27.01.2021

Denemeler...

Geçen gün markete gittim. Bilge patlamış mısır yapmak için mısır istemişti. Markette mısırları en üst rafa koymuşlar. Parmak uçlarımda yükselip, bir pakete uzanmamla mısır tanelerinin başımdan aşağı dökülmesi bir oldu. Üstümden başımdan, saçlarımın arasından ve hatta kazağımın yakasından içime kaçan mısırları toparlayıp, kasaya gittim. Durumu anlattım. Görevli kız bakarken bir pakette onun başından aşağı boşaldı. Sonradan kamera şakası olma ihtimali bile aklıma geldi:))

Bu sabah ayakkabımın içinden de mısır çıktı:)) güldüm sabah sabah...

Ben, Ninem, İliko ve İlarion' u okudum. Ninesi ve komşularıyla köyünde yaşayan, dünyaya basit ve komik bir pencereden bakan bir çocuğun hikayesi...

Blown Away' in ilk sezonuna bayılmıştım.İkinci sezonun geldiğini görünce Bilge' yle hemen izledik. Cam sanatı gerçekten büyüleyici. Cam üflemek, tasarımın yanında bedensel gücü, yaratıcılığı inanılmaz. 

 Undone oldukça ilginç bir çizgi dizi. Bana ilginç gelen yanı rotoscoping denen teknikle yapılmasıydı. İzlemesi oldukça keyifli, sonra kurgu da meraklandırdı, ikinci sezonu iple çekeceğim fena bir yerde bitti. 

Bilge' nin kitaplığını düzeltirken manga çizimiyle ilgili bir kitap buldum. Tekniklere bakarken bir deneyeyim dedim. Baktım diken saçlı, kocaman gözlü bir oğlan çizmişim:)) çok hoşuma gitti. Akşam bana çizdiklerini gösterip, ben ne yapıyorum diye bakmaya gelen Bilge' yle şoka girdik. O da karakalemle nefis bir orman çizmiş. Birbirimizin çizimlerini görünce bastık kahkahayı:)) (arada rolleri değişmek lazım)

Akşam yoga dersinde pestilim çıktı. Omuz açma ağırlıklı bir dersti. Anatomik olarak kapalı omuz yapımdan dolayı böyle dersler beni çok zorluyor. Dersin sonunda hoca köprü yapın dedi. Her seferinde o kadar yorgunluğun üzerine kollarımın nasıl beni kaldırdığında şaşırarak köprüyü yaptım. Ders sonunda hocamın Sevdacım köprülerin gerçekten çok iyi artık bir ayağını da havaya kaldırarak deneyebilirsin lafını duyunca öylece baka kaldım:)) çok acayip bir şey bu, yapamayacakmışsın fikrini geriye atıp, deneme, daha çok çabalama fikri...Olur dedim, denerim... keyifli bir cesaret...

Sait Faik' in Tüneldeki Çocuk kitabına başladım. İçimi acıta acıta okuyorum, sanırım kitaplığımdaki son Sait Faik kitabı. Garip bir hüzün çöktü içime. Dışarıda saç baş dağıtan bir rüzgar var, yarın kar yağacak diyorlar, bakalım...


24.01.2021

Kar, kitaplar,falan filan...

Herkes sevinçle karşılar kar yağışını, benim içim üşür. Çocukken de böyleydi, kar yağdı diye sevindiğini hiç hatırlamıyorum. Boşalan barajlar, kuruyan göller, yeraltı sularının azalması, farkındayım tabi ama yine de sevmiyorum işte...
Koca gecikeceğim deyince sıkıca giyindim, Efesi' de güzelce giydirdim. Bir tek gözlerim kaldı açıkta.Apartmanın bahçe kapısından çıktık, kaldırma yönelmemle gökyüzünü görmem bir oldu. Düşüyorum bile diye düşünemeden kendimi yerde buldum. Bacağımın biri totomun altında, dizimden bükülmüş kalmış. Yogada yarım eğer duruşu diye bir duruş var tam öyle düşmüşüm.Efes' le göz göze geldik. Yokladım kendimi, iyiyim  toparlandım kalktım, parka gittik. Yolda sokak köpekleri geçidine denk geldik. Efes çok sarsıldığını düşündü galiba, ilk kez birşey demedi, sessizce yolumuza devam ettik...
Kar da çok kalmadı, bir kaç güne kalktı yerden. 
İrem Uzunhasanoglu' nun Evvel Bahar kitabını okudum. Öykü ve Firuze' nın etrafında dönen kurgu, ilginç ve akıcıydı, sıkılmadan okudum.

 Marek Šindelka' nın Anormal' i ise acayip bir okumaydı. Fantastik anlatının her türlüsünü seven benim için bile fazla uçuktu. Bir yerde bir mantığa bağlanacak diye nafile bekledim...

Filmler ve diziler de var izlediğim ama şimdi yazmaya üşendim. Bir ara yazarım uzun uzun.

Sardunyalarımı ve bir iki çiçeğime don vurdu. Keşke sarıp sarmalasaydım, neyse toparlanırlar belki.Yılbaşı çiçeğim hala tomurcukta, açamadı bir türlü.En sağlam kaktüsler çıktı,yıkılmadılar ayaktalar:)

Güzel bir hafta olsun...

10.01.2021

Evde...

