28.09.2021

28 Eylül Salı


 Uzun zamandır telefondan yazıyordum, bugün bilgisayardan yazayım dedim. sayfayı açınca kahkaha attım, minnak minnak yazıyormuşum, fark etmiyormuşum:))

Bir haftadır sabah yarım saat yoga yapıyorum. Tek tek sürelerine bakarak bir çalma listesi yaptım tam 32 dakikalık. Sabaha hem müzikle, hem yogayla başlamak iyi geliyor. Zaten erken kalkıyordum, genelde kitap okuyordum o süreyi yogaya kaydırdım. Gün içinde kitap okumak için nasıl olsa uygun zaman bulurum...

Saçımı yıllardır soldan sağa ayırıyorum, saç kesimim de buna uygun oluyor. Geçen hafta çok yorgun bir günün ardından taş gibi uyumuşum.Sabah kalkıp aynada saçlarımın sola doğru yattığını ( o tarafa yatmışım sanırım) ve pek güzel göründüğünü fark ettim, kaç günlerdir böyle kullanıyorum herkesler aaa ne güzel olmuş yeni saçların diyor:)))

Savaş ve Barış' ın mangasını almıştım, hayal kırıklığı oldu. Gerçi kocaman kitabı nasıl yorumlamışlar diye merak ederek almıştım. Lakin sevmedim, bazı orjinalliklere dokunmamak gerek galiba....

Hafta sonu arkadaşımın kızının kına gecesi ve nikahı var. Dolabımda ki uygun kıyafetleri kafamdan geçiriyorum, geçiriyorum... Aman be hiç sevmiyorum süslü püslü kıyafet. En son yazın katıldığım tek düğüne giderken aşağıda taksi bekliyordum. Komşum gördü "abla, düğüne mi " dedi "çok belli oluyor değil mi" dedim:)) öyle yani... akşam dolabı elden geçirmeli, kesin unuttuğum bir şeyler bulurum, umarım... hiç sonbahar düğününe katılmamışım..Sevmiyorum...



26.09.2021

26 Eylül Pazar


 Hafta hızlıca geçiverdi. Havalar biraz daha soğudu, iyice sonbahara büründü ortalık..

Aslında uzun yürüyüşler yapıp, hafiften üşüyerek eve gelme, cam önünde şala sarınıp kahve içip kitap okuma zamanı...

Ama işlerin çok uzadığı, Efes' in hızlıca ofisin oralarda gezdirildiği, battaniye altı film izlerken hızlıca karalamalar yapıldığı ve kitap okurken sızılıveren bir hafta oldu...

Olsun dedim, nasıl olsa bir düzene girer. Genel olarak keyifler yerinde...



20.09.2021

20 Eylül Pazartesi

Bugün sanırım " Sevda' yla uzun uzun konuşun" günüydü. İşle ilgili tüm telefonlar ( pis pazartesi) gereğinden fazla uzadı, uzadı...Kendi sesimden bir ara nefret ettim. Akşam üzeri Bilge' yle eve yürüyelim dedik. Hava mis gibiydi, keyifli olur diye düşündük. Gelin görün ki elektrik tellerinin yeraltına aktarılması işinin köstebek yuvasına çevirdiği yolları unutmuşuz. Maske taktığımıza sevinerek eve geldik.

Mutfağı biraz toparladım, sonra kitaba daldım. Beni Kim Öldürdü? eğlenceli, akıcı bir kitap. Gerçi konu çok sıradan duruyor ama bir ters köşe bekliyorum sonunda. Yarına biter sanırım. 

Explained' in ilk iki bölümünü izledim. İkisi de çok güzeldi. Müzik bölümü oldukça ilginç, Susuzlukla ilgili olansa ürkütücüydü. 

Efes' i gezdirme işi Koca' ya kaldı. Bu saatten sonra ayaklarımı uzatır, kılımı kıpırdatmam...


