9.01.2018

Salım benim

Dün hafta sonu yaymanın bedelini tam anlamıyla ödeyemesem de günü kurtardım sayılır. Öğlen eve yalnız geldim. Efes' i İ.' ye bıraktım, taksiler Efes' i almadığı için yalnız geldim. Hemen mutfağa geçtim. Bilge' ye  layla yayla çorbası pişirdim. Bu arada da bir de  kek yaptım. Bilge' nin gelmesine yetiştirdim. Sevindi sıpam. Çamaşırları makineye atıp, spor salonuna gittim. Salonda garip tadilatımsı bir durum vardı. Bir alete yer açmaya çalışan çok sesli adamlar falan filan. 30 dakika eliptik yapıp,20 dakika da koştuktan artık koşabiliyorum sonra, bir iki de esneme hareketi yapıp eve geldim. Mutfağa girdim şok oldum. Bir tencere çorbadan bir kase anca kalmış. Kekin de yarısını gömmüş Bilge. Neyse yarasın dedim. Hemen duşa girdim, o ara İ. Efes' i eve bıraktı. Çamaşırları serdim ve oturdum. Ondan sonrası yok bende. Resmen sızmışım. Sabaha kadar bir kaç kez uyandım ama sağlam uyumuşum. Erkenden uyandım, biraz kitap okudum. Algan Sezgintüredi' nin Süperben' ine başladım. Bu kez farklı bir tarz denemiş sanki, bakalım.
Edebi Aforizmalar' dan da bir miktar okudum. Alarm çaldı, Bilge' yi kaldırdım, toparlayıp servise bıraktım. Eve geldim, bir taraftan kahvaltı, bir taraftan öğlen için kendime kısırımsı bir şey yaptım. kahvaltının ardından ortalığı hızlıca toplayıp, yatakları düzelttim . Dün Efes' i gezdirirken Koca düşmüş, iki büklüm dolanıyor ortalıkta. Yamaçlarda artist artist dolaşırsan hem de bu havada olacağı buydu demedim. Bugün ağrı kesici krem felan alayım bari. Çantama da bağ makası attım. Komşu bahçeden bizim bahçeye doğru uzanan ateş dikenlerinden alacağım biraz. Evdekiler soldu.
Öyle işte, ay hava da bir kötü anlatamam, neyse kaçtım ben...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder