18.01.2022

18 Ocak


 Sabah evden çıkarken kar başladı, iyice yağdı... tutacak kesin derken durdu. Hava soğuk, herkesin dilinde evlere bomba gibi düşen faturalar. Doğal gaz, elektrik, benzin faturalarını paylaşıyor herkes. Sabah bankamatiğe uğramam gerekti, kat kat lahana moduna geçip, kar yağarken düştüm yola (caddenin başına kadar yürüdüm aslında:)) Bankamatiğe paralarımın bir kısmını beğendiremedim ama sonunda ben kazandım, paramı yatırıp geri dönüşe geçtim. Esnaftan bir kaç kişiye denk geldim. Fatura şikayetleri, küresel komplolar ve Allah yardımcımız olsunlara kafamı sallayıp amin dedim, ofise geldim.

Bilge' nin karantinası pazar günü bitti, pazartesi güle oynaya okula gitti. Bir haftalık karantinayı o ödül gibi görürken Koca' da ben de diken üstündeydik. Sürekli dillendirmeden birbirimize sağlık taraması yapar olmuştuk. Tadı nasıl, kokusu da güzel değil mi, öksürdün mü sen? 
Neyse hayat normale (!) döndü yeniden. Bilge'nin eline yüzüne renk geldi dinlenince. İzleyebildiği tüm animeleri izledi, okuyabildiği mangaları okudu. Resim yapamamaktan şikayet ediyordu, yastığının altında resim defteri görmek keyifli oldu...

Bana gelince hafta sonu mutfakta antin kutin işlerle uğraştım. Bilge' ye badem sütü, kalanlarla pankek, türk işi noodle, pancar kvass...

Modern Love' ın ilk sezonunu bitirdim.Hemen bitmesin diye ikinci sezonu her gün bir bölüm izliyorum o kadar sevdim. Don't Look  Up filmini izledim. Bir ara uyumuşum, iyi hoş günümüz sosyal medyasına,  falana filana güzel göndermeler olmuş ama çok uzundu yahu...

Cho Nam-Joo 'nun Kim Jiyeong, Doğum 1982 kitabını okudum. Güney Koreli bir kadının hayatını okurken cinsiyetçi yaklaşımın bizim ülkemizle benzerliğine inanamıyorsunuz. Sinir bozucu...Dünyanı her yerinde kadınların başına aynı şeyler geliyor, hem de doğal sayılarak...

Orhan Berent' in Trenler Çıldırırsa kitabını okuyorum, bugün biter sanırım. Pek heyecanlandırmadı.

Uwe Timm' in Morenga' sına da başladım. Puntolar küçük olmasa nefis bir okuma olacak. Yirmi sayfadan sonra zorluyor.

Akşam yoga dersi için stüdyoya gideceğim. Özledim bir hafta gitmeyince.

Ağaçlar sallanmaya başladı, rüzgar çıkmış, yağsa daha iyiydi.

Kaçtım ben, iyi bakın kendinize....





12.01.2022

12 Ocak


 Sabahları ofise gelince ilk işim kahve ve kış geldiğinden beri ıhlamur demlemek. Bu sabah ıhlamur kavanozundan demliğe kuru yaprakları ve çiçekleri koyarken bir parça ağaç kabuğu geldi elime. Kabuğun üzerinde parmaklarımı gezdirdim, burnuma götürdüm. Pek çok kişi ıhlamur kokusunu sevmiyor ama ben seviyorum. Üst sokakta Efes'i  ara sıra götürdüğüm ufak bir park var. Üç ya da dört tane ıhlamur ağacı var, çiçeğe durduğunda, hafif de bir rüzgar varsa mis gibi olur ortalık. Parkın çıkışına doğru küçük bir de iğde ağacı var. Bazı baharlar küsüp açmıyor ama açtıysa değmeyin keyfime...

