30.04.2020

29 Nisan


Rüyamda babamı gördüm.Uzun zamandır görmüyordum. Kalabalık bir ortamdaydık. Herkesle selamlaşıp tokalaşıyordum.Onun elini öptüm, sonra yüzüne bakıp elini sımsıkı tutup bir kez daha öptüm. Gülümsedi...

İlk kez balkonda bu kadar uzun zaman geçirdim. Yine tüm apartman bahçedeydi. Böyle olunca neredeyse bizim evde gibi oluyorlar. Otoparkta, kapıda karşılaştığım kelli felli adamları, saç sakal birbirine karışmış üstlerinde göbeklerine kadar çıkamayan eşofmanları ve göstermelik maskeleriyle görmek içimi  sızlattı. Kadınlar erkeklerden bin kat daha iyi.Tek sıkıntı ben de dahil dip boyalarımızın alıp başını gitmesi...

Balkonda kitap okudum, müziğimi de açtım.Yeni bir resme başladım, biraz nefes egzersizi yaptım. Kahvemi, yeşil çayımı orada içtim.Karamazov Kardeşler bitmek üzere.
Eve elimi sürmedim, hiçbir şey izlemedim de...

Akşam parka gittim, köpüşleri sevdim, uzun uzun yürüdüm.

Sonrası kitap okurken uyumuşum...


29.04.2020

28 Nisan


Annem facebookta gezinmeye bayılıyor, kendine hesap açmamı istemeyince benim hesabımı telefonuna kurduk. Ben zaten uzun zamandır kullanmıyorum.Üstelik büyük teyzemle köyden, eskilerden ya da uzak akrabalardan birilerini ekranda görüp çok tatlı sohbet ediyorlar. Birisinden bahsediyordu geçenlerde dur bir bakayım dedim,o ara arkadaş listemi gördüm. Vay canına ne kadar kalabalık, annem arkadaş eklemeyi öğrenmiş derken, hikaye eklediğini gördüm, kesin yanlışlıkla fotoğraf ekledi:))

Sabah kahvaltıdan sonra balkon camlarına el attım yarısı bitti.( On bir tane cam var) Geri kalan hafta sonuna.

Bilge' de kendi odasının camlarını silmeme yardım etti. Çamaşırlar, evi sil süpür...yoga dersi zamanı geldi. Ben matımı serdim , dersin sonunda şavasanada Efes' te gelip yanıma uzandı. Dersi beraber bitirdik, hoca bayıldı halimize:)) Bu arada haftada bir yin yoga yapacağız, çok iyi olacak.

After Life' ın ilk sezonunu çok sevmiştim, ikinci sezonu da dün izledim. Yine çok güzeldi.

Mario Vargas Llosa' nın Mayta' nın Öyküsü kitabına başladım.

Karamazov Kardeşler' in iki yüz sayfası kaldı.

Akşam Efes' i parka götürdük. Uzun uzun yürüdüm, iyi geldi...

Akşam hep birlikte film izlerken uyuya kalmışım...


28.04.2020

27 Nisan

Geçen sabah kahvaltı hazırlarken açtım Özgür Mumcu' yla Eray Özer' i. Tesadüfen böyle bir iş yaptıklarını öğrendim. Seçtikleri bir konu üzerine konuşuyorlar. Konuşmalar çok detaylı, bilgi dolu ama hiç sıkıcı değil aksine dinledikçe dinleyesiniz geliyor. Sonra dinlerim diye tam kapatacakken bizimkiler itiraz etti. Kahvaltı boyunca, hatta sonrasında çay keyfimize de eşlik ettiler. Bilge' nın merakla dinlemesine bayıldım. Sonra uzun uzun konuştuk. Pek güzel oldu.

Sabah ofise gittim. Koca ofisi düzenliyorum demişti, hiç bu kadarını beklemiyordum. Mutfağı yenilemeye başlamış, güzel de olmuş. Yedek parça kısmını toparlamış kocaman bir alan çıkmış ortaya. Benim kısmıma  el atmak için müsade istedi. Dokunmaması gerekenleri işaretledik. Pek sevindi, meşguliyet terapisi yapıyorum diyerek dolanıyordu:))

Alış veriş listemi hazırlayıp üç market gezdim.
Marketler ilk defa bu kadar boştu, normal gibiydi.
Aradığım herşeyi buldum.
Fiyatlar gerçekten uçmuş durumda, toplamda harcadığım paraya bakınca nefesim sıkıştı.
Eve gelince Bilge' yle aldıklarımı yerleştirdik. Bu aralar Bilge' nın  içinde iyi bir aşçı yattığına ve bunu dışarı çıkarmamız gerektiğine dair söylemlerime, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle ne pişiriyoruz diye bana eşlik etmesine bayılıyorum. Sütlü, yarı atmasyon bir tatlı yaptık. Soğumasını beklerken yoga dersine geçti. Haftada üç gün yoga dersine ne zaman isyan edecek diye beklerken, o itiraz etmeden, en çokta şaşırarak yav sahiden üç gün yoga yapıyorum diyor:))
Yazık çocuğum sık sık ben sokağa çıkma yasağı olan bir çocuğum diyor, pekte doğrucudur yasağı delme fikri aklından bile geçmiyor:))

Bu arada kapı çaldı, postacı Koca' ya ve bana maske getirmiş. İnanamadım, hiç beklemiyormuşum.

Sonra yine kapı çaldı bu sefer kargocu. Kız kardeşin bana aldığı kitabı getirmiş. Bir türlü alamadığım Jean Christope Grange' ın son kitabını almış. Nasıl sevindim ama en çok Efes sevindi bu işe. Aynı gün hem postacı hem kargocu kovaladı. Gav gav yıktı ortalığı:))


27.04.2020

26 Nisan

Annemle sabah telefon konuşmalarımız ilginç bir hal aldı. Neler yaptığımızı birbirimize anlatıp ( aslında hep aynı şeyleri), bir nevi şükür ayını yapıyoruz:))

Sabahları Korsan' ıda alıp terasa çıkıyor.Adım sayarı da açıp ikibin adım kadar atıyor. Bir de akşam tekrarı var bunun.Evde bin tane işi var.Dikiş dikiyor, örgü örüyor,iğne oyası, mekik yapıyor.Sonra bahçeye iniyor.Bu sene biberleri tohumdan kendisi yetiştirdi,buna çok seviniyor. Asma pek güzel olmuş hep onu anlatıyor...

O anlattıkça ben mutlu oluyorum... Bunları tekrarlamak ona da iyi geliyor...

