3.02.2015

Ocak ayı kitapları

Ocak ayının sekiz kitapla bitirdim. Diğer beş kitaptan burada bahsetmiştim. Bunları da bugün not düşeyim istedim. Roman Gary ismini Onur Caymaz söyleşisinde duymuştum. Sanırım çok büyük bir beklentiyle okudum. Çok etkilenmedim. Yazarın hayatı beni daha çok etkiledi. Önceleri Emile Ajar adıyla yazıyor. Sonra kendi kimliğini kullanıyor, her iki kimliğiyle iki ayrı Goncourt Ödülü sahibi oluyor. Eşinin trajik ölümünün ardından, hayatına son veriyor. Elimde bir kitabı daha var ondan sonra Romain Gary hakkındaki hissiyatım netleşecek sanırım.
"Şimdilik söz konusu olan, şansa bir şans vermektir. Bu öyle bir dönem ki, herkes yalnızlığı haykırıyor ve aşkı haykırdığını bilmiyor. Oysa insan yalnızlığını haykırdığında, her zaman aşkı haykırır." (arka kapaktan.) Agora Kitaplığı, 127 sayfa.
 Yky rafında gördüğümde hiç Hermann Hesse okumadığımı düşünerek aldım bu kitabı. Aslında az sayfalı kitaplardan, öykü değilse hep çekinmişimdir. Bu kitapta korktuğum başıma geldi. Yinede kitaba haksızlık etmeyim, güzeldi.
" Alman ekspresyonizminin edebiyat alanındaki doruklarından biri olan Klingsor' un Son Yazı, bir ressamın hayatının son birkaç ayını anlatır. Bu kısa ama yoğun içerikli romanda, Klingsor' un gözünden görmek bir büyüye dönüşür; parlak göz alıcı, çarpıcı ve saf renklerle dolu küçük bir palet; renklerle yazılmış bir senfoni; sözcüklerle renklenmiş bir tablolar dizisidir. ( abartılı arka kapaktan) YKY, 67 sayfa.
Ve geçen yılın son günlerimde kendime aldığım en güzel kitaplardan biri "100 Yüz" Ara Güler' den Yazar Fotoğrafları. Kitabın sayfalarını açtığınızda Ara Güler'in muhteşem kadrajından yazarın fotoğrafını, karşısındaki sayfada da yazara ait bir iki satırlık bir alıntı var. Çok güzel, çok kıymetli.
Arka kapakta şöyle yazmış Ara Güler; "Eğer ben bu insanların fotoğrafını çekmese idim, Türk Edebiyatı yüzsüz ( 100süz) kalacaktı. 
Ne kadar haklı büyük usta, her kitaplık böyle muhteşem bir kitabı hak ediyor bence...

Hava bugün de çok soğuk ama Bilge' yi evde tutabileceğimi hiç sanmıyorum. Lahana kıvamına bürünüp,Tunalı' yı bir arşınlayıp geleceğiz. "Sana kahve alarız " bile dedi:)) nasıl hayır diyeyim:))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder