12.02.2013

Sarma sararken

Dün akşam suda beklettim, sabah mutfağa geçtim. Bilge içeride ders çalışıyormuş gibi yaparken bende yaprak sarmaya başladım. Antalya' da ki evin bir kısmını bitirince hemen taşınmıştık. Bahçeyi yavaş yavaş adam etmişti,annemle babam. Babam önce iki tane asma fidesi getirmişti. Birini ön tarafa, birini arka tarafa dikmişti. Bu yapraklar o asmaların. Bir de limon fidesi getirmişti, ufacık fidede dört tane limon vardı annem "yapıştırmışlar mı acaba" diye yoklamıştı limonları. Ne kadar şaşkın bakakalmıştık küçücük fidede ki limonlara.O da kocaman bir ağaç oldu, üstünden limonu hiç eksik olmadı. İnsanın küçük de olsa toprağı olması, bu toprakta bir şeyler yetiştirmesi kadar bir zenginlik var mı bilmiyorum. Derken rahmetli anneannem geldi aklıma nurlar içinde yatsın. Yıllarca yurt dışında yaşadı, onunla ilgili çok iyi hatırladığım anılarım var. Birincisi Çorum' da ev almışlardı, tatilde biz de gitmiştik. Yeni eşyalar alınınca anneannem eski somyaları aşağıya indirmiş bana da "eskiciye bunları sat, parası senin olsun " demişti. On bir yaşındaydım ve hayatımın en zengin yazı olmuştu. Ne çok paraydı, harca harca bitmemişti. Yaz tatillerinde gelecekleri zamanı dört gözle beklerdik. Kapıdan girdiklerinde çocukça bir bencillikle gözüm yanlarındaki valizlere kayardı. Kocaman bir sürü valiz olurdu, neler çıkardı bu valizlerden. Süslü defterlerden, renkli kalemlerden, kokulu silgilerden tutun da, oyuncaklara, havalı giyisilere kadar her şey olurdu o valizlerde. Çocukluğumun  en güzel kırmızı papuçları, ilk mayom, annemin almadığı  kısacık elbise... Bizler istediklerimizi söylemezdik ama kim anneanneme fısıldardı bilmiyorum..Şu yaşıma kadar aldığım en güzel hediyeleri anneannem getirmişti. Antalya' ya yazın geldiğinde bizden önce kalkardı, sabahları merdivenlerde inip çıkarken görürdüm. "Spor yapıyorum " derdi. Giderken bir sürü kitap alırdı. Sonradan annemden dinledim anneannemin okuma yazma macerasını. Köyde kız çocukları okutulmadığı için erkek kardeşinin kitaplarından gizlice öğrenmiş okumayı. Yazmaya gelince çözememiş bir türlü. Büyükbabam onlardan önce gitmişti yurt dışına. Anneannem anneme yazdırdığı mektupları beğenmeyince, büyükbabadan daktilo istemiş. Daktiloyu hemen çözmüş, mektuplarını kendi yazmış. Yurt dışında çalıştı da üstelik yıllarca. Ne kadar azimliymiş, şimdi düşünüyorum da ben o hayattayken bunları hiç fark etmemişim. Bilge doğmadan çok önce öldü, ama Bilge doğduğunda teyzem, anneannemin "torunların çocuklarına" diye ördüğü örgüleri getirdi. Nasıl şaşırmıştım, nasıl duygulanmıştım.Nurlar içinde yatsın, ben bunları düşünürken baktım yapraklar bitmiş. Üstelik içini de bu sefer kararınca yapmışım. Bir de artık yaprakları böyle dizip, pişiriyorum annem söyledi. Ben çok fark edemedim aradaki farkı ama annemin vardır bir bildiği:))

15 yorum:

