24.05.2018

Seramik ve diğer şeyler...


Dün öğleden sonra Bilge'yle seramik dersine gittik. İlk yaptığımız kupalar fırından çıkmış, nasıl bir heyecan sormayın.

İlk fırınlama işleri biten iki duvar saksım ve bardak olacakken saksıya dönüşen parçalarımı sırladım. Önceki hafta başladığım masklardan birinin üzerinde çalıştım daha çok işi var. Bilge' de ufak bir baykuş yaptı. Çıkışta Kale'yi gezme planımız yattı, çünkü Bilge hapşurmaya başladı ama nasıl hapşurmak gözünden yaşlar aka aka... Ne zaman geçecek ilahi sorusunun cevabı yok. Bilge iyiydi ben sürünürken, dün de ben iyiydim tuhaf bir durum yani.

Coşkuyla Ölmek  bitmek üzere ama sahiden beni zorladı ve yordu. Bitmesini ve yeni kitaba başlamayı dört gözle bekliyorum.

Dün Efes' le ilgili adam olmasıyla pek heveslenmiştim ama önce postacıyı ardından elektrik faturasını getiren adamı kovalayınca umutlarım suya düştü:((

İnsanlar yol kenarlarına neden cam kırıkları atıyorlar, niye şişeleri kırıyorlar anlamıyorum. Her gezme dönüşü Efes' in patisine mutlaka bir şey batıyor. Akşam patilerini vazelinledim. Yalayıp ishal olmasın diye de çorap giydirdim. Çorapları çıkarmasın diye de uzun süre yanında yattım sabah her köşede bir çorap vardı:)) Patiler yumuşacık olmuş...

Sabah otoparka inince arabanın lastiğinin indiğini fark ettim. Efes' le gezmeden gelen Koca lastiğe bir alet takıp güya onarırken Efes'te benim limonlu suyumu içti, umarım dokunmaz:))

Bilge dün baya feyz aldı kil alalım dedi, bugün kırmızı kil  sipariş edeceğim, hoca da şamot çamuru alacak, bakalım neler yapabileceğiz.

Dün biraz Gilmore Girls izledim ve The Rain' i bitirdim. İzleyecek yeni dizi bulmak lazım:))


23.05.2018

Sevgili Çarşamba



Dün ofisten erken dönüp, bünyemde ki domestik kadını fırlattım eve:)) Sildim süpürdüm, yıkadım serdim,en sonunda ters düştüm:)) İyi oldu ama,  bir kaç gün rahat ederim. Şule Gürbüz' ün Coşkuyla Ölmek kitabına başladım, biraz yavaş ilerliyor. Kalabalık cümleler yorucu geldi, gerçi kitabın çok başındayım erken konuşmamak gerek.

Bilge bu sabah okula gitmedi, benimle seramik dersine gelecekmiş. Peki dedim, birlikte ofise geldik ders öğleden sonra. Hava bozmazsa Kale' de ufak çaplı gezeriz de ...

Dün gözümü karartıp Efes' le gidebileceğimiz kısa bir tatil planladım, temmuz ortalarına doğru.

Öncelikle hayvan dostu oteller kategorisi çok ilginç. Bazılarında odaya almanıza ve bahçeye çıkmanıza izin veriyorlar. Bazılarında yatağa almak yasak, en komiği de hayvanınızın 3 kg. ağırlığı geçmemesi gerekiyor. Yani fit bir kedinizle ya da çivavanızla tatile çıkabilirsiniz. Neyse oteli buldum, sahibiyle görüştüm, bir tek sağı solu kemirip parçalar mı diye sordu. Benim evde hiç böyle bir şey yapmadı ama belki sizin oteli sevip yiyebilir bilemiyorum dedim:))

Çiçeklere de saksı suluklarından aldım, gerçi biraz abartmış ve çok almışım ama olsun işe yarayacak gibi görünüyor.

Evet iyice tatil havasına girdim farkındayım. Spor salonuna iki ay kadar ara verdim. Evde  kendim çalışmaya devam ediyorum, yaz sonunda yeni ayarlamalar yapacağım. Belki pilates ya da yoga ekleyeceğim bakalım...

Ofisin kapısı açık ve Efes dışarı çıkmaya kalkmıyor, üstelik dışarıdaki kedilere ve kuşlara rağmen. Allahım adam olacak bu çocuk ve ben de göreceğim galiba. Gerçi postacı ve kargocu daha uğramadı onlar geldikten sonra konuşsam daha iyi olacak:))



21.05.2018

Hafta Sonu

Hafta sonu için planlarıma sadık kalamadım. Bir tek yukarıdaki etkinliğe gidebildim ona da yağmur balta vurdu. Sevgili Funda' nın bu etkinliğine gitmeyi sabırsızlıkla bekliyordum. Son anda Bilge' de gelmek istedi, sakıncası olmaz denince pazar günü belirlenen saate buluşma mekanındaydık.
Beni tanıyanlar bilir hep keşke burada doğup büyüseydim derim. Dün ise cumhuriyetin ilk kurulduğu zamanlarda Ankara' da yaşasaydım dedim. Funda bu konuda tam bir hazine öyle güzel öyle keyifli gezdirdi ki bizi Bilge gölgesi gibiydi. Beni bıraktı daha iyi duyayım diye Funda' nın dibindeydi. Burnumuzun ucundaki tarihi görmek sahiden çok etkileyiciydi ve artık etrafıma daha dikkatli gözlerle bakacağım.


