29.06.2015

Biz geldik...

Biz geldik, aslında dün geldik., ama bütün gün uyumuşuz. Kısa ama güzel bir kaçamaktı.Ankara' nın soğuk ve bulutlu havasından sonra Antalya iyi geldi. En son geçen yaz çorba gibi bıraktığımız deniz serin, havaya daha nem hakim olmamıştı. Hatta deli bir yağmura bile şahitlik ettik. 

 Neyse başa döneyim. Tasarım pazarı çok güzeldi. Yeni insanlarla tanıştım, dostlar yardıma geldi. Güzel satış yaptım. Bilge Karum' un çimlerinde yattı yuvarlandı. Akşama kadar hava bizden yanaydı, hatta ziyadesiyle sıcaktı. Akşam deli bir rüzgar çıktı, yorgunluktan sallanıyorduk zaten, yağmur bastırmadan toparlandık.


Sabah da yola koyulduk. Önümdeki koltukta oturan ablanın neredeyse kucağıma gelecek şekilde koltuğunu yatırarak gelmesini saymazsak yolculuk güzeldi.

 Zaten sonunda bu tatlı böcüklere kavuşmak vardı. Kim takardı. Büyümüşler, emeklemeye başlamışlar.
Annelerine yapışır olmuşlar. Ağlarken iç geçirir, gülerken gözünün taaa içine bakar olmuşlar.
Zamanın ne kadar çabuk geçtiğini milyonuncu kez daha anladım. Dönüş yolculuğu uzadı da uzadı. Gerçi bunda Bilge' nin yayılarak yatmasının etkisi büyüktü. Sanırım artık "hava alanı çok uzak, ben otobüsle giderim" demeden önce bir kez daha düşüneceğim.
Güzel bir hafta diliyorum hepimize...

21.06.2015

Görüşmek üzere...

Ne güzel söz değil mi şimdi yazarken fark ettim "görüşmek üzere", umutlu ve neşeli sanki. 
Bu hafta hiç ummadığım kadar yoğun geçti. Bir taraftan tasarım pazarı, bir taraftan tatil hazırlıkları.Evde her yer, her yerde:)) Tatil dediğime bakmayın , benim için en uzun tatil bir hafta, Antalya' ya gidip geleceğiz. Bilge yine çok heyecanlı, gün sayıp duruyordu.
Tasarım pazarı işi beni acayip gerdi, ne zormuş arkadaş. Daha önce hiç böyle bir işe girişmediğim, hiç bu olaya ticari bakmadığım için böyle hissettim sanırım. Allah' tan birkaç gün süren bir etkinlik değil:))Tüm hazırlıklarımı tamamladım. Kaç haftadır liste yapmıyordum, baktım listesiz olmayacak, yapılacakları yazmak imdadıma yetişti. Bilge çok yardım etti, Sevgili Şuşunun Öyküsü can arkadaşımın çok emeği geçti. Önce yüreklendirdi, sonrasında çok güzel bir logo çizdi bize.

Etiket işlerini falan hep o halletti. Pek çok konuda fikir verdi. Bu sabah uyanır uyanmaz dışarı baktım. Hava güzel görünüyor ama hiç belli olmaz günlerdir çok fena. Umarım bugün güzel olur.
Tatil dönüşü "biz geldik" diye yazmak dileğiyle, kendinize iyi bakın...
 Bu arada Ankara' da olanlar çıkın gelin Karum' a çok eğlenceli olacağa benziyor, özellikle çocuklarınız varsa, nihayetinde "panayır" bu kötü olma şansı yok bence.