 

19.09.2021

19 Eylül Pazar


 Dün akşam Koca bir film açtı. Ben çizim yapıyordum. Filmin başında başroldeki süikastçi ablayı zehirlediler, abla da bunu yapanın peşine düştü. Kulağım tv' de filmi izliyorum. Abla bir türlü ölmüyor, sonuna doğru baktım Koca "belki de kurtulur"filan  demeye başladı, yarıldım gülmekten...bir ara ben bile ölmeyecek galiba demeye başlamıştım,  Allah'tan filmin sonunda öldü...

Yatmadan yaprak çıkartıp suya koydum. Malum pazar günü, artık yemek depolama günü. Sabah erekenden kalktım , ilk işim kuruyan çamaşırları kaldırmak oldu. Kahvaltının ardından hemen yaprağı sardım, ortalığı toparladım. Hepimize kahve yapıp termoslara koydum. Efes' e su aldım, azıcıkta atıştırmalık attım çantama. Bu sefer piknik sandalyelerini arabaya koymayı unutmadık. Hava hafif kapalı ama çok güzeldi. Seymenler Parkı' na gittik. Tam köpek gezdirme zamanında gitmişiz,  bir sürü köpeğe denk geldik. Efes uçtu havalara:) Biz de bir sürü köpek sevdik. 

Burcu Arman' ın Beni Kim Öldürdü kitabına başladım. Biraz okudum, gözüm hep gökyüzüne ve bulutlara kaydı. Bugün aceleleri vardı:)

Çocuklar kaykaylara oturup, bayır aşağı çimlerde kayıyorlar ve  o kadar eğleniyorlardı ki, biz de onlara bakıp gülümsedik. Çocuk olmak ne güzel ...

Eve geldik, yemek telaşı, aman şurayı da toparlayayım, şunu da yapayım derken ayın ortasını geçtiğimizi fark ettim. Zorunlu yöneticilik yüzünden aidat toplamaya çıktım. Bir türlü alışamadılar gelip ödemeye. Neyse az kadı, yıl sonunda başkasına geçecek. Uzun süre sıra gelmez diye umut ediyorum...

Çok yoruldum...




18.09.2021

18 Eylül Cumartesi


 Ursula' nın Rocannon' un Dünyası' nı bitirdim. Fantastik ve hüzünlü bir kitaptı. Araya bir manga girdi, konusunu hiç sevmediğim ama çizimlerine bayıldığım... Bu sabah ne okusam derken geçenlerde aldığım Dante' nın İlahi Komedya' sının mangalaştırılmış hali geldi. Orjinal kitabı okumadım ama Botticelli' nin ve Dali' nin bu kitaptan esinlenerek yaptıkları  resimleri görmüş, bu uzun şiiri merak etmiş ama okumayı bir türlü gözüm yememişti. Manga çok hoş olmuş, çizimleri güzel ve iyi yansıtmış, şiirsel dil korunmuş. Dante' nin yaşarken Cehenneme, Araf'a ve ardından Cennete yolculuğu anlatılıyor...

Aslında tüm gün evde uzanıp kitap okumak vardı ama Bilge' nın okulla ilgili kitap alması gerekiyormuş. Kahvaltı sonrası, hızlıca bir temizlik ve çamaşır yıkama asmacadan sonra düştük yollara.

Geçen hafta yardımcı bir kitap için  bu hafta geleceğini aynı kelimelerle söyleyen uyuz kitapçıya söylenerek çıktık. Dost' a uğradık, birkaç kitap aldık. Sonra birer kahve içip Olgunlar' a yürüdük. Bilge' ye gerekli kitapları orada bulduk. Oradan karşıya geçip parkta oturduk, baktık yorulmuşuz taksiye binip eve geldik. Efes yüzümüze bakmadı. Keyfi bilir dedim:) 

Azıcık dinlenip yemek yiyelim diye düşünmüştüm, uyumuş kalmışım:))

Ama iyi gelmiş, dünkü dersten de bacaklarımın iç tarafları ağrıyordu zaten.