Hala elimde kuru ağaç kabuğuna bakarken sabah bitirdiğim Leylak Kızlar kitabından bir bölüm aklıma geldi. Kitabın başlarında çalışma kampı zannettikleri korkunç bir toplama kapına girerken Polonyalı ailenin genç kızı ıhlamur ağaçlarını görüyor. Ihlamur ağacının hristiyanlıkta kutsal sayıldığını, kesilmediğini Meryem Ana' nın ağacı olduğuna inanıldığını düşünüp bir umutla seviniyor. Sonrası çok fena, insanın insana zulmü... Polonyalılar önce Hitler' den, sonra Stalin' nden neler çekmişler. Kitap şahane, yüreğinize dokunuyor ve sonunda umut bırakıyor. Diktatörler eninde sonunda devriliyor...

Cuma günü okuldan mesaj gelmişti, sınıfta covidli çocuk sayısı üçü geçti pazartesi test yaptırıp, salı okula öyle gelin diye. Bilge Koca'yla gidip test yaptırdı, akşam üzeri sonucu pozitif olarak bize bildirildi. Filyasyon ekibi aradı, Bilge' nin yedi günlük karantinasının başladığını,  üç aşımızı da olduğumuz için bizim karantinaya girmediğimizi sorun yaşarsak aramamızı söylediler. Bu arada Bilge' de dahil hiç birimizde en ufak bir belirti yok. Bilge test vermemiş olsa fark etmezdik. Sınıfın yarısının pozitif olduğu anlaşıldı haftaya pazartesiye kadar sınıf kapatıldı. Ben yoga derslerimi iptal ettim. Ofise kendi aracımızla gidip geliyoruz, kimseyle temasımız yok. Ekip kısıtlamanız yok dese de biz kendimizi izole ettik. Bilge yoğun sınav döneminden sonra armağan gibi düşündü bunu, yeni yıla çok pozitif girdim diye espiri bile yapıyor:)) Akşamları birlikte yoga yapıyoruz, daha evvel yapamadığı orta seviye duruşlardan bazılarını çok rahat yapmaya başladı, pek sevindi:)) Ben de ortalama kırk beş dakikalık yoga akışı hazırlama alıştırmaları yapmış oluyorum. Kendi pratiğim için iyi oluyor. 

İşlerin yoğunluğu devam ediyor ama arada yavaşlayıp, durabiliyorum artık. 
Kış tüm griliğiyle günleri dolduruyor.
İyi bakın kendinize...


4.01.2022

04 Ocak


 Yeni yıla  Efes  gibi " neler olacak bakalım " diye, gözlerimi kısıp düşüncelere dalarak girdim...Şaka tabi, yine saat on iki olmadan uyuya kaldık hem de hepimiz:) Sabahtan üçüncü doz aşılarımızı olduk. Totem falan yapmadık, yeni yıla illa üç doz aşılı girelim demedik. Bilge' nin en müsait zamanı o gündü, okula gitmedi. Akşam üzerine doğru hepimizin sol koluna ağırlık bağlamışlar hissi dışında bit yan etki yaşamadık. 

Yılın ikinci günü apartman toplantısı yapıp, yöneticiliği devrettim.  Çok sevindim, beni çok yoran bir işti. Sırf bu yüzden yıl güzel başladı ve güzel olacakmış hissine kapıldım....

Bu yıl ki kitap hedefimi yüz on kitap olarak belirledim. Amacım bu rakamın altına düşmemek.

Uwe Timm'in Morenga, Kerem Aslan' ın Her Şey Dahil ve Martha Hall Kelly' nin Leylak Kızlar kitaplarına başladım. 

The Man In The Castle ve Modern Love dizilerini izliyorum. Her güne birer bölüm izlemeye çalışıyorum. Aslında vaktim olsa başından kalkmam:)

Her sene listeler yapardım, bu sene hiç bu işe yeltenmedim. Yapabildiklerimi, içime sinenleri yazarım bir köşeye...

İyi bakın kendinize...



24.12.2021

24 Aralık


 Hep erken kalkan bir insan olmama rağmen, sabahın kör karanlığına uyanmak beni bile sinir edip, tüm enerjimi dibe çekiyor.

