25.10.2017

Sonbahar


Bilge' yi servise bırakırken geceden yağan yağmur kokusunu içime çektim. Bir türlü bitmeyen karşı inşaatın ortalığa bıraktığı kum ve toprağın oluşturduğu çamur birikintisinin üzerinden zıplarken okkalı bir küfür ettim. Eve geldim, yemek yaptım. Sabah az biraz enerjim oluyor. Bu ara mevsimden galiba gerçekten enerjim çok düşük.  akşamları spordan gelince oturduğum yerde uyuya kalıyorum:)) Sanırım haftada üç güne düşürsem en azından bir süre iyi olacak. Geçenlerde mahalledeki kırtasiyeye uğramıştım. Sahibi sitem etti, hiç gelmiyorsunuz diye. Çok pahalıya satıyorsun çünkü diyemedim, İki edebiyat dergisi, bir de sanat dergisi alıp çıktım. İlginç, yeni ya da hiç tanımadığım, hiç bilmediğim yeni yazarlara, şairlere ve ressamlara rastlarım belki dedim. Edebiyat dergisinin biri  bitmek üzere, bir iki güzel öykü okudum, şiirler maalesef çok kötüydü. hâlâ umudum var.

6,27 Treni' ni okumaya devam ediyorum, araya başka okumalar girince ona haksızlık oldu, baştan başladım.

Dışarıya bakınca kasvetli gri havayı; sarı, kızıl, kahverengi  ve adını koyamadığım yeşilin pek çok tonundaki yapraklarıyla renklendiren ağaçları gördükçe, bir gün sonbaharı seveceğimi hiç düşünmediğimi fark ediyorum. Yolda yürürken ayaklarının altında hışırdayan ses ve bir ağacın altından geçerken başımın üstüne düşen konfetiler gibi yapraklar ne güzel. Dışarıda üşüyüp, içeri girince kalorifer peteğinden yayılan sıcaklık mutluluk verici. Bir bardak çay, bir fincan kahve ve dumanı tüten çorba daha lezzetli sanki. Tadını çıkartmalı...

2 yorum:

  1. Sanırım Ankara nın en güzel zamanı Sonbahar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. kesinlikle, sonbahar çok yakışıyor Ankara' ya...

      Sil