Bizimkiler sanırım burayı okuyor:)) Dünkü serzenişimden sonra kahvaltıyı Koca hazırladı. Bilge tüm gün yardım edeyim mi diye etrafımda dolandı:))

Yoga dersinden sonra uzandım kalkmadım. Uyuyana kadar kitap okudum. Bizimkiler de kendi hallerindeydi. Bilge bir ara kitabını alıp yanıma geldi. Birlikte okuduk.
Yarın ofise gitmem gerek. Eczane ve markete uğramalı ...

26.04.2020

25 Nisan


Tatillerin sonunu neden iple çektiğimi, eve gelince neden havalara uçtuğumu çok net anladım. Tıpkı tatil zamanları gibi şu günlerde de ev ahalisi kendilerini inanılmaz bir rahatlık ve garip bir hoşnutsuzlukla üzerime bırakmış durumdalar. Çok sinir bozucu ...

Karamazov Kardeşler' i bitirecekmişim gibi bir umut doğdu, daha hızlı akmaya başladı...

Resimde perspektifi bir türlü oturtamıyorum, pes etmeyeceğim, çalışmaya devam ...

Bizimkiler dizi izlerken  ben Kız Kardeşler filmini izledim. Uzun zamandır aklımdaydı. Güzel bir filmdi, izleyin derim...




25.04.2020

24 Nisan

Sabah erkenden Bilge' nın dersi olunca ( sekiz çeyrek) erkenden kahvaltıyı hazırladık ama yine de yetişmedi. Bilge tabağını alıp bilgisayarın başına geçti. Yirmi dakika kadar öğretmenle ikisi soru çözdü, sonra bir kaç kişi daha katıldı. Ders anladığım kadarıyla keyifli geçti.

Evi toparladım, sonra yoga dersi başladı. Ders internette sıkıntı olunca erken bitti.

Bilge resim yaptı, ben yeni bir resme başladım. Koca evde off puuff diye dolandı, Efes onun peşinde dolanmaktan yoruldu:))

Bu arada kayınpeder nasıl becerdi bilmiyorum ama valilikten izin alıp köye gitmeyi başardı...belki böylesi daha iyi olur demekten başka bize söz bırakmadı...

Kefir mayaladım, yayla çorbası pişirdim...

Battaniye alıp balkonda oturdum. Kitap okudum, telefonla konuştum iyice üşüyünce eve girdim.

Dizi izledim, saçma bir aksiyon filmi izledim, bir dolu ıvır zıvır yedim. Kaç kere koltukta uyuya kaldım sayamadım...

Buna rağmen erkenden nasıl uyudum onu hiç anlamadım...


24.04.2020

23 Nisan

Kahvaltıdan sonra Bilge önce kendisine liste yaptı, sonra listeye yetişemeyince tatil ilan etti:))

Yine mutfakla kafa bozmalı bir gündü. Ekmek yaptım, tam buğday unundan makarna denemem güzel oldu. Asla yemem diyen Koca bile afiyetle yedi. Kefirde de, makarnada da hazır paketli olanlarla evde yapılanlar arasında çok ciddi lezzet farkı var. Turşu, yoğurt, domates sosu aklıma ilk gelenler arasında. İnsan tattıkça fark ediyor. Keşke imkan olsa da paketli gıdalardan uzaklaşabilsek...

Dip köşe temizlik yaptık, Bilge' de yardım etti.Buhar makinasıyla tüm evi dolandı:))
Camlar kaldı,onlara da yavaştan el atmalı.

Bilge' nın 19:15' te Eba' da canlı dersi vardı. Son anda hatırlayıp telaşla bilgisayarı açtık. Öğretmen dersi açmamış:)) sanırım o da unuttu. Yarın sabahta sekiz çeyrekte var, şaka gibi...

Bilge' ye söyleye söyleye dolabını düzelttirdim. Kışlıkları kaldırdı,yazlıkları çıkarttı.

Jenga oynadık, Efes pür dikkat bizi izledi:))

Bizimkiler PS oynamaya başlayınca ben kitabımı alıp yatağıma geçtim.


23.04.2020

22 Nisan

Geçen gün Koca elinde fotoğraftaki bidonla geldi. Önce içini toprakla doldurmuş, delikleri açıp soğanları dikmiş:)) iki gün arayla üstten suluyorum, dibinde de delikler var, orada suyu görünce sulamayı bırakıyorum. Çok çabuk yeşillendiler.

Bütün gün mutfakta dolandım, eksik var mı diye sağ baştan saydım:)) sonunda sıkılıp amaaann dedim, bıraktım...

Biraz resim yaptım, çokça kitap okudum. Ay sonu yaklaşıyor, başladığım kitapları bitirmeli. Birim ufkumu çok açtı, özellikle bütüncül tıp, beslenme mevzuları çok şaşırtıcı.

Akşam üzeri parka gittim, herkesin suratı asık ve enerjisi düşüktü. Sanki bu durum köpeklere de yansımıştı. Kaç kere köpek dalaşı oldu, ayırmak zorunda kaldık.

İnsanlara keşke eğitim hayatları boyunca kendilerine iyi gelecek, onları sakinleştirip onaracak, oyalayacak en çokta ruhlarını besleyecek kazanımlar verilse. Kendine iyi gelmek üzerine yollar açılsa, belki insanlar almaya daha açık olurlar...

Yani bir sevgiliyle, bir kocayla, bir çocukla yahut evcil bir hayvanla hayatın doldurulamayacağını, bir süre sonra geri kalan boşlukta çırpınmanın ne sinir bozucu olduğunu anlayabilseler keşke diyerek konuyu kapatıyorum...

Akşam dizi izlemek için oturmuştum , yine sızmışım:)) Bilge bir ara beni yatağıma götürdü hayal meyal hatırlıyorum...

22.04.2020

21 Nisan

Bilge' nın öğretmeninden mesaj gelmiş, bu hafta Eba' da canlı dersler olacak diye. Sabah kahvaltı sonrası Bilge telefonundan bağlanmaya çalıştı, olmadı. Ben bilgisayarı açtım, sistemi orada kurmaya çalışırken benimle tartıştı durdu.Öyle değil böyle, yok boşver giremiyoruz işte falan filan derken ben derse bağlandım. Adam gibi anlatmadıkları  için otuz kişilik sınıftan yedi kişi anca var. Öğretmen ders anlatıyor, sınıfın başarılı öğrencilerinden olduğunu bildiğim E. sürekli derse katılmaya çalışıyor ama tuhaf bir tavrı var. Masayı toparlamaya başlayıp dikkat kesildim. Diğerleri yokmuş sanki öğretmenle ikisi varmış gibi çok basit bir konuyu garip terimlerle oradan buradan anlatıp duruyor.
Kısa bir sürede Bilge derse ilgisini yitirdi.
Normalde de böyle mi diye sordum, ne sandın ben bu durumu dört yıldır her derste yaşıyorum dedi. Neyse çocuğun aklını bulandırmayayım dedim, sustum.

