30.12.2017

Yılın Son Günleri

Perşembe günü harika bir gündü. Kalabalık, keyifli, herkesin yüzünde kocaman bir gülümseme olan muhteşem bir imza günü oldu. Çıkışta biraz yürüdüm, soğuk hava iyi geldi. Hayatta karşımıza çıkan insanlar ne kadar değerli, ne kadar kıymetli.

Cuma günü Bilge' yi okul çıkışı aldım. Loving Vincent filmini izledik.Çok güzeldi, çok farklı bir teknikle hazırlanmıştı. Tablolar canlanmış, muhteşem bir film olmuş.
Bu sabah  Bilge öksürerek uyandı. Zencefil bal ardından karadut pekmezi derken biraz toparlandı. Piyano dersine gittik, alışveriş yapıp kendimizi hemen eve attık. Bilge fena sayılmaz, arada öksürüyor. Yılın son günleri de böyle geçti. 

Önce sağlık diliyorum, sonra barış ve huzur. Geri kalanları bir şekilde hallederiz diye düşünüyorum. İyi yıllar diliyorum, mutlu yıllar...

28.12.2017

Güzel perşembe


Baştan söyleyeyim başlık bulmak işi çok sıkıcı. Lakin neden güzel perşembe derseniz sevgili Leylak Dalı' ımın imza günü var bugün. Çok heyecanlıyım, eminim çok güzel olacak.

 Sabaha karşı köpek sesleriyle uyandım. Ayaklarımda bir ağılık, ağırlıktan gelen hırlama sesi. Efes ayaklarımın üzerine yatmış. Muhtemelen o da benim gibi köpek seslerine uyanıp, yavaştan hırlayarak cevap vermeye çalışıyordu. Efesi itekleyip yataktan kalktım. Evin içinde dolandım ama seslere bir anlam veremedim. Ya birileri yeni köpek aldı, köpek evi yadırgadı ya da apartmanın kapısını açık bırakmış olabilirler kedi köpek yatsın diye bu biraz uzak bir ihtimal o ciğerde kimse yok gibi. Sabaha kadar ara ara da olsa köpek sesi gelmeye devam etti. Bilge sürünerek kalktı, aydınlanmayan güne başlarken günaydın demek bile anlamlı gelmiyor. Hazırlanıp servis beklemeye indik.Sınıfta yapılan yılbaşı çekilişi için aldığı hediyeyi yanına almamış. Koşarak yokuşu çıkıp, servis gelmeden paketi eline tutuşturdum. Yarım saat ciğerlerim acıdı.
 Efes' in dönem dönem sol gözü akıyor. Veteriner demlenmiş çay poşeti koymamı tavsiye etmişti. İki gündür elimde çay poşeti peşinde koşturuyor beni. Bu sabah sıkıştırdım, kıpraşamadı, on dakika beklettim gözünün üzerinde.

Sabah demlediğim bitki çayını deviren Koca'yı kahvaltı boyunca öldürmek istedim. Sonra kahvaltıya dalıp unuttum.
Dün başladığım Bir Dakikalık Öyküler' i bitirmek üzereyim, hatta birazdan bitiririm.
Dün ayrıca spora gittim, bugün azıcık boynum ağrıyor, bir de sırtım, biraz da totom, neyse geçer.
Dün bir de Bright filmini izledim, pöhh hiç sevmedim Will Smith' e rağmen hemde.

Hava çok soğuk ya, resmen ısınamıyorum, kalorifer peteğine yapışmak istiyorum. Yerler hala buzlu, bebek adımlarıyla yürümek gerekiyor.

Efes geleli bir sene olacak, aşılarının tekrarı gelmiş veterinerden aradılar. Kocaman bir sene, iyi kide gelmiş, hayatımıza girmiş. Ofisteki çocuklar zayıfladı sanki bu ara dediler, eve gelir gelmez akrobatik hareketlerle kucağıma almak suretiyle tarttım hiçte bile iki kilo almış:)) bir oh dedim, rahatladım.

Bu yazı böyle tuhaf bir taraf doğru gidiyor, ben kaçıyorum, iyi bakın kendinize...




