29.04.2019

Hafta Sonu

 Cumartesi Bilge piyano dersine gitti ben onunla gitmeyip parkta dolaştım.

 Hava mis gibiydi, Ankara' nın güzel baharını doya doya izledim.
Ufak bir porsuk ağacının yanında uyarı tabelası gördüm. Yapraklarının ve tohumlarının insan sağlığına zararlı olabileceğini belirtiyor belediye. Kim yedi ve ne oldu acaba diye merak edip, porsuk ağacına seni gidi yaramaz ağaç dedim:))

Ders bitiminde Bilge' yle önce kırtasiyeye, oradan Dost' a, oradan kahveciye gittik. Hava sıcak diye Bilge' ye alengirli ismi olan, soğuk, kahvesi az, sütü çok bir içecek aldım. Beyni donuyordu çocuğun :)) Sıcak kahve en iyisi dedik.
Akşam üzeri Efes' i gezdirirken vazoya leylaklar kopardık. Yokuşun başında kakasını yapan köpek sahibinden, kalanın arkasından baka kalışının öyküsünü dinledik:))

Telefonda geçirdiğim zamanı azaltmak, bir nevi çenemi terbiye etmek adına aylık konuşma dakikalarımı yarıya düşürdüm. İlk ay patlatmıştım ama ikinci ay toparladım hatta otuz dakika arttı bile: ))

Karagöz İle Boşverinbeni bitti. Çok keyifliydi. Talihsiz Dostluk/ Jose Marti' nın bir kitabına başladım ama sanki olduğum yerde duruyorum, garip yani. Allahtan kısa...
Pazar günü erkenden kahvaltımızı yapıp sevmediğimiz AVM ' de sinemaya gittik. Koca dublajlı izleyelim filmi deyince mecburen gittik. Anegers/ Endgame' e. Çok çok uzundu. Bilge beğenmediğini söyledi. Ben sevdim, pilav günü gibiydi herkesler oradaydı:)) ama çok uzundu, koltuğa yapıştım...

Eve gelip tam devrileyim  derken aklıma pazar geldi. Çıktım pazarı dolaştım, bolca ot ve meyve aldım.Madımak gördüm, dönüşte alırım demiştim, unutmuşum eve gelince aklıma geldi:))

Sabah işe geldik. Bilgisayarıma saçma bir şey oldu, kayıtlarım uçtu.Sinir oldum iyi ki yedek alıyorum.
Bilge' nin çalma listesinden acayip şarkılar dinliyorum.

Keyifli bir hafta olsun...

26.04.2019

Bu hafta sevdiklerim...

 Bu hafta en çok neleri sevdim diye düşündüm.

En çok sabah yürüyüşlerinde parktaki leylakları ve mis gibi kokularını ...

Başağrısından kıvrandığım bir gün, ben göz yastığımı gözüme koyup uyumaya çalışırken Bilge' nin bana kitabımı okumasını ve uyuya kalmamı...
İlk defa berberislerin çiçek açtığını görmeyi ve çok ama çok güzel olmalarını...

Efes' in isahalinin geçmesini ve kakasının normale dönmesini...

Altında durup uzun uzun baktığım bu ağaca bakmayı, bakarken hissettirdiklerini...

Mutfak tezgahının bir köşesinde tüm hafta boyunca çizim defteri ,kalem ve silgi olmasını,düşündüğümden daha çok çizmeyi...

Bilge' yle gittiğimiz pilates yoga karışımı dersten sonra, sabah aynı yerlerimiz ağrıyarak uyanmayı...

Koca' yla şehir dışındayken uzun uzun ve sevimli  telefon konuşmalarımızı...

Evi bir şekilde düzenli ve temiz tutmayı...

Karagöz İle Boşverinbeni' yi...

çok sevdim...

sevmediklerime,sevemediklerime gelince...

gözümü kapatıp, yanlarından sessizce

uzaklaştım...

24.04.2019

Çarşamba

 Uzun zamandır izlemek istediğim ama içimin çok acıyacağını bildiğim için hep ertelediğini Kefernahum u izledim.Çok güzeldi.
Cumadan beri Leblebi bizdeydi. O kadar sakindi ki başka bir köpeğe o kadar uzun süre bakabilir mıydım emin değilim. Uzun uzun yürüdük bana sinir oldu, yürürken bildiğin homurdanıyordu. Parkta diğer köpekler ve sahipleriyle tanıştık. Çok keyifliydi. Artık Efes' in arkadaşlarının çoğunu ben de tanıyorum. 
Pazartesi ofise gittik. İşleri toparladım.