Cumartesi sadece piyano dersine gidip hapşurup burunlarımızı sile sile eve döndük.Akşam konsere gidemedik zaten millet şampiyonluk kutlamaları için sokaklara dökülmüş. Gidemedik, gitsek dönemedim...
Film izledik, dizi izledik, hep izledik işte...

Dolapları ve bir iki işi de halledip listemden bir kaç maddenin üzerini çizdim.

Aziz Bey Hadisesi' ni bitirdim. Asuman devam ediyor.

Bu sabah Koca'mı göz doktoruna götürdüm. Sonunda ilk kez göz muaynesinden memnun çıktı. Gözlük siparişi verdik yedeğiyle birlikte.Hep kaybediyor ve en yakınındakinin yakın gözlüğüne el koyuyor:))

Havalar da sapıttı, çok feci yağmur yağıyor hatta abartıp doluya çeviriyor falan filan...

Neyse buralar böyle, iyi bakın kendinize...


18.05.2018

Yaşasın Cuma



Hep sevdiğim gün... Bugün ofisteyim, dışarıya çıkmayacağım. Dün işi asıp kendimi sokaklara atınca bugün ofiste olmam gerekti. Olsun yine de "yaşasın cuma" :)) 
Dün kafeden çıkınca Dost' a uğradım. Malumunuz Bilge' nin ilgisini çekecek okumalar bulmaya çalışıyorum. Bu aralar Elvan Sayar'ın Kendimi Hep Şaşırtırım Zaten ini okuyor hem de elinden bırakmayarak... Okula bile götürdüğünü görünce ben tabi havalara uçtum. Dost' ta raflara bakarken Atilla Atasoy' un Sıdıka sını ve Bülent Ata' nın Asuman /Çalışılmış Tesadüf ünü aldım. Bayılacak eminim ya da umarım:))
Bilge' yle okul çıkışı yemek yedik, sadece bizim tepemize yağmur yağdı sanırım. Ofise geçtiğimizde bir damla bile düşmediğini gördük. Eve geç gittik.  Akşam telaşı derken bir gün öncenin üç saatlik uykusuyla birleşti, sızmışım resmen. Sabah alarmdan önce uyandım, tıkalı burnum ve şiş gözlerimle Bilge 'yi okula hazırlayıp servise bıraktım. Efes'le dönerken yolumuzun üzerinde duran bir kadın karşıdan geçer misiniz köpekten korkuyorum dedi. O an suratımı görmediğim için ne kadar mutluyum anlatamam. o zaman siz geçin karşıya  dedim. Biz sizden korkmuyoruz diyemedim... Çıkcıklayarak karşıya geçti. Efes' te kadına havladı zaten. Neyse dün erken kalkıp mutfak dolaplarımı silmiştim bugün de Bilge' nin dolaplarını silmeyi planlıyordum. Pıff olmadı tabi kedi her gün süt içmiyor ya da içemiyormuş. Ayaklarımı Efes'in tüylü gövdesine sokuşturup Duman ı bitirdim. 
Ayfer Tunç 'un Aziz Bey Hadisesi ne başladım ve tabi Asuman a...
Sonra bir alerji ilacı daha yuvarlayıp ofise geldim. Geçen yıl bu zamanlar ODTÜ Vişnelik' te ...bişiy feste gitmiş ve çok beğenmiştik, bu yıl ki bişiy fest haftaya cumartesi Bülent Ortaçgil, Teoman ve daha bir sürü güzel isim var. Biletlerimizi aldım.
 Yarın piyano kursundan sonra Anıtkabir' e gideriz diye planlıyordum ki o ara Anıt Park'ta gündüz üniversiteler arası müzik yarışması olduğunu ve akşamına Şebnem Ferah konserini gördüm. Evet ağzım kulaklarımda...
Bir de akşama dolapları silersem var ya muazzam olacak...