Koca haberleri açmış, birkaç dakikada moralim altüst oldu. Neye yanacağımı bilemedim. Masamın başına geçtim. Resme baktım, baktım,bitti dedim. 

Dünden beri bulaşıklarla adeta kavga halindeyim. İki kez bulaşık makinasında olmak üzere dört kez bulaşık yıkadım.Akşam lavabonun önünü ve tezgahın üzerini görünce pes dedim...

İlk kez yılbaşı çiçeğini öldürmeden tomurcuklandırmayı başardım. Aslında üst rafta unuttum. Tomurcukları görünce hatırladım:)) açmadı ama yakındır sanki...
Balkonu biraz toparlayayım dedim. Kulağımda kaybolan yıllar çalıyor. Bilge' yle sonbaharda topladığımız çam yapraklarını ucundan tutuşturdum. Balkon mis gibi çam koktu...

 Sokak bomboş, bahçede serçeleri fark ettim. Kulaklığımı çıkarttım. Hem bıcır bıcır, hem kıpır kıpırlar.Badem ağacı çırılçıplak, derin bir uykuya dalmış. Üşüdüğümü fark edip içeri geçtim. Çam kokusu odayada yayılmış:)

Renkler ve Yıllar' ı okumayı bıraktım. Uzun zamandır bir kitabı yarıda bırakmamıştım. Bunu kendime yapmamaya karar verdim, belki bir süre sonra okumayı yine denerim.

Savaş Gelinleri bitti. Konu iyiydi ama kurgu çok zayıf kalmış. 

Jilet Sinan' a başladım. Hüznün dibini görmeden rahat yok bana:) 

Bugün Azizler' i de izlersem benden iyisi yok...


6.01.2021

Günün bıraktıkları...


Bizim kuzulardan yeni yıl kartları geldi. Bu sene birinci sınıfa başladılar. Yukarıdaki kıvama geldiler ama detayları ne siz sorun, ne ben söyleyeyim (annelerini ararken ellerim titriyor:)) Uzaktan eğitim acayip bir şey, neyse bu konudan hemen uzaklaşıyorum. Ofisteki panoya astık gelip gidip bakıyorum, gülümsüyorum, zaman ne çabuk geçiyor...

Dün Bilge'yle bir iş için Tunalı' ya gitmemiz gerekiyordu, işimiz bittiğinde usul usul yağmur yağıyordu. Bilge azıcık yürüyelim dedi. Yağmur hızlandı, biz yavaşladık. Kapalı işletmeler, maskeli yüzlerin kapatmadığı gözler...Off daraldım...umudu nereden bulup çıkartmalı bilemedim...

Koca Efes' in aşılarını yaptırıp bizi aldı. Off  her şeyin fiyatı ne kadar artmış konuşması... Acele hazırlanmış akşam yemeğinin ardından biraz kitap okudum. Yoga dersini sallasam mı dedim, sonra vazgeçtim. Bir süredir kalabalık olan derste hocayla birlikte üç kişiydik. Diğerleri kendilerini ikna edemediler demek ki diye aklımdan geçirdim. Ders başladı, akışlarla ve zor duruşlarla dolu bir dersti. Her ders sonunda bu zorlanmalar baba bir duruşa götürüyor sizi. Terden sırılsıklam olmuş vaziyette yapabileceğimi hiç düşünmeden hocanın yönlendirmeleriyle duvarsız (duvar önüne geçmeden) baş duruşu yaptım. Yaptığıma inanamadım. Benim gibi merdiven inmekten dahi tırsan bir insan için inanılmaz bir duyguydu. Üç yıl evvel ilk yoga dersine gittiğimde benimle birlikte başlayanlar hocaya hemen  ne zaman baş duruşu yapabiliriz diye sorduğunda, ben çekinerek yapmasak da  olur değil mi diye sormuştum:)) Yıllarca kavgalı olduğum bedenime teşekkür ettim. Sahiden iyi geldi. Hoş bir yorgunlukla uyuya kalmışım:))




 

4.01.2021

Yeni Yıl


 Yılbaşı akşamı fotoğrafta görüldüğü üzere saat yarım olmadan herkes bir yerlere devrilmiş geçti:)) Dört gün evden çıkmamak aslında bir miktar gerdi.Keşke ofisten biraz iş getirseydim bile dedim. 

Cuma, cumartesi yoga vardı iyi ki.Akşamları bizimkilerle dizi filan izledik. Gündüz herkes kendi halindeydi. Kahvaltı dışında yemek masasında bile pek buluşmadık. 

Margit Kaffka' nın Renkler ve Yıllar  kitabına başlamıştım. Biraz zor bir okuma olacak gibi duruyor. Cümlelerin başından sonuna uzun bir yol var gibi. 

Helen Brayn' ın Savaş Gelinleri ne de başladım, onda da o kadar çok isim var ki, kim kimdi kısmı bir süre sonra oturdu. 

Upload' u izledim, komikti. Bridgerton keyifliydi. Tiny Pretty Things aslında vakit kaybıydı ama vaktim çoktu:)) dans sahneleri de güzeldi hani...En sevdiğim film Farwell Amor (Elveda Aşkım) oldu.

Çalma listeleri yaptım sanırım üç tane, güzel oldu:))

Dolapları, kitaplıkları, masamın üzerini düzenledim.Bu sabahta koşa koşa işe geldim, daha ne olsun değil mi:))