Ders bitince Bilge dünkü listeden yine yapalım diye yanıma geldi. Bu sefer akşam beş gibi, kitabını okumuş, yüz yirmi soru çözmüş,resim yapmış, anime izlemiş, odasını toplamış, saçlarının arkasını makine traşı yaptıktan sonra duşunu bile almıştı. Ben bu işi sevdim dedi, hadi bakalım dedim:))

Bense Oegstgeest'e Dönüş kitabını bitirdim. Duygularım değişmedi, farklı ve güzel bir anı kitabı. Tavsiye ederim.

Öğleden sonra yoga dersim vardı, dersler zorlaştıkça daha güçlü olduğumu hissediyorum. Derslerin zorluğundan ve sonraki günleri kas ağrılarıyla geçirdiklerinden şikayet edenler olmuş. Hoca bana sordu şikayetim var mı diye. Çok şaşırdım, hepsi benden çok uzun süredir yoga yapan insanlar.Hepsi benden daha zayıf, daha esnek. Sorunum olmadığını söyledim. Zorlanmak her bünyeye iyi gelmiyor demek ki, belki de bu dönemde iyi gelmiyordur, bilemedim...

Akşam Koca Efes' i bahçeye götürdü, ben çıkmadım. Akşam hiç bir araya gelmedik. Ben resmimi bitirdim, dizi izledim, Koca yine bas bas bağıran adamları izliyordu salonda, Bilge odasındaydı.





21.04.2020

20 Nisan

Sabah erkenden uyandım, uzun süre Karamazov Kardeşler' i okudum, yarıladım sayılır. Bu ay sonu bitirmeyi planlıyordum ama zor sanki...

Bilge' nın git gide eve yayılma durumunu biraz daha kontrol altına almak niyetiyle uzunca bir liste yaptık. Saatli falan. Tatlı bir telaşla bütün gün listeye uymaya çalıştı:)) kaç gün sürer bu hali bakalım.

Evi temizle, çamaşırları yıka, katla yerleştir, hadi biraz daha yıka, ser....

Bilge yoga dersindeyken biraz daha kitap okudum.

Ne pişirsem sorunsalı...

Koca akşam üzeri alış veriş torbalarıyla geldi. Onları yerleştirip Efes' i çıkarttık. Parkımızı temizlemişler, çimler biçilmiş. Leylaklar salına salına açmış ( fotoğraf evin önünden, yanıma telefon almamışım )

Parkta diğer köpek sahipleri,  maddi sıkıntılardan, belirsizlikten dem vuruyorlar...

Koca bizi parka bırakıp,bahçeye gitmişti. Uzun uzun Efes' le dolaştık parkta, aynı şeyler benimde zihnimde dolandı durdu. Derin bir nefes aldım, bir tur daha attık.

Bizimkilerin yanına yaklaştığımda yeni doğan hikayeleri başlamıştı. Taze baba anlatıyordu bebeğini...Oh be  mis gibi, böyle şeylerden bahsedin...

Eve döndük, yemek faslından sonra Koca mutfağa attı kendini. Yoğurt mayaladı, ortalığı topladı, ne güzel değil mi? Hayır hiçte değil söylenir durur şimdi, hep ben yapıyorum diye, bu hep kapsamı bazen bir bardağı yıkamayı bile kapsayabiliyor:)) neyse kulaklarımızı tıkayacağız artık...

Sonrası Bilge elinde resim defteri, ben örgün, Koca Efes' le yayılmış vaziyette dizi izledik, ne ara yatağa gitmişim hiç bilmiyorum...








20.04.2020

19 Nisan

Bu seferki sokağa çıkma yasağında evcil hayvanların gezdirilmesi konusuna yer verilince, içimiz daha rahat bizim sokakta bir aşağı bir yukarı gezdi Efes.

Kısa zaman evvel evin önündeki bir avuç bahçeyi otoparka çevirmek isteyen apartman ahalisi gün boyu o bahçede, ağaç budayıp, ot yoldu ve hatta toprağı çapaladılar. Ne diyeyim :))

Bir de bolca balkon sohbetine tanık oldum, gerçi onların pek aldırdığı yoktu ama rahat etsinler diye eve kaçtım.

Kahvaltı sofrasında iş bölümü yapmaya çalışırken Koca' da Bilge' de pek oralı görünmüyorlardı ama sonrasında beni şaşırttılar. Koca mutfağı pakladı, Bilge evi süpürdü.  Yemek yaptılar buna rağmen mutfak tertemizdi. Ben de resim yaptım, kitap okudum. Yoga dersim vardı, bir buçuk saat sonunda terden sırılsıklam bir halde ders bitti.  Sonrasında zaten yorgunluktan oturduğum yerde uyukladım durdum :))

Bizimkiler uçak kazalarıyla ilgili bir belgesel izliyorlardı, içim şişti yatmaya gittim...

19.04.2020

18 Nisan


Bütün gün, gecenin uykusuzluğu yanına huysuzlukta katarak bana eşlik etti. Öğleye doğru Sıngle' ın sahibine mesaj attım, köpeğin çok huzursuz olduğunu kötü bir gece geçirdiğimizi ve gelip alması gerektiğini yazdım. Sonra beni aradı, pazartesiye kadar sırf köpekten hoşlanmayan kayınvalidesi evde olduğu için köpeğe bakmamızı istedi. İnsanları sahiden anlayamıyorum. Sokağa çıkma yasağı, ortalığın hali derken zaten herkes huzursuz, ben rahatsız olduğumu , özellikle köpeğin huzursuz olduğunu söylemişim bu neyin ısrarı. Neyse uzatmayayım gelip köpeğini aldı. Canım baya sıkıldı, sonra sevimsiz bir telefon konuşması yaptım. Bir arkadaşım konuştu da konuştu. Kendi dertleri yetmedi etrafındakilerin de derdini anlattı da anlattı... Farkındayım buna ben izin veriyorum ama şiştim. Bütün gün berjere oturup komedi dizisi izledim. Abuk sabuk ne bulduysam yedim. Allah'tan örgü ördüm. Çok az okuyabildim, kafamı bir türlü toparlayamadım.

