20.09.2021

20 Eylül Pazartesi

Bugün sanırım " Sevda' yla uzun uzun konuşun" günüydü. İşle ilgili tüm telefonlar ( pis pazartesi) gereğinden fazla uzadı, uzadı...Kendi sesimden bir ara nefret ettim. Akşam üzeri Bilge' yle eve yürüyelim dedik. Hava mis gibiydi, keyifli olur diye düşündük. Gelin görün ki elektrik tellerinin yeraltına aktarılması işinin köstebek yuvasına çevirdiği yolları unutmuşuz. Maske taktığımıza sevinerek eve geldik.

Mutfağı biraz toparladım, sonra kitaba daldım. Beni Kim Öldürdü? eğlenceli, akıcı bir kitap. Gerçi konu çok sıradan duruyor ama bir ters köşe bekliyorum sonunda. Yarına biter sanırım. 

Explained' in ilk iki bölümünü izledim. İkisi de çok güzeldi. Müzik bölümü oldukça ilginç, Susuzlukla ilgili olansa ürkütücüydü. 

Efes' i gezdirme işi Koca' ya kaldı. Bu saatten sonra ayaklarımı uzatır, kılımı kıpırdatmam...


 

19.09.2021

19 Eylül Pazar


 Dün akşam Koca bir film açtı. Ben çizim yapıyordum. Filmin başında başroldeki süikastçi ablayı zehirlediler, abla da bunu yapanın peşine düştü. Kulağım tv' de filmi izliyorum. Abla bir türlü ölmüyor, sonuna doğru baktım Koca "belki de kurtulur"filan  demeye başladı, yarıldım gülmekten...bir ara ben bile ölmeyecek galiba demeye başlamıştım,  Allah'tan filmin sonunda öldü...

Yatmadan yaprak çıkartıp suya koydum. Malum pazar günü, artık yemek depolama günü. Sabah erekenden kalktım , ilk işim kuruyan çamaşırları kaldırmak oldu. Kahvaltının ardından hemen yaprağı sardım, ortalığı toparladım. Hepimize kahve yapıp termoslara koydum. Efes' e su aldım, azıcıkta atıştırmalık attım çantama. Bu sefer piknik sandalyelerini arabaya koymayı unutmadık. Hava hafif kapalı ama çok güzeldi. Seymenler Parkı' na gittik. Tam köpek gezdirme zamanında gitmişiz,  bir sürü köpeğe denk geldik. Efes uçtu havalara:) Biz de bir sürü köpek sevdik. 

Burcu Arman' ın Beni Kim Öldürdü kitabına başladım. Biraz okudum, gözüm hep gökyüzüne ve bulutlara kaydı. Bugün aceleleri vardı:)

Çocuklar kaykaylara oturup, bayır aşağı çimlerde kayıyorlar ve  o kadar eğleniyorlardı ki, biz de onlara bakıp gülümsedik. Çocuk olmak ne güzel ...

Eve geldik, yemek telaşı, aman şurayı da toparlayayım, şunu da yapayım derken ayın ortasını geçtiğimizi fark ettim. Zorunlu yöneticilik yüzünden aidat toplamaya çıktım. Bir türlü alışamadılar gelip ödemeye. Neyse az kadı, yıl sonunda başkasına geçecek. Uzun süre sıra gelmez diye umut ediyorum...

Çok yoruldum...




18.09.2021

18 Eylül Cumartesi


 Ursula' nın Rocannon' un Dünyası' nı bitirdim. Fantastik ve hüzünlü bir kitaptı. Araya bir manga girdi, konusunu hiç sevmediğim ama çizimlerine bayıldığım... Bu sabah ne okusam derken geçenlerde aldığım Dante' nın İlahi Komedya' sının mangalaştırılmış hali geldi. Orjinal kitabı okumadım ama Botticelli' nin ve Dali' nin bu kitaptan esinlenerek yaptıkları  resimleri görmüş, bu uzun şiiri merak etmiş ama okumayı bir türlü gözüm yememişti. Manga çok hoş olmuş, çizimleri güzel ve iyi yansıtmış, şiirsel dil korunmuş. Dante' nin yaşarken Cehenneme, Araf'a ve ardından Cennete yolculuğu anlatılıyor...

Aslında tüm gün evde uzanıp kitap okumak vardı ama Bilge' nın okulla ilgili kitap alması gerekiyormuş. Kahvaltı sonrası, hızlıca bir temizlik ve çamaşır yıkama asmacadan sonra düştük yollara.

Geçen hafta yardımcı bir kitap için  bu hafta geleceğini aynı kelimelerle söyleyen uyuz kitapçıya söylenerek çıktık. Dost' a uğradık, birkaç kitap aldık. Sonra birer kahve içip Olgunlar' a yürüdük. Bilge' ye gerekli kitapları orada bulduk. Oradan karşıya geçip parkta oturduk, baktık yorulmuşuz taksiye binip eve geldik. Efes yüzümüze bakmadı. Keyfi bilir dedim:) 

Azıcık dinlenip yemek yiyelim diye düşünmüştüm, uyumuş kalmışım:))

Ama iyi gelmiş, dünkü dersten de bacaklarımın iç tarafları ağrıyordu zaten.

Dinlenmiş kalkıp yemek hazırladım, yemek yedik. Bir posta daha çamaşır yıkamalı derken, baktım balkondakiler daha kurumamış, vazgeçtim...


