27.03.2017

Hafta Sonu


"Ankara'ya bir gecede bahar gelir" gibi bir cümleyle bu sihirli dokunuştan bahseder Ayla Kutlu Zaman da Eskir kitabında. Cumartesi sabah işte tam böyle bir sabahtı. Ağaçların çoğu uyanmış, çiçekli elbiselerini giymişlerdi. Öğleden sonra ilk defa Efes' i evde bir saat yalnız bırakıp Bilge'yle dışarı çıktık. Çıkarken de sıkı sıkı tembihledik "evi yeme diye" :)) Geldiğimizde uyukluyordu, ödül mamalarından almıştık, afiyetle yedi:))

 Bilge' ye bu maketi doğum günü için almıştım. Bacasında küçük bir güneş paneli var, pazar sabahı fır fır dönüyordu:)) sanki elektriği icat ettik, öyle bir sevinç:))



Geçen hafta Bilge "Küçük Kadınlar" kitabını okumuştu, cuma akşamı da 1949 yapımı filmini izledik. Pür dikkat izledi. Jo' ya hayran oldu, keşke Beth ölmeseydi dedi. kıyamam...

Pazar sabahtan piyano dersine gittik. Dönerken bir arkadaşının Kurtuluş Parkı' nda bisiklet sürdüğünü öğrenince biz de gidelim diye tutturdu. Dayanamadık, gittik. Efes'i de götürdük. Park adeta köpek cennetiydi. Nasıl güzellerdi. Tabi hepsi eğitimli, tasmasız nasıl güzel oynuyorlar. Biz cesaret edemedik bırakmaya ama yine de oynadı, koklaştı:)) Eve döndüğümüzde yorgunlukta bir köşede sızdım...

Keyifli bir hafta diliyorum.

24.03.2017

Okuduklarım

Okuduklarımı biriktirmeden yazayım diyorum, olmuyor. Neyse güzel kitaplar okudum bu ay.

Bakele/Sezgin Kaymaz/April Yayıncılık: Sezgin Kaymaz' ın bu kitabı da ufak bölümlerden oluşuyor. Kimisi komik, kimisi hüzünlü ama bütünü samimi, akıcı. Sevdim, bu yıl yazarın tüm kitaplarını okuyabilir miyim bilemiyorum ama elimden geldiğince okumaya çalışacağım.





Yüzünde Bir Yer/Sema Kaygusuz/Metis : Sema Kaygusuz benim için bambaşka bir yazar. Bu kitap çok farklı bir okuma oldu.  Hüznün miras olabileceği, incir ağacı dili, Hızır, Dersim...Çok beğendim, mutlaka okunmalı.



Kıymetli Şeylerin Tanzimi/Sezen Ünlüönen /İletişim: Yazarın sanırım ilk kitabı, ben de tesadüfen aldım. İlginç bir kişi sarmalı var kitapta. Önce kimliklere takılmıştım bir süre sonra bunu bir kenara koyup okudum. Dili zorlamıyor, okunması kolay. Beni yormadı, güzel bir kitaptı.



Gülhisarlı Terziler/ Hüsnü Arkan/ Kırmızıkedi: Hüsnü Arkan' ın bu kitabına bayıldım. Naif, bol okumalı, bol kitaplı.Çoktan unuttuğumuz usta/çırak ilişkileri ve hüzün... Çok beğendim.


Karakol Cinayetleri/Armağan Tunaboylu/ Maceraperest Kitaplar: Yine en tiksinç kahramanımız Metin Çakır iş başında. Bir önceki kitabı okurken sıkılmıştım ama bu öyle değildi, Keyifle okudum.Arada soluklanmalık oldu. İyi geldi.