Oegstgeest' e Dönüş kitabına başlamıştım. Hollanda edebiyatı aslında yabancısı olduğum bir konu. Yazar anılarını çok etkileyici bir dille yazmış. Dinsel baskılarla küçük bir kasabada geçen bir çocukluk, kaybedilen bir ağabey, sonra zaman içinde dönüşler oldukça iyi anlatılmış. Dili gerçekten çok etkileyici, akıcı değil ama zor ve bunaltıcı da değil, sindire sindire okumak ayrıca keyif veriyor.

Pencere önünde boş saksılarım vardı. Baharda mevsimlik renkli çiçekler dikerim, bu bahar malum dikemedim. Ben de topraklarını havalandırın sarımsak diktim, can sularını da verdim, mis gibi yeşil yeşil çıkarlar umarım.

Sonrası erkenden uyumuşum...




18.04.2020

17 Nisan

Kahvaltı sonrası telefon geldi. Arkadaşımızın eşi doğuma girmiş, köpeğini Koca gidip evlerinden aldı. Sabahtan yoga dersim vardı, iki köpekle aşırı fantastik olacağından Singel' ı ofise götürdü. Daha evvelde bizde kalmıştı ve canımızı okumuştu. Dersten sonra geldiler. Single' in hiç bitmeyen bir enerjisi var. Efes garibim bir uzanıp yatamadı. Gün Sıngle' ın peşinde koşarak geçti. Annesi sağlıklı bir doğum yapmış, Sıngle' ın artık bir erkek kardeşi var. Umarım hastane dönüşü alabilirler yoksa sokağa çıkma yasağı bitene kadar ayaktayız:))

17.04.2020

16 Nisan

Aklımda dolabın hiç ellemediğim üst kısmını toparlayıp, orada olduğunu düşündüğüm makarna açma/ kesme aletini bulup temizleme fikriyle uyandım.

Kahvaltı faslı, sabah toparlanması bitince işe koyuldum. Tiyatro, konser ve sinema biletlerini, broşürleri koyduğum kocaman bir kutu buldum. Önce içim bir cız etti, sonra baktıkça oyunlar, konserler zihnimde tekrar canlandı. Ne çok izlemişiz, dinlemişiz çok şükür.

Makarna aletini bir güzel temizledim. Zamanında polimer kille takı yaparken almıştım. Çok az kullanmıştım, koca nasıl temizleyeceğim konusunda fikir verdi.

Mutfağa geçtim Unorthodox' u açtım. Bir taraftan dizi izleyip, bir taraftan da uyduruk bir makarna hamuru yoğurdum. Baya zamanımı aldı. Hamur dinlenirken sulu köfte pişirdim. Sonra makarna hamurunu açtım, incelttim ve kesme kısmından çıkarken Bilge' nın ayıla bayıla yediği nodellelar gibi uzun makarnalarım oldu. Bir posta pişirdim, geri kalan bir pişirimlik makarnayı da balkona serdim, kurusun diye:))

Bilge' yle makarnaları gömünce, ben saati fark ettim. Önceki gün G. Ablaylya konuşmuştuk Waffel' ın traşa gitmesi gerekiyordu. Koca bizi arabayla bıraktı. Pet kuaförü kalabalıktı, çok şaşırdım. İçeriye sırayla köpekleri aldılar, mesafeler korundu. Bizde Waffel' ı bırakıp, caddeye çıktık. Büyükçe iki markete yine sırayla girdik. Saç boyası, yaş mama,kuru maya ve filtre kahve aldım.  Tekrar pet kuaförüne yürüdük. Eve yürüyerek döneriz diyorduk ama galiba beni açık hava çarptı, başım ağrımaya başladı. Koca sizi almaya geleyim mi diye arayınca havalara uçtum. Waffel Koca' yı çok sever arabadaki sevgi gösterisi süperdi. G. Abla' nın altmış beş yaş üstü ablasına da ufak bir market alış verişi yapıp bıraktık. Koca Efes' i alıp bahçeye gitti.

Ben eve geldiğimde Bilge yoga dersindeydi. Antalya' da ki kızkardeşimde derse bağlandı o da artık yoga yapacak.

Başladığım resmi bitirdim, azıcık kitap okudum. Dizi de bitti bu arada.Güzeldi.
Akşamda tesadüfen Commünity   diye bir dizi bulduk. Ben uyuklarken bizimkiler kikirdeyerek izliyorlardı. Allah'tan altı sezonmuş, baya bir oyalar:))
İki gündür Karamazov biraderleri elime almıyorum , arayı açmamak lazım, bir de güzel kitaba başladım onu da yarın yazarım...


16.04.2020

15 Nisan


Sabah havanın ne kadar sevimsiz olduğunu görünce yüzüm düştü. Ankara' nın gri ağır havası. Yağmur yağmış, her yer ıslak...
Balkon camını açmamla  yüzüme gelen toprak ve yağmur kokusu muazzamdı. Keyfim yerine geldi, uzun süre balkonda kaldım.
Kahvaltıyı hazırlarken iki klinik psikoloğun ig' de canlı yayınını izledim. Çok iyiydi, ufak notlar aldım.

El tırnaklarımı öyle kısa kesmişim ki iki gündür ızdırap çekiyorum. Özellikle mutfakta iş yaparken başparmaklarıma yara bantı yapıştırdım...

Kayıp Taşlar bitti,dediğim gibi sevmedim. Yeni bir kitap için acele etmedim.  Akşama kadar Birim elimdeydi.

Üst komşunun günde en az üç kez elektrik süpürgesi açmasıyla ilgili aramızda hikayeler uyduruyoruz. Bilge çocuklar oyalansın diye onların eline verdiğini söyledi ( çocuklar ufak o kısmı es geçti)
Ben süpürge sesiyle çocukları hipnotize ettiğini söyledim ( olabilir bence)
Sonra cıvıttık, bir sürü saçma hikaye yazdık.

Bilge' nin içinden uyuz bir ergen çıktı. Ders izlemem, test çözmem, ufta pufta...
Zoraki yaptı birşeyler...

Evdeki test kitapları da bitti bitecek, biraz internete bakmalı...

Yeni bir resme başlamıştım, malzemelerimi alıp balkona yerleştim. Akşama kadar baya ilerledim.

Dışarı çıkmayalı iki gün oldu. Efes' i Koca bahçeye götürüyor. Orada Pamuk ve Toro' yla oynuyorlar...
 Yarın markete gitmem lazım. Efes' e yaş mama, bana  saç boyası ve şampuan almam lazım.

Akşam iki bölüm Queer Eye izledim, tüm erkeklere gay romantizmi diledim:)) sonrası uyku...




