29.11.2021

29 Kasım


 Fotoğraf geçen haftadan, bu hafta genelde hava kapalıydı. Artık Ankara için gri ve kapalı havalar zamanı.Mavi gökyüzü, çiçek böcek, sarı yapraklar ne güzel zamanları bahara kadar kalktı. Oldum bittim kar seven biri olmadım, yağmurda ıslanmakta bence oldukça sevimsiz. Neyse artık kahveye daha çok düşme, kitaba filme daha çok sarılma zamanı...

İşten güçten hiç bahsetmeyeyim. Nereye doğru gittiğimizi bilen var mı?

Temizlikçi Kadınlar İçin El Kitabı ilginç öykülerle dolu. Bu hafta bitirme hedefindeyim.

İri Memeler ve Geniş Kalçalar'ı yarılamak üzereyim, okumaya başlayınca elimden bırakamıyorum.

Dayanamayıp Alper Canıgüz' ün Kıyamet Park' ına başladım. 

Bu hafta izlenecekleri bir kenara bırakıp tamamen okumaya odaklanmayı planlıyorum. 

Bilge kafasını dersten kaldırdığı zamanlar komik bir çocuk oluyor, onun dışında pek bulaşmamakta fayda var.

Efes' in keyfi yerinde, çip takılması gerekiyormuş, gerçi daha neyin ne olduğu belli değil ama bakacağız artık. 

Geçen hafta kocaman kararlar aldım, zamanımı çalan herkesten uzak duracağım. Çok sıkıldım artık...


21.11.2021

21 Kasım


Zor bir haftayı geride bıraktım. Bu sabah park yürüyüşünde her renk, her agaç, her ot çöp daha güzel göründü gözüme. Bilge' yle kahve molası verdik, sakin kahvecide. Çoğunluk bahçede, bizim oturduğumuz katta kimsecikler yok, Bilge kitabını çıkarttı , ben de yazayım dedim...
Dün evdeydik, yemek yapmak dışında yattığım yerden kalkmadım. İri Memeler ve Geniş Kalçalar kitabı icin ilk hafta 200 sayfa bitirme hedefi koymustum, onu tamamladım. Ursula' nın Uçuştan Uçuşa kitabına başlamıştım. Biraz da onunla fantastik boyutlarda dolaştım. Yetmedi " Zaman Çarkı" dizisinin başladığı aklıma geldi, yayınlanan üç bölümü izledim.
Geçen haftanın son bombası vakitsiz gelen kayınvalide ve kayınpederdi. Pandemiye falan aldırmadan üç şehir gezip, son durak bize geldiler. Koca da ben de şaşkın ağırladık bir gece. Kayınvalidem benim beyaz saçlarıma, Koca' nın kocaman sakalına dudak büzüp, Efes' in kılından tüyünden huylanıp elli kere elini yıkadı. 
Dün akşam ıspanak yıkarken düşündüm bunları...Yıka, karbonatlı suda beklet, tekrar yıka, tekrar, tekrar ...ne anlamsız, ıspanak yemesem ne olur ki?
Neyse hava da azıcık güneş var, yürürken burnunuz henüz kızarmıyor, tadını çıkartmalı...
 

13.11.2021

13 Kasım

Kitaplığımı düzeltirken bu almanaklara rastladım, bütün hafta masamdaydı. Çok uzun zaman olmuş gibi, garip hissettirdi. Pandeminin olmadığı günler, bu kadar bunaltmayan, çoğu hafızamdan uçup giden zamanlar...
Geçen yaz yaşadığımız korkunç yangınları üç bölümlük bir belgeselde anlatmış  Çınar Oskay. Keşke herkes izlese, içim yana yana izledim...

 Bu yıl bitmeden okumaya karar vermiştim, tam zamanı diye başladım. Cüssesi biraz korkutsa da, kafama düşmediği sürece sorun yok. 

Bilge' nın bir haftalık tatili başladı. Uzun zamandır ilk kez sabaha kadar deliksiz uyudu. Bugün kitap ve kırtasiye alışverişlerimiz varmış, öğleden sonra düşeriz yollara...

Tüm hafta hiç çamaşır yıkamadığımı fark ettim. Nasıl unuttum bilemedim. Erkenden çalıştırdım makineyi, iki posta yıkarsam süper olur...