Carrıe Snyder' ın Kız Koşucu kitabını okuyorum, belki bir kitap daha sığar mart ayına. Bakacağız artık. Bol okumalı günler dileyerek kaçıyorum:)))

20.03.2017

Hafta sonu

 Geçen hafta çok yoğun geçti. Hem işler çok yoğundu hem Bilge' min doğum günüydü. Kocaman bir 11 oldu. Baş döndürücü bir hızla büyüyor ...bir tarafı hep büyümek istiyor, bir tarafı hep çocuk kalıyor:)) Aslında bu konuyu ayrıca bir yazmalı:))

Operada ve tiyatroda izlenecek bir şeyler bulmak çok zor. Cuma ve cumartesi akşam ya da pazar gündüz olması lazım. Öteki türlü Bilge' nin okulu sebebiyle gidemiyoruz. Öncesinde cuma gününden bahsedeyim. ArtAnkara' yı ziyaret ettik. Çok güzel işler vardı. Güzel bir etkinlik olmuş. Sevgili Füsun Ürkün' le tanıştım nasıl güzel bir insan resimlerine bir kez daha hayran oldum ve tabi sevgili Leylak Dalının kulaklarını çınlattım. (Onun tavsiyesiyle tanıdım)


Cumartesi günü Opera Sahnesi' nde "Ankara 1923" konserini dinledik. İlk kez bu kadar büyük bir orkestrayı ve koroyu  canlı dinledim.


 Pazar sabahı ödevler el birliği ile yapıldı:)) Piyano dersine gittik. Çıkışta bir şeyler yedikten sonra yine Opera Sahnesi' ne gittik. Bilge' nin piyano öğretmeninin de rol aldığı IV. Murat oyunu izledik. Öncesinde öğretmeni Bilge'ye kulisi gezdirdi, oyuncularla tanıştırdı. Bilge bayıldı, sahne arkası ne demekmiş gördü.



Oyunu oldukça muhafazakar bir seyirci topluluğu ile izledik. Mehter Marşı eşiliğinde gelen yeniçeri ve sipahiler ayakta alkışlandı derken çocuk yaşta padişah olan IV. Murat' ın etrafındaki entrikalar, dönen dolaplar... Halkın korktukça sultanına daha çok bağlı olacağını düşünen padişahın yasakları, akıl almaz fermanları... İkinci perdede salonun yarısı boşalmıştı. IV. Murat' ın trajik hayatı, halka yasakladığı her şeyi yapması, astığı astık, kestiği kestik hali ve aklını yitirmesi... Yazık seyirci büyük bir hüsrana uğradı. Arkamızda kapalı iki hanımın konuşması kulağıma geldi." Gerçek olabilir mi sence" diğeri "yok be adı üstünde tiyatro yalandır yalan" dedi. Yani ülkenin geldiği durumu izledik ama çok uzundu üç saat. Bir de Mehter Marşı çok dinlemeye gelmiyor bence hala kulaklarımda çınlıyor:))

Tiyatro candır diyorum ve kaçıyorum iyi bakın kendinize...

14.03.2017

Günaydın


Bu sabah kar yağıyor, tam da bahar havasına girmişken. Fotoğraf hafta sonundan ne güzeller değil mi:)) Efes' i gezdirirken gözüm hep ağaç dallarında. İg' de millet hep bahar dalları paylaşıyor. Bizimkilerde tık yok bu sabah dedim "akıllı ağaçlar, biliyorlar bozkırı"...
Efes sabah burnuna düşen kar tanelerini kokluyordu...Neler hissediyor acaba?
Okulda resim yarışması varmış. Geleceğimi çiziyorum gibi bir şey. Bilge kafasından geçenleri anlatıyor."  Bir sürü kedi köpek var etrafta, ağaçlar ağaçlarda kuşlar. Elimde doktor aletleri veteriner olmuşum hasta köpekçiğe bakıyorum. Sonra elbise tasarlıyorum, tasarımlarımı almak isteyenler hayvanları görüp bayılıyorlar, sahiplenmek için sıraya giriyorlar. Ne güzel değil mi"diyor,  "Çok güzel, hem de çok güzel"diyorum "35*50 kartona sığdırabilir miyim "diyor "dene bakalım, sığar bence" diyorum ...umut garip duygu, hiç beklemediğin bir anda ortaya çıkıveren...sıcacık...sarıp sarmalayan...

8.03.2017

Okuduklarım

Kuş Eppeği/Levent Cantek/İletişim  Kuş Eppeği, kuş ekmeği, kuş lokması demekmiş. Yazarlardan, şairlerden sinemaya oradan sahnelere, çizerlere kimler yok ki bu kitapta ama eppek kıvamında, keyifli bir kitap, çizimler ayrıca güzel.

Sibop/Barış Başarır/Can  Dost' da dolaşırken gözüme takıldı ve aldım. Yazarı il kez okudum. Keyifli bir dili var ama sanki fazla uzun, bilemedim...