15.06.2015

Mutlu Pazartesi

Bilge anaokuluna başlayacağı sıra çok endişeliydim. Kafamın içinde bin tane "nasıl " sorusu dolanıyordu. " Nasıl olacak, nasıl yiyecek, nasıl tuvalete gidecek, nasıl derdini anlatacak" 
Sorunsuz atlattık bu dönemi, 4+4+4 sistemi geldi, karşımıza dikildi. Çocuğu istediğimiz okula veremedik. İki okul ve bir sürü öğretmen değiştirdi. Her seferinde "endişelenme " dedi bana. Benden daha cesur oldu. Bu seneye kadar. Asla bu sınıfa devam etmek istemediğini söylüyor. "Şimdilik bunu düşünme, önümüzde üç ay var" dedim ama hiç rahatlamadı. Neyse bakacağız artık. Bu arada ben tatilin ne güzel bir şey olduğunu falan yazacaktım. Dökülüverdi kelimeler. Burası benim için hep böyle zaten. 




Ayın 21' nde Karum' da olacağımızdan bahsetmiştim. Geçen haftadan beri bunun hazırlıklarıyla uğraşıyoruz.Daha önce hiç bu tarz satış yapmamıştım. Zaten genelde tanıdığım insanlara satış yapmışım şimdiye kadar.  Benim için farklı bir tecrübe olacak. 
Bilge sürekli çizim yapıyor, hazırlıklara yardım ediyor, o günde "sen çekil şöyle, ben satarım"derse hiç şaşırmayacağım:))


12.06.2015

Yaşasııııınnnn.....

Evet bu sabah "yaşasııınnnn" diyerek kalktı.Okul bitiyor bugün. Ben de okulun sonlarına doğru "bitsin artık" derdim ama şimdiki kadar melediğimi hatırlamıyorum.Sabah ne giyeyim diye baktı. Çantasına ıvır zıvır doldurdu, dışarı çıkınca havaya surat sallandırdı (bunu ben de yaptım) okula bıraktık. On bir de karnelerini alacaklarmış. Yaz için detaylı planlar yapmadık. Haftaya  Antalya' ya gidiyoruz, kızkardeş ikiler, teyzemler hep birlikte olacağız. Sonrasında Karadeniz yapmak gerek, geçen sene gidemedik bu sene kaçarı yok. Sonra bayramlar var, yine Antalya. Araya küçük bir Ege tatili sıkıştırasım var. Yeter değil mi. Daha ne olsun.
Bu arada gelecek hafta sonu güzel bir organizasyona katılacağım.Sıkı çalışmam lazım. Detayları hafta içi paylaşırım. Bu arada karneye e-okuldan baktık. Bir dersi hariç hepsi "çok iyi" ,"iyi" olan dersse oldukça şaşırtıcı "oyun ve fiziksel aktivite" diye bir ders."Pöhhhh"lerimizi öğretmene iç ses olarak sunuyoruz. Neyse takılmayacağım. Yukarıdaki fotoğrafta yağmur yağıyor, o kadar keyifle koşturdular ki yağmurun altında istagramda bir arkadaş "yağmurun elleri şarkısı geldi aklıma" demiş. Çocuklarımızın yüzü hep güzel, kalpleri aydınlık olsun. Tabi tatilde keyifli ama çok keyifli olsun, iyi bakın kendinize...

10.06.2015

Tatil Provası gibi...

 Pazartesi tatildi ya, salı günü de okul pikniği vardı. Bilge duyduğunda "ıyyk" dedi. Biz de gitmedik:))
 Pek bir güzel oldu, oyuncak bebekleriyle bana konser verdi. Tabi defalarca bis yaptı:)) resim yaptık, kitap okuduk, film izledik, abur cubur partisi yaptık.
Dün de sinemaya gittik. "Hayat Kitabı" çok keyifli bir filmdi. Özelikle ölüm teması öyle güzel işlenmiş ki, Bilge' nin sorduğu ezici sorulara çok sevimli cevaplar buldum filmde. Sinema sonrası arkadaş buluşması bile sığdı günümüze. Havanın kaprisli genç kız edasında, bir yağıp bir açmasına bile kızamadım.
Bu dört gün gösterdi ki, çok güzel bir tatil olacak:))