  1. Sarmaları görünce bu yorgunluğun üzerine ne güzel gider diye koştum geldim Sevdacım :)Nasıl da iştah açıcı görünüyor...
    İnsanların bu hayattan göç ederken geride bıraktıkları ne kadar önemli değil mi... Demek ki her kişi kendi yaşamınla sorumlu. Geride kalanların böylesine güzel anılarla dolu olması çok güzel... Allah bana da nasip etsin inşallah...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Banu Ablam keşke yakınında bir yerde yaşasaydık ne güzel olurdu. Ne güzel söylemişsin her kişi kendi yaşamından sorumlu diye, sen çok yaşa güzel ablam, öpüyorum

      Sil
  2. Vallahi bravo:)) ben ilk sarma tecrubemi yılbaşında zeytinyağlı yaparak yaşadım, bizim adamın dilinden halen kurtulamadım:)) yok kolunun yarısı gibiymiş yok dal gibi değil odun gibiymiş neyse hepsi yendi bitti ama dedikodusu günlerce sürdü..Bu arada benim de limonum var ama ankarayı sevmedi herhalde 3 tane verdi durdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sinemciğim şikayet eder ama yer bu Koca milleti:)) Ya bana Ankara' da limon yetiştirmek ona eziyet etmek gibi geliyor ama az da olsa nankörlük etmemiş limon vermiş hakkını yemeyelim:))

      Sil
  3. sarma sararken gerilere gitmişsin bakıyorum canım:)kolay değil bir tencere sarma hele bu şekil diziliş.Bunu VuslaT da görmüştüm,o da dikine yapmış dolmaları,vardır bir farkı ezilmez en azından,herhalde..anıların kadar güzel dolmalar için eline sağlık diyorum...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mehtap teşekkür ediyorum evet ya böyle ezilme olasılığı olmuyor

      Sil
  4. Sarmalar hazırola geçmiş hahaha :) Ama yaprakların rengi enfes, konuştuğumuz şey gerçekleşirse pek bi şaaaane olacak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Leylakların piri sözümüz bir tek sarmalara geçiyor işte:))Konuştuğumuz şeyin ben icabına bakacağım merak etme:))

      Sil
  5. mis gibi olmuştur yapraklar ellerine sağlık.çok sevdiğim ve uzun süredir yapmadığım bir yemek.afiyetler olsun.insanın geçmişine baktığında güzel anılarının olması,çocukluğunun güzel geçmesi çok harika bir şey..anneanneniz nur içinde yatsın.sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mihrimah son sarmaları da Bilge hüpletti:))Amin diyorum nurlar içinde yatsın böyle güzel insanlar

      Sil
  6. I just could not go away your site prior to suggesting that I actually loved the standard information a person supply in your visitors?
    Is going to be back continuously to check out new posts
    Feel free to visit my page : same day cash advance loan

    YanıtlaSil
  7. Sarmalar harika görünüyor, ellerine sağlık ama anlattıklarından çok etkilendim doğrusu...Bazen yan yana olduğumuz halde onların hikayesinden bir haber oluyoruz, ben de böyle şeyler dinlemeyi çok severim hep akrabalarımızı sorarım anneme, bir şeyler anlatsın isterim, değişik hayatlar, değişik hikayeler...
    Nur içinde yatsın!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Natali bu yazıdan sonra kız kardeşimle konuşurken "keşke şimdi burada olsaydı biz sorsaydık o anlatsaydı "diye konuştuk. Amin diyorum sağolasın canım

      Sil
  8. Allah rahmet eylesin anneanneciğine .. Benim de pamuk anneanneme her gittiğimizde bize turfanda meyveler, sevdiğimiz ama soframızda çok olamayan şeyler alırdı. Ne mutlu olurdum. Ve gelirken muhakkak çikolatamız olurdu yanında.. Nur içinde yatsınlar.

    YanıtlaSil
  9. Handan ne güzel şey değil mi, insanın çocukluğuna dair böyle anılarının olması. Bu güzel insanların bu güzellikleri bırakması nurlar içinde yatsınlar

    YanıtlaSil