04 Haziran
Dün bir taraftan işle ilgili yazışmalar, bir taraftan evi toparlamaca derken öğleden sonra uyumuş kalmışım. Efes ' te uyumuş, ben bir telaşla uyandım. Efes' i toparlayıp akşam gezmesine çıkarttım. Bu arada Bilge' de uyuya kalmış, sanki uyku sineği hepimizi yoklamış. Efes' i gezdirip eve döndükten sonra hemen hazırlanıp sinemaya gitmek için çıktık. Festival maratonumuz diyor Bilge, ikinci filmimiz Maria' nın Günü' ydü. 1986 yılı Macar yapımı film başladığında salon doluydu. Film rus romanları gibi kalabalık ve karışıktı. Hızla akan diyalogları takip etme çabasından kimin kim olduğunu anlamam zaman aldı, hatta bazılarını anlamadım:) İlk on dakikada bir seyirci kalktı gitti, bir süre sonra başkaları, daha da başkaları salonu terk etti. Tabi bu dikkatinizi çok dağıtıyor. Festival filmlerini de ara vermeden gösteriyorlar bu da can sıkıcı. Bir ara Bilge'ye baktım, biz de çıksak mı bakışım, onun tek kaşı havada bakışını yakalayınca döndüm önüme izlemeye devam ettim. Film bittiğinde kalmakla iyi bir karar vermişiz dedik, çünkü sonunu merak edecektik. Sonu da sahiden şaşırttı beni. Bu akşam ilk defa 21:30 gösterimine gideceğiz, umarım uyuya kalmayız. Sırf bu yüzden bugünkü kahvemi akşama bıraktım:)

Yorumlar
Yorum Gönder