24.12.2021

24 Aralık


 Hep erken kalkan bir insan olmama rağmen, sabahın kör karanlığına uyanmak beni bile sinir edip, tüm enerjimi dibe çekiyor.

Bilge diş tedavisini göz yaşlarıyla bitirdi. Sonuçta bir kutu antibiyotik ve apranax kafasını deneyimledi.
Neyse buna şükür dedik yine...
Hafta içi boş dersleri olunca, bir arkadaşıyla kütüphaneye gideceğini söyledi. İki senedir ilk kez benim dışımda biriyle, hem de arkadaşıyla dışarı çıktı. Arkadaşının kimliği yanında olmayınca kütüphaneye gidememişler, Kızılay' da birkaç kitapçı gezip fiyatlara sinir olmuşlar. En son Kocatepe Camii' sine girip iki saat ders çalışmışlar. Ağzı kulaklarında geldi, heyecanla anlattı. Caminin mimarisini çok beğenmiş ama soğuktu dedi:))

İri Memeler Ve Geniş Kalçalar bitti, ama ne bitiş. İnanılmaz bir kitap okudum, çok farklı bir deneyimdi. Kocaman bir tarih, kocaman bir aile, bir sürü insan... Kesinlikle okuyun derim...
Bunun yanında ufak ufak başka okumalar da yaptım. Elimdeki kitapta bu hafta biter diye düşünüyorum, yılı 120 kitapla tamamlamış olacağım. "iyi ki" lerimin ilk sırasında kitap okumak var. İlk önceliğim kitaplarım, sonrasında bir kaç can simidim  (yoga, resim, filmler, müzik...) daha var çok şükür...

İşlere hiç girmeyeyim, böyle saçma bir dönemi daha evvel hiç görmedim, olur da normale dönersek (hala iyimser (salakça)bir tarafım var) kimseler bir daha görmesin derim...Herkese güç, kuvvet ve umut diliyorum. 

Yılbaşından evvel yazmaya çalışırım ama olur da yazamazsam iki büyük dileğim var. İlki herkes için sağlık . İkincisi ise tüm insanlara,insani bir vicdan diliyorum. Hani gerçekten "insanca" olandan...
İyi bakın kendinize...

13.12.2021

13 Aralık

Dolu dolu bir hafta ve hafta sonu geçti. Aslında bana kalsa özellikle hafta sonu evden dışarı çıkmayı planlamıyordum. Hafta içi Bilge' nin diş randevularıyla yoga derslerim çakışınca, cumartesi eğitim dersine gel dedi hocam. 13' de girdiğim dersten 17:30 da çıktım. Hiç bu kadar uzun yoga yapmamıştım. Çok yorucuydu ama keyifliydi de. Duvardaki şu pozu yapmayalı iki yıl olmuş. Kalbim ayak parmaklarımda atıyordu:) eve geldiğimde her yerim ağrıyordu, yorgunluktan sızmışım.
Pazar günü Bilge kitap almam gerek dedi. Almanca dil kitabı baktı, istediği kitabı bulamadı ufladı pufladı. sallanmış suratıyla girdiği mağazada istediği gömleği ve kazağı buldu, pek sevindi. Oturduğumuz kafenin uğultusundan çok rahatsız olup, kendimizi dışarı attık. Rast gele yürüdüğümüzü düşünürken, sevdiğimiz başka bir kitapçının sokağında bulduk kendimizi."kaybolmayı bilmiyoruz" yorumu yaptı, sıpam. Sakin kafesinde oturup, uzun uzun kitap okudum. Ben güya yıl sonuna kadar İri Memeler ve Geniş Kalçalar' ı bitirmeye odaklanıp, yeni kitaba başlamayacaktım. Dayanamadım Haydarpaşa' nın Son Memuru' na şöyle bir bakayım derken baktım yarılamışım:))

 Hava da pek güzeldi. Bulutlar, kış güneşi mis gibiydi. Markete girdik bir iki eksik mutfak malzemesi alalım diye. Bilge gözlerini kocaman açmış, beni dürtüklüyor. Ne oldu dememe kalmadan, raftaki diş macunu fiyatını gösterdi, şaka mı diyerek. Bilge' nin de ağzından insanlar nasıl alacak ki lafını içim ezilerek duydum. 

Ne diyeyim

İyi bakın kendinize....

7.12.2021

07 Aralık



Yoga yapmayı ne kadar çok sevdiğimi defalarca burada yazdım. Tesadüfen bulduğum butik yoga stüdyosuna başlayalı beş yılı geçti. Ben hiç ara vermeden devam ettim. Yoga gerçekten benim için çok kıymetli. Bedenime ve ruhuma iyi geliyor. Nefes kısmını, asanaları çok seviyorum, en zorunu bile, hatta yapamadıklarımı bile. Bir tek meditasyon kısmına oldum bittim ısınamadım. Zihnim hiç o  kadar rahat durmadı, ben de çok takılmadım. Belik doğru zaman değildir, belki doğru zaman hiç gelmeyecek...

Özellikle iyi yoga yapanları izlemek de ayrı keyif. Sosyal medyada nerelerde takıldığımı tahmin etmişsinizdir. Sonbahar başlarında, iyi bir yoga hocasının mail grubuna katıldım. Her hafta başı deneyimleriyle ilgili güzel paylaşımları oluyor. Bazen cevap yazıyorum, bazen okuyup geçiyorum. Geçen gün ilginç bir konu paylaştı. Çok uzatmadan aktarayım; morning pages diye bir egzersizden bahsediyor. Sabah yataktan kalkıp ilk rutinlerinizden (banyo, tuvalet, sabah kahvesi gibi) hemen sonra üç sayfa yazmanız gerekiyor. Canınız ne istiyorsa, aklınızdan ne geçiyorsa, planlamadan, kurgulamadan, değiştirmeden sayfalara aktarıyorsunuz. Çok sıkıldım da yazabilirsiniz bu üç sayfaya, bu ne anlamsız bir iş de... Yarım bırakmamak ve üç sayfadan fazla yazmamak gerekiyor.Silgi kullanmak yasak, imla kuralları önemli değil... İlk okuduğumda dudak bükmüştüm. Yine de denedim... Uygun bir defter buldum A4 öneriliyor, benimki az küçüktü. Yazmaya başladım, kalem kağıt her zaman gözümün önündeydi ama sanki yıllardır yazmıyormuşum gibi hissettim. Sonra yazdım, yazdım, inanamadım. Zihnimin tüm karmaşasını defterin sayfalarında görmek garip bir deneyim oldu. Başladığım ilk satırlardan, son satıra doğru gidişim çok şaşırttı beni. 

Sizinle de paylaşmak istedim, belki denemek isteyen olur.

