30.07.2018

Sevgili Pazartesi


Bugün pek güzel bir gün, çünkü akşama ikizler geliyor.Bıcır bıcır birkaç gün geçireceğiz. Havalarda güzel gidiyor bakalım maceralarımızı yazarım.

Cumartesi Bilge' yi piyano dersine bıraktım ben de Kızılay'da biraz dolaştım.Çıkışta alışveriş yapıp eve döndük. Pazar sabah uyumuşum uyandığımda saat dokuza geliyordu inanmadım. Sinemaya ilk seansa gidelim diyordum, ikinciye yetiştik.Otel Transilvanya 3' ü izledik, çok güzeldi. Yemek yedikten sonra Bilge' yi eve bıraktık mutfak alışverişi için büyükçe bir markete gittik.Koca arabada bekledi, çok huysuz oluyor  ben hemen kafamdakileri alıp kasaya geldim. Aldıklarımı öderken ne kadar çok tuttu diye söylendim fişi fişi çantama soktum arabaya bindim. Eve gelip poşetleri boşaltırken fişe bakmak aklıma geldi. Üç tane aldığım hindi füme otuz altı tane görünüyor o da artı yüz on beş lira koymuş. Koca söylene söylene markete geri götürdü beni.Müşteri hizmetlerine uğradım hemen hallettiler kasiyer çocuk özür diledi. Bu erkekler niye bu kadar aksi, boşu boşuna söylendi durdu. Yalnız bana da bir sabırlı hal gelmiş şaştım kendime😊
Gerisi ev hali işte, ye iç, bir daha ye, dizi izle falan işte. Oblomov okumaya devam ediyorum ama gelecek aya sarkacak gibi görünüyor olsun keyifli bir okuma oluyor önemli olan bu.
Ben kızlara yemek yapmaya başlayalım, iyi bakın kendinize...

26.07.2018

Günler geçerken...



Önceki gün akşam üzeri Bilge' yle Efes'i gezdirmeye çıkarttık. Parkın içinden tüm ağaçları ziyaret ederek ilerledik. Karşıya geçeceğimiz sıra Efes yavru bir köpek gördü. Şimdi Efes koruma içgüdüsü çok kuvvetli bir köpek. Etrafta kedi, köpek hatta bazen insan fark etmiyor birden atlayıveriyor. Cüssesini de unutuyor ve havladığı zaman etraftakilerin ödü kopuyor. Bir de şöyle bir gerçek var ki köpek sahipleri bunu bilir köpeğe bir şey yaptırmak istiyorsanız sesiniz komut vermeli. Gerçi çoğu zaman Efes beni tınlamıyor ama mecburen sert bir sesle "hayır" demeniz gerekiyor. Eğer sizi tınlarsa kafasını yere doğru eğip bağırmayı kesiyor. Neyse yavru köpek tasmalı ve çok küçük olunca Bilge hemen tasmasını kısalttı ben de "hayır sakin ol "diye bağırdım. O sırada yoldan geçen bir arama yanımızda durdu. İçindeki adam hanımefendi bağırmayın ama yazık dedi. Ben önce anlamadım şaşkın şaşkın anlamadım dedim. Ben çok seviyorum bunları kıyamıyorum hiç dedi. Beyfendi karşıda yavru köpek var ikaz etmezsem üstüne atlayabilir dedim. Sonra dayanamadım pardon ama o benim canım ciğerim siz ne demek istiyorsunuz dedim. Yine ağzında ben çok severim de kıyamıyorum gibi bir şeyler geveledi. İyi günler dileyip gezdirmeye devam ettik. Sonra düşündüm acaba bu adamın köpeği var mıdır diye...