27.12.2017

Sevgili Çarşamba

Sevgili çarşamba diye başlıyorum ama daha çok salıdan bahsedeceğim. Dudağımda kocaman bir uçukla uyandım,  uzun zamandır uçuğum olmamıştı. Okula giderken nasıl sinir olurdum uçuk çıktığında. Sınıftakiler dalga geçecek diye, ah çocukluk... Bilge' yi okula yollayıp tekrar yatağa girmemek için kendimi ikna ettim. Çamaşırlarla her zamanki köşe kapmacamı oynayıp, kahvaltıyı hazırladım. Bir taraftan da öğlen için kendime acayip bir ikili hazırladım. Köfte ve haşlanmış maş fasulyesi. Aslında fasulyelerden salata yapacaktım ama üşendim. Ofise geldim, saçma sapan işlerle uğraştım, herkesi yollayınca Swastika Gecelei' ni bitirdim. Düşündüğümden çok daha kolay bir okuma oldu.Feminist distopyanın en iyi örneği yaftası bence kitap için büyük haksızlık. Sadece bu pencereden bakmak yanlış olur. Oldukça ilginç ve etkileyici bir okuma oldu.Öğlen yemekten sonra Efes' i İ.'ye emanet edip eve geldim. Önce markete uğrayıp, sebze falan aldım. Akşam için tavuk suyuyla çorba yaptım. Bilge pisi tavuk suyu koyduğumu görüp yemedi, sebze ve mantar yaptım tavada. Onlardan kemirdi. Kalan sebzeleri bugün için paketleyip dolaba kaldırdım. Bilge' yle Merlin izliyoruz. İki bölüm ondan izledik, o kitabına takıldı. Miyase Sertbarut' ub Kimsin Sen? ini okuyor hatta akşam benden önce kitabı bitirdi. Merak ettim, bende biran önce bitireyim.
İstvan Örkeny / Bir Dakikalık Öyküler kitabına başladım. Spora gitmedim valla gözüm yemedi. ben kışın hiç spora gitmemişim, ne kadar zormuş. Yazın beş gün güle oynaya gittiğim spor salonuna şimdilerde iki ya da üç gün gidersem öpüp başıma koyuyorum.  Bir taraftan soğuk, bir taraftan kısacık gün neyse olduğu kadar artık. Yeni dizi bulmalı bugün, bir de ütü var ve tabi spor. Ofis işlerini kolayladım sayılır. Yeni yıl için listem hazır gibi , hedefler, yapmalılar, olsalar, iyi olurlar...




25.12.2017

Hafta Sonundan



Cuma günü hava iyice soğumuştu. Evde epey bir oyalandım. Temizlik yaptım "Dark" izlemeye başladım. Bilge' nin dersinin bitmesine az kala okula vardım. Bilge' yi alıp doğruca yemeğe götürdüm.Çıktığımızda yağmur başlamıştı, koştur koştur sinemaya vardık. Star Wars' ın Son Jedi filmini izledik. Üç saat sürdü ve üç boyutluydu allahtan kendi gözlüklerimizi götürmüştük:)) Film güzeldi, üç saat nasıl geçti anlamadım. Eve geldiğimizde  saat dokuza geliyordu. Biraz dizi izleyip yattık. Cumartesi günü kahvaltı yapıp piyano dersine gittik. Bilge'yi derse bırakıp yılbaşı alış verişini tamamladım. Çıkışta marketten eksikleri alıp eve geldik.  Kar başladı, Koca' da erken geldi. Efes' in içinden bir sibirya kurdu çıktı. Karda neredeyse buz tutana kadar oynadı. Film izlerken uyuya kalmışım. Pazar sabahı ben kahvaltı hazırlayana kadar Efes bir posta daha karda tepişti. Kahvaltı sonrası Bilge resim yaptı. Biraz sosyal bilgiler çalıştı. Akşam üzeri adım sayımı tamamlayayım diye dışarı çıktım. Evin tembelleri  benimle gelmediler.  Burnum donmaya başlayınca eve döndüm. Swastika Geceleri' ni okumaya devam ediyorum. Daha sert bir okuma olur sanıyordum, daha ağır. Oldukça iyi gidiyor. Yarına biter sanırım. Dark izlemeye devam ettim, o da ilginç zaman yolculuğu falan,  bu hafta biter diye düşünüyorum....