Dinlenmiş kalkıp yemek hazırladım, yemek yedik. Bir posta daha çamaşır yıkamalı derken, baktım balkondakiler daha kurumamış, vazgeçtim...


Oturunca aklıma geldi, yazayım dedim. Neyse Efes yavaştan yanaşmaya başladı. Sanırım küstüğünü unuttu:)

16.09.2021

16 Eylül Perşembe


Dün yazmayı unutmuşum. Unuttuğumu da yazarken fark ettim. Aslında dün şahane bir gündü. Erkenden kalktım. Yarım saat kadar yoga yaptım. Ofiste işler çok yoğun değildi, okudum, izledim, hatta çizdim bile...

Bilge gelince eve döndük. Eve gelince sabah bulaşıkları makineye yerleştirmiş olduğuma çok sevindim. Mis gibi bir mutfağa gelmek ne güzel bir his. 

Koca Lucifer' ın son sezonunu izliyordu, ben de ona takılıp, son üç bölümü izleyerek bitirdim. Baştan izlemeye gerekte kalmadı:) 

Sonrası zaten uyuyup kalmışım. 

Bu sabah uyandığımda hava karanlıktı. Azıcık yoga yaptım, Efes kıpır kıpırdı. Bazen takıldı mı takılıyor, bana yoga yaptırmıyor. Yağmurun sesini dinledim, biraz nefes egzersi yaptım. 

Kitabımı elime aldım derken Bilge geldi. Konuştu konuştu, bazen bu çocuğun içinden bir ben çıkıyor:)) ne anlattığını hatırlamıyorum ama aralıksız anlatabilme yetisine sahip:))

Sonrası kahvaltı faslı, okul, iş falan filan ...

Hava çok soğudu ama balkondaki bitkiler bundan pek memnun. Önceki yıllarda hemen geçiyor diye alamadığım petunyaları görüyorum komşu balkonlarda, nasıl güzeller. Benimkiler de mutlu görünüyorlar. Biraz elma ve erik vardı kurumayı bekleyen. Umarım küflenmezler...




 

14.09.2021

14 Eylül Salı


Herkes uyurken uyandım, yeni bir resme başlamıştım. Bir iki kat boya attım. Kaçıncı kayığım bu hatırlamıyorum ama en eski püsküsü bu:) Refarans bir fotoğraftan 
çizdim, daha bitmedi. Güzel bir ışıkta, bir daha üzerinden geçmeli. Paylaşacak bugüne dair daha güzel bir fotoğrafım yoktu.

Bilge dün ikinci doz aşısını oldu. Bugün biraz nane molla. Yine de okula gitti. Sınıfında aşı olan çocuk sayısı çok az. En yakın arkadaşının anne babası aşı karşıtıdıymış ve kız istemesine rağmen onun aşı olmasına izin vermiyorlarmış. Aşı karşıtlığı meselesini ne tarafından tutarsam tutayım, mantıklı bir açıklama bulamıyorum. Allah akıl versin diyorum.

Yoğun bir gündü. Yemek hazırlamak dışında başımı kaşıycak vakit olmadı. Bir ara Efes' i parka götürdüm, o da gök gümbürdemeye başlayınca koşa koşa ofise döndük. 

Hal böyle olunca akşamki yoga dersi gözümde büyüdü ama saatinde derse gittim. Hoca bugün çok hafif, omuzlarınızı ve boynunuzu rahatlatacak bir ders yapacağız deyince çok mutlu oldum. Omuzlarım en dertli uzuvlarım. Biraz zorlandım ama en son şavasanada omuzlarıma kum torbaları yerleştirdi hoca, nasıl iyi geldi. O kadar rahatlamıştım ki bir ara içim geçmiş:)Ders bittiğinde ağzım kulaklarımda çıktım stüdyodan. Baktım Koca' yla Efes kapıda beni bekliyor, daha da sevindim. 
Efes önde biz arkada eve geldik.

Duşumu aldım , birazdan Ursula' nın Fomalhaut II gezegeninde dolaşırken uyuya kalırım...
 