15.04.2020

14 Nisan

Hava pek güzeldi tüm gün, bolca balkona çıktım Saksıları eşeledim, iki kaktüs diktim.
Banyo lavabosuna birşey yaptım akıtmaya başladı, Koca akşam düzeltti. Nasıl düzeltileceğini anlatırken gözlerimi ve kulaklarımı kapattım.( öğrenmek istemiyorum)
Koridorun duvarlarını sildim, ne kadar kirlendiklerine şaşırarak.

Bilge ders videoları izledi, ben yemek yaptım. Bilge , ben ve kızkardeş günlük beş bin adım hedefi koyduk kendimize. Evde daha fazlası zor.  Ne zaman ayağa kalksam Bilge peşimdeydi:)) Velhasıl akşam sekize kadar olan vaktimizden önce tamamladık.

Kayıp Taşlar bitsin diye dün başka kitap okumadım. Saramago' nun Kabil' ini de sevmemiştim, bu kitabı da sevemedim.

Öğleden sonra yoga dersi vardı. Online dersler başladığından beri en iyi dersim oldu. Duruşlar zorladı ama dağılmadım.

Akşam Efes' i Koca götürdü, benim canım çıkmak istemedi. Biraz resim yaptım, çok erken uykum geldi, gece uyanır mıyım, azıcık daha uyanık kalayım derken uyumuşum...

14.04.2020

13 Nisan


Erkenden uyanıp kitap okudum, sonra kahvaltı, sonra ofis...

İşleri toparlayıp iki market, bir manav dolaşıp eve geldim. Sabah bulaşık makinasını boşaltıp, kahvaltı bulaşıklarını  yerleştiren Bilge' nin boş bulduğu raflara doldurduğu bardakları,tabakları çaktırmadan yerlerine koydum:))

Sınıf öğretmeni aradı, Bilge' nin zamanını nasıl geçirdiğini sordu. Sınavın iyi bir fırsat olduğunu, biraz çalışırsa çok iyi sonuçlar alabileceğini söyledi. İyi niyeti ve nezaketi için teşekkür ettim. Sınav haziranın yedisinde, herşey yoluna girer mi o zamana kadar bilemiyorum ama önemli değil, zaten günlük rutinimizde ders çalışmak var.

Ben aldıklarımı yerleştirirken Bilge' de yoga dersine geçti. Çok yorulmuşum makarna ve çorba yapıp oturdum. Biraz kitap okudum.
Sonra kalkıp balkonu temizledim, yıkadım. Mis gibi oldu...balkonda oturup, biraz nefes egzersizi yaptım.

Park ekibimizden B' nın doğum günüymüş. Yine aynı gruptan S. 'nin eşinin de bir gün önce doğum günüymüş, ona yaptığı pastadan bir dilim ayırmış B.' ye. Üzerinde bir mumla görünce B. havalara uçtu. Yüzünü kaplayan siperliği hafifçe aralayıp mumu üfledi. Pastasını eve götürdü. 26 yaşına girdiği bu günü hiç unutmayacak.
Bu arada akşamları parka gelişimizi gören park kenarındaki apartmanlardan çoğunda insanlar sigaralarını alıp balkonlara çıkıyorlar. Kimisi pis pis bize bakıyor, kimisi bizi videoya çekiyor. İki kez polis çağırdılar, ama zaten hepimiz maskeli ve eldivenliyiz, kocaman bir alandayız. Ayrıca kimse canına da susamadı. Neyse takılmayacağım bunlara...

Eve geldik, Efes' in mamasını alırken balkon camımda ufak bir uçurtma gördüm. Üst kattaki komşunun altı yaşındaki kızı ve babası uçurtma uçurmaya çalışıyorlar. Camı açtım ben de yardım etmeye çalıştım ama havada hiç rüzgar yoktu... Gülümsedik, evlere geçtik, Koca vanilatör mü tutsaydık falan dedi :)) ( Karadenizli genler hep iş başında )

Akşam  Bir Aşk, İki Hayat filmini izledik, fena değildi. Sonra yine Karamazov Kardeşler, yine uyuya kalmışım...

13.04.2020

12 Nisan


Sonunda sabahın körlerinde uyanmalarıma kavuştum. Ev ahalisi uyurken kalktım. Hamur mayaladım, beklerken kitap okudum. Tableti mutfağa yerleştirip kahvaltı hazırlarken Queer Eye izledim.

Mutfağı toparladım, Bilge evi süpürdü, ben buharla mutfağı, banyoyu, tuvaleti, kapıları bir güzel temizledim. Koca yemek hazırladı, sonra azıcık dinlendim. Yoga dersi başladı iki saate yakın ter döktüm. Neredeyse hiç sosyal medyaya bakmadım. Akşam yemeğini es geçtim, bizimkiler kendi başlarının çaresine baktılar. Bilge resmine yoğunlaştı, tüm gün boyadı ben de ondan aldığım ilhamla resim yaptım. Bu arada iki gün boyunca koca bir alış veriş listesi yaptık. Eksikleri tamamlamak lazım. Akşam macera filmidir diye korku filmi açmışız, biraz izleyince baktım tek başıma kalmışım ekranın karşısında. Ben de kapattım filmi:))

Efes ayak ucuma yattı, sıcacık...ne izledim hatırlamıyorum ama pek güzel uyumuşum.Gece bir ara kalkıp yatağıma yattım...

12.04.2020

11Nisan

Erkenden Koca Efes' i dışarı çıkarttı. Sabahları mahallede dolaşıp çiş mevzusunu halletmeye alışık olduğu için, sorun olmadı.Kısa zamanda geldiler. Akşam polise denk gelmişler, polis uyarmış Allah'tan ceza yazmamış. Yasak kapsamında bu konuyla ilgili bir madde olmayınca üçer bin lira ceza makbuzlarını sosyal medyada paylaşan paylaşana... Tabi bizimki hemen eve dönünce yapmamış çişini. Akşam suratıma bakıp, bin türlü hareket yapıyor çıkalım diye. Binanın önündeki kapalı ufak bahçeye çıkarttım. Şaşkın saf saf baka kaldı. Dolandık durduk,ufacık yerde,  yapmadı. Neyse sabah nasıl olsa yapar deyip eve döndüm.
Koca ilk kez tüm gün evdeydi, ben de tüm gün mutfaktaydım :))

Bilge' nın yoga dersi vardı, ders bitince aklıma çok güzel bir fikir geldi diyerek resim yapmaya başladı. Tüm gün resmiyle uğraştı.
Birim devam ederken,  Kayıp Taşlar kitabına da başladım.İlginç bir kitaba benziyor. Kabil' le Habil' in kızkardeşleri Aklıma ve Lebuda' nın hikayesi diyor kitabın başında...
Karalahanaları sarma yaptım. Nefis oldular.
Bizimkiler komik bir film açtı, filmin başında uyuya kalmışım, arada kahkahalarını duysam da uyumaya devam etmişim...