 

6.12.2021

6 Aralık


 Haftanın tüm koşturması, pazar günü ayaklarımı uzatıp dinlenerek geçti gitti. Cumartesi Bilge' ye diş hekimine gittik. İki yıldır covid korkusuna ertelenen diş kontrolleri sonucu salı günü kanal tedavisi yapılacak. Fiyatını duyunca dudaklarım uçukladı, buna hala şok olmam da ayrı bir yazı konusu... Klinik çıkışı test kitabı almaya Olgunlar' a gittik. Oradan azıcık yürüyelim dedik. Eskiden sevdiğimiz ama son zamanlarda hiç sevmediğimiz bir kafenin başka bir şubesini gördük. Alt katta oturup uzun uzun kitap okuduk. Sakin ve ferahmış.

Alper Canıgüz' ün Kıyamet Park' ını bitirdim. Eğlenceliydi. Evden çıkmadan Zaman Çarkı' nın yeni bölümünü izledim. Gerekli Şeyler' de seriye bakınca gözüm korktu. Kocaman kocaman on dört ciltlik bir seri, gerisi var mı bilmiyorum. Hepsi diziye nasıl sığacak...

Dost' a uğradık, indirimli kitaplar kısmında ilginç kitaplar buldum. Keyifle eve geldik.

Cuma sabahtan  yoga yapmıştım, akşama stüdyoda dersim vardı, eve gelince Bilge beraber yapalım deyince tüm yorgunluğuma rağmen tamam dedim. Cumartesi tüm gün sol üst kolumda kas seğirmesi yaşadım, çok sinir bozucuydu...Abartmamak gerek...

Lost in Space filminin yeni sezonu gelmiş, ama Koca önceki sezonları izlemediği için baştan izlemeye başladık. Zaten unutmuşum ilk kez izliyormusum gibi oldu. 

Akşama park faslı, tüylü çocukları sevmece, derken soğuktan kızarmış bir burunla eve dönme ...

İri Memeler ve Geniş Kalçalar' ı okumaya devam ediyorum. Yılın en güzel okumalarından biri olacak...

Erkenden uyandım, ortalık zifiri karanlık. Efes pek güzel uyuyordu ışık açıp uyandırmaya kıyamadım. Telefon elimde buraya yazayım dedim...

Güzel bir hafta olsun...


29.11.2021

29 Kasım


 Fotoğraf geçen haftadan, bu hafta genelde hava kapalıydı. Artık Ankara için gri ve kapalı havalar zamanı.Mavi gökyüzü, çiçek böcek, sarı yapraklar ne güzel zamanları bahara kadar kalktı. Oldum bittim kar seven biri olmadım, yağmurda ıslanmakta bence oldukça sevimsiz. Neyse artık kahveye daha çok düşme, kitaba filme daha çok sarılma zamanı...

İşten güçten hiç bahsetmeyeyim. Nereye doğru gittiğimizi bilen var mı?

Temizlikçi Kadınlar İçin El Kitabı ilginç öykülerle dolu. Bu hafta bitirme hedefindeyim.

İri Memeler ve Geniş Kalçalar'ı yarılamak üzereyim, okumaya başlayınca elimden bırakamıyorum.

Dayanamayıp Alper Canıgüz' ün Kıyamet Park' ına başladım. 

Bu hafta izlenecekleri bir kenara bırakıp tamamen okumaya odaklanmayı planlıyorum. 

Bilge kafasını dersten kaldırdığı zamanlar komik bir çocuk oluyor, onun dışında pek bulaşmamakta fayda var.

Efes' in keyfi yerinde, çip takılması gerekiyormuş, gerçi daha neyin ne olduğu belli değil ama bakacağız artık. 

Geçen hafta kocaman kararlar aldım, zamanımı çalan herkesten uzak duracağım. Çok sıkıldım artık...


21.11.2021

21 Kasım


Zor bir haftayı geride bıraktım. Bu sabah park yürüyüşünde her renk, her agaç, her ot çöp daha güzel göründü gözüme. Bilge' yle kahve molası verdik, sakin kahvecide. Çoğunluk bahçede, bizim oturduğumuz katta kimsecikler yok, Bilge kitabını çıkarttı , ben de yazayım dedim...
Dün evdeydik, yemek yapmak dışında yattığım yerden kalkmadım. İri Memeler ve Geniş Kalçalar kitabı icin ilk hafta 200 sayfa bitirme hedefi koymustum, onu tamamladım. Ursula' nın Uçuştan Uçuşa kitabına başlamıştım. Biraz da onunla fantastik boyutlarda dolaştım. Yetmedi " Zaman Çarkı" dizisinin başladığı aklıma geldi, yayınlanan üç bölümü izledim.
Geçen haftanın son bombası vakitsiz gelen kayınvalide ve kayınpederdi. Pandemiye falan aldırmadan üç şehir gezip, son durak bize geldiler. Koca da ben de şaşkın ağırladık bir gece. Kayınvalidem benim beyaz saçlarıma, Koca' nın kocaman sakalına dudak büzüp, Efes' in kılından tüyünden huylanıp elli kere elini yıkadı. 
Dün akşam ıspanak yıkarken düşündüm bunları...Yıka, karbonatlı suda beklet, tekrar yıka, tekrar, tekrar ...ne anlamsız, ıspanak yemesem ne olur ki?
Neyse hava da azıcık güneş var, yürürken burnunuz henüz kızarmıyor, tadını çıkartmalı...
 

13.11.2021

13 Kasım

Kitaplığımı düzeltirken bu almanaklara rastladım, bütün hafta masamdaydı. Çok uzun zaman olmuş gibi, garip hissettirdi. Pandeminin olmadığı günler, bu kadar bunaltmayan, çoğu hafızamdan uçup giden zamanlar...
Geçen yaz yaşadığımız korkunç yangınları üç bölümlük bir belgeselde anlatmış  Çınar Oskay. Keşke herkes izlese, içim yana yana izledim...

 Bu yıl bitmeden okumaya karar vermiştim, tam zamanı diye başladım. Cüssesi biraz korkutsa da, kafama düşmediği sürece sorun yok. 

Bilge' nın bir haftalık tatili başladı. Uzun zamandır ilk kez sabaha kadar deliksiz uyudu. Bugün kitap ve kırtasiye alışverişlerimiz varmış, öğleden sonra düşeriz yollara...

Tüm hafta hiç çamaşır yıkamadığımı fark ettim. Nasıl unuttum bilemedim. Erkenden çalıştırdım makineyi, iki posta yıkarsam süper olur...

Cuma yogası yine yorucuydu, sabaha kesin bir yerlerim ağrır demiştim ama güzel uyandım...

Havalar iyice soğudu, battaniye altı, köpek( kedi de olur)  yanı zamanlar:)) tadını çıkartmalı...


11.11.2021

11 Kasım


 Bir haftadır yazmamışım. İşlerin yoğunluğu bir taraftan, dil köküme doğru çıkan yara bir taraftan pek keyfim yoktu. Ne fenaymış bu dil yarası:( Hindistan cevizi yağı ve ada çayı imdadıma yetişti. Üç dört gün sol tarafım çok fenaydı. şu an acısız yutkunabilmek çok büyük bir nimet diye düşünüyorum. 


İşlere gelince yıllardır ticaret yaparız hiç böyle saçma sağan bir dönemden geçtiğimi hatırlamıyorum. Endüstriyel mutfak ekipmanları servisliği yapıyoruz. Yıllardır bir yerli, bir yabancı markanın servisliğini yaparız. Yabancı markamız( İspanyol) ekonomi sapıtmaya başlayınca Türkiye' deki fabrikasını kapatıp, yatırımını çekti. Bir ofis, bir depoyla çalışıyorlar. Zaten döviz alıp başını gidince yerli markamız daha çok rağbet görmeye başladı. Bizim gibi pek çok servis var. Sırf bu şehirde dört servisiz. Bu da iyi bir şey bence, müşteri tek bir servise bağlı kalmıyor. İş yükü de sizi ezmiyor. Ama gelin görün ki ortalık öyle garip bir hale geldi ki, kimyasal fiyatı verdiğim bir müşteri bir süre sonra  beni arayıp, ürünlerin kalitesinde bir sorun mu var, kaç yerle konuştum sizin fiyatlarınız çok düşük dedi. Şaştım kaldım. Yaklaşık sekiz aydır aynı fiyata satıyorum dedim, alışlarım da değişmedi. Ürünlerin belgelerini, etiketlerini yolladım. Neyse müşteri ikna oldu ama sinirlerim bozuldu. Bu fırsatçılık korkunç, benim de acayip fiyatlara parça aldığım durumlar oluyor ama kar marjı dediğiniz rakamların yanına sıfırlar eklemek nasıl bu kadar kolay olur. Biliyorum hayatın her alanında böyle oldu. En basiti market rafından aldığımızı ürünü bir daha aynı fiyata alamıyoruz. İnsanların vicdanları nereye gitti...

Deniz Poyraz'ın Dünya Unutana Kalır kitabını okudum. Başlıktaki gibi etkileyici bir kalemi var yazarın. Dört öyküyle su gibi aktı kitap ama ilk kitabı Emine' nin Yanında Konuşulmayacak Şeyler
bambaşkaydı...

Pastırma yazı denen güzel havalar her an bitecek gibi. O yüzden güneş görünce hemen dışarı atıyoruz kendimizi. Bu sene sonbahar ya çok güzel ya da ben bu sene sonbaharı çok sevdim. Her rengi sanki ruhuma dokunuyor, iyi hissettiriyor...

Bu hafta Bilge' nin sınav haftasıydı, heyheyleri tepesindeydi hiç bulaşmadım...Haftaya tatil, iyi gelir umarım...

İşten tüm hafta geç çıkıp, ofisin oralarda gezip, parka gidemeyen Efes' te bozuk atıyor, hafta sonu onu da bıkana kadar parka götürürüm, keyfi yerine gelir...

Sağlığınıza dikkat edip, akıl sağlığınızı korumaya alıp, kendinize iyi bakın.... 

5.11.2021

5 Kasım

Jack London'ın hep romanlarını okumuşum. Meksikalı ise on öyküsünün bulunuğu bir kitabı ve uzun zamandır öykü okumaktan kaçan bünyeme çok iyi geldi.

Mikrokozmoslar' ı daha sonra okumak üzere kaldırdım. Kitaba haksızlık ediyor gibi hissettim. 
Böyle Kaldık filmine Koca önce burun kıvırmıştı ama benden daha ilgiyle izledi. İzlerken güldüğüm pek çok durumun içinde kendimizin de olduğunu bilmek sinir bozucuydu. Ama güzel film yapmışlar:))

 Metot dört bölümlük bir diziydi. Dört gündür kahvaltımıza eşlik etti. İlk bölümde fark ettim tiyatrosunu izlediğimi. Grönholm Metodu oyunundan uyarlanmış. Aslında psikolojik gerilim tarzında, Bilge oyunu unutmuş. Benim biraz içim şişse de (oyunda da böyle hissetmiştim) bizimkiler pür dikkat izlediler. Sabah gerilmesi de ne bileyim...

Salı günü stüdyo dışında yoga yapamamıştım. Bazen böyle oluyor, matın başında kaskatı oluyorsunuz. Zorlamak anlamsız oluyor. Bu sabah güzel uyandım. Kırk beş dakika nasıl geçti anlamadım. İyi geldi.

İki sabahtır Efes'i ben gezdiriyorum. İki sabahtır da sisli bir hava var. Biraz ürkünç, biraz komik ama havalar soğuduğu için hızlı gezmeler oluyor. Dönerken Efes banka oturup, kalkmıyor. İkna etmek için dil döküyorum, yürüyüş yapanlar onu sevmek için duruyorlar. Bizimki havlaya havlaya (sevdirmiyor sıpa) arkamdan geliyor:))

Bugünün cuma olması şahane, çünkü yarın cumartesi:)) Bu salak cümleyi de yazdıktan sonra kaçıyorum. Nasıl olur bilemiyorum ama keyifli bir hafta sonu olsun...

3.11.2021

3 Kasım


 Erkenden uyandım bu sabah. Dün akşamki yoga dersi yorucuydu. Duştan sonra azıcık uzanayım demiştim, uyumuş kalmışım:) Bu yorgunluğun sonrasındaki uyku keyifli oluyor, yattığın yeri beğenirsin kıvamında...

Geçen gün vergi dairesine gitmek zorunda kaldım, bir  iş için vergi ödemesi yapmam gerekiyordu. Önce hes kodumu göstereceğim diye anlamsızca çabaladım. Sonra dördüncü kata tırmandım. Maskeyle duyma ve kaş göz işaretiyle iletişim kurmayı hiç bilmediğimi anlamam kısa sürdü. Nasıl bir eziyet bu, işim bittiğinde dünyanın en mutlu insanıydım. Sanırım bu pandemi hiç bitmeyecek...

Jack London' ın Meksikalı' sına başladım. 

Ufak bir okuma listesi yaptım.

İzleme listem anime dolu...

İş artık çok yormuyor, insan her şeye bir süre sonra alışıyor.

Kaçtım ben...



1.11.2021

01 Kasım

Perşembe öğleden sonra başlayan tatilin her günü dolu dolu geçti. Uzun yürüyüşler yaptık. Bozkır kaygısız bir ressamın paletinden fırlamış gibi. Bakmalara doyamadım. Topraktan, ağaçlardan, düşen yapraklardan, gökyüzündeki maviye, onu dolduran pamuk bulutlara hepsi sardı sarmaladı beni. Bilge o sırada kaç adım attığını hesaplıyordu:))

 Ve şehrin göbeğinde bir sincap gördüm, derken bir tane daha, bir tane daha... Kıpır kıpırlardı, ancak bu kadar fotoğraflayabildim:)) Sincap görüp bu kadar sevineceğimi hiç düşünmemiştim:))

Dün de teyzemlerin bahçeye gittik. Hava yağmurlu ve soğuk olunca, sobanın başında keyifli bir gün geçirdik. İlk Bilge uyuya kaldı, ardından kuzenim, derken Koca... Leblebi zaten uyukluyordu, en son Efes serildi sobanın yanına. Biz yemeği hazırlarken kestirdiler. 
Akşam eve dönerken hepimizin keyfi yerindeydi. Özellikle Bilge' ye çok iyi geldi, bu hafta sınav haftası, heyheyleri üzerindeydi...