 

13.09.2021

13 Eylül Pazartesi


 Sabah teyzemi düşünerek uyandım. Dün evine bıraktığımız da, binaya girmeden, kapının önünde gitmemizi bekledi. El sallarken, çoktan yetmiş yaşını devirmiş teyzemin ne kadar iyi göründüğünü ( çok şükür) zamanın sanki bir yerlerde durduğunu hissettim. Garip bir hüzün çöktü içime aslında bu duyguyu biliyorum her Antalya dönüşü elinde bir tas suyla arkamızdan bakan anneme el sallarken de böyle hissediyorum. Anneme, teyzeme hatta pek çok kadına bakarken...aslında hayatın hiçte iyi davranmadığı kadınlar... Güçlü, kocaman ağaçlar gibi, kökleri derinde, başları gökyüzüne doğru duruyorlar. Yazsan hepsinden ayrı,  ama hüzünlü hikayelerle dolar sayfalar...

İyi ki dünyaya kadın olarak gelmişim, erkekler kusura bakmasın...

12.09.2021

12 Eylül Pazar


 Kahvaltıdan sonra düştük yola, istikamet teyzemlerin bahçesiydi. Bahçe mevsimle birlikte son demlerindeydi...

Bilge kümesten yumurta, bahçeden sebze topladı. Ben ve teyzem kışlık patlıcan ve biber közledik. Koca mangalın başına geçti, büyük teyzem de geldi. Hep birlikte kocaman bir sofra hazırladık, keyifli oldu...

Elimiz kolumuz çantalarımız dolu dolu  dönüşe geçtik. Büyük teyzeyi evine bıraktık, azıcık trafiğe takıldık:( 

Efesi' de gezdirip eve geçeriz, biraz okur erkenden uyuya kalırım gibime geliyor:)

11.09.2021

11 Eylül Cumartesi


 Kahvaltıdan sonra Efes' i evde yalnız bırakıp Bilge' yle dışarı çıktık. Bizimle birlikte tüm Ankara Kızlılay' a gelmişti. Bilge' ye yardımcı kitaplar almamız gerekiyordu. Okulun yönlendirdiği kitapçı tıklım tıklımdı. Nasıl girip çıktığımızı bilemedim. Oradan Dost' a geçtik. Barış Bıçakçı' nın son kitabı Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme' yi okumayı dört gözle bekliyordum. Kitabı hem aldım, nerede otursak diye düşünürken İmge' ye girdik. Üst kattaki kafesinde kitap okuyup, kahve içtik. Aslında güzel bir yer gibiydi ama neden bilmiyorum Bilge' de, ben de çok sevmedik. 

Ordan tabi ki Gerekli Şeyler' e gittik. Orasıda çok kalabalıktı, biraz sohbet edip, kendimi dışarı attım. Bilge yaklaşık bir saat sonra yanında olmadığımı fark etti:)) Ben de dışarıdaki bankta oturup Barış Bıçakçı' nın yeni öykülerini okudum. Biraz hayal kırıklığı oldu, sanki aceleye gelmiş, okuduktan sonra hepsi uçup gitti zihnimden...

Eve geldik, Bilge yemek hazırladı. Yemekten sonra, azıcık tilki uykusu yaptım:) Sonra Koca geldi, Efesi' de alarak parka gittik. Havaların serinlemesiyle park daha sakindi.Köpekler rahat rahat kudurdular...


10.09.2021

10 Eylül Cuma


 Günün cuma olmasının mutluluğuyla uyandım. Bilge çoktan uyanmış anime izliyordu. Balkondaki çiçekleri sulayıp, kahvaltıyı hazırladım. Kırmızı halı sermemi bekliyorlar sanırım diye düşünüp, daha çok beklerler diyerek oturdum, başladım kahvaltıya. Geldiler hemen, hain Efes bile sonradan geldi:)   Öğleye kadar yoğundu. Efes' le yalnız kalınca ofiste  yemek yaptım, kitap okudum, müzik dinledim...

Rocanno' nun Dünyası' nı rafta görünce gülümsemiştim. Ursula' nın okumadığım kitabı kalmadı diye düşünürken çok yanıldığımı fark ettim:) Ne güzel bir yanılgı...ne çok yazmış, ne güzel yazmış,iyi ki yazmış...

Bilge okuldan gelince Efes' le ikisini ofiste bırakıp, yoga dersine gittim. Gerçi gidişim zor oldu, okul çıkışı çocuklardan evlerine taksiyle giden çokmuş. Duraktan gelen her taksiye" abla ben çağırmıştım " diyerek atladılar, beşinci taksiye ancak binebildim...

Yoga dersi çok güzeldi. Winyasa ağırlıklı, nefes nefese ama güçlü bir dersti...

Güzel bir yorgunlukla eve dönüyordum. Bizimkiler yoldan aldılar beni...

Efes' i gezdirmişler, nasıl sevindim:)



9.09.2021

9 Eylül Perşembe

 

Bugün inanılmaz sakin bir gündü. İşler yoğundu ama yormadı.  Bilge' nin verdiği mangayı okudum.Konusu çok sarmasa da çizimleri güzeldi. Bir dolu sayfa işaretledim,çizerim diye...

Gogol' un Neva Bulvarı öyküsünü okudum. Öykünün başındaki Neva Bulvarı tasvirine takılıp internette görsellere baktım, keyifli oldu. Kitabın arkasında Nabokov' un bir sözü var " Gogol tuhaf bir yaratıktı, ama zaten deha hep tuhaftır"diyor... ve tabiki hepimiz Googol' un Palto' sundan çıktık..

Akşam üzeri eve erken geldik ve Efes' i parka götürdük. Çocukları özlemişiz. Hava da şurup gibiydi, uzun süre oturduk. Temiz hava, köpekler, bolca kahkaha...iyi geldi:)


8.09.2021

8 Eylül Çarşamba


Koca pazartesiden beri ofisi toparlıyor. Önce kağıt kürek, arşivle başladı. Ardından yedek parçalara el attı, helak etti kendini. İş güçte kaldı tabi ama kimin umurunda...Neyse Bilge okuldan gelince, ikimiz eve döndük. O saatte taksi bulmak ne zormuş...

Çamaşırları topladım, baklona biraz çeki düzen verdim. Havaların aniden soğumasıyla çiçekler ufaktan etkilense de iyi görünüyorlar.

Lüzumsuz Kadın bitti. İnanılmaz bir kitaptı, bir dolu not aldım, gerçekten doyurucu, keyifli bir okuma oldu.

" Ve Sonra Dans Ettik" filmini izledim. Güzel, tutku dolu bir filmdi. 

Kuruyan sarımsakları, robotta çektim fena olmadı. Aslında öğütsem daha iyi olacağını fark ettim. Belki bir posta daha kuruturum.

Şimdi biraz elma dilimleyip koydum kuruması için. Biberiyeler ve adaçayı kurudu. Kavanozlayıp kaldırdım. 

Hafta sonu azıcıkta çam yaprakları toplar kuruturum. Geçen kış tütsü niyetine, bol bol yaktım, mis gibi olmuştu...

Kışlık domates sosu ya da menemenlik yapmıyorum, bizimkiler yemiyor. Geçen sene erik pestili falan yapmıştım ama bu sene pek yapılacak gibi görünmüyor.

Bilge elime bir manga tutuşturdu, yatmadan onu okuyacağım...

7.09.2021

7 Eylül Salı


 Sabah çenemin azıcık üzerinde sivilce çıktığını fark ettim. Bu ne yahu ergen gibi diye söylenirken, evdeki ergen aklıma geldi. Daldım odasına, bidolu para verip aldığım sivilce kremini buldum, hemen sürdüm. Büyümedi Allah'tan...

Biz ofise, Bilge okula yollandık. Nispeten sakin bir gündü. Maskesiz bir şey sormaya gelen bir adamla, siyasi bir partinin ilçe teşkilatının güya tanışalım diye kapıya gelmesiyle Efes' in fıttırması bir oldu. Herkesleri kovaladı gavlaya gavlaya, ben de ödül olarak balık kraker verdim:))

Pek okuyacak vakit kalmadı, akşam yoga dersine ucu ucuna yetiştim. Bilge bir süre yogaya  ara vermeye karar verdi. Ben yalnız gittim. Ders güzeldi, şavasanada neredeyse uyuyordum...

Dersten eve dönerken G. Abla aradı. Waffel' ın kulağına yine pisi pisi otu kaçmış, anesteziyle uyutup çıkarttılar. Ben de yanlarına gittim. Uyandırmaları çok fenaydı.Koca gelip bizi aldı, evden de Efes' i alıp parka gittik. Waffel yengeç gibi yürüyordu, kıyamam. Onları evlerine bırakıp, bizde eve döndük. 

O kadar yorulmuşum ki oturunca fark ettim, kesin birazdan uyurum...


6.09.2021

6 Eylül Pazartesi


Ev ahalisinin benden önce uyandığı bir sabahtı. Okul lafını çok dillendirmeden, maaile evden çıktık. Efes' in maması, ödül zımbırtıları, bizim mamalarımız, dalgınlıkla tek demlemelik öğütülmüş kahve. Pis ötesi trafikte 3 km.yol 13 km. gibi geldi. Bizden evvel parça almaya gelen tanıdık, daha ben bir fincan kahve içemeden,demlediğim kahveyi Koca' yla birlikte  içti:( Pazartesileri zaten sevmem, kulağımda telefon gözüm Bilge' nın okulunda  zaman nasıl geçti anlamadım. Bilge keyifli geldi okuldan, çaktırmadan ağzımı kulaklarımdan indirdim:)

Çok büyük karar aldım. Artık görev adamı olmayı bırakıp (özellikle iş konusunda), amaaaan boşverci olacağım. Kendimi kemirdiğimi fark ettim...

Acil işlerimi bitirip Nine Perfect Strangers' ın son bölümünü izledim. Düşündüğümden daha farklı ve iyi çıktı.

Lüzumsuz Kadın' a devam ediyorum. Sona yaklaştıkça bitmesin istiyorum. Müthiş bir birikim, tanıdık yazarlar, bildik romanlar, hiç duymadığım hemen not aldığım isimler...

Ne iyi hissettirdi bu kitap bana kendimi.

Koca bir temizliktir tutturdu. Umarım eve gideriz...

5.09.2021

5 Eylül Pazar


 
Erkenden uyanıp, keyifli bir kahvaltı yaptık. Biraz sarımsak doğrayıp, kurusunlar diye balkona koydum. Sonrasında robotlayıp, toz sarımsak olarak kullanacağım. Hep hazır alıyordum, toz sarımsağın aromasını  çok seviyorum. Daha evvel fırında kurutmayı denemiştim, istediğim gibi olmadı.Bakalım güneşte nasıl olacak.

Bilge' yle düştük yollara. Bu sefer güzergah olarak Kızılay' ı seçtik. Önce Kırmızı Kedi Yayınlarına uğradık. Uzun zamandır uğramamıştık. Bilge kitaplara bakarken ben kafe bölümünde baristayla sohbet ettim. Bir miktar çekirdek kahve aldım. Bilge' de kitaplarını aldı, Hatay Sokağa doğru yöneldik. Gerekli Şeyler Yayınevi Bilge' nın favorisi ve Ankara mağazası açılmış, gidelim diyordu uzun zamandır. Şahane bir mekan olmuş, figürler, mangalar, çizgi romanlar...Bayıldık, sonra çalışanlarla  bir sohbet başladı bir saat sonra ancak çıkabildik. Çok şeker insanlardı. 

Bir kahve molası verelim dedik, iki senedir uğramadığımız ama Kızılay' da en sevdiğimiz kafeye uğradık. Çok sevimsiz göründü gözümüze, eski hali yoktu.

Oradan Dost Kitapevi' ne uğramasak olmazdı. Elimiz kolumuz kitap dolu, asıl hedefimiz olan Meclis parkına yöneldik. Ağaçların gölgesinde ayaklarımızı uzattık. Gökyüzünde bulutlar sanki taranmış, şekil verilmiş gibi çok güzelerdi. 

Uzun uzun konuştuk Bilge' yle. Odak noktamız okulların açılması mevzusuydu. Kalbinin pır pır ettiğini söylemese de çok net hissettim. Umarım herşey gönüllerince olur. 

Eve geldiğimizde on bin adım atmış olmanın yorgunluğu eşliğinde dolaba yemek istifleme işine daldım.

Aldığım kahve çekirdeklerinden biraz öğütüp, demledim. İçimi güzel ve lezzetliymiş. Bugünkü kahve kotamı doldurdum. 

Evi de süpürebilirsem süper olacak. 

4.09.2021

4 Eylül Cumartesi

Sabah annemin aramasıyla uyandım. Hasta olmadığıma ikna etmem zaman aldı. Sabaha karşı uyanıp kitap okudum, sonra yine uyumuşum dedimse de gün içinde bir kaç kez aradı:) 

Kahvaltı faslından sonra yayıldım kanepeye, hava da serinlemiş, üzerime battaniye aldım.Efes ayakucuma kıvrıldı. The Chair dizisini izledim.Komik ve eğlenceliydi. Altı bölümdü, keşke daha uzun olsaydı.

Şöyle bir liste eşliğinde Lüzumsuz Kadın' ı okumaya devam ettim. Gerçekten şahane bir kitap. İç savaş sırasında Beyrut' ta yaşayan, bir kitapçıda çalışan, her yıl başında bir kitabı Arapçaya çeviren bir kadının hikayesini su gibi akıcı bir dille okuyorum ( çok yaşa Leylakdalım)

Telefondan uzak durdum, Bilge' yi yürüyüşe yarın gitmeye ikna ettim. 

Tembellik ne güzel...


 

3.09.2021

3 Eylül Cuma


 Bugün gerçekten cuma olduğu  ve  haftanın sonuna geldiğim için çok mutlu uyandım. 
Kahvaltıda teyzemin bahçesinden topladığım ebegümeçleriyle yumurta pişirdim, tahmin ettiğim gibi sadece ben yedim:)
Ofiste işleri toparlayıp, yemeğide orada yiyip eve öyle döndüm. Gelirken Bilge' ye de yemek aldım ve bugün mutfağa girmemeyi başardım. 
Lüzumsuz Kadın şahane, elimden bırakamıyorum. Akşam ders saatine kadar okudum. Bilge' yle derse gittik. Ders yorucu ama güzeldi. Yoganın en güzel tarafı bu. Bedeniniz yorulsa da bıraktığı hissiyat çok güzel oluyor. Bilge' yle markete uğradık. Birşeyler aldık, reyonda kavunlar gördüm, bir tanede kavun aldım. Kavunu ben taşıyayım dedim, Bilge digerlerini aldı. Eve doğru yürümeye başladık derken kavun poşeti koptu, kavun yere düştü, yuvarlandı, yuvarlandı ( yokuş aşağı iniyorduk) bir arabanın altında durdu.
Eğildik baktık, arabanın tam altında ve ortasında duruyor. Alma şansımız hiç yok. Neyse bırakalım bari derken kafamı kaldırdım, balkondan bize bakan üç kişiyi gördüm. Yaşlıca bir kadın, kedi mi kaçtı dedi.Yok kavun kaçtı dedim. Önce şaşkın baktılar sonra daha genç olan, ben anahtarı alıp geliyorum dedi. Yaşlı hanım poşet atayım mı dedi. Ben o sırada koptum Allah'tan ağzımizda maskeler var gülmekten yarıldık. Arabanın sahibi geldi arabayı çalıştırdı. Bizde saf tuttuk kavun aşağı doğru yuvarlanması diye:)) kavunu kucağıma alınca bir alkış koptu. Balkondakilere el sallayıp, iyi akşamlar diledik. Araç sahibine de kusura bakmayın dedik. Kucağımda kavunla eve geldik:))
Keyifli bir gün oldu ...
Birazdan kitap okurken uyuya kalacağım :)


