18.03.2010

SELAM...


İnsanı insana bağlayan bağ, kelimelerle tarif edilip anlam bulacak kadar sıradan mı?
Bambaşka şeyler düşünmek, hayal gücünü yarıda bırakıp, aklın sınırlarını zorlamak.
Korkuyu Kaf Dağı'na yollamak kaç insana yaraşır?
Balkonunda ıslak mendil olmayan kaç ev var?
Saçlarıma yıldızlar taksam, yüreğim deniz olsa
arada bir seni koynumdan çıkartıp saçını okşasam
ölümsüz olurmuyum dersin?
Ölüm sisli puslu bir gece, güneşi küstürmüş ha,n bir karanlık.
Gündüzü düşünmek bile insanı mutlu etmiyor
Sadece Pandora' nın yüreği sızlıyor...
Ne kırmızı tutkularla gece, ne mavi balonlarla gündüz
Yüreğimin sancısını dindirmiyor.
Seni düşünmek; ister yanımda ol, ister kilometrelerce uzakta
güzel şey, anlamlı bir şey.
Geçmişle birlikte bir bütün oluşturmak.
İçinde yaşadığımız dünyaya, varlıklarıyla bizi şenlendiremeyen insanlara rağmen
var olmaya çalışmak...
Bunun tek adı, tek açıklaması var "sevgimiz"
daima ayakta, daima dimdik.
Ve ben sana uzaklardan,
sonsuzluk ölçüsünde,
özgürlük kıvamında
ve sevgi sıcaklığında
selamlar yolluyorum
Kabulün ola...
P.S: Bu kelimeler sevgili kocam için bir araya gelmişti. İkigündür sümüklü vaziyette hapşurup, öksürüşünü seyrederken bu yazı geldi aklıma, paylaşmak istedim.
(Resim de netten alıntıdır)

2 yorum:

  1. Umarım kocan, ne kadar duyarlı ve ince bir eşi olduğunun farkındadır ve o da seni böyle seviyordur.

    YanıtlaSil
  2. Sevgili elif ada, iyidir kendisi vallahi, severim keratayı:))) Tabi bu işin şakası tam 16 yılı deirdik birlikte eşim, dostum en yakınımdır hep, kıymet bilendir. Allah herkese böyle güzel ilişkiler yaşamayı nasip etsin. Bu arda iltifatların için de teşekkür ederim...

    YanıtlaSil