7.10.2016

Rutini yakalamak...



Okulların açılmasıyla birlikte hayat yeni bir ritm tutturdu gidiyor. Sabah olmak üzereyken 05:45 ' t e uyanıyorum hafta içi. Ardından alarm çalmaya başlıyor. Bilge robotik hareketlerle yaklaşık otuz beş dakika sonra serviste oluyor. Bir dilim bir şeyleri zorla ağzına tıkıştırıyorum serviste midesi kötü olmasın diye. Okula gidince ders başlayana kadar çantasına koyduğum kahvaltılıkları götürüyor. Sanırım okulun en keyifli tarafı bu zaman dilimi. 
Bilge gittikten sonra bir saat kadar kitap okuyorum. Sonra kahvaltı hazırlığı, ortalığı toparlama derken dokuz gibi ofise gidiyoruz. Ekstra bir durum yoksa yapmam gereken işler çok uzun sürmüyor. Kitabımı ya da dergimi okuyorum. Film izlemeyi ihmal ettim bu ara. Dün kendime liste yaptım ufaktan başlarım izlemeye. Öğleden sonra iki ye doğru sırt çantamı yüklenip eve yürüyorum. Yaklaşık 3,5 km. Aslında çok değil ama çok zorlu bir yokuş tırmanıyorum ve rotam trafiğin ortasından geçiyor. Egzoz kokusu bazen rahatsız ediyor ama havalar uygun olduğu sürece yürümeyi düşünüyorum. Eve Bilge' den önce geliyorum. Servisten inip kafasını kaldırınca ona balkondan el sallamak en keyiflisi. Kapıdan içeri girmesiyle ayakkabılar bir tarafa, üstü başı bir tarafa, çantası bambaşka bir tarafa dağılıyor... Hemen üzerini değiştirip tabletini eline alıyor. Yarım saat sonra söylenmeye başlıyorum, o da bana söylenerek ortalığı toparlıyor. Biraz daha dinlendikten sonra piyanonun başına oturuyor. Yarım saat çalıştıktan sonra, piyanonun kapağını kapatıyor. Masanın başına geçiyoruz. Ödevlerini kendi başına yapıyor, tekrarlarını da ama ben de odasında olayım istiyor. Kitabımı okuyorum yanında. Test çözmeyi eziyet olarak görüyordu önceleri ama sanki artık seviyor gibi.  
Hâlâ kişisel temizliği ben hatırlatmadıkça umurunda bile olmuyor. Neyse buna da alışır zamanla. Ders faslımız bitince, yemek yiyoruz ardından  giyiyoruz spor papuçlarımızı vuruyoruz kendimiz yollara. Yine zorlu bir yokuş tırmandıktan sonra Ankara'nın en sevdiğim caddelerinden birinde uzunuzun yürüyoruz. Bu yürüyüşleri çok sevdik. Yanarsak koca yaz bu yürüyüşleri yapmadığımıza yanıyoruz. Dönüşte arada kahve kaçamağı bile yapıyoruz. Bilge kendini pastayla filan bile ödüllendiriyor. Belli yerlerde sokak kedileri var onlara kuru mama vermeyi de ihmal etmiyor:))
 Döndüğümüzde saat sekiz oluyor. Pijamalar giyilip yatağa giriliyor. Kitap okurken uyuya kalıyoruz. Bu ara Vladimir Tumanov' un "Kraliçeyi Kurtarmak" kitabını okuyoruz. Bu tempoda biraz yavaş okuyoruz ama olsun:))

Behiç Ak' ın "Postayla Gelen Deniz Kabuğu" nu geçen hafta okuduk. Önce çok sevmemişti ama ortalarda sarmaya başladı ve sonunu heyecanla okudu. 
Ben de geçen hafta Harper Lee' nin "Tespih Ağacının Gölgesinde" kitabını okudum. "Bülbülü Öldürmek" kitabını okumamın üzerinden çok vakit geçmediğinden midir, zaten temkinli yaklaştığım için zor bir okuma oldu. Sevmedim ...
Delal Arya' nın Yedi Denizlerde kitabının üçüncüsü "Kükreyen Kırklar" kitabı Can Çocuktan geçtiğimiz günlerde çıktı. Pera Günlükleri' nin ardından okumuştum diğer iki kitabı, tabi arka arkaya okumak ayrı bir lezzet. Yeni kitabın çıkmasını beklediğinde aynı tadı alamıyorum. Maalesef o da keyifsiz bir okuma oldu. Fahrettin Demir' in "Yel Etekli Kuş Kanatlı" adlı öykü kitabına başladım. Alakarga yayınlarından çıkmış on iki öykü barındırıyor. Yazarın okuduğum ilk kitabı, etkileyici öyküler. Bugün biter sanırım. 
Günler aşağı yukarı bu rutinde gidiyor. Dün ayın on beşi için Opera Sahnesi' nden bilet aldım. Bu sene mecburen hafta sonu gösterimlerine bakacağız. Devlet tiyatroları  için birlikte gidebileceğimiz bir oyun maalesef bulamadım. Umarım gelecek ay bulurum. 
İyi bakın kendinize diyeyim ortalıkta ciddi grip salgını var, biz de nasiplendik allahtan çabuk atlattık:))Kalın sağlıcakla...


4 yorum:

  1. Bilge'yi evde karşılaman ne güzel... Ve tabiki spor rutininiz...
    Keşke bizde yapabilsek...
    Saat 7,30 d çıkıp birlikte yine 19,30 da giriyoruz eve..
    Sonra da ertesi güne hazırlanma...
    Vaktimiz kalmıyor galiba....
    Kendinize iyi bakın ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Şebnemcim geçen sene aklima bile gelmezdi Bilge de uflayip puflardi ama bu sene güzergahımiz keyifli oldugu icin Bilge benden daha hevesli☺ keyifli zamanlarıniz olsun öpuyorum

      Sil
  2. Ben de en çok yürüyüşlerinizi kıskandım.
    O kadar hareketsiz bir hayatımız var ki.
    Umarım bizim de kızımla kitap eleştireceğimiz günler yakındır.
    Hala pek sevmiyor gibi okumayı

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kücuk Mucizelerim havalar iyi gittigi sürece devam edelim diyoruz havalar soguyunca evde dans planlarımiz var☺ eskiden daga çok yürurdum dedigin gibi hayatimiz hareketsizleştikçe hantallaşıyoruz maalesef.Çocuklara kitap okumak zor geliyor pek çok uyaran var ama sabırli olup onun ilgisini çekecek kitsplar bulmali ve vazgememeli ben de Bilge' nin benim hatırım için okuduğunu düşunmüyor degilim,belki bir gün severler

      Sil