11.04.2020

10 Nisan

 Uzun zamandır takip ettiğim bir doktor Deniz Şimşek. Özellikle bütünsel tıp alanında çok güzel çalışmaları var. Bu zor zamanlarda, onun bağışıklık sistemiyle ilgili açıklamaları, tavsiyeleri beni çok rahatlatıyor. Kitabı yeni çıktı, ben de aldım ve neredeyse yarıladım.Çok faydalı ve kolay anlaşılır bir kitap.
Uzun süre bu kitabı okudum, yoga dersi vardı, sonra yemek yaptım, Efes' i gezdirdik. Eve geldik, bir film açtık derken telefonlardan mesaj sesleri gelmeye başladı. Sonra dışarıda vızır vızır arabalar geçmeye, sokaklar insan dolmaya başladı. İki günlük sokağa çıkma yasağını duyan herkes sokaklara atmıştı kendisini. Koca' da sokaktaki marketten su alıp geldi. Sosyal medya, TV derken gecenin bir yarısı uyuya kalmışım...

10.04.2020

9 Nisan


 Kahvaltı faslından sonra Bilge' yle resim yapmaya koyulduk. Daha önceden kağıtlarımıza yerleşimi yapmıştık, o markerla ( copic), ben suluboyayla çalıştım. Ben boyaların  kurumasını beklerken, o pıtı pıtı boyadı. Ben paldır küldür boyarken, o çok temkinli boyadı. Daha çok işi var resimlerin ama ikimizde yaptıklarımızdan
hoşnuttuk. ( Sağda bantlı olan benim, diğeri Bilge' nın)
 Sanatın Öyküsü kitabını çok gençken görmüştüm. Adeta büyülenmiştim. Kitap hem çok pahalı hem de her yerde bulunmuyordu. Sonra kütüphanede karşıma çıkınca defalarca ödünç almıştım...Yıllar geçti, nihayet satın alabildim. O zamandan beri başucu kitabım. Bilge' yle bu kitabı okuyor, resimlerine bakıyoruz.


Dün bizimkiler öğlen sebze yemeğine burun bükünce dayanamadım hamur mayaladım. Bilge' nın yoga dersi bitince o da bana yardıma geldi. Tavada lavaş vari annem mayalı der, ekmekler yaptık.Nil Karaibrahimgil fonda Gençliğime Sevgilerimle dedi, biz de eşlik ettik...

Sonrası akşam haberleri, Karamazov Kardeşler ve uyku...

9.04.2020

8 Nisan

Sabahları ilk iş Efes' in mamasını koyuyorum, ardından kıtır kıtır yeme seslerini dinliyorum:))

Dün ofis işlerimi bitirdim, öğlene doğru eve geldim. Canım hiçbir şey yapmak istemedi.Boş boş sosyal medyada dolandım durdum. Kara lahana almıştım, aklıma o geldi.Cips tarifi görmüştüm onu denedim, saçma bir tad oldu, fazla kuruttum sanırım.

Karamazov Kardeşler' i okumaya devam ettim.Baya okumuşum, biraz da Meğer Mutfak Bir Masalmış' ı okudum.Yazarın aile tariflerini anılarıyla birlikte okumak, bazen hüzünlü, çokça neşeli...

Akşam yemeğinin ardından Efes' i parka çıkarttık. Hava da daha iyiydi, koştular, zıpladılar, kemirdiler, otladılar...

Bilge' yle aynı resmi yapmaya başladık. Ben suluboyayla yapacağım, O markerlarla boyayacak. Taslak hazırlarken çok komikti, o mükemmel çizmeye çalışırken , benim deforme çizimim onu deli etti:))

Sanatın Öyküsü' nü okuyoruz, her gün...biraz o, biraz ben.Bir süre sonra sıkılır diye düşünmüştüm, merakla okuyor, dinliyor...Hiç aklıma gelmezdi, böyle bir dönemden geçeceğimiz.

Bilge babasıyla tv' de Ağır Yaşamlar' ı izlemeye geçti, ben de yine kitap okurken uyumuşum...

8.04.2020

7 Nisan

Sabah ofise gittim, hala işlerim bitmedi. Bir de muhasebecinin beyannamelerin temmuza kadar süresi var rahatlığı ayrıca beni sinir etti. Tüm evrakları hazırlayayım da bahanesi kalmasın. Sanki temmuzda sihirli bir el ödeyecek...

Lakin bizimkilerin çıkması gerektiği için beni eve bıraktılar. Bu arada bilmeyenler için yazayım biz endüstriyel mutfak ekipmanları servisiyiz. Özellikle kurum yemekhanelerinde cihazlarımız var. Askeriyeler, hastahaneler, bakanlıklar...Hal böyle olunca iş yerini kapatma ya da hizmeti durdurma şansımız yok. İki üç günde bir mutlaka bir hastahane mutfağına gidiliyor.

Eve geldim, Bilge bu sefer mutfağı toparlamış, ben de ortalığı toparlayıp evi süpürüp sildim. Sonra online yoga dersi başladı, nedense bugünkü dersi çok sevmedim. Ders sırasında kargocu geldi, Efes adamı kovalamaya kalktı, internet bağlantısı çok iyi değildi, falan filan...Ders bittiğinde akşam olmuştu, hemen mutfağa daldım.Tam salatayı yaptım Koca eve geldi. Yemeğe oturduk, yemekten sonra Efes' i çıkarttık.

Gece Bilge' yle iki bölüm Queer Eye izledik.
Tek satır okuyamadan uyumuşum...

7.04.2020

6 Nisan

Sabah kahvaltı sonrası ofise gittim.İki haftadan uzun zamandır giydiğim eşofman ya da taytlardan sonra pantolon giymek beni bir mutlu etti. Bir de ruj sürmüşüm, maskeyi takınca fark ettim salaklığımı:))

Ofiste işler o kadar birikmiş ki, ben neyin rahatlığı evde yatmışım bilemedim.
Yapabildiğimi yapıp, evde toparlayabileceklerimi yanıma aldım. Eve dönmeden büyük bir markete uğradım. Alışveriş listemi telefonuma yapıp, eldivenle telefonumu açamayınca bir süre güldüm halime. Listemi yarım yamalak aldım, aman iyi ki öyle aldım bir poşete iki yüz lira ödeyip çıktım. Eve geldiğimde Bilge hala yataktaydı. Kahvaltısını yapıp geri yatmış, pişman ettim tabi ki:)) onun yoga dersi başladı, salonu ona bırakıp mutfağa geçtim. Mor havuç almıştım, onu fermenteledim. Annemden getirdiğim salamura kornişonlar vardı, suda bekletmiştim onları da kavanozladım, Haftaya kadar dinlensinler diye kaldırdım. Akşam yemeği için köfte yoğurdum. Makarna pişirdim. Yoga dersinden sonra Bilge iki tabak yedi:))

Kitaplığımdaki sanat kitaplarını toparladık, Bilge ben bunları biraz karıştırmayım dedi. Sonra benim kağıt stoğumu elden geçirdik. Şöhlerleri görünce atladı, denemeler yapacakmış:))

Evi hiç elleyemedim, yarına kalsın dedim. Çamaşırları astım, önceden kuruyanlar sevimsiz bir tepe halinde, onlar da yarına kaldı.