Bilge diş tedavisini göz yaşlarıyla bitirdi. Sonuçta bir kutu antibiyotik ve apranax kafasını deneyimledi.
Neyse buna şükür dedik yine...
Hafta içi boş dersleri olunca, bir arkadaşıyla kütüphaneye gideceğini söyledi. İki senedir ilk kez benim dışımda biriyle, hem de arkadaşıyla dışarı çıktı. Arkadaşının kimliği yanında olmayınca kütüphaneye gidememişler, Kızılay' da birkaç kitapçı gezip fiyatlara sinir olmuşlar. En son Kocatepe Camii' sine girip iki saat ders çalışmışlar. Ağzı kulaklarında geldi, heyecanla anlattı. Caminin mimarisini çok beğenmiş ama soğuktu dedi:))

İri Memeler Ve Geniş Kalçalar bitti, ama ne bitiş. İnanılmaz bir kitap okudum, çok farklı bir deneyimdi. Kocaman bir tarih, kocaman bir aile, bir sürü insan... Kesinlikle okuyun derim...
Bunun yanında ufak ufak başka okumalar da yaptım. Elimdeki kitapta bu hafta biter diye düşünüyorum, yılı 120 kitapla tamamlamış olacağım. "iyi ki" lerimin ilk sırasında kitap okumak var. İlk önceliğim kitaplarım, sonrasında bir kaç can simidim  (yoga, resim, filmler, müzik...) daha var çok şükür...

İşlere hiç girmeyeyim, böyle saçma bir dönemi daha evvel hiç görmedim, olur da normale dönersek (hala iyimser (salakça)bir tarafım var) kimseler bir daha görmesin derim...Herkese güç, kuvvet ve umut diliyorum. 

Yılbaşından evvel yazmaya çalışırım ama olur da yazamazsam iki büyük dileğim var. İlki herkes için sağlık . İkincisi ise tüm insanlara,insani bir vicdan diliyorum. Hani gerçekten "insanca" olandan...
İyi bakın kendinize...

13.12.2021

13 Aralık

Dolu dolu bir hafta ve hafta sonu geçti. Aslında bana kalsa özellikle hafta sonu evden dışarı çıkmayı planlamıyordum. Hafta içi Bilge' nin diş randevularıyla yoga derslerim çakışınca, cumartesi eğitim dersine gel dedi hocam. 13' de girdiğim dersten 17:30 da çıktım. Hiç bu kadar uzun yoga yapmamıştım. Çok yorucuydu ama keyifliydi de. Duvardaki şu pozu yapmayalı iki yıl olmuş. Kalbim ayak parmaklarımda atıyordu:) eve geldiğimde her yerim ağrıyordu, yorgunluktan sızmışım.
Pazar günü Bilge kitap almam gerek dedi. Almanca dil kitabı baktı, istediği kitabı bulamadı ufladı pufladı. sallanmış suratıyla girdiği mağazada istediği gömleği ve kazağı buldu, pek sevindi. Oturduğumuz kafenin uğultusundan çok rahatsız olup, kendimizi dışarı attık. Rast gele yürüdüğümüzü düşünürken, sevdiğimiz başka bir kitapçının sokağında bulduk kendimizi."kaybolmayı bilmiyoruz" yorumu yaptı, sıpam. Sakin kafesinde oturup, uzun uzun kitap okudum. Ben güya yıl sonuna kadar İri Memeler ve Geniş Kalçalar' ı bitirmeye odaklanıp, yeni kitaba başlamayacaktım. Dayanamadım Haydarpaşa' nın Son Memuru' na şöyle bir bakayım derken baktım yarılamışım:))

 Hava da pek güzeldi. Bulutlar, kış güneşi mis gibiydi. Markete girdik bir iki eksik mutfak malzemesi alalım diye. Bilge gözlerini kocaman açmış, beni dürtüklüyor. Ne oldu dememe kalmadan, raftaki diş macunu fiyatını gösterdi, şaka mı diyerek. Bilge' nin de ağzından insanlar nasıl alacak ki lafını içim ezilerek duydum. 

Ne diyeyim

İyi bakın kendinize....

7.12.2021

07 Aralık



Yoga yapmayı ne kadar çok sevdiğimi defalarca burada yazdım. Tesadüfen bulduğum butik yoga stüdyosuna başlayalı beş yılı geçti. Ben hiç ara vermeden devam ettim. Yoga gerçekten benim için çok kıymetli. Bedenime ve ruhuma iyi geliyor. Nefes kısmını, asanaları çok seviyorum, en zorunu bile, hatta yapamadıklarımı bile. Bir tek meditasyon kısmına oldum bittim ısınamadım. Zihnim hiç o  kadar rahat durmadı, ben de çok takılmadım. Belik doğru zaman değildir, belki doğru zaman hiç gelmeyecek...