Aslında bir kaç kitap okudum ama anlatacak pek bir şey kalmadı zihnimde. 
Mikrokozmoslar' ı okuyamayacağım sanırım derken, ikinci kısımı elimden bırakamadım. Erken karar vermek gerek...
Güzel bir hafta olsun....

28.10.2021

28 Ekim


 Geçen hafta  zaman yavaşça akarken dünya durdu sanki. keyifsiz bir haberin neticesini beklemem gerekti ve ömrümden ömür gitti. Kendimi çok ama çok güçsüz hissettim. Nihayetinde dün güzel haberler aldım ve evet dünya tekrar dönmeye başladı. Nefesim hafifledi, sabaha kadar deliksiz uyudum... Hayatın kırılganlığı ödümü koparttı, bir süre sonra geçer bu duygu biliyorum...


19.10.2021

19 Ekim

Hızlıca bir uğrayayım dedim. Hafta sonuna dogru Bilge' nin sınıfında karantina ilan edildi. Üç arkadaşı covid olmuş. Bilge bir haftadır çocukların zaten okula gelmediğini söyledi. Biz de kendimizce karantina uyguladık.Okul beşinci gün için pcr testi istiyordu. Bugün test yaptırdık, negatif çıktı. Hic belirti yoktu ama yine de bir acaba insanın içini kemiriyor. Gönül rahatlığıyla aksam yoga dersine gittim. Yarın okula gidecek, umarım okulda kontrolleri düzenli yaparlar. 
Tabi hafta sonu evde şiştik. Squid Game izledik. İlk başta bir miktar gerse de sonuna kadar merakla izledik. 
Kitap okudum, biraz çiziktirdim. Efes' i sıkıştırdım. Hafta içi için yaptığım tüm yemekler hafta sonu bitti. Dolabımı düzelttim. Ev nankörlükte tavan yaptı, hiç elimi sürmemişim gibi her yer, her yerde..
Olsun, toparlarım usul usul...

15.10.2021

15 Ekim


 Dün akşam günlerden sonra parka gidebildim. Dört ayaklı çocuklar üstüme atladı, ben de onların üstüne atladım, çok özlemişim. Çok yorgun göründüğünü söylediler. Yorgunum ama geçer dedim. Dış işlerinden emekli N. Abla var, evde sıkıntıdan patlıyorum, işini bilsem sana yardım ederdim dedi. Sağolsun. Kızlardan birisi pet malzemeleri satıyor, şahane bir tulum yağmurluk getirmiş. Efes' e de ayırdım dedi. Tamam dedim. Bu arada Efes ben fark etmeden ödül kemiklerini çalıp yutmuş, çok sonra fark ettim. Tabi motoru bozmuş. İlaç falan hala toparlanamadı ama keyfi yerinde pisin...

Saat iyice geç olmadan kahveciye gittik. Çekirdek kahve alacağım, hafta sonu yolumuzu değiştirmeyeyim diye almamıştım. Kocayla Efes arabada bekledi ben kahveciye girdim. Kahveleri aldım, çıkışta yerde bir köpek gördüm. Tasması da yerde olunca uysal diye düşündüm ama asıl olay bizim Leblebi' nın küçüklüğüne o kadar benziyor ki, minnoş minnoş...Salakça bir reflekse sevmek için elimi uzatmamla, elimi ısırıyormuş gibi yapması bir oldu. Masadaki kızlar bastı çığlığı, içeriden sahibi gelip köpeğe sit, sit diye bağırmaya başladı. Benim hatam deyip durdum ama adam yüzüme bakmadı, zaten kulağında da kulaklık vardı. İyiyim dedim en azından etraftakiler görsün diye, ısırmadı merak etmeyin deyip arabaya gittim. Oturdum, Koca Leblebi' ye benzeyen bir köpek vardı gördün mü dedi. Bence kesin akrabalar dedim o da huysuzdur çünkü:)  olanları anlattım. Elime baktı , diş izi bile yok, eve geldik. Sahibi belki yabancıydı diye düşündüm ama tavrı çok sinir bozucuydu. Ama yine de siz  tanımadığınız bir köpek size kendini sevdirmedikçe elinize kolunuza hakim olun:))

14.10.2021

14 Ekim

Yazacak hiç vakit bulamadım. Bu hafta eğitimler vardı ve iş programımı alt üst etti. Çocukların birazı İstanbul' da, birazı buradan online katılıyor. Böyle olunca işler aksadı da aksadı. Neyse haftanın sonuna az kaldı.

Bu arada Peter Stam' ın Dünyanın Sakin Kayıtsızlığı ' nı okudum. İlginç kurgu eşliğinde zamansal git geller ilginçti.


 Sun Zi' nın Savaş Sanatı ve birkaç manga daha okudum. Bilge ilginç bir seri verdi, çizmesi de çok keyifli. Bir de ingilizce bir mangaya başladım, seviyesi tam bana göre. Günlük 3-4 bölüm okuyabliyorum.
Mikrokozmislar zor bir okuma, yavaş ilerliyor, kopmamaya çalışıyorum.

Sabah yogasına devam ediyorum, iyice alıştım. Bazen kırk beş dakikayı geçtiğim oluyor. Salı stüdyo dersine başka bir hocayla katıldım, kendi hocam şehir dışındaydı. Hiç sevmedim dersi. Gözüm saatte ders bitti. Sabah her yerim ağrıyordu. Allah'tan geçici bir durumdu, kendi pratiğimi yapıyor olmamın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım...


8.10.2021

8 Ekim Cuma


 Bir hafta daha nasıl geçti bilemeden uçtu gitti. İşleri toparladım, aslında biraz daha var yapılacaklar ama koydum kenara, pazartesi bakarım. Görev adamı kişiliğimi bırakma kararı aldığımı kendime sık sık hatırlatmam gerekiyor...

Dün Zeynep Göğüş' ün Yok Çünkü Telafisi kitabını bitirdim. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kurgu bir tarafa kitapta sık sık rastladığım entelektüel birikime bayıldım. İlk satırlarda zaten anlıyorsunuz cümlelerin altının boş olmadığını...Güzel bir okuma oldu...

Sabah her zamanki rutiniyle başladı. Öğleye doğru Bilge' lerin okulda bir şenlik havası, neyi kutluyorlardı bilemedim. Çocuklar bahçedeydi, müzik son ses açık, kesin bizimki aşağı inmeye üşenmiştir....Gelince sorarım artık.

Yarın soru bankaları falan almamız gerekiyormuş, ben de ufak bir liste yaptım. Öğleye kadar evi toparlar sonra yollara düşeriz.

Lüzumsuz Kadın' da çok bahsi geçmişti Claudio Magris' in Mikrokozmoslar' ından . Bugün de ona başladım, elimde bir de manga var. Yeni bir şeyler izlemeye başlamadım. Haftaya bakarım artık.