Ofisten getirdiğim işleri biraz yapabildim, ama gerekli şeylerin hepsini getirmemişim, onlarda yarına kaldı.

Madrid' de sonbahar bitmek üzere, dayanamayıp Meğer Mutfak Bir Masalmış' a da başladım.

Akşam Efes' i parka çıkarttık. Allah'tan parkımız büyük, hepimiz bir köşede köpeklerimizi gezdirdik. Hava çok soğuktu ve esiyordu, çok kalmadık. Efes küçük köpeklerle  pek takılmaz,dün  onlarla koşturdu durdu:)) Onları izlemek hepimizi gülümsetti.

Akşam Bilge matematik videosu izlerken bizde yanında sınıf konsepti olusturduk, Efes sınıfın uyuyanını, Koca herşeye atlayan geveze çocuğu, bense içi uyuyan, dışardan falso vermeyen çocuğu oynadık. Gerçi sonuna doğru soru filan çözdük. ( Allah'ım acı bize artık nolurrr)

Sonra yine Karamazov Kardeşler yastık niyetine oldu, uyumuşum...

6.04.2020

5 Nisan

Biraz örgü ördüm, kitap okudum.Yine cam kenarına kuruldum. Suluboyalarım bu ara en sevdiklerim. Bir dönem ne çok korkardım, nasıl başına buyruk boyalar , öğrenmesi ne kadar zor bir teknik derdim. Şu an umurumda değil, fırça ve renklerin rahatlaması yetiyor...

Öğleden sonra canlı yoga dersim başladı.  Bilge' nın dersleri ayrı günlerde. Seviyelerimiz farklı olduğu için böyle oldu. Ben yoga yaparken o da koltukta kikirdeyerek oyun oynadı. İlk defa bu kadar uzun süreli ( iki saat) yoga yaptım, iki defa üzerimi değiştirdim ve bittiğinde ben de bitmiştim. Duşun  ardından sızmışım.

Akşam film izledik.Maudie çok güzel bir filmdi.Hatta son zamanlarda izlediğim en iyi filmdi. İzleyin derim...


5.04.2020

4 Nisan

Acayip rüyalar görüyorum.Ayağımda sitillettolar, mini minicik bir etek ve kafamda heybetli bir topuzla işe gitmelerden, lavanta tarlasında Efes' i gezdirmeye, Büyülü Fener' de tıklım tıklım bir salonda vurdulu kırdılı bir film izlemeye ( film çok net aklımda daha evvel izlemediğim bir film), Vişnelik' te Haluk Levent konserine, annemin evde tüm sülaleye yoga yaptırmalara kadar...Civikleyen bilinç altına gel ...

Önceki gün yaptığım bir buçuk saatlik yoga dersi güzel bir hamlama bırakmış.Bir de üzerine uykusuzluk eklenince dün oturduğum yerden kalkmayan bir tiplemeydim. Arada birkaç sıra örgü yaptım, onun dışında Netfliks çöplüğüne döndüm. O kadar çok şey izledim ki, Tepedeki Ev, Özgürlük Yolu, falan filan...

Akşam Koca elinde bir miktar maskeyle geldi, sevindik. Ben istemeyince ekmek bile almak gelmez bu adamın aklına...

Hava da bir sevimsiz, kuraklık falan aman yağsın diyorum ama içim şişti...

Yatak odasında, pencerenin önünde boylu boyunca bizim yatak var. Olmayan ışık girsin diye perdeleri açıp, pencere önüne kitaplarımı, boyalarımı, defterimi koyuyorum. Orada takılıyorum. Bilge bu işe şaşkın, gelip gidip burada nasıl rahat edebiliyorsun diyor. Efes' te buraya bayılıyor, uzun uzun dışarıya bakıyor...


4.04.2020

3 Nisan

Dün kavhaltıdan sonra hızlıca evi toparladım. Saat on birde online yoga dersim başladı. Bir buçuk saate yakın yoga yaptık. Ders bittiğinde terden sırılsıklam olmuştum. Efes matın ucunda ders boyunca horul horul uyudu. Çocuk evde tek başıma yoga yapınca heyecan yapıyormuş, kesin kendini sakatlayacak falan diyordu galiba.Hoca eşliğinde olunca ses etmedi :))

Juan Benet' in 1950'  lerde Madrid' de Sonbahar kitabına başladım. İlk hikayede biraz zorlanacağı mı düşündüm. Kişiler kafa karıştırıcıydı İspanyol yazar ve sanatçıları bilmeyince, hiç başlamasam mı dedim.Biraz daha okuyunca bu duygudan kurtuldum. Özellikle Franco dönemi İspanya' sını merak ediyorum...

Birazda Karamazov' larla takıldım.

Bilge yeni aldığı İngilizce mangaları okumam için cesaretlendiriyor. Sanırım ufak ufak başlayacağım.

Akşam yemeğini Koca hazırlayacağım dedi, hiç itiraz etmedim.

Vitaminlerim  geldi, içinde elli faktör güneş kremi numunesi çıkınca, puff dedim...

Biraz resim yaptım.

Bilge ders videoları izlerken , ben de örgü ördüm.

Efes' i gezdirdikten sonra, tv başına oturdum. Aşırı sevimsiz sürat çokluğu vardı, tableti alıp odama kaçtım.

Sabaha kadar uyumayıp ( hı hı yaptım) La Casa De Papael' in son sezonunu izledim:))

3.04.2020

2 Nisan

Gün neredeyse, bir gün öncesiyle aynı geçti.
Akşam Efes' i parka çıkarttığımız da gök gürlüyor, yağmur yağıyordu. Köpekleri bıraktık, küçükler korkudan dolaşmadı pek, bizimki aldırmadı, o önde ben arkada parkı tavaf ettik. Bir güzel ıslandım.Sonra yağmur aniden durdu, azıcık  güneş çıktı ve ardından kocaman bir gökkuşağı dikildi gökyüzünde...
Hepimizin yüzünde kocaman bir gülümseme bıraktı...

