25.04.2016

Gittik,gördük, geldik...


İki gün okulu astık. Perşembe sabahtan İstanbul' a gittik. İkizlerimiz burnumuzda tütüyordu.
Yol boyu yağmur bulutlar, kar, yağmur derken İstanbul güneşle karşıladı.

Ardından trafik seli, insan seli...



Büyümüşler, kocaman olmuşlar, nasıl güzeller anlatamam.İki gün kaldık, kısa ama keyifliydi.

Yol yapmayı özlemişiz. İyi geldi, pazar günü dinlendik. Bilge ' yi derse götürdük. Alış veriş, yemek okul hazırlığı, ütü  derken erkenden uyuya kalmışım:))

Keyifli bir hafta diliyorum.

19.04.2016

Bahar, bahar


Pazartesi dün adının hakkını verince yazı bugüne kaldı. O kadar yorulmuşum ki akşam konser vardı ona bile gidemedik. Bir de bu ara gözümü kapatıyorum uyuyorum, açıyorum sabah olmuş:((

Yıllardır ertelediğim bir okumaya başladım. Thomas Mann' in "Büyülü Dağ" kitabı okumazsam olmaz diyeceğim kitaplardan. İki cilt, tek kötü tarafı minik puntoları. Araya başka okumalarda ekliyorum. Acele etmeden yavaş yavaş okuyorum.



Ankara' nın en sevdiğim zamanları. Baharın buralara sihirli bir dokunuşu var. (Fotoya bakmayın  oraya muhtemelen peyzajcı dokunmuş olabilir :)) Etrafta ne kadar çiçekli böcekli yer var oraya atmak  istiyorum kendimi en azından bahar alerjim zıplayana kadar tadını çıkartayım:))


İlk kitabı "Kapalıçarşı "Cinayeti" nin yazarı Esra Türkekul' un "Cadıbostanı Cinayeti" nin çıktığını duyunca hemen aldım. Kahramanımız Berna' yı biraz daha durulmuş, oturmuş ve hatta kilo vermiş bulmak biraz şaşırttı beni. Esra Türkekul' un inanılmaz dili yine bir çırpıda okunan  kurgusuyla keyifli bir okuma yaşattı.

Keyifli bir hafta diliyorum, iyi bakın kendinize...

15.04.2016

Güzel bir akşam


Dün biletivaya girdim "Carmen" için en yakın bilet satış tarihine bakayım diye. O arada akşama "Harem Balesi" ni gördüm. Hemen bilet aldım. Gün yine koşturmalı geçti, Hatta Bilge ödevlerinin sonunu Opera Sahnesi' nin kafesinde tamamladı (öğretmeni duymasın). Saat 20:00 oldu salonda yerlerimizi aldık.



"Aaa orkestra da var yaşasın" dedik. Ve orkestra başladı çalmaya. Klasik Türk müziği nameleri havada yankılanmaya başlarken, muhteşem dekor ve kostümlerle dansçılar çıktı sahneye.


 İki perdeden oluşan bale tam bir görsel ve işitsel ziyafete dönüştü. Sürekli "iyi ki gelmişiz" dedim.
Düşünün ki  "Dök Zülfümnü meydana gel' den Dede Efendilere derken konuk solist Cemile Karabulut Uncu' dan "Kimseye etmem şikayet" le zirve yaptı gönlümde.




Üstelik genç dansçıları daha önce de izlediğimiz için sanki çok yakınlarımız dans ediyormuş gibi bir sevindik:)) Çok başarılılardı. Gerçekten dakikalarca alkışladık. Avuçlarımızın içi kızarana kadar.
Bu güzel geceden  en çok piyano, keman, ney, kanun, bateri, kudüm, timpaniden oluşan orkestra zihnime yer etti.  Gönüllerine emeklerine sağlık. Umut dolu çıktık dışarı. Baktım yağmur yağmış mis gibi yağmur kokusu geldi burnuma. Uzun zamandır hissetmediğim kadar iyi hissettim kendimi.



Keyifli bir hafta sonu diliyorum hepinize, sanat hayatımızda hep ama hep olsun.

13.04.2016

Kitap serileri

Kitap okumayı seven ve evde kitap kuleleri olan bir insan için "kitap serisi" okumak aslında heyecanlı ve yorucu. Bir taraftan merak ediyorsunuz, bir taraftan yeni okumalarınız aksıyor.Bu yüzden değecek seriler okumalı diye düşünüyorum. "Napoli Romanları" serisi sonuna kadar muhteşem bir seri. Bize çok uzak olmayan bir geçmişte başlayan Lila ve Lenü' nün hayatı çok sade bir dille anlatılıyor. Çok samimi, zaman geçişleri çok orantılı. İlk kitabın başlarında karakterler oturana kadar biraz sıkıcı gelmişti ama sonrası su  gibi aktı. Ara vermeden okuyunca da karakterler kafanızı karıştırmıyor. Mutlaka okuyun derim, seveceksiniz...