 Stefan Zweig' in Karmaşık Duygular kitabını bitirdim. Ya Zweig okuma kapasitem doldu, ya da öyküler çok sıkıcıydı. Bilemedim...
Murat Çelikkan' ın Deniz Türkali ile söyleşisinden derlenen ...daha dans edicem' de bitti. Biyografi okumayı çok tercih etmezdim ama yaşım ilerledikçe keyif almaya başladım .Bu kitap ilginçti, çünkü bir ucunda Vedat Türkali, bir ucunda Atıf Yılmaz ve zamanın Türkiyesi var. Leylak Dalım vermişti ,sağolsun:))

Bu sabah kitap kuleme baktım, yeni bir kitap listesi hazırladım.  Ferhan Şensoy' un Karagöz ile Boşverinbeni kitabına başlayacağım.Bu ayda böyle biter sanırım.

İyi bakın kendinize...

17.04.2019

Günler Geçerken ..

 Önce geçiciymiş gibi başlayan Koca' nın haftanın 4 günü şehir dışında olma durumu birkaç ay sürecek gibi. Böyle olunca ben haftanın bir günü ( genelde pazartesileri) ofise gidiyorum. İşleri tiparlıyorum.Önce bu durum garip gelse de, artık keyfini çıkartıyorum.Bir nevi erken emeklilik gibi.
Okumaya daha çok vakit ayırabiliyorum.
Mario Vargas Llosa' nın Ketum Kahraman kitabını Sevgili Leylakdalı' mdan almıştım. Güney Amerikalı yazarları seviyorum. Sonu biraz hava da kalsada bu kitabı da sevdim.
Hafta sonu Mehmet Eroğlu' nun son kitabı İyi Adamın On Günü' nü almıştım. Önceki gün başladım, dün gece bitti. Mehmet Eroğlu bildiğimiz tarzından farklı daha çok polisiye diyebileceğimiz ama edebi dilinin zenginliğini de konuşturduğu ilginç bir kurgu sunmuş ve çok iyi olmuş. Elimden bırakmadım.
Bilge Fareler ve İnsanlar' ı bitirdi. Sonunda gözleri doldu. Uzun uzun kitap üzerine konuştuk. Gelecek haftaya kadar vakti var, yeni ne okusa diye düşünüyorum.

Efes dünden beri ishal. Gecede dahil defalarca dışarı çıkartmak zorunda kaldım. Gerçi keyfi yerinde, yemesinde de sorun yok. Bugün veterinere uğrayıp probiyotik alacağım.

Hava da bu aralar sevimsiz. Her gün yağmur yağıyor. Tüm halıları topladım, bugün yıkamaya göndereceğim.
Yönetici bir süre yokum diyerek defterleri önüme atıp gitti .Mayıs sonunda toplantı yapıp yeni birilerine devir işini halledeceğiz. Ben de her sene yapmayan biri yapacak mevzusundan kurtulacağım diye düşünüyorum.

Efes' in maması bitmek üzere, mama siparişi vermeli, sonrada kitap kuleme bakıp yeni bir kitap seçmeli...


12.04.2019

Geldi Cuma

Nasıl da güzel değil mi? Altına girip, kafanızı kaldırdığınızda muazzam rengin arasından hafiften gökyüzünü görmek...

Efes' in arkadaşlarından Tarçın vardı uslu oğlan.Sabahları onunla ve elinde bastonuyla dünya tatlısı anneannesi N.ablayla karşılaşıyoruz .Birlikte gezdiriyoruz köpüşleri. N.abla görmüş geçirmiş bir hanım ve olağan üstü sakin. Konuşması, yürümesi o kadar dingin ki, onunla yürürken sanki dünya da yavaşlıyor. İlk kez karşılaştığımızı Koca' ya anlatırken N.teyze demiştim.Koca bana birilerine teyze diyeceğimiz yaşları çoktan geride bıraktığımızı, abla demenin çok daha naif olduğunu hatırlattı. Önceki gün N.abla bana tohumdan büyüttüğü biber fidelerinden getirdi. Ben de pencere önündeki iki saksıya güzelce diktim. Dün sabah ve akşam bir saksı kırmızı sardunyayla dolaştım ama N.ablayı göremedim. Bugün de sardunya eşlik edecek bana. Umarım komşular köpek gezdirirken çiçek de gezdirdiğimi düşünmezler:)))
Dün Bilge okuldan keyifsiz döndü. Biraz eşeleyince yakın olduğunu düşündüğü bir arkadaşının ona günlerdir çok soğuk davrandığını ve uzak durduğunu söyledi. Gözleri dolu dolu anlatırken...
Efes' i gezdirip yogaya gittik. Sıkma canını yogada sonra daha iyi hissedeceksin dedim.Çok keyifli bir dersti. Çıkışta hiç o konuya girmedik. Eve geldik bir film izledik. Geç yattık. Bu sabah okul için uyandırmadım. Biraz sakinleşsin...Evde olmak bazen en iyi ilaç olabiliyor, üstüne biraz bahar temizliği, bir parça kitap,bolca Efes' le kudurma ve akşama babayı karşılama...

