31.01.2017

Tatil Etkinlikleri

 Sevdim ben bu tatili, üstelik şimdiye kadar geçirdiğimiz en verimli sömestr tatili bence.  Sabahtan ofise gidiyoruz. Bilge yine elinden telefon ve tableti düşürmüyor ama aralara kitap okuma, film izleme, Efes' le kudurma ekliyor:)) Bir de günlük elli test çözüyor. Hava o kadar soğuk ki mecburen içerilerdeyiz. Perşembe günü Erimtan Müzesi' nde "Bir Dilek Tut "etkinliğine katıldı. Dileklerini kilden tablete yazıp fırınlamışlar. Cuma günü ikimiz de çok hasta olmamıza rağmen Şinasi Sahnesi' ne gittik. Gayri Resmi Hürrem oyununu izledik. İki perdelik oyunların ikinci perdesinde Bilge genellikle uyuya kalıyor. Bu oyunu pür dikkat izledi. Güzeldi, beklediğimden daha iyiydi.

 Pazar günleri yaklaşık bir aydır dokuzda başlıyor Bilge' nin piyano dersi. Hocası bir opera oyununda rol alıyor. Provaları oldukça yoğun, prömiyere kadar böyle olacak. Bilge dersteyken bizde Kızılay' ın
bomboş sokaklarında Efes' le geziyoruz. Sonra üşüyen totolarımızla kahveciye zor atıyoruz kendimizi.

Bu haftada aynısı oldu. Bilge' nin dersi bitince erkekleri eve yolladık. Bilge' yle bir şeyler yedikten sonra Opera binasına yollandık.
Daha önce bize uzak bir sahnede oynadığı için gidemediğimiz Kalp Korosu' nu izledik. Kalp Korosu tamamen çocukların oynadığı sevgi dolu bir çocuk oyunu, gayet güzeldi. Çocuklar çok başarılılardı.
Keyifle izledik.


Yaşasın sanat diyerek kaçıyorum, iyi bakın kendinize...

27.01.2017

Okuduklarım

 Çöl Masalları Tayfun Pirselimoğlu' nun okuduğum ilk kitabı. Oldukça etkileyici bir kitap. İlk sayfalarda biraz zorlansam da sonra su gibi aktı. Masal dinlemeyi hangimiz sevmeyiz ki, kitapta da kahramanımız çölün diğer ucundaki kütüphaneyi ziyaret etmek için yolculuğa çıkıyor. Bu yolculukta ona eşlik eden arkadaşları, arkadaşlarının da anlatacak masalları var. Mutlaka okuyun derim.
Daha önce de yazmıştım İletişim Yayınları' nın genç yazarlarını seviyorum. Daha önceleri Yapı Kredi Yayınlarında deniyordum şansımı ama İletişim daha cazip ve heyecan verici. Giray kemer'in Ses Veriyorum kitabı da böyle aldığım bir kitap. Kırık bir aşk hikayesi var kitabın bütününde ama bu önemli değil gibi. Ankara' da teraslı bir ev, bu terasta paylaşılan arkadaşlık var, sonra avukat beyin dedesi var bir şekilde anılardan çıkıp gelen...Güzel sevdim, hiç sıkılmadım okurken.



Yılbaşından beri Bilge' yle okumalarımız da hız kazandı. Behçet Çelik' in Çantasızlar Kampı' nı Bilge sevdi mi pek anlamadım. Benim için fena değildi. Ardından Talihsiz Serüvenler Dizisi' nin 4.kitabı Bitik Orman' ı okuduk. Baudelaire öksüzlerinin yaşadıkları aşırı talihsiz olaylar Bilge'nin ilgisini çok çekti. Bu kitap bitince 5. kitaba başlamak istedi ama araya farklı tatlar koyalım dedim. Çok memnun olmadı biraz da bu yüzden Özgür Balpınar' ın Göğü Yere İndirelim' ini başta sevmediğini söyledi. Kitabın çocuk kahramanı Deniz yanlışlıkla öğrenci değişim programıyla kendini Afrika' da bulunca Bilge' de merakla okudu kitabı. Çok da sevdi. Sonrası malum 5. kitap Katı Kurallar Okulu hafta sonu biter sanırım:))

Bol okumalı bir hafta sonu diliyoruz...

25.01.2017

Tatil Filmleri

 Upuzun bir izlenecek film listemiz var Bilge' yle. Listeyi ben hazırladım. İmkanı yok bitiremeyiz tatilde ama olsun, bir kenarda dursun:))
İlk filmimiz 2016 ABD yapımı, yaklaşık 1,5 saatlik bir animasyon. Kubo ve Sihirli Telleri. Oldukça hoş, sihirli ve sevgi dolu. Çok sevdik, sonra Bilge ofiste bir de İ' yle o kadar yani:))
 Fantastıc Beasts ikinci filmimiz. JK. Rowling' in fantastik ansiklopedisinden uyarlama film özellikle görsel bir ziyafet. Kadro gayet sağlam; Eddie Redmayne, Colin Farell var. Macera ve çok çok fantastik bir film.

