22.12.2016

Hafta Biterken

Geçen hafta sonu Opera Sahnesi' nde MDT' den "Frida" yı izlemeye gittik.


Gitmekle gitmemek arasında kaldım önce. Memleket yangın yeri gibi, gün geçmiyor ki yeni bir felaket duymayalım. Her gün ayrı bir acı.

 Günler öncesinden almıştım biletlerimizi. Bilge' ye bunu anlatmanın yolunu düşündüm, gülen yüzüne bakınca vazgeçtim.
Hazırlandık çıktık, hava buz gibiydi. Operadan içeri girince ve kalabalığı görünce derin bir nefes aldım.Çok güzel bir gösteriydi, bu topluluğu çok beğeniyorum zaten. Bitiminde yine avuçlarımız kızarana kadar alkışladık. İyi ki gelmişiz dedim, Benim, bizim buna ihtiyacımız var, tutunmak lazım sımsıkı...yapacak başka ne var ki...

6.12.2016

Geçen Hafta


Cuma günü işe gitmedim. Mehmet Eroğlu' nun "Kusma Kulübü" nü bitireyim, eve çeki düzen vereyim dedim. Evin bu köşesini seviyorum, sehpanın üzerindeki cam kürelerini bayılıyorum. Kim akıl etti acaba diye düşünürken babamla fotoğrafımıza bakıyorum, pek çok gün yaptığım gibi. Saçlarım belimde, üniversitedeyim. Ben kısa kollu babam uzun kollu olduğuna göre, henüz yaz değil diye düşünüyorum. Kısa süreliğine eve gelmişim Babam sağ kolunu omzuma atmış. O anda deklanşöre basılmış. Güçlü omzu yanı başımdaymış...

Kitabı bitiremedim, evi ellemedim. Yalan oldu her şey...Bir tek yemek yaptım.

 Bilge akşam üzeri "dışarı çıkalım "dedi. İyi kide çıktık ama hava fena soğumuş. Önce üst taraftaki parka uğradık. Totosunun üşümesine aldırmadan salıncakta sallandı keyifle. Yürümeye devam ettik. Birbirimize iyice sokulduk. Bu kız çok komik , hiç susmuyor adeta cıvıldayan bir kuş gibi...iyi kide öyle...Kendimizi sevdiğimiz kafeye zor attık:))
Bilge linol baskı denedi. Çok kıskandım tamamen doğaçlama oydu. (kağıttaki pembe desen) hayal gücümü nerede bıraktım diye düşündüm onu izlerken... Ağaç bardak altlıkları almıştım, ben de onları boyadım, iyi geldi...

"Kusma Kulübü" bitti, yorucuydu sanki biraz. Arada iki komik film izledik . Ailecek şuursuzca güldük. ("Nine Lives ve "True Memories Of An Int. Assassin" ) bizimkiler abur cuburla, cips gömdüler. Ben diyetime sadık kaldım... iç geçirmedim değil ama sanki kendime olan saygım arttı...

Bilge' yle Patricia Wrede ' nin "Büyülü Orman Günlükleri " serisinin ilk kitabı "Ejderhalarla Yaşamak" ı  okuyoruz. Bayıldık, yatma vakti gelince elimizde kitap, biraz o okuyor, çokça ben, sonra uyuya kalıyoruz...

Gürsel Korat' ın "Çizgili Sarı Defter" kitabına başladım. On ayrı öyküden oluşuyor, öyküler güzel ama bitmemişlik hissi yoğun.

Favori içeceğim  bir iki dilim limon, bir iki dilim zencefil ve sıcak su, nefis...(limon ağacım donmasın lütfen, lütfen, lütfen)

 Çok soğuk yahu ama güneş var iyi ki...

Kaçtım ben, biraz daha "iyi ki" ler bulmaya...