Özellikle iyi yoga yapanları izlemek de ayrı keyif. Sosyal medyada nerelerde takıldığımı tahmin etmişsinizdir. Sonbahar başlarında, iyi bir yoga hocasının mail grubuna katıldım. Her hafta başı deneyimleriyle ilgili güzel paylaşımları oluyor. Bazen cevap yazıyorum, bazen okuyup geçiyorum. Geçen gün ilginç bir konu paylaştı. Çok uzatmadan aktarayım; morning pages diye bir egzersizden bahsediyor. Sabah yataktan kalkıp ilk rutinlerinizden (banyo, tuvalet, sabah kahvesi gibi) hemen sonra üç sayfa yazmanız gerekiyor. Canınız ne istiyorsa, aklınızdan ne geçiyorsa, planlamadan, kurgulamadan, değiştirmeden sayfalara aktarıyorsunuz. Çok sıkıldım da yazabilirsiniz bu üç sayfaya, bu ne anlamsız bir iş de... Yarım bırakmamak ve üç sayfadan fazla yazmamak gerekiyor.Silgi kullanmak yasak, imla kuralları önemli değil... İlk okuduğumda dudak bükmüştüm. Yine de denedim... Uygun bir defter buldum A4 öneriliyor, benimki az küçüktü. Yazmaya başladım, kalem kağıt her zaman gözümün önündeydi ama sanki yıllardır yazmıyormuşum gibi hissettim. Sonra yazdım, yazdım, inanamadım. Zihnimin tüm karmaşasını defterin sayfalarında görmek garip bir deneyim oldu. Başladığım ilk satırlardan, son satıra doğru gidişim çok şaşırttı beni. 

Sizinle de paylaşmak istedim, belki denemek isteyen olur.

 

6.12.2021

6 Aralık


 Haftanın tüm koşturması, pazar günü ayaklarımı uzatıp dinlenerek geçti gitti. Cumartesi Bilge' ye diş hekimine gittik. İki yıldır covid korkusuna ertelenen diş kontrolleri sonucu salı günü kanal tedavisi yapılacak. Fiyatını duyunca dudaklarım uçukladı, buna hala şok olmam da ayrı bir yazı konusu... Klinik çıkışı test kitabı almaya Olgunlar' a gittik. Oradan azıcık yürüyelim dedik. Eskiden sevdiğimiz ama son zamanlarda hiç sevmediğimiz bir kafenin başka bir şubesini gördük. Alt katta oturup uzun uzun kitap okuduk. Sakin ve ferahmış.

Alper Canıgüz' ün Kıyamet Park' ını bitirdim. Eğlenceliydi. Evden çıkmadan Zaman Çarkı' nın yeni bölümünü izledim. Gerekli Şeyler' de seriye bakınca gözüm korktu. Kocaman kocaman on dört ciltlik bir seri, gerisi var mı bilmiyorum. Hepsi diziye nasıl sığacak...

Dost' a uğradık, indirimli kitaplar kısmında ilginç kitaplar buldum. Keyifle eve geldik.

Cuma sabahtan  yoga yapmıştım, akşama stüdyoda dersim vardı, eve gelince Bilge beraber yapalım deyince tüm yorgunluğuma rağmen tamam dedim. Cumartesi tüm gün sol üst kolumda kas seğirmesi yaşadım, çok sinir bozucuydu...Abartmamak gerek...

Lost in Space filminin yeni sezonu gelmiş, ama Koca önceki sezonları izlemediği için baştan izlemeye başladık. Zaten unutmuşum ilk kez izliyormusum gibi oldu. 

Akşama park faslı, tüylü çocukları sevmece, derken soğuktan kızarmış bir burunla eve dönme ...

İri Memeler ve Geniş Kalçalar' ı okumaya devam ediyorum. Yılın en güzel okumalarından biri olacak...

Erkenden uyandım, ortalık zifiri karanlık. Efes pek güzel uyuyordu ışık açıp uyandırmaya kıyamadım. Telefon elimde buraya yazayım dedim...

Güzel bir hafta olsun...