Keyifli bir hafta sonu dilerim...

.

10.04.2019

Sevgili Çarşamba

Deniz bu sabah ne kadar mavi, ne kadar sakin diye gerinerek uyandım uykudan.Biraz daha izledim, manzara ne güzel derken alarm sesini duydum. Gözlerimi açtım, tekrar kapatıp o maviliği bir süre daha görmeye çalıştım.Bu sırada kulağıma dışarıdaki kuş sesleri geldi. Yataktan kalkarken yatağın kenarına boylu boyunca uzanmış Efes' in üzerinden atladım.Şöyle bir kaldırdı kafasını, sonra geri yattı. Bilge' yi uyandırdığımı sandım.Bu aralar evde kahvaltı yapamadığını söylediği için yanına hazırlıyorum.Dersten önce yiyor. İkinci kez gittiğimde baktım okula gitmemek için bahaneler sıralama kıvamına gelmiş, hiç uzatmadan kalkman gerek dedim ve kalktı...
Çok aç olduğumu fark ettim, tam tahıllı ekmeğinin ortasını bardakla oyup tavaya attım.Oyduğum kısma bir yumurta kırdım.O pişerken Efes' in mamasını balkondan almaya gittim.Gece yağmur yağmış, mis gibi güneş var ve evet toprak kokusu...Şükürlü bir sabah.
Bilge toparlanıp gitti, yatağıma geri geçtim aklıma geldi, fotoğraftaki bitkinin adına bakayım dedim.Bu aralar her bahçede böyle güzel salınıyor.Chaenomeles Japonica latincesi, bahar dalı ya da japon ayvası ( belki ikisi ayrıdır ama bana aynı gibi geldi) imiş.Bu seferde aklıma üst caddedeki japon elması geldi. Efes' i gezdirdikten sonra gidip bakayım, bir de markete uğrarım dedim. Artık ofise haftada bir gün gidiyorum. Koca' nın şehir dışı işi bir kaç ay sürecek gibi. Çok şikayet etmiyorum.
Kafka' nın Dava' sıyla Steinbeck' in Fareler ve İnsanlar' ını okudum Dava' yı sevmeyeceğimi düşünmüştüm kendimi şaşırtmadım hiç sevmedim. Fareler ve İnsanlar' ı yıllar evvel okuştum Bilge okuyabilir mi diye bakarken tekrar okudum. Çok emin olamadım ama okuyabilir sanırım. Mario Vargas Llosa' nın Ketum Kahraman kitabına başladım.
Efes pis pis bakmaya başladı ben onu gezdireyim, iyi bakın kendinize...

5.04.2019

Ve Cuma

Bu haftanın odak noktası benim için 8. Hayat kitabıydı. Dün sabah bitirdiğimde iki gecedir uykusuzdum. Kitabın kapağı ilk kez bu kadar yıpranmıştı. Hafta sonu yanıma aldığım için çantamın sapı koptu ama , ama bunların hepsine değerdi. Gerçekten müthiş bir kitap okudum.
Bu hafta başka neler yaptım... İki ayrı yoga çeşidi deneyimledim. Pazartesi Koca' yla gittiğimiz derste yoga nidra yaptık. Meditasyon kısmı bana uzak gibi geliyordu ama o kadar farklı hissettim ki nasıl anlatılır bilemiyorum. Zihin çok farklı bir mevzu. O gece ilk defa derin uykum dört buçuk saatti ( normalde bir buçuk saati geçmez) bıraktığı hissiyat güzeldi.

Dün akşamda Bilge' yle gittiğimiz derste yoga terapi yaptık. Ufak ufak ama etkili, nefesle bütünleşmiş hareketlerin sonunda savasanadan kalktığımda Bilge' nin uyuya kaldığını gördüm.Hoca nefes egzersizleri çocukları çok kolay uyutuyor dedi. Bu hafta çok yorulmuştu, onu pıt diye uyumuş görmek çok tatlıydı. Biz toparlanırken uyandı, nasıl uyuduğunu şaşırarak:)))

Kafka' nın Dava' sına başladı. Aslında Kafka okumayı çok sevmiyorum ama Dava distopik kitaplar arasında olunca okuyayım dedim. Normal yazı puntolarına dönmek güzel.