Cuma yogası yine yorucuydu, sabaha kesin bir yerlerim ağrır demiştim ama güzel uyandım...

Havalar iyice soğudu, battaniye altı, köpek( kedi de olur)  yanı zamanlar:)) tadını çıkartmalı...


11.11.2021

11 Kasım


 Bir haftadır yazmamışım. İşlerin yoğunluğu bir taraftan, dil köküme doğru çıkan yara bir taraftan pek keyfim yoktu. Ne fenaymış bu dil yarası:( Hindistan cevizi yağı ve ada çayı imdadıma yetişti. Üç dört gün sol tarafım çok fenaydı. şu an acısız yutkunabilmek çok büyük bir nimet diye düşünüyorum. 


İşlere gelince yıllardır ticaret yaparız hiç böyle saçma sağan bir dönemden geçtiğimi hatırlamıyorum. Endüstriyel mutfak ekipmanları servisliği yapıyoruz. Yıllardır bir yerli, bir yabancı markanın servisliğini yaparız. Yabancı markamız( İspanyol) ekonomi sapıtmaya başlayınca Türkiye' deki fabrikasını kapatıp, yatırımını çekti. Bir ofis, bir depoyla çalışıyorlar. Zaten döviz alıp başını gidince yerli markamız daha çok rağbet görmeye başladı. Bizim gibi pek çok servis var. Sırf bu şehirde dört servisiz. Bu da iyi bir şey bence, müşteri tek bir servise bağlı kalmıyor. İş yükü de sizi ezmiyor. Ama gelin görün ki ortalık öyle garip bir hale geldi ki, kimyasal fiyatı verdiğim bir müşteri bir süre sonra  beni arayıp, ürünlerin kalitesinde bir sorun mu var, kaç yerle konuştum sizin fiyatlarınız çok düşük dedi. Şaştım kaldım. Yaklaşık sekiz aydır aynı fiyata satıyorum dedim, alışlarım da değişmedi. Ürünlerin belgelerini, etiketlerini yolladım. Neyse müşteri ikna oldu ama sinirlerim bozuldu. Bu fırsatçılık korkunç, benim de acayip fiyatlara parça aldığım durumlar oluyor ama kar marjı dediğiniz rakamların yanına sıfırlar eklemek nasıl bu kadar kolay olur. Biliyorum hayatın her alanında böyle oldu. En basiti market rafından aldığımızı ürünü bir daha aynı fiyata alamıyoruz. İnsanların vicdanları nereye gitti...

Deniz Poyraz'ın Dünya Unutana Kalır kitabını okudum. Başlıktaki gibi etkileyici bir kalemi var yazarın. Dört öyküyle su gibi aktı kitap ama ilk kitabı Emine' nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler
bambaşkaydı...

Pastırma yazı denen güzel havalar her an bitecek gibi. O yüzden güneş görünce hemen dışarı atıyoruz kendimizi. Bu sene sonbahar ya çok güzel ya da ben bu sene sonbaharı çok sevdim. Her rengi sanki ruhuma dokunuyor, iyi hissettiriyor...

Bu hafta Bilge' nin sınav haftasıydı, heyheyleri tepesindeydi hiç bulaşmadım...Haftaya tatil, iyi gelir umarım...

İşten tüm hafta geç çıkıp, ofisin oralarda gezip, parka gidemeyen Efes' te bozuk atıyor, hafta sonu onu da bıkana kadar parka götürürüm, keyfi yerine gelir...

Sağlığınıza dikkat edip, akıl sağlığınızı korumaya alıp, kendinize iyi bakın.... 

5.11.2021

5 Kasım

Jack London'ın hep romanlarını okumuşum. Meksikalı ise on öyküsünün bulunuğu bir kitabı ve uzun zamandır öykü okumaktan kaçan bünyeme çok iyi geldi.