Bilge'yle çocuk kitaplarını keşfediyorum. Bazen sıkıcı olsa da çoğunlukla heyecanlı en çok da samimi geliyor. "Ulysses Moore Serisi" ni bulmam, bir arkadaşımın Bilge' den bir kaç yaş büyük kızının kitaplığındaki kitapları Bilge' ye vermesiyle oldu. Serinin ikinci kitabı "Unutulmuş Haritalar Dükkanı" böylelikle bize geldi. Bilge' nin bu aralar okuma kriterlerine kalın olması yüzünden takılıp bir kenara kondu. Ciltli olmasıysa benim elime geçmesine sebep oldu. Derken ilk kitabı aldım ve diğerlerini... İtalyan yazar Pierdomenico Baccalario ' ya bu seriyi önce altı kitapta bitirmeyi düşünüyor. Ardından seri devam ediyor. On dördüncü kitap geçenlerde yayınlandı. İlk altı kitabı okudum. Yaz gelmeden tamamını bitirmeyi planlıyorum. Bilge kitapları elimde gördükçe, bana okutma ya da anlattırma çabaları içine giriyor. Meraklanıyor ama hâlâ kendi okumak için eline almadı. Bir gün okur umarım. Gelelim konusuna kitapta üç çocuk kahramanımız var. Jason ve Julia ikiz kardeşler. Kilmore Koyu'nda Argo Villası' na taşınmalarıyla birlikte arkadaşları Rick'le tanışıyorlar. Eski ev sahipleri gizemli  Ulysses Moore' un evi onlar için tam bir hazine derken evdeki Zaman kapısını bulurlar ve anahtarları...

Arada nefes almalık, keyifli bir seri.

Keyifli okumalarımız olsun...


11.04.2016

Günaydın


Kocaman bir hafta daha kendi rutininde geçti. Hafta sonu Koca şehir dışına çıkınca Bilge'yle "kız kıza" takıldık. Cumartesi kurstan sonra yüzmeye gittik. Uzun süre soğuk diye ben götürmedim, sonra havuz bakıma girdi derken cumartesi akşam gittik. 40 dakika anca yüzebildik, hamlamışız ikimizde:(((Artık cumartesi sürekli gitmek gerek.


Pazar günü Erimtan Müzesi'nde "Josephine ve Ayrıntılar Sergisi" ne gittik. Ayrıca çocuklar için "kilim desenleri çizim atölyesi" vardı. Bilge bu atölyeye katıldı. Ben Erimtan' ın güzel bahçesinde kahvemi yudumlayıp kitabımı okudum.




Josephine Powell fotoğrafçılığı kendi kendine öğrenmiş bir seyyah. Üstelikte koleksiyoncu. Bu sergide Anadolu dokuma sanatı tarihini, kadınların ellerinden çıkan geometrik motifleri, yaratıcılıklarını belgelemiş. 1970'leri ortalarında İstanbula yerleşmiştir. 1970 lerin sonundan 1980'lere kadar Anadolu şehir ve köylerinde camilerde bulunan kilimler üzerine araştırmalar yapmıştır.
2007' de İstanbul' da hayata veda etmiştir.(sergi broşüründen) Sergi 10 Hazirana kadar açık. İlgilenenlere duyurulur.

Keyifli bir hafta diliyorum...

4.04.2016

Bahar...


Bilge bu sene mezun oluyor. Mezuniyet kepsiz, cübbesiz ve fotoğraf çekimsiz olmuyormuş. 
Pek bir kocaman çıkmış ama:)) 


 Bu senenin ilk leylakları, bir sevindim ki görünce..
 Cumartesi günü tamamen tesadüfen aldım Filiz Ali' nin kitabını, ölüm yıl dönümüne denk gelmiş. Aynı gün bitirdim,içim paramparça...
Bilge'yle önceki hafta Ankara Ün. Tıp Fak. Resim Heykel Grafik Topluluğu ( ATREG) ' nun  "Antrparantez" temalı 5. Enstalasyon Sergisine gittik. Çok güzeldi. Bilge pür dikkat hem izledi, hem dinledi.

Güzel bir hafta olsun...