Oturunca aklıma geldi, yazayım dedim. Neyse Efes yavaştan yanaşmaya başladı. Sanırım küstüğünü unuttu:)

16.09.2021

16 Eylül Perşembe


Dün yazmayı unutmuşum. Unuttuğumu da yazarken fark ettim. Aslında dün şahane bir gündü. Erkenden kalktım. Yarım saat kadar yoga yaptım. Ofiste işler çok yoğun değildi, okudum, izledim, hatta çizdim bile...

Bilge gelince eve döndük. Eve gelince sabah bulaşıkları makineye yerleştirmiş olduğuma çok sevindim. Mis gibi bir mutfağa gelmek ne güzel bir his. 

Koca Lucifer' ın son sezonunu izliyordu, ben de ona takılıp, son üç bölümü izleyerek bitirdim. Baştan izlemeye gerekte kalmadı:) 

Sonrası zaten uyuyup kalmışım. 

Bu sabah uyandığımda hava karanlıktı. Azıcık yoga yaptım, Efes kıpır kıpırdı. Bazen takıldı mı takılıyor, bana yoga yaptırmıyor. Yağmurun sesini dinledim, biraz nefes egzersi yaptım. 

Kitabımı elime aldım derken Bilge geldi. Konuştu konuştu, bazen bu çocuğun içinden bir ben çıkıyor:)) ne anlattığını hatırlamıyorum ama aralıksız anlatabilme yetisine sahip:))

Sonrası kahvaltı faslı, okul, iş falan filan ...

Hava çok soğudu ama balkondaki bitkiler bundan pek memnun. Önceki yıllarda hemen geçiyor diye alamadığım petunyaları görüyorum komşu balkonlarda, nasıl güzeller. Benimkiler de mutlu görünüyorlar. Biraz elma ve erik vardı kurumayı bekleyen. Umarım küflenmezler...




 

14.09.2021

14 Eylül Salı


Herkes uyurken uyandım, yeni bir resme başlamıştım. Bir iki kat boya attım. Kaçıncı kayığım bu hatırlamıyorum ama en eski püsküsü bu:) Refarans bir fotoğraftan 
çizdim, daha bitmedi. Güzel bir ışıkta, bir daha üzerinden geçmeli. Paylaşacak bugüne dair daha güzel bir fotoğrafım yoktu.

Bilge dün ikinci doz aşısını oldu. Bugün biraz nane molla. Yine de okula gitti. Sınıfında aşı olan çocuk sayısı çok az. En yakın arkadaşının anne babası aşı karşıtıdıymış ve kız istemesine rağmen onun aşı olmasına izin vermiyorlarmış. Aşı karşıtlığı meselesini ne tarafından tutarsam tutayım, mantıklı bir açıklama bulamıyorum. Allah akıl versin diyorum.

Yoğun bir gündü. Yemek hazırlamak dışında başımı kaşıycak vakit olmadı. Bir ara Efes' i parka götürdüm, o da gök gümbürdemeye başlayınca koşa koşa ofise döndük. 

Hal böyle olunca akşamki yoga dersi gözümde büyüdü ama saatinde derse gittim. Hoca bugün çok hafif, omuzlarınızı ve boynunuzu rahatlatacak bir ders yapacağız deyince çok mutlu oldum. Omuzlarım en dertli uzuvlarım. Biraz zorlandım ama en son şavasanada omuzlarıma kum torbaları yerleştirdi hoca, nasıl iyi geldi. O kadar rahatlamıştım ki bir ara içim geçmiş:)Ders bittiğinde ağzım kulaklarımda çıktım stüdyodan. Baktım Koca' yla Efes kapıda beni bekliyor, daha da sevindim. 
Efes önde biz arkada eve geldik.

Duşumu aldım , birazdan Ursula' nın Fomalhaut II gezegeninde dolaşırken uyuya kalırım...
 

 

13.09.2021

13 Eylül Pazartesi


 Sabah teyzemi düşünerek uyandım. Dün evine bıraktığımız da, binaya girmeden, kapının önünde gitmemizi bekledi. El sallarken, çoktan yetmiş yaşını devirmiş teyzemin ne kadar iyi göründüğünü ( çok şükür) zamanın sanki bir yerlerde durduğunu hissettim. Garip bir hüzün çöktü içime aslında bu duyguyu biliyorum her Antalya dönüşü elinde bir tas suyla arkamızdan bakan anneme el sallarken de böyle hissediyorum. Anneme, teyzeme hatta pek çok kadına bakarken...aslında hayatın hiçte iyi davranmadığı kadınlar... Güçlü, kocaman ağaçlar gibi, kökleri derinde, başları gökyüzüne doğru duruyorlar. Yazsan hepsinden ayrı,  ama hüzünlü hikayelerle dolar sayfalar...

İyi ki dünyaya kadın olarak gelmişim, erkekler kusura bakmasın...

12.09.2021

12 Eylül Pazar


 Kahvaltıdan sonra düştük yola, istikamet teyzemlerin bahçesiydi. Bahçe mevsimle birlikte son demlerindeydi...

Bilge kümesten yumurta, bahçeden sebze topladı. Ben ve teyzem kışlık patlıcan ve biber közledik. Koca mangalın başına geçti, büyük teyzem de geldi. Hep birlikte kocaman bir sofra hazırladık, keyifli oldu...

Elimiz kolumuz çantalarımız dolu dolu  dönüşe geçtik. Büyük teyzeyi evine bıraktık, azıcık trafiğe takıldık:( 

Efesi' de gezdirip eve geçeriz, biraz okur erkenden uyuya kalırım gibime geliyor:)