi. Rüzgarın uğultusuyla birlikte kışın geldiğini hissettiren bir sabahtı. Bilge taburenin üstünde dişlerini fırçalarken, ben saçlarını taradım, minik bir örgü istedi, gerisi açık kalsın dedi. Olur neden olmasın dedim.
Elektrikler gitti, bir dahada gelmedi. Dünden birlikte mahlepli kurabiye yapmıştık, tamamen uyduruk. Ama pek güzel olmuş, bir güzel yedik. Ev soğumaya başladı, sıkıca giyindik. Battaniyenin bir ucunda ben Katalin Sokağı'nı okudum,  bir ucunda Bilge resim yaptı. Telefondan radyo dinledik. Zaman o kadar yavaş ilerledi ki, okul saati gelene kadar yüz sayfaya yakın okudum. Sonra kalkıp hazırlandık. Allah' tan okulda elektrikler vardı. Ne kadar doğal bellemişiz elektriğin olmasını, suyun musluklarımızdan akmasını. Hatta şımarmışız belkide, bu doğal olmayan nimetlerin ayağımıza kadar gelmesine, farkında bile olmadan...

2 yorum: