19.02.2021

Cuma


 Akşamın sakinliği çökünce, Bilge elinde çizim defteri, ne izliyoruz diye yanıma geldi.

Bir taraftan resim yapıp, kulağı filmde günü bitirmeyi düşünüyor...

Koca kanepeye uzanmış, battaniyelerle kendini dürüm yapmış, Efes onun şekline uydurmaya çalışmış kendini, yanında yatıyor,komik görünüyorlar.

Sabahtan yapmıştım planımı. Listeme yeni bir film ekledim bak bakalım diyorum. Anna Karanina... Film başlıyor, Bilge daha ilk sahnede defteri kalemi bırakıyor.Filme odaklanıyor, pür dikkat izliyor, ben de çaktırmadan onu izliyorum. Filmi sinemada izlemiştim. Bence gelmiş geçmiş en iyi ( hatta kitaptan bile iyi)  uyarlama olduğunu düşünüyorum. Dekora, renklere, detaylara ve ışığa bayılıyor. Her sahneyi çizmek ne kadar keyifli olurdu diyor. Kırmızının güzelliğine bak, şapka inanılmaz güzel, duvarların rengi...Tiyatroyu, baleyi özledim diyor, uzunca bir ah çekiyoruz birlikte...İşler Anna için sarpa sarmaya başlayınca, kitabımı alıp odama geçiyorum...Film bitince yanıma geliyor, sonu çok sertti diyor. İyi uykular diliyoruz birbirimize... Sabah kahvaltı masasında da filmden konuşuyoruz. Sonundan hiç bahsetmiyoruz, detayların güzelliği üzerine dönüyor sohbetimiz. 

Büyüdü, kocaman oldu. Aynı şeyleri hissedebilmek, o anı yakalayabilmek çok keyifli.Bunun tadını çıkartmalı...


15.02.2021

Bir ses vereyim


 Sabahtan usul usul yağmaya başladı kar. Aslında ofise gidecektim, karı görünce kuaföre gidip son kalan boyalı saçlarımdan kurtulayım dedim. İşlerimi de Koca itirazsız yapmayı kabul edince, kuaförün kapısına dikildim, saate bakmak orada aklıma geldi:)) Saat yeni dokuz olmuş her yer kapalı, cadde boyunca biraz yürüdüm baktım kar iyice hızlandı, eve geri döndüm. Telefon konuşmaları derken on bir gibi tekrar gittim. Kimseler yoktu, hemencecik işim bitti. Markete girdim, önümdeki  yaşlıca bir adamın maskesi yarıya kadar inikti. Gençten başka bir adam çok kibar bir dille maskesini doğru takmasını rica etti... Bıktım artık diye şikayete başladı yaşlı adam. Böyleleri gelip beni buluyor diye söylendi durdu. Reyon görevlisi  hatasını anlatmaya çalışsa da nafile, işe yaramadı konuşmak, cıkcıklayarak gitti. Böyleleri derken neyi kastetti ki...

Ben niye  böyleleri olamıyorum, ben de fark ettim  maskesini,  ama uyarmak için ağazım açılmadı. Aslında birilerine bir şey söyleyecek hiç enerjim yok. Ofise birileri uğrar ve sohpet uzarsa, çaktırmadan Koca' ya mesaj atıyorum, kurtar beni diye.

İnsan içine çıktığımda bir an evvel eve gelmek için nasıl kasılıyosam, sonrasında omuzlarım ve boynum ağrıyor. Ne olacak bu halim hiç bilmiyorum...

Bilge martın ilk haftası yüz yüze sınavların olacağını duydu, yandım Allah edasında ders çalışıyor. Yardım teklifimi çok kibarca reddetti, ben hallederim sen yorulma filan derken, yüzü endişeliydi...

2666' nın ilk kısmı olan Eleştirmenlerle İlgili Bölümü bitirdim. Sanırım bu kitap hayatımın en ilginç okumalarından olacak. 

Şükran Yiğit' in Ankara Mon Amour' u da bitti, nasıl güzeldi anlatamam. 

Ali Smith' in Gibi' sini okumaya devam ediyorum. Bir iki kitap daha var eş zamanlı okuduğum. 

Film izlemelere devam ediyorum. Netflix' ten Amazon' a, oradan Mubi' ye, olmadı Gain' e...her hafta izleyeceklerimle ilgili bir liste yapıp bu yolda kaybolmamaya çalışıyorum:)

Onun dışında kalem ve boyalar gün içinde çoğu zaman can simidim oluyor.

İyi bir hafta dileyeyim...



1.02.2021

Pazartesi

Manga çizme işine baya kaptırdım. Günlük mutlaka bir iki çizim yapıyorum. Bilge dudağını büzerek bakıyor, elleri ne zaman çizeceksin (el çizmenin ne kadar zor olduğunu bildiği için) diye soruyor pis:))
Daha var oraya gelmeme diyorum:))

Nefis bir kitaptı Burası Radyo Şarampol. Antalya' ya ilk geldiğimiz zamanlara, gençliğime, unuttuğum tüm anılara götürdü beni, sardı sarmaladı. Hem hüzünlendirdi, hem heyecanlandırdı. Kitabın kahramanı Filiz'le Şarampol Caddesi 'nden Antalya Lisesi'ne yürüdüm, tanıdık mekanlara baktım, Tophane' de çay içtim. Uzun süredir ilk kez bir kitabı elimden bırakamadım. Okuyun derim ısrarla:)
Sylvie's Love filmini izledim. Çok keyifli bir filmdi. Hem gözlerim, hem de filmdeki caz esintilerinden kulaklarım bayram etti. Sevdiğin insanının hayallerinin önüne geçmemenin, nefis bir anlatımıydı.
The Dig filmini de dün akşam ailecek izledik. Güzel, naif ve hoş bir filmdi. Arkeolojiye hepimizin merakı olması da ayrıca ilgi çekici kıldı filmi. 

 Yeni bir dizi izlemeye başladım. Oldukça fantastik ve aslında çok da sevmediğim neo-noir tarzda bir dizi Karnaval Sokağı, lakin baş rolde Orlando Bloom oynuyor:))

Güzel bir hafta olsun...