Akşamına apartman toplantısına gittim. Koca şehir dışındaydı alçak,  saat 21:00' de toplantı yapıyorlar 22:00' de uyuyan benim gibi bir tip için nasıl eziyet düşünün. Neyse toplantının yapılacağı kafeye gittim. Allah'tan amcalar beni tanıyormuş, toplantı başladı. Yöneticilik üstüme kalmasın diye gagamı tutup hiçbir şeye karışmama kararıyla gitmiştim. 2016' dan buyana hesap yapmaya başlayıp bunu da yanlış yapmaya başladıklarında dayanamadım. Ağzıma tüküreyim bu seferlik denetçilikle yırttım ama bir daha ki sefere üstüme kalacak. Bu arada yirmi dairelik bir bina bizimki. Toplantıda sekiz kişiydik. Çoğunluk oluyor muyuz demek gafletinde bulundum, amcalardan ikisinin üçer beşer dairesi varmış.Gece yarısına doğru eve geldiğimde bana sabaha karşı gelirim diyen Koca' yı dizi izlerken buldum alçak demiştim değil mi . Arsız arsız gülüp apartman sosyalleşmesi dedi...

Kitaplara gelince Ekolji Cep Rehberi bitmek üzere, çok beğendim. Oblomov' u yarıladım sayılır düşündüğümden çok daha kolay okunuyor. Yeraltına Mektuplar yavaş yavaş ilerliyor. Önceki gün Sevgili Leylak Dalı' mla YKY' de dolaşırken Bilge' ye alacak kitap bulamadığımdan yakınınca  Doğan Kardeş Gençlik serisini gösterdi cankurtaran gibi oldu,hiç aklıma gelmemişti. Bir sürü kitap aldım. Kendisi de Gülçin Alpöge' nin İdil Biret : Dans Eden Parmaklar kitabını Bilge' ye getirmiş. Bilge elindeki kitabı bugün bitirip, bu kitaba yarın başlayacak bu arada ben kitabı bitirdim, çok güzel ve keyifli bir kitap. Bu arada Füruzan' ın Yaz Geldi sinide aldım, bence tanışma zamanları geldi. Şöyle bir bakayım derken Parasız Yatılı yı tekrar okudum ve yine Füruzan okuduğum en iyi öykü yazarı dedim. Diğer öyküleri de dayanamayıp akşama kadar yine  okuyacağım eminim:))

Eee ben artık kaçıyorum, iyi bakın kendinize...

25.07.2018

Sosyal ağlar, falanlar filanlar


Sabah kalkıp zaruri ihtiyaçları halledip hangimiz elimize telefonlarımızı almıyoruz, neler olmuş diye bakmıyoruz? Önce facebook ,sonra twitter ve son nokta ınstagram. Sürekli like lar, takip etmeler, takibi bırakanlar... sanırım takipçilerimiz olsun, koyduğumuz paylaşım bi dolu beğeni alsın beklentisi içindeyiz. Fotoğrafın üzerine çift tıklayıp kalpler görme derdindeyiz. Kötü bir şey mi bu beklenti ?bence değil, üstelik zararlı da değil. Sonuçta istediğiniz insanları takip edip, istediğiniz insanların sizi takip etmesine izin vermek veyahut engelleyebilmek gibi avantajları da var. Pek çok hayvan sever takip ediyorum, çoğu sokaktan canlar sahiplenmiş. Paylaşımları yüzümü güldürüyor. Blog dünyasından tanıdıklar var, özellikle hikaye kısmından onları izlemek daha bir samimi geliyor sanki. Gezenler var, pişirenler, ekenler biçenler ve tabi en çok okuyanlar, izleyenler, dinleyenler... Paylaşmak özünde çok kıymetli bir olgu. İnsan olduğumuzu hatırlatıyor. Tabi hayat dengeden ibaret iyilerin yanında kötülerde var elbet. Klavyenin ya da objektifin karşısında her aklına düşeni yapabileceğini düşünen, paylaşımlarından ticari kazançlar sağlayanlar, benim sevdiğimi siz de seveceksiniz diyen, hayvanlara yardım etmiyorsunuz Allah belanızı versin diyene kadar kimler kimler var... 