Bu sabah ayaza çekti hava ama güneş var, sıcakmış izlenimi veriyor. Şıp şıp eriyen kar sesi de fonda:)) İyi haftalar diler ve kaçarım...

21.12.2017

Renk görme ihtiyacı


Sabaha kadar defalarca uyandım, saate bakıp, daha sabah olmadığına sevinip geri uyudum. Bu kadar sevinç fazla tabi... sabah pek kötü uyandım. Zaten alarmla zıplayınca yataktan, güzel uyanılmıyor bence. Ben kalktığımda Bilge uyanmıştı, koridorda rastlaşıp birbirimiz korkuttuk. Ben onu arkasını toplarken o hazırlandı, kahvaltı niyetine yine gevrek kemirdi. Dışarıda insanın yüzünü ısıran hava beni biraz kendime getirdi. Bilge' yi servise bindirip, eve geldim. Bilge' nin yatağını kapatayım dedim, Efes iki seksen uzanmıştı, ben de yanına uzandım. Biraz kitap okudum. Sonra Koca kalktı, çayı koydu. Ben de kalktım. Bu arada ufak bir ayrıntı paylaşayım... Siz siz olun  bir şeyden nefret ettiğinizi  asla yüksek sesle söylemeyin, hadi söylediniz bunu tekrar etmeyin. Misal koltuk örtüleri, annem bayılır kullanmaya. Antalya sıcak ya ondan sanırım. Biri kalkar kalkmaz da arkasından örtüyü düzeltir. Ne zaman gitsem koltukta oturmaktansa yerde oturmayı tercih ederim, sırf örtülere gıcık olduğum için. Efes'i sahiplendiğimizden beri ben de örtü kullanmaya başladım, başka türlü baş edemiyorum. İki üç güne bir değiştiriyorum, her sabah örtüleri düzeltirken annem gibi totonuzda tırmık var diye söyleniyorum. Demek ki sevgi yumağı olmak lazım, eşyalardan nefret etmemek lazım. Neyse konu dağıldı, ben örtüleri değiştirdim, ocağa yumurta koydum haşlanması için, bizim yatağı toparladım. Balkona çıktım, çamaşırların yarı kurumuşlarını evin muhtelif yerlerine astım. Balkondaki çiçeklere baktım, bu sene kaktüslerin de büyük bir kısmı balkonda, içeriyi sevmediler. Fesleğenlerim bir miktar renk değiştirdi ama hâlâ canlılar. Kalonçeler turp gibi, evinden sürülen çiçeği budayıp ferahlatmıştım, yaprakları pek güzel koyulaşmış kırmızı-yeşil olmuş  Limonuma baktım battaniyenin altında saksısı, iyi göründü gözüme. Hafta sonu aldığım kokina yılbaşını karşılamaya hazır. Sardunyalarımın bir kısmının hafiften yaprak renkleri değişmişti soğuktan, akıllı çiçekler yapraktan çok gövdeye yükleniyor bu aralar, resmen anaçlık gibi oldu. Baharda bir sürü sardunya çıkar onlardan. Kasımpatılar yavaştan geçiyor solanları bağ makasıyla kestim. Sonra makası, bez çantayla yanıma aldım. Unutmazsam ofisin yan bahçesinden biraz ateş dikeni getireyim vazom boş kaldı:))  Yılbaşı çiçeğini de başka saksıya aktardım, zamansız oldu ama iyi görünüyor.Böyle yazınca kocaman bir balkonmuş gibi duruyor ama alakası yok, ufacık birer saksı çiçekten ibaret ama renkli, sıcak ve bana iyi hissettiren bir yer. Dumanı tüten bir fincan kahveyle orada nefes almak, şükür sebeplerimden. Neyse ben listeler hazırlamaya başladım yapmalı-etmeli kelimeleriyle biten. Yılbaşı gecesi için plan yapmıyorum, dışarıda olmayı sevmiyoruz zaten. Bu yıl gelen giden de yok, biz bize yine. Ben işlere döneyim, iyi bakın kendinize...