7.10.2021

7 Ekim Perşembe

Yaz aylarında yaşadığımız korkunç yangınlar sırasında gönüllü eğitimi almaya karar vermiştim. Sanırım burada da bahsetmiştim. İnsan çok şeyi bildiğini sanıyor. Eğitim videolarını izledikçe bu sanma halime şaştım kaldım. Gerçekten çok basit önlemlerden bile haberim yokmuş. 
 
Eğitim online tasarlanmış. E-devlet üzerinden başvuruyorsunuz. Neyse tabi ben bir heves başlayıp, zorunlu kısmı tamamladım. Altı ana başlık var, diğerlerini unutmuşum. Dün hatırlayıp hemen  düğümler kısmına baktım. Allahım ne kadar çok düğüm çeşidi var. Elimde koca bir halat videoları durdura ilerleye ( bu arda ofis işlerine de bakarken) öğrendim zannedip, sınava girdim. Tabi ki başarısız oldum:))

Sabahın kör gözünde kalkıp, eğitim videolarını bir kez daha izleyip, notlar aldım. Tekrar sınava girdim (5 kez girme hakkı var) bu sefer geçtim:))

Yok Çünkü Telafisi' nin son elli sayfasına kadar okudum. Bitmesin dedim, kitabı kapattım,  birazdan okuyacağım...

Yoga matımı serdiğim anda Efes kendini matın üstüne atıyor. Genelde onlar sabah yürüyüşündeyken, ben yoga  yapıyorum. Bu sabah Koca uyuya kaldı. Ben de Efes' le yoga yaptım, baktı tepesine çıkacağım matı bana bırakıp kenara serildi. Ben mattan kalkarken sabah telaşı başlamıştı. Duşu boş bulunca attım kendimi:) Kahvaltı faslı, ofise gidecekler, son anda çiçekler aklıma geldi, akşam sulamak gerektiğini fark etmiştim. Onları da sulayıp, evden çıkabildim. Bu sabah herkes bir gevezeydi, pek dinlemedim. 
Ofiste iş programını yapıp, herkesi yolladım.Oh mis gibi oldu...Efes uyukluyor,kahve demledim, kitabımı da alayım elime azıcık keyif yapayım...

5.10.2021

05 Ekim Salı


 Dün tüm gün Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu isimli animeyi izleyerek geçti. O kadar keyifliydi ki, buraya da yazmadan geçemedim.

Wikipedi' de Rakugo tanımında şöyle yazıyor; Bir tür eğlendirici, sözlü Japon oyunu. Hikayeci(Rakugoka) tek başına Koza denilen sahnede oturur. Sadece bir yelpaze(sensu) ve küçük bir kumaş (tengui) kullanarak seiza sitilinde ki oturuşundan hiç kalkmadan uzun, karmaşık ve komik bir hikaye anlatır. Hikaye genellikle iki ya da daha fazla karakterin konuşmasını içerir. karakterler arası farklılıklar sadece seste ton, yükseklik değişikliğiyle ve başın hafif bir şekilde döndürülmesiyle gösterilir.

Anime de  Rakugo öğrenen, hayatını buna adayan iki adamın dramatik öyküsü anlatılıyor ama çok güzel. Hiç böyle anime izlememiştim. Meraklısına tavsiyemdir. 

Hava ne çok soğudu. Ne ruhen, ne bedenen hazırlayamadım kendimi. Sağım solum tutulmuş uyanıyorum. Yarım saat kadar matın üstünde yoga yapıyorum anca toparlanıyorum. gerçi bundan şikayet etmiyorum, hep istediğim gibi kendi yoga pratiğimi yapabiliyorum ve bu iyi hissettiriyor.

Akşam park faslını biraz daha kısa tutmaya çalışıyorum ama bazen çenemiz çok düşüyor ya da köpüşüler bırakmıyor:)) Ne kadar sıkı giyinirsem giyineyim yine de soğuktan büzüşmüş olarak eve geliyorum. 

Yok Çünkü Telafisi şahane bir kitapmış. Leylakdalım vermişti, şaşırmadım:) Elimden bırakamıyorum. Kurgu çok ilginç ve dili su gibi, hiç zorlayıp sıkmıyor...


3.10.2021

3 Ekim Pazar


 Cuma akşamı işler uzadı da uzadı. Kına gecesine gidemedim. Cumartesi nikaha gideriz dedik. Waffele bizdeydi. Cumartesi sabahtan Bilge' yle evi temizledik, mis gibi oldu. Akşam üzeri hazırlandım, çocuklar gelip beni aldı. Nikah salonuna gittik ama içeri giremedik. Yetmiş beş kişilik kapasite dolmuştu. Çıkmalarını bekledik, takımızı takıp oradan ayrıldık. Kahve içmeye gittik, iyi oldu. Güldük eğlendik. Eve geldiğimde bizimkiler parka gitmişti. Dönerken Waffele' ıda evine bırakmışlar. Birşeyler izleyelim derken ben sızmışım.

Sabahın köründe uyandı ev halkı. Kahvaltının ardından, termoslarımızı doldurup yine parka gittik. Güneşli yerlerin sıcak, gölgenin üşüttüğü güzel bir sabahtı...

Efes' le ağaçlardan minnak elma toplayıp yedik. Sopa bulunca, ben attım Efes koştu yakaladı,  her zamanki gibi geri getirmedi:))

Parktan çıkışta yolda,  Bilge' yle arabadan indik. Uzunca bir yürüyüşün ardından Bilge' nin çok sevdiği Gerekli Şeyler Yayınevi' ne uğradık. Az içeride oyalandım, sonra Bilge' yi dışarıda bekledim. 

Fotoğraftaki kediyi sevdim, oturduğum yerdeki pembe akşam sefalarının tohumlarından topladım. Baharda bahçeye atarım:) 

Eve geldiğimizde Koca yemek hazırlamıştı, dışarıda yediğimizi çaktırmayalım diye yine yedik:( 

Allah'tan birazdan parka gideceğim...

1.10.2021

1 Ekim Cuma


 Eylül ayını da öpüp alnından uğurladık. Havalar hissedilir ölçüde soğudu, özellikle akşamları. Yakında yapraklar dökülmeye, yeşiller sarıya dönmeye başlar...

Waffele bizde, malum düğün var. Çocuk o telaşta telef olmasın diye dün akşam gittim aldım. Bizim eve alışık haline bayılıyorum. Yatarken atladı aramıza yattı, sıcacık. Efes az homurdandı ama uzatmadı:)

Sabah yogası hayal oldu, iki hayatta yaptırmazlar, neyseki akşama stüdyoda ders var. 

Zeynep Göğüş' ün Yok Çünkü Telafisi kitabına başladım, daha ilk satırlardan ilgimi çekti.

Dün Antalya' dan bir arkadaşımız geldi. Uzun uzun konuşup, ortak anılara gülüştük. Ne çok zaman geçmiş hissi garipti, bir de biz artık o insanlar değiliz hissi hafiften buruk bir gülümseme bıraktı yüzümüzde...