Balkonla uğraşıyorum, çiçeklerin eksilen topraklarını eklemek, toprağı kabartmak gibi küçük ama keyifli işler.  Limon ağacını bit saldırısından tam anlamıyla kurtaramadım. Belki de doğal yöntemlerin işe yaramadığını kabullenip ilaç kullanmalıyız. Bu sene balkona yeni çiçek koymayacağım. Gördüğüm kadarıyla bitki çeşitliliği küçük alanlarda bitlenmeyi kolaylaştırıyor. Zeytin ağacım kışı zarar görmeden atlattı. Uçları kıpır kıpır yeni yapraklarla dolu. Geçen seneden  öldü zannettiğim lavantamı budamıştım bir umutla. Ufak mor çiçekler açmış çok sevindim. Çoğalttığım sardunyalardan birisi tutmamış kalan sağlar çok güzel ve hepsi çiçekte. Balkon bu sene kaktüs ve sukulent dolu. Sardunyalar da renk veriyorlar. Bu arada soğandan ektiğim lalemle nergislerimin açmasını sabırla bekliyorum.Baya yeşillendiler.Geçen hafta hava birden soğuyunca bundan pek hoşlanmadılar. Bakalım açacaklar mı?

Efes' te bildiğiniz gibi...sabah akşam yürüyor, sokak köpeklerinden kaçıyor, suratsız insanları cık cıklatıyoruz...

Bu arada bu ay sonuna doğru Efes baba olacak. Pamuk adında  bir köpüşle çifleşmişti. Yavrulardan ikisine yuva bulduk.Biz alamayacağız çünkü iki köpeğe bakabilecek gücüm olduğunu sanmıyorum.Umarım bebekleri görünce fikrim değişmez:)))

Keyifli bir hafta sonu diliyorum...

1.04.2019

Merhaba Pazartesi

Uykusuz bir gecenin ardından yuh diyerek ekranların başından ayrıldık ve tabi üç haftadır ara ara uğradığım ofise geldik. Umut acayip bir şey, ufacık da olsa kıpırdatabiliyor, hiç beklemezken yüreğiniz pır pır edebiliyor.

Bu ay okuduklarıma baktığımda başlayıp bitiremediğim 8. Hayat da dahil çok güzel kitaplar okudum. Yıldızlar Şehri ve Çiçekler Şehri Bilge' yle okuduğumuz ilginç ve fantastik kurgusu heyecan uyandıran bir seriydi.Okuması kolaydı. Sonra sabırsızlıkla beklediğim Tarihi Kırıntılar  şiir tadında çok etkileyiciydi. Bir Oğul buruk ama güzel bir tattı. Bilge' de okudu ve çok beğendi. Birkaç gün hep bu kitabı konuştuk. Temize Havale ilginç , distopik bir okuma oldu. Kız kardeşin seçiği Güneşi Uyandıralım daha gerçekçi ve keyifli bir Zeze koydu önüme. Delifişek se iyi ki kısaydı. Buda'yla Kahvaltı beklemediğim kadar iyiydi. Yazarın yoga tecrübesi bana çok yakın geldi:)) Yalnızlığın On Bir Hali yazarın daha evvel romanlarını okuduğum için, öyküleri nasıl olacak diyerek başladığım ve etkileyici öyküler bulduğum bir okuma oldu. Yaklaşık on gündür de 8.Hayat' ı okuyorum. Hafta ortası biter diye düşünüyorum. İşkenceye dönen puntolara, tıkış tıkış sayfalara rağmen gerçekten muazzam bir okuma. Bir taraftan Gürcü ve Rus tarihini okurken iç içe girmiş olaylar ve kişiler o kadar ustalıkla anlatılmış ki, heyecanla okuyorsunuz. Yani aşırı tavsiye ediyorum. Zaten Leylakalı'mın önerisiydi, tabi ki yanıltmadı.

Mart ayında şeytanın bacağını kırdım, Efes' le 208km. yürümüşüz. Evde olacağım için endişeliydim ama sonuçtan memnunum. Yine film falan izledim ama yazmaya değecek bir şey yok. Bilge' nin matematik yazılısı var, meğer ben geometriyi anlarmışım:)) Hatta sevebilirmişim sanki...

Dün akşam Koca şöyle söyledi: Bilge'nin odasına gittim geç oldu artık yat diyecektim, baktım kitap okuyor, hiçbir şey diyemeden çıktım...

Evet çok güzel bir duygu, telefonuna bir kaç tane uygulama indirmiş. Kitap satış sitelerinin uygulamaları. Listeler yapıyor, fiyat araştırıyor, sonra hadi alalım diyor. Umarım hep böyle devam eder.

Neyse kaçayım ben masamın üzeri evrak dolu, üstelik aklım da kitapta:))  iyi bakın kendinize...