Mikrokozmoslar' ı daha sonra okumak üzere kaldırdım. Kitaba haksızlık ediyor gibi hissettim. 
Böyle Kaldık filmine Koca önce burun kıvırmıştı ama benden daha ilgiyle izledi. İzlerken güldüğüm pek çok durumun içinde kendimizin de olduğunu bilmek sinir bozucuydu. Ama güzel film yapmışlar:))

 Metot dört bölümlük bir diziydi. Dört gündür kahvaltımıza eşlik etti. İlk bölümde fark ettim tiyatrosunu izlediğimi. Grönholm Metodu oyunundan uyarlanmış. Aslında psikolojik gerilim tarzında, Bilge oyunu unutmuş. Benim biraz içim şişse de (oyunda da böyle hissetmiştim) bizimkiler pür dikkat izlediler. Sabah gerilmesi de ne bileyim...

Salı günü stüdyo dışında yoga yapamamıştım. Bazen böyle oluyor, matın başında kaskatı oluyorsunuz. Zorlamak anlamsız oluyor. Bu sabah güzel uyandım. Kırk beş dakika nasıl geçti anlamadım. İyi geldi.

İki sabahtır Efes'i ben gezdiriyorum. İki sabahtır da sisli bir hava var. Biraz ürkünç, biraz komik ama havalar soğuduğu için hızlı gezmeler oluyor. Dönerken Efes banka oturup, kalkmıyor. İkna etmek için dil döküyorum, yürüyüş yapanlar onu sevmek için duruyorlar. Bizimki havlaya havlaya (sevdirmiyor sıpa) arkamdan geliyor:))

Bugünün cuma olması şahane, çünkü yarın cumartesi:)) Bu salak cümleyi de yazdıktan sonra kaçıyorum. Nasıl olur bilemiyorum ama keyifli bir hafta sonu olsun...

3.11.2021

3 Kasım


 Erkenden uyandım bu sabah. Dün akşamki yoga dersi yorucuydu. Duştan sonra azıcık uzanayım demiştim, uyumuş kalmışım:) Bu yorgunluğun sonrasındaki uyku keyifli oluyor, yattığın yeri beğenirsin kıvamında...

Geçen gün vergi dairesine gitmek zorunda kaldım, bir  iş için vergi ödemesi yapmam gerekiyordu. Önce hes kodumu göstereceğim diye anlamsızca çabaladım. Sonra dördüncü kata tırmandım. Maskeyle duyma ve kaş göz işaretiyle iletişim kurmayı hiç bilmediğimi anlamam kısa sürdü. Nasıl bir eziyet bu, işim bittiğinde dünyanın en mutlu insanıydım. Sanırım bu pandemi hiç bitmeyecek...

Jack London' ın Meksikalı' sına başladım. 

Ufak bir okuma listesi yaptım.

İzleme listem anime dolu...

İş artık çok yormuyor, insan her şeye bir süre sonra alışıyor.

Kaçtım ben...



1.11.2021

01 Kasım

Perşembe öğleden sonra başlayan tatilin her günü dolu dolu geçti. Uzun yürüyüşler yaptık. Bozkır kaygısız bir ressamın paletinden fırlamış gibi. Bakmalara doyamadım. Topraktan, ağaçlardan, düşen yapraklardan, gökyüzündeki maviye, onu dolduran pamuk bulutlara hepsi sardı sarmaladı beni. Bilge o sırada kaç adım attığını hesaplıyordu:))

 Ve şehrin göbeğinde bir sincap gördüm, derken bir tane daha, bir tane daha... Kıpır kıpırlardı, ancak bu kadar fotoğraflayabildim:)) Sincap görüp bu kadar sevineceğimi hiç düşünmemiştim:))

Dün de teyzemlerin bahçeye gittik. Hava yağmurlu ve soğuk olunca, sobanın başında keyifli bir gün geçirdik. İlk Bilge uyuya kaldı, ardından kuzenim, derken Koca... Leblebi zaten uyukluyordu, en son Efes serildi sobanın yanına. Biz yemeği hazırlarken kestirdiler. 
Akşam eve dönerken hepimizin keyfi yerindeydi. Özellikle Bilge' ye çok iyi geldi, bu hafta sınav haftası, heyheyleri üzerindeydi...

Aslında bir kaç kitap okudum ama anlatacak pek bir şey kalmadı zihnimde. 
Mikrokozmoslar' ı okuyamayacağım sanırım derken, ikinci kısımı elimden bırakamadım. Erken karar vermek gerek...
Güzel bir hafta olsun....