Okumadığı kitabı okumuş gibi yapan da var, benim çizimim diye sağdan soldan araklayan da...
Her şeye muhalefet olup çemkiren de var, ağza alınmayacak lafları ard arda arsızca sıralayan da...

Aklıma hep bir arkadaşım ve kızı gelir. Annesi sadece yaşıtlarını takip et diye ültimatom verince beni de takip eden kızı annesine ama o hep kitap paylaşıyor ki takip etmeye devam edeyim demiş:))

Tabi bir de işin bu kısmı var çoluk çocuk herkes birbirini takip ettiği için çok daha özenli davranmak , koca egolarımızı dizginlemek lazım.

Neyse çok konuştum yine, kendinize iyi bakın diyerek huzurlarınızdan ayrılırım:)))

23.07.2018

Biz Geldik


Mayıs ayında planlamıştım bu tatili, hatta burada da bahsetmiştim. Geçen hafta pazartesi çıktık yola, yol uzadı da uzadı, akşam üzeri otele vardık. Yıllar evvel gitmiştim İzmir' e. Gümüldür muhteşem bir yer, uçsuz bucaksız sahili, sakin denizi ve sahille binalar arasındaki yeşil alanlarıyla düşündüğümüzden çok çok iyiydi. İlk gün Bilge'yle denize girdik, deniz buz gibiydi, çok kalmadan odaya döndük. 

Ertesi sabah hep birlikte sahile indik, Efes önce dalgalara havlayıp, sonra içine atladı:)) tatil boyunca iki sokak köpeği de bize eşlik etti. Hatta bir ara köpeklerden birisi martı yakalayıp önümüze koydu:))

Köpeklerdeki koruma içgüdüsü inanılmaz. Efes' in  Bilge'nin açıldığını görüp peşinden ne kadar uzakta olursa olsun yüzerek gidip kuyruğunu uzatması, Bilge kuyruğunu tutunca kıyıya kadar onu çekmesi, bunu defalarca yapması  izlemelere doyamadığım bir manzaraydı.

Sabah erken yürüyüşler, ardından deniz, akşama daha uzun yürüyüşlerin ardından odaya bitmiş vaziyette dönüyorduk.

Yanımda götürdüğüm dört kitabı da bitirdim. İkisi zaten yarımdı:))

Cumartesi günü döndük, sonrası valiz boşalt, çamaşırlar, alış veriş derken bugün ofise geldik.

Dün Gonçarov' un Oblomov una başladım, yanında  Ekoloji Cep Rehberi ve Yeraltına Mektuplar a başladım. Ekoloji Rehberi Ernest Callenbach'  a ait Sinek Sekiz Yayınevi' nden aldığım Sürdürülebilir yaşam kitapları serisinden. Yeraltına Mektuplar' sa 59 Yazardan hayatta olmayan yazarlara yazılmış mektuplardan oluşuyor. Yapı Kredi Yayınları' ndan çıkmış, Murat Yalçın hazırlamış.

Tatil güzel şey ama her zaman dediğim gibi en güzel tarafı eve dönmek:)) İyi bakın kendinize...



9.07.2018

Hafta Sonu...


Günlerdir enerji seviyem diplerde, kitap okurken, film izlerken uyuya kalıyorum. Suçu havalara attım, çok ısındı ya ondandır kesin diye tembel bedenimi avutuyorum. Tabi bir de dış etkenler var bakınız ilk fotoğraftaki arkadaş misal bütün gün böyle yatıyor etrafta:))


Erlend Loe 'nin Doppler ini bitirdim. Keyifli bir kitaptı. Devamı da bu hafta raflarda olacakmış, çok vakitli bir okuma oldu benim için:))


Sineksekiz Yayınlarını yıllardır netten takip ederim ama hiç kitaplarını almamıştım. Perşembe günü üstelik saat 17' den sonra sipariş vermem rağmen cumartesi kargo gelmiş. Tabi ofis kapalı olunca bu sabah kargodan gidip aldım. Pakete iliştirilmiş ada çayı, küçük zarftaki mısır tohumları ve tabi kitaplar sabahı güzelleştirdi.