17.05.2018

Bloğum,ben falan filan

Sabahtan ofisten kaçtım.Biraz alış veriş yapıp en sevdiğim kafeye konuşlandım.Kitap okudum, etrafı seyrettim Bilge' yi okul çıkışında almaya karar verdim.Baktım vakit var dün sevgili Sessiz kaldım bir mim paylaşmış bana da haber vermişti telefondan da olsa yazmaya çalışayım. Önce anlaşalım madde madde yazmayım biraz kendimce yazacağım.Olayın özünü anladım. Madde madde olunca far görmüş tavşan gibi oluyorum şimdiden affola...
Efendim bloğum hayata geçeli yaklaşık dokuz yıl olmuş. Yani Bilge o vakitler üç yaşında annesi bendeniz otuz iki yaşındaymışım. İtiraf edeyim etrafımdan çok sıkıldığım ve çok yalnız hissettiğim için ama en çok babamın ani  kaybının yüreğimde açtığı korkuyla kızıma yazılı fotoğraflı bu satırlar kalsın diye açtım bu bloğu. Önce tedirgin, sonraları daha rahat oldu paylaşımlarım. Uzun süre yakın çevremden  hiç kimseye  bahsetmedim buradan...
O zamandan bu zamana çok şey değişti. Yeni bir şeyler denemeyi, üretmeyi çok severdim.Şimdilerde zevklerim biraz daha farklı ve zamanım gerçekten kıymetli. Kafamda her yaptığım işte hep bu terazi var. Blog dünyası bana çok kıymetli insanlar kazandırdı ve şu bir gerçek ki hayatımdaki en zararsız en naif insanlarda buradan tanıdıklarımdır.Buranın en güzel tarafı dönüp baktığımda Bilge' nin büyümesini şimdilerde ki atarlı ergen  haline gelişini buradan çok rahat izleyebilmek ve bunu dostlarla da paylaşabilmem.
Onun dışında yıllar var biraz bencilce belki ama bıraktım kaç kişi gelmiş gitmişlere bakmayı. Vakit buldukça diğer blogları gezmeyi seviyorum insatgramda da paylaşımlarım var ama buranın yeri ayrı. Kapatmak ve oradan devam etmeyi hiç düşünmedim umarım hiçte düşünmem. Umarım bir on sene sonra ellili yaşlarındaki beni ve yirmili yaşlarındaki Bilge' yi konuşuruz...

Seviyorum burayı işte daha ne diyeyim, hadi iyi bakın kendinize . ..


16.05.2018

Ben Geldim

Nerede kalmıştım, en son Efes keyifsizdi, veterinere götürdüm. Veteriner çok sıkıntılı bir durum olmadığını istersek kan değerlerine bakabileceklerini ama şu an (külliyatlı bir şey sanırım) çok gerekli olmadığını söyledi. Bir poşet yaş mama ve üç paket probiyotikle eve döndük. Paketin birini kullandım. Yaş mamayı görünce hastalığı falan attı bir kenara:)) Şükür toparladı. Dün de ofise gelmedik. Çok fazla şey düşünmeyip, parça parça hareket etmeye karar verdim ve güzel bir liste yaptım. İşlerimin hepsini toparladım. Bir tek spora gitmedim ama zaten alerjim yüzünden çok zor nefes alıyordum. Bugün daha iyice gibiyim, giderim diye düşünüyorum. Ofiste çok işim vardı, sabahtan da alakasız bir toplantı olunca seramik dersi haftaya kaldı.

Gökteki Bütün Kuşlar ı bitirdim, bir daha ne güzel kapağı varmış diye kitap almayacağım, uzun zamandır okuduğum en fena kitaptı.

Kitapçı Dükkanı da bitti yazarı Esmahan Aykol bir kenara not edildi, diğer kitapları da alınacak.

Duman  a başladım. Turgenyev okuması olarak. Başta biraz kastı bir dolu birbirine benzeyen Rus ismi ve kahrolası dip notlar. Kitabın ortalarındayım ve keyifli olmaya başladı.

Bilge' yle yaptığımız  A. Christie okumalarından On Küçük Zenci  sanırım bugün biter, Bilge' yi de
beni de acayip sardı.O okuldan gelmeden bitirip, sinir bozucu şekilde sonunu anlatmayacağım, meraktan pörtleyecek:))

Fotoğraftaki fasulye Bilge' nin fen dersi için pamukta çimlendirdiklerinden, kıyamayıp çiçeklerin yanına dikmiştim. Allahım fasulye vermiş:)) Ben de pencere demirine iple bağladım belki biraz daha verir:))
Gilmore Girls izlemeye başladık. Pek sevimliler.

Efes ofisteki bir kaç sineğin peşinde, azıcık işim kaldı onlar bitsin ben de kitap okuyacağım.

Kalın sağlıcakla...

14.05.2018

Günaydın

Geçen haftanın tüm olumsuzluklarına keyifli bir pazartesiyle başlayacağım derken sabah Efes'in çok keyifsiz olduğunu fark ettim.İştahsız ve aşırı yorgun. Ofise gelmeden veterinere uğradım ama henüz hekim gelmemiş, öğlene doğru tekrar götüreceğim.

Onun dışında pek bir şey yapmadım, okudum, film ve dizi izledim.Havalar soğuduğu için tüm bunları battaniye altında yaptım.Balkonu toparlamaya üşendim.Parktan bir yer örtücü çaldım onu üşenmeyip saksıya diktim hem de kendi yaptığım seramik kaselerden birine.
Bilge' nın sosyal bilgiler yazılısı vardı.Demokrasinin gelişimini sevimli bir masal gibi anlattım.
Anneler günü telefonlaşmalarını yaptım.
Pazara gitmeye üşendim ama sürünerek markete gittim,Ailemi doyurdum.Bana hiç yardım etmemelerine ve hep daha fazlasını istemelerine rağmen bunu yaptım.
Kendime son darbeyi nevresimleri değiştirerek vururum derken Efes'in in bu durumu çıktı.Umarım önemli bir şeyi yoktur. Valla şikayet etmeyeceğim bir daha...