20.12.2017

Sevgili Çarşamba


Geçen cuma dolaşırken girdiğim kozmetik marketlerinden birinde belli bir alışverişin üzerine yarı fiyatı gibi bir rakama sinema bileti verildiğini kasada bir hengamede öğrenip güler yüzlü kasiyere kıyamayıp iki bilet aldım. Çıktığımda biletin avm' lerin çoğunda bulunan sinema grubuna ait olduğunu gördüm. Oysa benim gittiğim sinema tek tük kalan bağımsız sinemalardan. Neyse tasarım pazarına uğradığımda arkadaşımla biletleri takas ettik. Ben ürün aldım, o biletleri aldı:)) Hafta sonu da Maide' nin Altın Günü' ne gitmiş, yanında on dört yaşında kızıyla. İki gündür sürekli bu konuyu konuşuyoruz. Nasıl bu kadar kötü bir film olur, komedi filmi dediğinin komedi olması için illa cinsellik, edepsizlik ve küfür mü içermesi gerek? Komedi dediğin zeka işi değil midir? Başrol oyuncusu nasıl bu projeyi kabul eder? Ben filmi izlemedim, ama o kadar çok eleştiri denk geldi ki, birde instagramda Ezgi Mola' yı takip ediyorum. Bir kaç aydır paylaşımlarını görüp, tipi hiç sevmemiştim. Pek çok proje öncelikle ticari amaçlı yapılıyor. Biz ne kadar sanatı, sinemayı ticari amaçlı olarak yan yana getiremesek de hayatın böyle bir gerçeği var. Komedi filmi diye gittiğiniz bir filmde tabi ki beklentileriniz çok yukarıda olmuyor ama bu kadar da yerlerde sürünmemeli. Küfür hayatımızda var ben bunu inkar etmiyorum ama hayatımız küfürden ibaret değil ki. Tüm senaryoyu küfür üzerine oturtmak nasıl bir mantıktır. Cinselliğin bu kadar komedi malzemesi gibi sunulması, insanların buna katıla katıla gülmesi... Ne diyeyim...

Muzip Tanrı bitti,  Fournier' in en sevmediğim kitabı oldu. Katharine Burdekin' in Swastika Geceleri kitabına başladım. İlginç bir kitap olduğunu düşünüyorum. Distopik romaları merak ediyordum. 1984 ve Cesur Yeni Dünya gibi distopik romanların arasında bu kitap özellikle feminist tarafıyla ağır basıyor. Bakalım nasıl bir okuma olacak.


19.12.2017

Hedefler koymak


Kimileri saçma bulabilir, okuduğum kitap sayısının ne önemi var diye ama benim gibi  rakamlar sizi itekliyorsa çok önemli. Bir önceki sene 100 kitap hedefim vardı, 106 kitapla bitirdim yıl. Bu yıl 120 kitap hedefledim, geçen hafta hedefimi tamamladım. Bir ara tamamlayamayacağım zannettim:))

Günlük  8000 adım hedefim var 58 günlük serim dün bozuldu hasta olduğum için tamamlayamadım.
Bugün daha iyiyim, yeniden baştan başlayacağım.

Sabah gözümü açtım baktım iyiyim, ağrım kalmamış. Dün tansiyonum çok düşüktü, ayağa kalkınca baktım her şey yolunda, şükür dedim...

Dün Bilge okuldan geldiğinde yatıyordum akşam üzeri baktı ben de hareket yok ne yapabilirim diye sordu. Ben söyledim,  o yaptı. Makarna pişirdi, bulaşıkları yerleştirdi inanamadım. Koca gelince makarnayı kendisi pişirdiğini gururla söyledi. O da çok beğendi.

Jean-Louis Fournier' in Muzip Tanrı kitabına başladım. Bununla yazarın tüm kitaplarını okumuş olacağım dilimize çevrilenler içinde. 

Sabahtan beri ofis işleriyle uğraşıyorum, toparladım sayılır, yıl sonu işleri bu ay böyle gider...

Hadi iyi bakın kendinize...



18.12.2017

Hafta Sonu

 Cuma günü Bilge' yi okuldan alıp sinemaya gittim.Aile Arasında filmini izledik. Bilge kafasını omzuma göme göme güldü. Bende çok güldüm, beklentim daha yüksekti ama olsun, iyi geldi.
Cumartesi günü erkenden evden çıktık. Arkadaşımızın da katıldığı tasarım pazarına ugradık oradan Bilge' yi piyano dersine bıraktım. Güneşin tadını çıkartmak için yakındaki parka oturup kitabımı bitirdim. Kitap ilginçti ama keyifli değildi.