Cumartesi günü piyano dersi çıkışı Bilge' yle Dost' a uğradık. Ben evdeki kulelerimi düşünüp kitap almadım Bilge kendine Asi Kızlar Bilge Kadınlar kitabını aldı. Karakarga yayınlarından kollektif olarak çıkan kitaba  M.K.Perker' in illüstrasyonları eşlik ediyor. Sade ve keyifli bir dille yazılmış, ben akşam bitirdim tabi:))

Ayrıca tüm hafta sonunu Anne With an "e" nin 2. sezonunu izleyerek geçirdik. Nasıl güzeldi

H.G. Wells' in Dr. Moreau' nun Adası na başladım, ofis işlerini  kenara koydum yarın pazartesiymiş gibi yaparım, yeni gelen kitaplara da bakmak lazım hatırları kalmasın:))

İyi bakın kendinize...

5.07.2018

Günler geçerken..

Ne çabuk temmuz geldi, hiç anlamadım. Lakin günler çok uzun gelmeye başladı, neredeyse kış günlerinin güdüklüğünü özleyeceğim.

Sabahları en geç altıda uyanıyorum, bir taraftan kahvaltı ve öğlen için yemek hazırlıkları, bir taraftan akşamın döküntülerini toparla derken, balkon ve pencere önündeki çiçeklerle ilgilenmek gerekiyor. Bazen Efes çok sıkışıyorsa bir de o dürtüklüyor, sabah yürüyüşüne çıkıyoruz. Sabahları erken saate hava pek güzel oluyor, ıslak çimler, sessiz mahalle...

Ofise gelmemiz dokuz buçuğu buluyor. Bu ara işlerle daha fazla ilgilenmek gerekiyor. İşleri toparlayıp milleti yollayınca Bilge, ben ve Efes kalıyoruz. Bilge bu yaz bolca kitap okuyacak. Otuz kitap hedefi koydu, bu hedefte ingilizce kitaplar da var. On kitabı okudu bile, bu benim için o kadar keyifli ki.

Mutlaka her gün bir film izliyor, filmleri ben seçiyorum. Bazen birlikte izliyoruz, bol bol konuşuyoruz. 
Akşam üzeri arkadaşları geliyor, karşı ki okulun bahçesinde bisiklet sürüyorlar, eve gittiğimizde ters düşmüş oluyor. Yaklaşık yarım saat kadar piyano çalıyor sonra bizimle dizi izlerken uyuya kalıyor:))

Neredeyse her günümüz böyle geçiyor. 
Ben de dün 20th Century Women filmini izledim, çok güzel ve keyifliydi. 



Yok Bi' şey, Acımadı ki... çok güzel bir kitap, Filiz Ali nasıl güzel bir insan. Bunca acıyı öyle bir dille anlatmış ki, okurken içinizdeki umut göz kırpıyor sanki...

Her sabah spotify' de çalma listelerini rastgele açıp bazen hiç duymadığım bir şarkıyı, bazen çoktan unuttuğum bir şarkıya denk geliyorum, bu da yeni eğlencem sanırım...

Geri kalan her şeye gözümü kulağımı kapattım...

2.07.2018

Haziran ayı okumalarım


Haziran ayı dokuz kitapla bitti.Aslında bu kadar olmasını beklemiyordum, seçimden sonraki hafta dört kitap okudum. Neredeyse okumak dışında pek bir şey yapmadım.Kitaplara gelince;

Şafak/Sevgi Soysal/Bilgi Yayınevi Bu kitabı bir sahaf ziyareti sonrasında almıştım, benimle yaşıt. Sevgi Soysal 12 Mart dönemini kahramanların gözünden çok usta bir anlatımla sunuyor, insanın içini sızlatan bir okuma.