2.09.2021

2 Eylül Perşembe

Bu gün sakindi. Ofiste işlerimi halledip eve  erken  döndüm. Sabahtan ıslattığım kuru fasulyeleri ocağa koydum, kıstım altını. Uzun zaman önce düdüklü tencerem, tüm kinini üstüme ve mutfağa püskürttüğünden beri tüm yemeklerimi uzun da sürse normal tencerede yapıyorum. Düdüklü tencerede aramızdan ayrıldı zaten :)                              Kirli sepetini boş görme umuduyla bir posta çamaşır attım makineye.  Bilge kendine birşeyler hazırladı yedi, benim canım istemedi. Dünden hazırladığım soğuk kahveyi dolaptan çıkartıp süzdüm. Azıcık şeker, bol sütle karıştırdım. Ufak bir bardak kendime, büyük bir bardak Bilge' ye verdim. Güzel olmuş.

Geçen gün Leylak Dalım bir sürü kitap vermişti ve özellikle Lüzumsuz Kadın' ı oku demişti. Okumaya başladım, daha ilk sayfalarda nefis bir şey okuyacağımı anladım.


 Sabah bizimkiler uyanmadan Bilge' nın geçenlerde aldığı Meslekler Tarihi kitabına başladım. Oldukça ilginç bir okuma olacak.  Zanaatsal ve sanatsal uğraşlar olarak tarihin ilk zamanlarına kadar giden, bilimsel ama akıcı ve resimli hoş bir kitap. Bir bölüm okudum. Bölüm bölüm okurum bu ay.

Akşama arkadaşlarım kahve içmeye çağırdı. Uzun zamandır ev oturmasına gitmiyordum. Azıcık tırssam da hayır diyemedim...

1.09.2021

1 Eylül Çarşamba


 Ağustos ayı için rüzgar gibi geçti desem yerinde olur. Okul hazırlığı, Bilge' nın ilk doz aşı olması, kısa da olsa Antalya seyahati... yüzgeçleri çıkmadan Efes' i, buharlaşmadan kendimizi bozkır topraklarına getirdik. Deniz çok güzeldi, erkenden gittiğimiz için dışarısı serin, su sıcacıktı. Şansımıza keyif kaçıran kimse yoktu. Efes bu yıl dalmayı da öğrenerek beni şok etti.

Dönüşte teyzemlerin bahçesine uğradık. Fotoğraf oradan, çimler yeni sulanmıştı. Ağacın gölgesinde, ayaklarımız çimlerde tüm yolun yorgunluğu gitti.

Bahçeden nevalemizi de yüklenip evimize geldik. Adaçayı ve biberiye toplamıştım. Kurusunlar diye balkona koydum. Balkon mis gibi kokuyor. 

Sabahta yagmur yağdı, bizimkiler sabah gezmesine çıkmışlardı. Sırılsıklam döndüler. Yağmur kokusu, ıslak köpek kokusuna karıştı. 

Sonra ofise gittim, işler yoğundu ne havayı ne etrafı fark ettim. Telefon kulağıma yapıştı...

Öğleden sonra eve döndüm. Yemek, çamaşır, temizlik...Halılar yıkamacıdan gelmişti, onları serdim. Efes itinayla hepsinin üzerinde tepindi( seviyor temiz şeyleri) 

Çamaşırları sersin diye Bilge' ye, eşyalarını sağda solda bırakmasın diye Koca' ya gavladım. 

Aklıma burası düştü, yazmaya başladım, iyi geldi...