28.09.2021

28 Eylül Salı


 Uzun zamandır telefondan yazıyordum, bugün bilgisayardan yazayım dedim. sayfayı açınca kahkaha attım, minnak minnak yazıyormuşum, fark etmiyormuşum:))

Bir haftadır sabah yarım saat yoga yapıyorum. Tek tek sürelerine bakarak bir çalma listesi yaptım tam 32 dakikalık. Sabaha hem müzikle, hem yogayla başlamak iyi geliyor. Zaten erken kalkıyordum, genelde kitap okuyordum o süreyi yogaya kaydırdım. Gün içinde kitap okumak için nasıl olsa uygun zaman bulurum...

Saçımı yıllardır soldan sağa ayırıyorum, saç kesimim de buna uygun oluyor. Geçen hafta çok yorgun bir günün ardından taş gibi uyumuşum.Sabah kalkıp aynada saçlarımın sola doğru yattığını ( o tarafa yatmışım sanırım) ve pek güzel göründüğünü fark ettim, kaç günlerdir böyle kullanıyorum herkesler aaa ne güzel olmuş yeni saçların diyor:)))

Savaş ve Barış' ın mangasını almıştım, hayal kırıklığı oldu. Gerçi kocaman kitabı nasıl yorumlamışlar diye merak ederek almıştım. Lakin sevmedim, bazı orjinalliklere dokunmamak gerek galiba....

Hafta sonu arkadaşımın kızının kına gecesi ve nikahı var. Dolabımda ki uygun kıyafetleri kafamdan geçiriyorum, geçiriyorum... Aman be hiç sevmiyorum süslü püslü kıyafet. En son yazın katıldığım tek düğüne giderken aşağıda taksi bekliyordum. Komşum gördü "abla, düğüne mi " dedi "çok belli oluyor değil mi" dedim:)) öyle yani... akşam dolabı elden geçirmeli, kesin unuttuğum bir şeyler bulurum, umarım... hiç sonbahar düğününe katılmamışım..Sevmiyorum...



26.09.2021

26 Eylül Pazar


 Hafta hızlıca geçiverdi. Havalar biraz daha soğudu, iyice sonbahara büründü ortalık..

Aslında uzun yürüyüşler yapıp, hafiften üşüyerek eve gelme, cam önünde şala sarınıp kahve içip kitap okuma zamanı...

Ama işlerin çok uzadığı, Efes' in hızlıca ofisin oralarda gezdirildiği, battaniye altı film izlerken hızlıca karalamalar yapıldığı ve kitap okurken sızılıveren bir hafta oldu...

Olsun dedim, nasıl olsa bir düzene girer. Genel olarak keyifler yerinde...



20.09.2021

20 Eylül Pazartesi

Bugün sanırım " Sevda' yla uzun uzun konuşun" günüydü. İşle ilgili tüm telefonlar ( pis pazartesi) gereğinden fazla uzadı, uzadı...Kendi sesimden bir ara nefret ettim. Akşam üzeri Bilge' yle eve yürüyelim dedik. Hava mis gibiydi, keyifli olur diye düşündük. Gelin görün ki elektrik tellerinin yeraltına aktarılması işinin köstebek yuvasına çevirdiği yolları unutmuşuz. Maske taktığımıza sevinerek eve geldik.

Mutfağı biraz toparladım, sonra kitaba daldım. Beni Kim Öldürdü? eğlenceli, akıcı bir kitap. Gerçi konu çok sıradan duruyor ama bir ters köşe bekliyorum sonunda. Yarına biter sanırım. 

Explained' in ilk iki bölümünü izledim. İkisi de çok güzeldi. Müzik bölümü oldukça ilginç, Susuzlukla ilgili olansa ürkütücüydü. 

Efes' i gezdirme işi Koca' ya kaldı. Bu saatten sonra ayaklarımı uzatır, kılımı kıpırdatmam...


 

19.09.2021

19 Eylül Pazar


 Dün akşam Koca bir film açtı. Ben çizim yapıyordum. Filmin başında başroldeki süikastçi ablayı zehirlediler, abla da bunu yapanın peşine düştü. Kulağım tv' de filmi izliyorum. Abla bir türlü ölmüyor, sonuna doğru baktım Koca "belki de kurtulur"filan  demeye başladı, yarıldım gülmekten...bir ara ben bile ölmeyecek galiba demeye başlamıştım,  Allah'tan filmin sonunda öldü...

Yatmadan yaprak çıkartıp suya koydum. Malum pazar günü, artık yemek depolama günü. Sabah erekenden kalktım , ilk işim kuruyan çamaşırları kaldırmak oldu. Kahvaltının ardından hemen yaprağı sardım, ortalığı toparladım. Hepimize kahve yapıp termoslara koydum. Efes' e su aldım, azıcıkta atıştırmalık attım çantama. Bu sefer piknik sandalyelerini arabaya koymayı unutmadık. Hava hafif kapalı ama çok güzeldi. Seymenler Parkı' na gittik. Tam köpek gezdirme zamanında gitmişiz,  bir sürü köpeğe denk geldik. Efes uçtu havalara:) Biz de bir sürü köpek sevdik. 

Burcu Arman' ın Beni Kim Öldürdü kitabına başladım. Biraz okudum, gözüm hep gökyüzüne ve bulutlara kaydı. Bugün aceleleri vardı:)

Çocuklar kaykaylara oturup, bayır aşağı çimlerde kayıyorlar ve  o kadar eğleniyorlardı ki, biz de onlara bakıp gülümsedik. Çocuk olmak ne güzel ...

Eve geldik, yemek telaşı, aman şurayı da toparlayayım, şunu da yapayım derken ayın ortasını geçtiğimizi fark ettim. Zorunlu yöneticilik yüzünden aidat toplamaya çıktım. Bir türlü alışamadılar gelip ödemeye. Neyse az kadı, yıl sonunda başkasına geçecek. Uzun süre sıra gelmez diye umut ediyorum...

Çok yoruldum...




18.09.2021

18 Eylül Cumartesi


 Ursula' nın Rocannon' un Dünyası' nı bitirdim. Fantastik ve hüzünlü bir kitaptı. Araya bir manga girdi, konusunu hiç sevmediğim ama çizimlerine bayıldığım... Bu sabah ne okusam derken geçenlerde aldığım Dante' nın İlahi Komedya' sının mangalaştırılmış hali geldi. Orjinal kitabı okumadım ama Botticelli' nin ve Dali' nin bu kitaptan esinlenerek yaptıkları  resimleri görmüş, bu uzun şiiri merak etmiş ama okumayı bir türlü gözüm yememişti. Manga çok hoş olmuş, çizimleri güzel ve iyi yansıtmış, şiirsel dil korunmuş. Dante' nin yaşarken Cehenneme, Araf'a ve ardından Cennete yolculuğu anlatılıyor...