8.06.2015

Yeni bir hafta

Cumartesi kurs koşuşturmacasıyla geçti. Son demler bunlar, sanırım haftaya bitiyor. Pazar günü hepimiz için önemli bir gündü. Sabahtan oyumuzu verdik. Sonra film izleyelim diye sinemaya gittik. Beşe kadar sinemalar kapalıymış eğlence sektörü olmasından dolayı. Bir şey daha öğrendik. Üç beş kişinin olduğu avmde keyifle dolaştık, bir şeyler aldık. "Yaz gelsin artık " dileklerimizi yeniledik. Eve geldik, film izledik, ben kitap okudum, Bilge tablete gömüldü. Saatler beşi geçince Koca tv' nin başına kuruldu, biz de yürüyüşe çıktık. Döndüğümüzde sonuçlar belli olmuştu. Aslında çok sevineceğimi düşünmüştüm ama ne olacağı belirsizliği sevincimin üstünü bir miktar kapattı.Oy oranları da can sıkıcı, neyse her şeyin hayırlısı olsun diyorum. Umarım her şey güzel olur.
Havalar normal seyrine dönmedikçe sanırım benim alerjim de geçmeyecek. Tam anlamıyla düzelemedim. Bugün yine salle sümük durumundayım. Hafta sonu Ursula K. Le Guın' in Atuan Mezarları' nı bitirdim. Ursula' nın fantastik dünyası beni büyüledi. Üçüncü kitabı da hemen aldım. Öncesinde "Yedi Denizlerde "sersinin ikinci kitabı" İskelet Sahili' ndeki Sır" a başladım. Bugün biter. Çocuk kitapları okumak ayrı bir keyif oldu bende. Sabahtan bir ütü dağının ortasına attım kendimi. Yarısını bitirdim. Çok yoruldum. Bir taraftan hapşur, burnunu sil, bir taraftan ütü yapmak zormuş tabi:(( Neyse iyi bakın kendinize, umutlu bir haftamız olsun...

5.06.2015

Yaşasın cuma...

Dün okula gitmedik. Öyle bir anda karar falan vermedik. Teee akşamdan planladık. Gök gürüldeyip, sular boşalırken ve arap kızı misali camdan bakarken aldık bu kararı:)) Bilge yeni maketine başladı. İtiraf edeyim tek başına yapabileceğini hiç sanmıyordum. Akşam elektrikler gidince yarım bırakmıştı. Sabah ben kahvaltıyı hazırlayana kadar bitirdi.Kocaman bir şey oldu:))


 Dün yat yuvarlan, oku ,izle yine yat yuvarlan şeklinde geçti. "Otomatik Portakal" ı bitirdim. Bilge' de Levent Serisinden kikirdeyerek bir kitap  bitirdi.
Bu sabah okula giderken "bu hava kışa doğru gidiyor bak söylüyorum" suratı bu. İtinayla kaldırdığım kışlıklardan her gün bir tane çıkartıyorum.

Dönüşte usul usul yağan yağmurun altında burnuma gelen iğde kokusuna dayanamayıp, çaktırmadan bir iki dal koparttım. Masamın üzerinde şimdi.
Yarın için güzel bir planımız var ama yağmur bozacak gibi, bakacağız artı. Keyifli bir hafta sonu diliyorum...

2.06.2015

Güzel Anılar


Dün akşam Akün Sahnesi' nde "Monchıchı"  ' yi izledik. Sevgili Leylak Dalı çağırdı, Bilge' yle gittik. Son anda Sevgili Şuşu ve kızı Öykü' de katıldı. Akün Sahnesi' ne bizim ilk gidişimizdi. Kızlar ilk kez sahnede modern dans izlediler. Tiyatronun büyülü havasına, dansın güzelliği eklenince bambaşka bir dünyadaymış gibi hissediyorum. Leylak Dalı Akün' den bahsederken "Hababam Sınıfı" nı ilk burada izlemiştim dedi, Şuşu' da "Eşkiya" filmini izlemiş sinema olduğu dönemde. Ben o zamanları göremedim, böyle zamanlarda bu şehirde büyümediğime  üzülüyorum. Sahne çok ferah ve güzeldi. Arka sıralarda olmamıza rağmen, rahatça izleyebildik gösteriyi. 
Eve döndüğümüzde Bilge' nin gösteriyi babasına anlatışı çok güzeldi. Çok etkilendiği belliydi. İleride arkadaşlarına bugünü anlatacağını düşünüp, gülümsedim. 

Gösteriye gelince ayrıntılar burada

1.06.2015

Hafta Sonu

 Kıştan farksız bir hafta sonu geçirdik. Yağmura eyvallah dedikte, acayip soğuktu. Gurur yapıp kombiyi açmadım önce, ama sonra pes ettim.Bugün biraz daha iyi sayılır. Cumartesi böyle şıpır şıpır kursa gittik. Taksiden inince fark ettim ki kemanı ofiste unutmuşuz:(( Bizi getirmeye üşenen Koca mecburen kemanı getirdi.
 Bilge' yi kursa bırakıp, önümdeki dört saati nasıl geçirsem diye düşündüm.Önce bir kaç mağaza gezdim. alacak bir şey bulamadım. Bu arada seçim arabaları ard arda ve bangır bangır geçiyorlardı. Allahım o ne saçma şarkılar, türküler. Bir süre sonra baktım mırıldanıyorum, öğğğğğ oldum. Yazık bize yapmasınlar ya.
 Kitapçıya uğradım, rafların kitapların arasında kayboldum. Kalabalıktı ama en sevdiğim kalabalıklardan.
 Penguen Dergisi yenilendi. Niye bilmiyorum, yeni haline çok alışamadım. Yeni köşe yazarları falan var ama iki haftadır eskileri okuduğumu fark ettim. Alışırım sonra belki... Tabi boyut küçülünce karikatürlerde küçülmüş, ama olsun. Bir ara kapanacak sanıp çok tırsmıştım:))
 Bilge' nin bu ara en büyük zevki maket yapmak. Piramitlerle başlayan maceraya cuma günü Aspendos Tiyatrosu eklendi. Bu maketleri bu kadar sevmesinin en büyük sebebi yardımsız yapabilmesi.  Pazar günü yenisini almaya gittik. Bu seferki daha büyük ve çok parçalıydı. Azimle ve Çinlileri takdir ederek "Çin Seddi"ni  tamamladı. Gerçi uzun süre parçalardan birini koymayı unuttuklarını iddia etti. Ortalığı toplarken kayıp parçayı buldu:)) Her şey iyi hoş ama bu maketlere yer bulmak çok zor. Dolapların üstü doldu:((
Onur Caymaz' ın "Herkes Yalnız" kitabı bitti. İçime işleyen cümleler kaldı, dokunan kelimeler...çok güzeldi, çok etkileyiciydi. Yerdeniz serisinin ikinci kitabını almak için gittiğim kitapçıdan yanında Delal Arya' nın "Yedi Denizlerde " kitaplarıyla çıktım:))Bayılıyorum çocuk kitapları okumaya. Delal Arya favori yazarlarım arasında. Bu arada Bilgin Adalı' nın "Zamana Açılan Kapı" kitabına' da Bilge başladı. O okurken ben de dinliyorum.
Liste yapmamak işi hoşuma gitmeye başladı. Yaptığım işleri öpüp alnından bir kenara  koyuyorum, yapamadıklarıma takılmıyorum. Çiçeklerin azalan topraklarını ilave ettim, yeni çiçekler diktim. Yapraklarını temizledim, topraklarını havalandırdım. Biri bitlenmiş hafiften, onu balkona çıkartıp karantinaya aldık.
 Ütü işini halledip, salon ve mutfak camlarını da sildim daha ne olsun derken Edirne' de dayımın eşinin yaptığı turşu kavurması düştü aklıma. Ben hep fasulyeli ve çok tuzlusunu yemişim. Onlarda karnabahar ve acur karışımlı yemiştim ve bayılmıştım. Tarifi aldım karnabahar tamam ama acur yok salatalık var. Olsun akrabalar deyip, bir süre turşuları suda beklettim. Sonra soğan ve biraz salça ile kavurdum. Nefis bir şey oldu:))
Tarif bile verdiğime göre ben artık kaçayım:))) Kendinize iyi bakın.