Ders bitiminde Bilge' yle yemek yedik, yılbaşı için Bilge' nin arkadaşlarına hediye aldık. Eve geldiğimizde ikimizde yorgunluktan bitmiştik. Akşama kadar dinlenip, akşam Şinasi Sahnesi' ne Şempanzeler oyununu izlemeye gittik. Oyun güzeldi ama o kadar uzundu ki bittiğinde şükrettim. Bilge' de çok sıkıldı ve söylenip durdu. Dönüşte bizi almaya gelen Koca' yla Efes' e de aynı şekilde söylendi. Sonuçta uyumadan sonuna kadar izlemiş olması ve hissiyatını böyle dile getirmesi, beğenmemesine rağmen 2.perde başlamadan pek çok insanın yaptığı gibi oyunu izlemeden çıkalım dememesi hoşuma gitti. 
Pazar günü herkes kendi halindeydi. Akşam üzeri Bilge'yle uzun bir yürüyüş yaptık. Dönüşte yılbaşı çiçeği aldık. Efes' e de ödül maması. O kadar mutlu oldu ki onu böyle görmeye bayılıyoruz. Gece karın ağrısıyla uyandım, ilaç almama rağmen sabaha kadar gözümü kırpmadım. Bilge' yi okula yolladıktan sonra biraz uyudum, daha iyi uyandım.İşe gitmedim, olmazsa hastaneye giderim. Aman dikkat edin kendinize...

15.12.2017

Yaşasın Cuma


Gece hiç uyuyamadım.Sabaha karşı biraz uykuyu yakalamıştım, alarm sesiyle yataktan fırladım. Bilge uyanmış salonda Efes' le oynuyordu. Kahvaltı niyetine gevreğini kaşıklayıp, kayadan hallice okul çantasını sırtlandı. Servise bindi, bakmayacağını bildiğim halde arkasından el salladım. Eve dönerken sabah ezanı okunuyordu. Hava hala karanlık, sinir bozucu hakkaten çok sinir bozucu. Eve gelip yatağa yapıştım. Koca biz gidiyoruz derken gözümün biri açık el salladım. El sallayarak kaç kalori harcanıyor acep. Bir süre sonra uyandım, etrafı toparladım.İki bölüm dizi izledim. Sabah ritüeli telefon görüşmelerimi yaptım.Ofisi aradım gelmeyeceğimi söyledim, Efes' i sordum ödül kemiği kemiriyormuş ne güzel Koca' yı aradım akşam Bilge' yle sinemaya gideceğimizi haber verdim. Üzerimi değiştirip durağa yürüdüm. Hem bozuk para hem otobüs kartımı hazırladım. Yalnız ben bu kartı edindiğimden beri hiç kartlı otobüse denk gelmedim neyse otobüse binip paramı uzatıp nafile biet bekledikten sonra hangi akla hizmetle karşılıklı kondurduklarını bilemediğim koltuklara baktim.Bir an doğru yön neresiydi diye düşündüm.Şoförün kelini görünce hatırladım. Oturdum,karşıma anneannesinin kucağında en fazla üç yaşinda olduğunu düşündüğüm oğlan çocuğu oturdu. Bir ara oğlan bana abla dedi, pek sevindim teyze filan demedi diye. Gülümseyip ne tatlısın dedim, anneanne suratıma bakti, yanlış bir şey mi söyledim diye şaşırdım gülümseyerek maşallah dedim, kadın yine bir şey söylemeden suratını cama çevirdi. Kendime küfür ettim al sana abla salak dedim bu arada midemdekilerin yukarıya doğru hareket ettiğini fark edip Tunalı' da otobüsten indim.Aniden bugün için kendime 20 bin adım hedefi koydum. Yol üstundeki kitapçıya uğradım, sonra dışarida oturup simit kahve söyledim. Kafedekilerin güneş gören tarafa konuşlandıklarını burnumun direği sızlayınca fark ettim. Hemen yiyip içip kalktım. Gölgelerden sakınıp güneşli kaldırımlardan yürüdüm.Bir sürü forograf çektim. Kırmızı burnumla her zamanki kafeme geldim, daha önce hiç oturmadığım bir köşede boş yer buldum.Otoparka bakıyor,otopark olduğunu da yeni fark ettim.Arabaların fren lambalarını izledim, içeri girebilme ihtimalini hiç aklıma getirmedim.Bu arada 10 bin adım anca atabilmişim. Çok üşüdüğüm ve bugünkü kahve hakkımı doldurduğum için portakal suyu içtim. Anne pogacası diye hiç bir annenin çocuğuna yapamayacağı korkunçlukta bir şey yedim niye yedim ki. Kitabım önümdeydi ama okuyamadı.Yan masada gençler ödev sunumu hazırlıyorlarmış üstelik ingilizce, üstelik ben bile anlayabildiğime göre iyi not alamayacaklar bence😂Ben mi ne yapıyorum telefonumdan blog yazmaya çalışıyor, dışarıdan telefon manyağı ergen izlenimi uyandırıyorum😔Biraz daha ısınayım atacağım kendimi dışarı, yaşasın cuma... buraya kadar okuyanları vallahi öperim 😘😘😘