Aslında tüm gün evde uzanıp kitap okumak vardı ama Bilge' nın okulla ilgili kitap alması gerekiyormuş. Kahvaltı sonrası, hızlıca bir temizlik ve çamaşır yıkama asmacadan sonra düştük yollara.

Geçen hafta yardımcı bir kitap için  bu hafta geleceğini aynı kelimelerle söyleyen uyuz kitapçıya söylenerek çıktık. Dost' a uğradık, birkaç kitap aldık. Sonra birer kahve içip Olgunlar' a yürüdük. Bilge' ye gerekli kitapları orada bulduk. Oradan karşıya geçip parkta oturduk, baktık yorulmuşuz taksiye binip eve geldik. Efes yüzümüze bakmadı. Keyfi bilir dedim:) 

Azıcık dinlenip yemek yiyelim diye düşünmüştüm, uyumuş kalmışım:))

Ama iyi gelmiş, dünkü dersten de bacaklarımın iç tarafları ağrıyordu zaten.

Dinlenmiş kalkıp yemek hazırladım, yemek yedik. Bir posta daha çamaşır yıkamalı derken, baktım balkondakiler daha kurumamış, vazgeçtim...


Oturunca aklıma geldi, yazayım dedim. Neyse Efes yavaştan yanaşmaya başladı. Sanırım küstüğünü unuttu:)

16.09.2021

16 Eylül Perşembe


Dün yazmayı unutmuşum. Unuttuğumu da yazarken fark ettim. Aslında dün şahane bir gündü. Erkenden kalktım. Yarım saat kadar yoga yaptım. Ofiste işler çok yoğun değildi, okudum, izledim, hatta çizdim bile...

Bilge gelince eve döndük. Eve gelince sabah bulaşıkları makineye yerleştirmiş olduğuma çok sevindim. Mis gibi bir mutfağa gelmek ne güzel bir his. 

Koca Lucifer' ın son sezonunu izliyordu, ben de ona takılıp, son üç bölümü izleyerek bitirdim. Baştan izlemeye gerekte kalmadı:) 

Sonrası zaten uyuyup kalmışım. 

Bu sabah uyandığımda hava karanlıktı. Azıcık yoga yaptım, Efes kıpır kıpırdı. Bazen takıldı mı takılıyor, bana yoga yaptırmıyor. Yağmurun sesini dinledim, biraz nefes egzersi yaptım. 

Kitabımı elime aldım derken Bilge geldi. Konuştu konuştu, bazen bu çocuğun içinden bir ben çıkıyor:)) ne anlattığını hatırlamıyorum ama aralıksız anlatabilme yetisine sahip:))

Sonrası kahvaltı faslı, okul, iş falan filan ...

Hava çok soğudu ama balkondaki bitkiler bundan pek memnun. Önceki yıllarda hemen geçiyor diye alamadığım petunyaları görüyorum komşu balkonlarda, nasıl güzeller. Benimkiler de mutlu görünüyorlar. Biraz elma ve erik vardı kurumayı bekleyen. Umarım küflenmezler...




 

14.09.2021

14 Eylül Salı


Herkes uyurken uyandım, yeni bir resme başlamıştım. Bir iki kat boya attım. Kaçıncı kayığım bu hatırlamıyorum ama en eski püsküsü bu:) Refarans bir fotoğraftan 
çizdim, daha bitmedi. Güzel bir ışıkta, bir daha üzerinden geçmeli. Paylaşacak bugüne dair daha güzel bir fotoğrafım yoktu.

Bilge dün ikinci doz aşısını oldu. Bugün biraz nane molla. Yine de okula gitti. Sınıfında aşı olan çocuk sayısı çok az. En yakın arkadaşının anne babası aşı karşıtıdıymış ve kız istemesine rağmen onun aşı olmasına izin vermiyorlarmış. Aşı karşıtlığı meselesini ne tarafından tutarsam tutayım, mantıklı bir açıklama bulamıyorum. Allah akıl versin diyorum.

Yoğun bir gündü. Yemek hazırlamak dışında başımı kaşıycak vakit olmadı. Bir ara Efes' i parka götürdüm, o da gök gümbürdemeye başlayınca koşa koşa ofise döndük. 

Hal böyle olunca akşamki yoga dersi gözümde büyüdü ama saatinde derse gittim. Hoca bugün çok hafif, omuzlarınızı ve boynunuzu rahatlatacak bir ders yapacağız deyince çok mutlu oldum. Omuzlarım en dertli uzuvlarım. Biraz zorlandım ama en son şavasanada omuzlarıma kum torbaları yerleştirdi hoca, nasıl iyi geldi. O kadar rahatlamıştım ki bir ara içim geçmiş:)Ders bittiğinde ağzım kulaklarımda çıktım stüdyodan. Baktım Koca' yla Efes kapıda beni bekliyor, daha da sevindim. 
Efes önde biz arkada eve geldik.

Duşumu aldım , birazdan Ursula' nın Fomalhaut II gezegeninde dolaşırken uyuya kalırım...
 

 

13.09.2021

13 Eylül Pazartesi


 Sabah teyzemi düşünerek uyandım. Dün evine bıraktığımız da, binaya girmeden, kapının önünde gitmemizi bekledi. El sallarken, çoktan yetmiş yaşını devirmiş teyzemin ne kadar iyi göründüğünü ( çok şükür) zamanın sanki bir yerlerde durduğunu hissettim. Garip bir hüzün çöktü içime aslında bu duyguyu biliyorum her Antalya dönüşü elinde bir tas suyla arkamızdan bakan anneme el sallarken de böyle hissediyorum. Anneme, teyzeme hatta pek çok kadına bakarken...aslında hayatın hiçte iyi davranmadığı kadınlar... Güçlü, kocaman ağaçlar gibi, kökleri derinde, başları gökyüzüne doğru duruyorlar. Yazsan hepsinden ayrı,  ama hüzünlü hikayelerle dolar sayfalar...

İyi ki dünyaya kadın olarak gelmişim, erkekler kusura bakmasın...

12.09.2021

12 Eylül Pazar


 Kahvaltıdan sonra düştük yola, istikamet teyzemlerin bahçesiydi. Bahçe mevsimle birlikte son demlerindeydi...

Bilge kümesten yumurta, bahçeden sebze topladı. Ben ve teyzem kışlık patlıcan ve biber közledik. Koca mangalın başına geçti, büyük teyzem de geldi. Hep birlikte kocaman bir sofra hazırladık, keyifli oldu...

Elimiz kolumuz çantalarımız dolu dolu  dönüşe geçtik. Büyük teyzeyi evine bıraktık, azıcık trafiğe takıldık:( 

Efesi' de gezdirip eve geçeriz, biraz okur erkenden uyuya kalırım gibime geliyor:)

11.09.2021

11 Eylül Cumartesi


 Kahvaltıdan sonra Efes' i evde yalnız bırakıp Bilge' yle dışarı çıktık. Bizimle birlikte tüm Ankara Kızlılay' a gelmişti. Bilge' ye yardımcı kitaplar almamız gerekiyordu. Okulun yönlendirdiği kitapçı tıklım tıklımdı. Nasıl girip çıktığımızı bilemedim. Oradan Dost' a geçtik. Barış Bıçakçı' nın son kitabı Doğum Lekesi Gibi Bir Gülümseme' yi okumayı dört gözle bekliyordum. Kitabı hem aldım, nerede otursak diye düşünürken İmge' ye girdik. Üst kattaki kafesinde kitap okuyup, kahve içtik. Aslında güzel bir yer gibiydi ama neden bilmiyorum Bilge' de, ben de çok sevmedik. 