Şu fotoğrafı da bırakayım, Mart ayı okumalarım, okurken kitaplardan bahsetmiştim. Rağmen güzel bir dergi, yeni kadın yazarlarla tanışmama vesile oldu.Kötü Adamın On Günü çok iyiydi. Kırık Kanat bir o kadar güzeldi.Hayal Otel' le ilginç öyküler okudum. Nörofelsefe ve Bilinç kitabını alma sebebim yazarının veteriner olmasıydı, çok merak uyandırıcı bir okuma oldu. Vadedilmiş Yokyer  Bilge' nın mangalarından biriydi, hem konusunu hem çizimlerini sevdim.Benim Durumumdaki Erkekler için sevmedim diyemem ama yazarın daha güzel kitaplarını okudum. Maruzatım Var ilk öyküleri ilginç, dili sade ve kolay okunan bir kitap. 
Karamazov Kardeşler, Rilke' nın öyküleri devam ediyor...
Akşam Bilge' yle Yürüyen Şato filmini izledik. Daha önce izlememe rağmen ilk kez izliyormuş gibi hissettim. Çok, çok güzeldi...

2.04.2020

1Nisan

Erkenden annemi aradım, telefona cevap verince doğum günü şarkısı söyledim. Bir nisan annemin doğum günü. Herşeye rağmen umutlu olmak güzel şey, hiç umutsuz, kederli konuşmadık. Benden sonra Bilge aradı, onlarda gülerek konuştular.
Sabah rutinin ardından kitabımı elime aldım, bugün kitabı bitiririm diyordum.
Olmadı ...Sürekli telefonla konuştuğum arkadaşlarım, onların endişeleri, korkuları, benim konuşmamın hiçbir işe yaramadığını bile bile konuşmaya devam etmek...
Ardından sosyal medyaya bakmak , hala siyasi rant peşinde koşanlar, ahlaki çöküntü... derken  pis bir baş ağrısıyla gün bitti. Özensiz bir yemek yaptım, akşam Efes' i çıkarttım, yatmadan okurum derken, okuyamadan uyuya kalmışım..

1.04.2020

31 Mart


Sabahları ilk fırsatta yapacaklarımı sıralıyorum günlük  vari bir deftere. Bilge' ye de böyle bir liste yapıyordum.Üzerini değiştir maddesini görünce, başka bir pijama giydiği gün tüm hevesim kırıldı.
İsterse kendi yapsın deyip listeme döndüm.

Kahvaltı sonrası tam kitabımı alıp, bugün bitiririm diye düşünürken ve listemin başına kitabı bitir yazmışken telefonum çaldı. Ekranda kayınpederin aradığı yazıyor. Uzun zamandır beni yanlışlıkla aramıyor, Koca' yla her gün konuşuyorlar. Ben hafta da birkaç kez kayınvalideyi arıyorum. Neyse telefonu açtım. Lafı dolandırmaz zaten, iyilik güzellik faslını çabuk geçip konuya geliyor. Benim köye gitmem lazım diyor. Kendisi 84, eşi 77 yaşında. İki sene evvel tüm çocuklarından, torun tombalaktan en uzak noktaya Samsun'a taşındı( Antalya' dan) Uzun süredir yazları köyde ( Ordu ili, Akkuş ilçesi Çavdar köyü) geçiriyor. Geçen yaz önce akciğer embolisi, sonra kalp krizi geçirerek ve hastaneye son anda ambulansla yetiştirilerek ödümüzü koparttı. Televizyonda izlemiş şehirler arası yolculuk iznini internetten halledebiliyormuşuz , hadi bir hallediver dedi. Hayatta en son sevimlilik yapacağı insan benim. Allah var ikimizde birbirimizi pek sevmiyoruz lakin yirmi yılı çoktan devirdik. Yani alıştık birbirimize. Ama bak durum bildiğin gibi değil diyecek oldum boşver sen bunları dediğimi yap deyip kapattı telefonu. Haydaaa dedim, bu da nereden çıktı.Bir taraftan da üzülüyorum. Neyse araştırdım tabi ki onun zannettiği gibi değil. Koca' yı aradım, durumu anlattım. Ara da bir anlat dedim, bana hayatta başarılar dileyerek kapattı telefonu, delireceğim... Aradım durumu anlattım, biraz düşündü o zaman emekli maaşımı getirsinler o işi hallet diyerek banka bilgisini yarım yamalak verdi. İnanın bundan sonra ben de ipler koptu. Samsun valiliginden, kaymakamlığa, sonsuz meşgul vefa masasına kadar aramadığım kimse kalmadı ve en son verdikleri numarayı düşünebilen var mı bilemiyorum...Bu sefer bankayı arayayım dedim,telefona cevap veren yok. Tepem attı, görümcemi arayıp diğer kardeşlerini de aramasını ve babalarını ikna etmelerini rica ettim. ( Çok salak bir konuşmaydı)
Tekrar kayınpederi aradım, kesin kızmış kayınvalide açtı telefonu. Durumu anlattım, güvendiği bir komşusunun hesap numarasını almasını, ona para yollayacağımı söyledim. O da paraya yolda ihtiyaç olur diye düşünmüştük , şimdi paraya ihtiyacımız yok dedi. Derin bir nefes aldım peki deyip kapattım telefonu. O ara online yoga dersi başlamak üzereydi. Bilge kendi odasında, ben salonda bir saate yakın yoga yaptık. Efes koridorda yayılmış yatıyordu. Yoga yaptığımızı fark etmedi:)) Ders bitti, nasıl iyi hissettim.
Yemek yaptım.
Efes' i parka çıkarttık. Bizimkileri gördüm birbirimize çok yaklaşmadan sohbet ettik. Köpekler koşturdu. Leylak ağaçlarına baktım iyice tomurcuklanmışlar. Yan tarafta çiçekli bir ağaç vardı, ne ağacı olduğunu çok çıkartamadım. Elimi gövdesine koydum, gözlerimi kapattım, yavaş yavaş nefes alıp verdim...o kadar iyi geldi ki...

Eve dönünce biraz haberleri izledim. Baktım sinirlerim bozuluyor, kitabımı alıp yattım. Kötü Adamın On Günü beklediğim gibi hoş bir kitap. İyi Adamın On Günü' de çok güzeldi zaten.

Hiçbir şey izlemedim ve sanırım dinlemedim de...

Sonra uyuya kalmışım...