14.12.2017

Pazartesiymiş gibi

Dün bütün gün pazartesiymiş gibi dolaştım durdum:)) Ofis işlerini baya bir toparladım, malum yarın yaşasın cuma:)
Cumartesi günü için tiyatro biletleri  aldım. Yarın okul çıkışı da Bilge' yle sinemaya gideceğiz. 
Dün Bilge' den az önce eve geldim. Hemen mutfağa girip yemek yapmaya koyuldum. Bilge geldi, yine torbası laf dolu, anlattı da anlattı insanın hayatında ergenliği bir kez yaşıyor olması ne kadar muazzam Yemekler pişerken evi süpürüp sildim. Bir gün önce spora gitmeyi unutmuşum sabah uyanınca fark etmiştim gamsızlığın bu kadarı Çantamı hazırladım, yemekler pişince altlarını kapatıp, spor salonuna gittim. Yine kulaklığımı şarj etmeyi unutmuşum, beynim oyuldu. Salon kalabalıktı, yeni başlayanlar, kikirdeyenler, ter fışkırtanlar...Bir saat kadar spor yapıp, eve uzun yoldan döndüm. O saate etrafa bakarak yürümeyi seviyorum, günün bir nevi muhasebesi gibi bir zaman dilimi benim için. Benden sonra Koca geldi ve Efes'i o çıkarttı. Bizde Bilge' yle yine fen çalıştık, sonra Bilge ışık hızıyla piyano çaldı. Koca dönüşte Efes' i yıkadı. Banyo çıkışı Efes her zaman yaptığı gibi bize küstü. Totosunu dönüp yattı, sabaha unutacağını bildiğim için çok önemsemedim. Kitabın son sayfaları kalmıştı, yatağa girip kitabı da yanıma aldım. Uyumuşum yine:)) Sabah alarm çalana kadar sonunu bir kez daha okudum. Hakan Bıçakçı' nın daha evvel Doğa Tarihi kitabını okumuştum, onu da sevmiştim ama bu kadar değil. Çok tanıdık, çok bildik geldi, sevdim kitabı.
Kanser gibi büyüyen,  başkalaşan şehir ve o şehir hakkında kitap hazırlamak isteyen genç bir editör.Daha dün burada olan ve hepsi birer hatıraya dönüşen evler sokaklar kitapçılar dipten gelen inşaat uğultusu....günbegün gerçeklik algısını yitiren çevresini sesini ve en sonunda yüzünü tanımayan bir Kahraman... (arka kapaktan)

Shirley Jackson' un Biz Hep Şatoda Yaşadık sıradaki kitabım, bir kaç sayfa okudum ilginç. bir okuma olacağa benzer. Fonda Bülent Ortaçgil var.

Kaçtım ben...