Bir Delinin Güncesi/Aslı Erdoğan/Everest Aslı Erdoğan  bu yıl külliyatını tamamlamak istediğim yazarlardan. Bu kitap Radikal Gazetesi zamanındaki köşe yazılarını içeriyor. Bu tarz derlemeler keyifli olmuyor arka arkaya tokat yemiş hissi uyandırıyor, bir de unuttuklarınızı hatırlatıp unutmaktan utandırıyor. Öyle yani, dilerseniz okuyun diyeyim ne diyeyim...

Kadınlar Gülmemeli/ Remzi Karabulut/Aylak Adam  Kapağına bayılarak aldım aslında öykü kitaplarına temkinli yaklaşıyorum, bazen çok yorucu olabiliyorlar. Yazarı hiç bilmiyordum ama ilk öyküden yakaladı beni, güzel gerçekten güzel öyküler. Öykü severlere tavsiye edilir.


Rüzgargülü/Ursula K.Le Guin/ Ayrıntı Ursula' nın külliyatını bu seneden ziyade ömrümün yetmesini diliyorum:)) Bu kitapta öyküleri var. Uzun öyküler var, kısa öyküler var ve her biri ayrıca roman olabilirmiş tadı bırakıyor. Okuması kesinlikle kolay değil ama bittiği andaki  tadı bambaşka.

Kitaplarla dolsun yaşamınız...

6.03.2017

Kırk oldum...

Geçmişe dönüp baktığımda, uzun bir yol olduğunu görüyorum. Bilge' yi okula yollamışım. Doğum günü planı hiç yapmam zaten. Hele bir de kırk olmuşken asla:)) Kahvemi yudumlarken düşünmeye başlıyorum. Babamla Koca' nın akşama ellerinde iki ayrı pastayla gelme ihtimalleri olmadığını biliyorum. Annem allahtan şal örmeyi bıraktı her doğum günümde:)) Şimdilerde hemen kendi yaşıyla orantılayıp, beni bir kenara bırakıp "iyiyim şükür " diyor. "Şükür " diyorum. Kız kardeş mutlaka özel bir şeyler yapar. Erkek kardeş otuz oldu ama biz hâlâ onu evin en ufağı gördüğümüz için araması bile yeter. Koca' nı özel bir şeyler planlamakla alakası yok, en son yıllar önce gelen hediyeyi kız kardeş yolladı sanınca ben şansımı zaten kaybettim:))  Babamı çok özlediğimi düşünüyorum. Ben onun küçük kızıydım...Sesini, kokusunu hatırlamaya çalışıyorum. Balkon serin aslında ama Efes ayaklarımın üzerine kıvrılmış...sıcacık... Telefon çalıyor Bilge arıyor. Sınıfındaki çocuklarla bana doğum günü şarkısı söylüyorlar hep bir ağızdan. Çok tatlılar, evet ağlıyorum:))
 Ofise geliyoruz bu arada ig' den bir sürü güzel dilek ve kutlama mesajları geliyor ağzım kulaklarımda. Ofiste çocuklar kutluyor derken masamda bir paket buluyorum. Dün gelmiş. Ah Leylak Dalım hediye yollamış, evet yine ağlıyorum:))

Öğleden sonra Bilge' yi almaya gidiyorum. Yemek planımız var. Bir arkadaşım da bize eşlik ediyor. Çok fena yağmur yağıyor, Bilge' yle sağlam ıslanıyoruz. Bu arada kız kardeş sürekli mesaj yazıyor "eve gittiniz mi " diye. Sonra dökülüyor "6 numaralı komşuna uğra" diyor. Bilge' yle gözümüzü kapatıp düşünüyoruz altı numara kimdi diye. Binaya sırılsıklam girip altı numaralı komşunun zilini çalıyoruz. Kocaman bir çiçek ve bir kutu çikolatayı bağrımıza basıp eve geliyoruz. Gözlerime inanamıyorum erkek kardeş yollamış, evet yine ağlıyorum:)))

Akşama Koca elinde pastayla geliyor, Bilge gülerek 4 ve 0 rakamlarından mumları yerleştiriyor pastaya. Dileğimi diliyorum ve mumlara üflüyoruz...