Ve son film evde herkes sıkıntıdan patlarken ve ben filmi açarken dudak bükerken pek sevdikleri Roald Dahl's Esio Trot. Roald Dahl' ın "Kaplumbağa" kitabının kitap uyarlaması. Dustin Hoffman ve Judi Dench bir harika. Bay Hoppy'nin muhteşem balkonunu görmek bile insanın içini açıyor.


Bu arada tatil boyunca Opera Sahnesi, Şinasi Sahnesi ve Akün Sahnesi arasında mekik dokuyacağız. Bir sürü bilet aldım. İyi gelecek bize eminim. Kaçtım ben bugün Erimtan Müzesi'nde bir etkinliğe götürüyorum Bilge' yi. Arada masamın üstündeki işleri halledeyim bari:))

23.01.2017

Yeni Hayat

 Evet yeni bir can sahiplenince yeni bir hayatınız oluyor. Birbirimize yeni yeni alışıyoruz. Cinsinin de vermiş olduğu sevimliliğin yanında sakin bir köpek Efes. Gezmeye bayılıyor, kedi kovalamaya doyamıyor. Beraber yürümeyi öğrenmeye çalışıyoruz, Allah' tan ufak tefek bir kadın değilim:))yoksa peşinde sürüklenebilirim.
 Bilge' nin kıyafetleri omuzlarından geçmeyince benim dolaba dadandı:))
tabi köpüş kıyafeti satılan yerler olduğu aklımıza geldi:)) Yakında oyuncak bağışı isteyebiliriz, zira halatları bile kemiriyor, toplar bir varmış bir yokmuş oluyor. Evde yalnız bırakmadık hiç. Mutlaka yanında birimiz oluyoruz. Mobilyaları kemirmiyor merak etmeyin. En güzel haberse uzun süredir odasında yatmaya korkan Bilge' nin Efes geldiğinden beri odasında yatması. Odası daha düzgün, ortalıkta kıyafetlerini bile bırakamıyor:))
Kolay değil mesela eve bakıp "aman yarın süpürürüm" diyemiyorsunuz. Elbise fırçası, halı fırçası, tüy rulosu yakın arkadaşlarınız oluyor. Nette mamasını daha uygun fiyata alabilir miyim araştırmaları, sabahın köründe ağzımızdan buharlar  saça saça dolaşmak, keza akşam da öyle. İnsanların tuhaf bakışları, abartılı korku ifadeleri... Ama saf bir sevgi bu, her şeye değer...

Biz de durumlar böyle, iyi bakın kendinize

18.01.2017

Okuduklarım

Geçen sene Yıldız Cinayetleri kitabıyla tanışmıştım Metin Çakır' la. Metin Çakır Armağan Tunaboylu' nun pek bir ahlaksız, pek bir edepsiz roman kahramanı. Ardından Resim Cinayetleri' ni okudum. Geçen yılın son kitap alışverişine eklediğim iki kitaptan ilkini okudum.Kahramanımız Metin Çakır yine olmadık cinayetlerin ortasında, Komiser Asım Abi peşinde, daha pek çok kişiyle birlikte. Pantolonun önü bir türlü kurumuyor, elinden falçatası düşmüyor. Adını temize çıkartmak yine kendisine düşüyor:)) Sırada Karakol Cinayetleri var.



Yapı Kredi Yayınlarının ciltli kapaklı bu serisini topluyorum. Hanene Huzur Dolsun/Sevdalı Bulut kitabı M.Melih Güneş' in çok özenli ve kıymetli bir çalışması. Nazım Hikmet' in senaryolarını yazdığı Hanene Huzur Dolsun ve Sevdalı Bulut çizgi filmlerinin hikayesini, çekim aşamalarını, ilerleyen zamanda yapılan değişimleri anlatıyor. Üstelik bu senaryolar Nazım' ın Vera'yla tanışmasına vesile olmuş. Güzel bir kaynak bence kitaplığınızda olmalı. Sevdalı Bulut bir kez daha yüreğinize dokunmalı.

Keyifli okumalarınız olsun...

16.01.2017

Özet Akışı

 Fotoğraftaki Goldenı sahiplendik. Adı Efes. Daha önceki köpeğimizi sahiplenmemiz de hiç hesapta yokken gelip bizi bulmuştu.Hayatımıza renk katmıştı. Eminim Efes' de iyi gelecek bize.
 Özellikle Bilge havalara uçtu. "Demek ki çok isteyince oluyormuş" dedi.
Bilge'yle pazar günü operaya gittik. "Bir Tenor Aranıyor" temsilini izledik. Çok komikti, keyifliydi.Çıkışta kar yağıyordu. Yol boyunca uzun uzun konuştuk Bilge'yle. İyi geldi ikimize de...

Bu haftanın en heyecanlı olayı hafta sonu tatilin başlıyor olması.