13.12.2017

Dün işe gitmedim ya hani, pek güzel oldu. Telefon kulağıma yapışık bir ara nefret ettim kendimden. Öğlene kadar ara ara kitap okuyup dizi izledim. The 100 diye bir diziye başladım. Dünyada nükleer bomba patlatıp içine eden uzun süre bir uzay istasyonunda yaşayan, oranında anasını ağlatınca   dünyaya geri dönmeye çalışan insanlar  falan filan. Başladım ya bitirmezsem olmaz böyle de takıntılarım var işte. Bilge gelmeden dışarı çıktım. Efes' e balık kraker alacaktım elim kolum dolu eve geldim.Bir de Ptt' ye uğrayıp gaz aldım.İlk defa hiç sıra yoktu, pek sevindim. Eve geldim, yeşil mercimek haşladım.Sonra yemeğini yapmaya üşenip uyduruk salatasını yaptım.Bilge geldi.Dili şişmiş çocuğumun okulda,  anlattı da anlattı. Bir ara içim geçmiş Efes ıslak burnuyla beni  dürtünce kendime geldim. Koca gece yarısı döneceğini haber verdi. Köfteyi yaptım, yanına da makarna Bilge karnını doyurdu.İyice Küçük Emrah havasına giren Efes' i dışarı çıkarttım. İki gündür taktı aynı arabanın sol tekeriyle tamponu arasına işiyor. Yapma etme yok.Arabanın sahibi adam o anda çıksa s...tık ne diyeceksin. Sabaha kadar kim bilir kimler neler yapıyor arabana desen olmaz, köpekler böyle haberleşiyor kesin oraya daha önce başka bir köpek işemiştir, benimki başlatmamıştır desen hiç olmaz.Arabanın da sahibinin erkek olduğunu düşünüyorum nedense, kadınsa zaten hiç şansımız yok iki kere s...tık. Tam arabanın yanından geçerken uzaktaki kuyrukları gördüm. Sokak köpüşleri sürü psikolojisinde bize doğru geliyor hemen sağa saptım. Yokuş aşağı vurduk Efes' le.Anlayamadığım bir şey var insanlar neden cam şişeleri kırıp yol kenarlarına atıyorlar. Her yer cam kırıklarıyla dolu, yazık sokaklarda bir sürü kedi köpek var. Hiç düşünmüyorlar.
Neyse eve geldik, Bilge Efes' in ayaklarını yıkadı, ben bulaşıkları yerleştirdim.Sabahtan beri köşe kapmaca oynadığım çamaşırları yerleştirdim.Bir ara hiç işe gitmesem evden işleri halletsem  mi diye düşündüm.Tüm gün eşofmanla dolaştığımı fark edip bu fikirden vazgeçtim. Bilge' nin haftaya fen yazılısı varmış, biraz çalışalım dedim.Kitabı aldım şok oldum.Geçen yazılıda biyoloji gibi bir şeyler vardı.Solunum sistemi falan ama bunlar kuvvete yani fizik konularına geçmişler.Tövbeler okuyarak,elli kere dönüp bakarak konuları tekrarladık.Kuvvet biriminin Newton olduğunu felan hatırladım. Kuvvetin de F ile gösterildiğini:))
 Sonra Bilge piyano çaldı ben kitabıma gömüldüm.Kitabı çok sevdim Uyku Sersemi ama ne zaman elime alsam birkaç sayfa sonra uykum geliyor. Kitaptaki kahramanın etkisi var sanırım bunda:) Derken üst komşudan kavga sesleri geldi.Aynı anda piyano sustu, Bilge,ben ve Efes kulakları diktik tabi en çok Efes dikti allahtan çok uzatmadılar. Bilge' yi azat edince telefona sardı, ben yine okurken uyudum. Bir ara yanımda Bilge' nin ayak ucumda da Efes'in yattığını fark ettim. Zavallı Koca sığışamamış tabi yatağa, Bilge' nin odasında yatmış, sabah gördüm. Gece oldukça geç geldi sanırım, sabah baktım uyanmıyor, Efes' i gezdirip, mamasını suyunu tazeleyip Koca' nın yanına bırakıp ofise geldim. Biriken işlerle uğraşıyorum, bugün böyle geçer...

Fotoğraftaki kitap oldukça ilginç, bitirmek üzereyim, detayları yazarım...

12.12.2017

Tembel Salı

Sabah erkenden uyanıp Koca' yı iş için şehir dışına uğurladım.Sonra Bilge' yi okula yolladım.Black Mirror' ün son bölümünü izledim. Efes' le uzun bir yürüyüş yaptık.Hava soğuk ama güneşli, yerler çiğ doluydu. Bu yürüyüş çok iyi geldi. Şimdi evdeyim bugün işe gitmeyeceğim. Hakan Bıçakçı' nın Uyku Sersemi kitabına başladım. Akşama köfte yapayım diyorum. Efes uyukluyor. Belki de yanına kıvrılırım ya da bir kahve yapayım...