Savrulanlar / Deniz Utlu/Ayrıntı Yayınları Yayınevinin bu yeraltı edebiyatı serisinden daha evvel bahsetmiştim.  Seriyi elimden geldiğince okumak istiyorum.Kitabın kahramanı Eliyas ikinci kuşak Almanya'da  yaşayan Türk' lerden. Kızgın, kırgın ilginç bir insan.Kitapta özellikle ilgimi çeken Berlin Duvarı' nın ayırdığı "ötekiler" kısmı. Duvarın yıkılmasının ardından yaşanan hayatlar, arada kalmış insanlar....

Kelebekler Zamanı/ Julia Alvarez/ Ayrıntı Yayınları Bu kitabı sevgili Leylakdalı vermişti. 1950' ler Dominik Cumhuriyeti'nde otuz yıl hüküm sürmüş diktatör Trujillo  döneminin kahramanları Mirabal kardeşleri çok farklı ve etkileyici bir dille anlatıyor. Viva la Mariposa...bu kitapta en ilginç ve içimi acıtan  neydi biliyor musunuz diktatörlerin dünyanın neresinde olursa olsun birbirlerine ne kadar çok benzedikleri...okumadıysanız mutlaka okuyun derim.

Geçmiş Şimdi Gelecek/Hasan Ali Toptaş/Everest Yayınları  Yazarın okuduğum son iki kitabında yaşadığım hayal kırıklığı bu kitapta hiç yoktu. Derleme bir öykü kitabı bu.Yazarın ilk dönem yazarlık öyküleri bir araya getirilmiş.  Acemilik dönemi deniyor ama ben öykülerin çoğunu sevdim.

Lea/ Pascal Merciler /Kırmızıkedi Yayınları Lizbon' a Gece Treni ne güzel bir kitaptı diye bu kitabı aldım. Çok sevmedim, çok monoton , çok sıradan bir anlatıydı iki kitabı da aynı yazarın yazdığını düşünmek zor.

Aile İçi Muhabbet/ Şiir Erkök Yılmaz / YKY Yayınları  İlk kez okuduğum bir yazar yine Leylakdalim tavsiye etmişti. Ankara'da geçen ilginç, tanıdık, bildik bir aile hikayesi çok başarılı bir dille anlatılmış.Su gibi aktı, hiç yormadan bitti.

Doktor Ceyda' yı Kim Öldürdü / Maceraperest Kitaplar Bu kitabı da sevgili sponsorlum Leylakdalım vermişti. Daha evvel Kadıköy Cinayetleri kitabıyla tanıdığım yazar  Çağatay Yaşmut' un kahramanı Başkomiser Galip ' in peşinde cinayetten cinayete koştum, iyi geldi:))

Kızıl/Stefan Zweig/ İşbankası Yayınları Bu sene Zweig kitaplarını bitireceğim sanırım.Bu kitabı Bilge de kolayca okudu.Yine duygusal, yalnız ve naif bir anlatıydı.

Meyzi ile Neyzi/ Ali Neyzi / Karacan Yayınları yıllar evvel tesadüfen Antalya'da da elime geçmişti Ali Neyzi' nin kitapları. Tekrar eski zamanlara ait nazik bir dille yazılmış bu kitabı okumak istedim bu da iyi geldi bana.

Bu ay kız kardeşle challangemıza kaldığımız yerden devam ediyoruz. Beş ayrı yayın evinden beş kitap okuyacağız. Biraz da elimizdeki kitapları okumak adına böyle bir seçim yaptık.
Ben İthaki Yayınlarından Fahrenheit 451' e başladım.

Bilge' yle Ocean' s 8'e gittik. Bilge pek sevdi ama sanki olmamış gibi geldi bana:)) Neyse öbür gün' de Esaretin Bedeli' ni izledi de normale döndü çocuğum:)) Bu ara Netflix' te belgesellere sardı, ayıla bayıla izliyor. Gilmore Girls bitti diye çok üzüldü. Yeni dizi bulmak lazım.

Keyifli okumalarınız olsun, diyerek kaçıyorum...