Güzel bir hafta olsun...


6.01.2017

Haftanın Kitapları

 Yılbaşı ertesi sabahında okumaya başladım "Can Almanak 2017" okumaya başladım.Akşama bitti.Kapaktaki "Kültür, Sanat Yıllığı" kapsamındaki, sanatsal etkinlikleri, iptal edilen etkinlikleri, parçalanan, saldırıya uğrayan pek çok heykeli, her şeye rağmen ayakta kalmaya çalışan tiyatroları, galerileri, tiyatro oyunculuğundan atanan kayyumla zapıta ve belediye işçiliğine geçirilenleri ve daha pek çok şeyi içim sızlaya sızlaya okudum. Arada ödül almış sanatçılara rastlayıp sevindim. Bir kaç festival filmini not ettim. Meraklısına tavsiye ederim...
Tahsin Yücel canımın içi, nurlar içinde uyusun. Önce "Peygamberin Son Beş Günü" nü okuyup yazısındaki derinliğe hayran kalmıştım. Ardından "Kumru ile Kumru" çok etkilemişti beni, günlerce kafamın içerisinde dönüp durmuştu. Bu hafta da "Mutfak Çıkmazı" nı okudum. İlyas' ın tutkusu, onun sığınağı inanılmazdı. Bu yıl okuyabildiğim kadar çok Tahsin Yücel kitabı okumaya karar verdim.

Ajandamda yazan "Aylık hedefim" kısmına "okuyabildiğin kadar oku" yazdım, Bu yılki Goodreads hedefim 120 kitap. Geçen yılı 106 kitapla bitirdim. Bununla da gurur duyuyorum. "nasıl ya üç günde bir kitap mı okudun " diyen arkadaşlara bazen bir günde iki kitap okuduğum da oldu, hafta da bir kitap okuduğumda. Sabaha kadar okuyup sabah kanlı gözlerle kalktığım da oldu, göz damlasıyla dolaştığım da. Okumak beni hep mutlu etti, hep de edecek. En hüzünlü hikaye de, en trajik , hikayede ruhuma dokunduğu bana yaşadığımı hissettiriyor.

Armağan Tunaboylu'nun "Konsey Cinayetleri" ne başladım. Yine bir Metin Çakır Polisiyesi.

Bu arada yılbaşı öncesi iki gün kar tatilini de ekleyince dört gün evde kalmıştık ya Bilge' yle çok güzel vakit geçirdik. Müzik kanalından eski şarkıları dinledik, Bilge! nin hiç bilmediği Sezen Aksu, Düş Sokağı Sakinleri, Bulutsuzluk Özlemi ve daha bir sürü şarkılar dinledik. En çok Goran Bregoviç' e bayıldı, konser kayıtlarını defalarca dinledi. " Çav Bella" ya bayıldı. Arada mırıldanırken duyuyorum.

Eski şarkılar dinlenir de eski filmler atlanır mı? Tabi ki atlamadık. "You Got Mail" e bayıldı. Filmde internete bağlanırken modemin sesini duyunca "noluyor "diye sordu. Tanrım zaman nasıl geçiyor, eski günleri anlattım uzun uzun..."Talihsiz Serüvenler Dizisi' ni de izledik. Kont Olaf rolündeki Jim Carrey' e hayran oldu. Hafta içi dizinin 4. kitabı"Bitik Orman" kitabını aldım. Baudelaire öksüzlerinin başlarına gelenleri okumaya başladık. (ilk üç kitap filmde anlatıldığı için dördüncüden başladık) İlk defa bir kitabı bu kadar hızlı okuyoruz. Daha çok o okuyor ben dinliyorum. İçimden "yaşasın" diyerek:))

Buralar çok soğuk her yer kar buz, Karınca adımlarıyla yürüyorum. Bilge dün sabah servis beklerken hafifçe yağan kara bakıp "burnuma düşüyor ama dilimin üstüne neden düşmüyor" diye soruyordu. Bu sabahta günlerdir ilk kez yıldızları gördük.  Şu an dışarıda şıp şıp eriyen kar sesleri, az da olsa ışıldayan bir güneş ve rüzgarda sallanan ağaçlar var.

iyi bakın kendinize...

3.01.2017

Yeni Yıl

 Biliyorum bütün sevinçleri ya da kederleri yıla yüklemek aptalca farkındayım ama 2016' yı hiç sevmedim.
 Kendimi çok yabancı hissediyorum, herkese ve her şeye. Her gün bir trajedi, her gün bir keder, ölen insanlar, memleket yangın yeri...
Bir yerlerde öldürmekle beslenen, dinin imanının bu olduğuna inanan insan görünümlü yaratıklar var.
Bu sürekli aklımda, bununla yaşamaya nasıl alışacağız bilmiyorum. Güven uzak bir kelime.
Fotoğraflara gelince hayta tutunma çabaları da diyebiliriz suni teneffüste...ya da umut kırıntıları...