11.12.2017

Bir varmış, bir yokmuş...

Geçen hafta kızlar geldi, kıpır kıpır bir hafta geçirdik. Kızlar yazdan büyümüşler, dillenmişler.
Havanın el verdiğince dışarı çıktık, evde Efes onları oyaladı:)) Bilge uyuz, hâlâ ilk ve tek torun tahtının sallanmasından endişeli:((  Ama zor arkadaş Allah kardeşime de bütün ikiz annelerine de çokça güç ve sabır versin.

Kızlar uyurken kitap okuyacak zaman buldum, yatmadan öncede birkaç bölüm Black Mirror izledim.

Edip Cansever'in Yerçekimli Karanfil kitabını almıştım, şiirler nasıl güzel, nasıl dokunaklı.
İsahag Uygur Eskiciyan Konteryner Zaafı öykü sevmeme rağmen sevemedim bu öyküleri, allahtan kitap inceydi.
Gerd Ruebenstrunk Fuar Alanında Patlama Bilge için aldığım bir polisiyeydi, çok güzel çizimler de var kitapta, sevdim. Bilge daha okumadı :))
Ketil Bjarnstad Müzik Uğruna  çok güzeldi, çok beğendim.Yazarın diğer kitaplarına da bakacağım.
Ayla Şenel Yüksekten Paraşütsüz dün akşam başladım ve bitti.Çok eğlenceli ve keyifliydi.

Sanırım hedefimi tamamlayacağım:)) Bu ara hep ama hep okumak istiyorum. Upuzun liste yaptım, yıl sona ermeden yapmam gerekenleri sıraladım. Bugün ağacı süsleyeceğiz, seviyorum  bu zamanları.

Bu arada ofisteyim ve yazıyı tamamlayana kadar elli kere bölündüm, bu günlük böyle olsun, iyi bakın kendinize...

2.12.2017

Canım cuma, azıcık cumartesi

Dün her zamanki sinema programımı akşam üzerine kaydırdım.Bilge beraber bir filme gidelim dedi.Sen Kiminle Dans Ediyorsun filminin fragmanını izletti, yaş sınırı uygun ve Binnur Kaya da olunca olur dedim. Okul çıkışından önce Dost' a uğradım, daha bir gün evvel netten bir dolu kitap almamışım gibi bir sürü kitap aldım.pişman değilim. Bilge' yi okuldan aldım, canı sıkkındı. Müzik öğretmeniyle papaz olmuşlar, konuştuk...konuştuk...Sinemaya biraz erken gittik biletlerimizi aldık seans saatini bekledik. Biraz daha sakinleşti.Filmi üç kişi izledik. Film fragmandaki kadardı en komik kısımlar fragmanda verilmiş zaten. Bol argo, küfür olunca Bilge çokça kahkaha attı.Bir ara içim geçmiş, çok uzun değildi allahtan, herkes mutlu bitti.Çıkışta saç kurutma makinası almaya gittik.Eski makina sonunda bozuldu on yıldır bizimleydi Uzatmadan aldık çıktık.Bir iki mağaza dolaşıp eve geldik.Bizim arkamızdan Koca' yla Efes geldi. Yemekti bulaşıktı derken bir film izledik.filmin adını unuttum. Angelina Jolie oynuyordu abartılı sarışın bir tv. muhabiriydi, sonra kahin olduğuna inandıkları evsiz bir adam buna perşembe günü öleceksin filan dedi. Sonra olaylar olaylar... Kitabım bitmek üzere Selçuk Altun sayesinde daha evvel kelime dağarcığıma eklenen bibliyofil den sonra bu kitapla da estet kavramıyla tanıştım. Gerçi bu kitapta yazarımız ziyadesiyle uçmuş, kurguyu oldukça abartmış. Bilge' yi piyano dersinde beklerken bitiririm diye düşünüyorum.
Hadi iyi bakın kendinize, keyifli bir hafta sonu olsun...