Ordan tabi ki Gerekli Şeyler' e gittik. Orasıda çok kalabalıktı, biraz sohbet edip, kendimi dışarı attım. Bilge yaklaşık bir saat sonra yanında olmadığımı fark etti:)) Ben de dışarıdaki bankta oturup Barış Bıçakçı' nın yeni öykülerini okudum. Biraz hayal kırıklığı oldu, sanki aceleye gelmiş, okuduktan sonra hepsi uçup gitti zihnimden...

Eve geldik, Bilge yemek hazırladı. Yemekten sonra, azıcık tilki uykusu yaptım:) Sonra Koca geldi, Efesi' de alarak parka gittik. Havaların serinlemesiyle park daha sakindi.Köpekler rahat rahat kudurdular...


10.09.2021

10 Eylül Cuma


 Günün cuma olmasının mutluluğuyla uyandım. Bilge çoktan uyanmış anime izliyordu. Balkondaki çiçekleri sulayıp, kahvaltıyı hazırladım. Kırmızı halı sermemi bekliyorlar sanırım diye düşünüp, daha çok beklerler diyerek oturdum, başladım kahvaltıya. Geldiler hemen, hain Efes bile sonradan geldi:)   Öğleye kadar yoğundu. Efes' le yalnız kalınca ofiste  yemek yaptım, kitap okudum, müzik dinledim...

Rocanno' nun Dünyası' nı rafta görünce gülümsemiştim. Ursula' nın okumadığım kitabı kalmadı diye düşünürken çok yanıldığımı fark ettim:) Ne güzel bir yanılgı...ne çok yazmış, ne güzel yazmış,iyi ki yazmış...

Bilge okuldan gelince Efes' le ikisini ofiste bırakıp, yoga dersine gittim. Gerçi gidişim zor oldu, okul çıkışı çocuklardan evlerine taksiyle giden çokmuş. Duraktan gelen her taksiye" abla ben çağırmıştım " diyerek atladılar, beşinci taksiye ancak binebildim...

Yoga dersi çok güzeldi. Winyasa ağırlıklı, nefes nefese ama güçlü bir dersti...

Güzel bir yorgunlukla eve dönüyordum. Bizimkiler yoldan aldılar beni...

Efes' i gezdirmişler, nasıl sevindim:)



9.09.2021

9 Eylül Perşembe

 

Bugün inanılmaz sakin bir gündü. İşler yoğundu ama yormadı.  Bilge' nin verdiği mangayı okudum.Konusu çok sarmasa da çizimleri güzeldi. Bir dolu sayfa işaretledim,çizerim diye...

Gogol' un Neva Bulvarı öyküsünü okudum. Öykünün başındaki Neva Bulvarı tasvirine takılıp internette görsellere baktım, keyifli oldu. Kitabın arkasında Nabokov' un bir sözü var " Gogol tuhaf bir yaratıktı, ama zaten deha hep tuhaftır"diyor... ve tabiki hepimiz Googol' un Palto' sundan çıktık..

Akşam üzeri eve erken geldik ve Efes' i parka götürdük. Çocukları özlemişiz. Hava da şurup gibiydi, uzun süre oturduk. Temiz hava, köpekler, bolca kahkaha...iyi geldi:)


8.09.2021

8 Eylül Çarşamba


Koca pazartesiden beri ofisi toparlıyor. Önce kağıt kürek, arşivle başladı. Ardından yedek parçalara el attı, helak etti kendini. İş güçte kaldı tabi ama kimin umurunda...Neyse Bilge okuldan gelince, ikimiz eve döndük. O saatte taksi bulmak ne zormuş...

Çamaşırları topladım, baklona biraz çeki düzen verdim. Havaların aniden soğumasıyla çiçekler ufaktan etkilense de iyi görünüyorlar.

Lüzumsuz Kadın bitti. İnanılmaz bir kitaptı, bir dolu not aldım, gerçekten doyurucu, keyifli bir okuma oldu.

" Ve Sonra Dans Ettik" filmini izledim. Güzel, tutku dolu bir filmdi. 

Kuruyan sarımsakları, robotta çektim fena olmadı. Aslında öğütsem daha iyi olacağını fark ettim. Belki bir posta daha kuruturum.

Şimdi biraz elma dilimleyip koydum kuruması için. Biberiyeler ve adaçayı kurudu. Kavanozlayıp kaldırdım. 

Hafta sonu azıcıkta çam yaprakları toplar kuruturum. Geçen kış tütsü niyetine, bol bol yaktım, mis gibi olmuştu...

Kışlık domates sosu ya da menemenlik yapmıyorum, bizimkiler yemiyor. Geçen sene erik pestili falan yapmıştım ama bu sene pek yapılacak gibi görünmüyor.

Bilge elime bir manga tutuşturdu, yatmadan onu okuyacağım...

7.09.2021

7 Eylül Salı


 Sabah çenemin azıcık üzerinde sivilce çıktığını fark ettim. Bu ne yahu ergen gibi diye söylenirken, evdeki ergen aklıma geldi. Daldım odasına, bidolu para verip aldığım sivilce kremini buldum, hemen sürdüm. Büyümedi Allah'tan...

Biz ofise, Bilge okula yollandık. Nispeten sakin bir gündü. Maskesiz bir şey sormaya gelen bir adamla, siyasi bir partinin ilçe teşkilatının güya tanışalım diye kapıya gelmesiyle Efes' in fıttırması bir oldu. Herkesleri kovaladı gavlaya gavlaya, ben de ödül olarak balık kraker verdim:))

Pek okuyacak vakit kalmadı, akşam yoga dersine ucu ucuna yetiştim. Bilge bir süre yogaya  ara vermeye karar verdi. Ben yalnız gittim. Ders güzeldi, şavasanada neredeyse uyuyordum...

Dersten eve dönerken G. Abla aradı. Waffel' ın kulağına yine pisi pisi otu kaçmış, anesteziyle uyutup çıkarttılar. Ben de yanlarına gittim. Uyandırmaları çok fenaydı.Koca gelip bizi aldı, evden de Efes' i alıp parka gittik. Waffel yengeç gibi yürüyordu, kıyamam. Onları evlerine bırakıp, bizde eve döndük. 

O kadar yorulmuşum ki oturunca fark ettim, kesin birazdan uyurum...


6.09.2021

6 Eylül Pazartesi


Ev ahalisinin benden önce uyandığı bir sabahtı. Okul lafını çok dillendirmeden, maaile evden çıktık. Efes' in maması, ödül zımbırtıları, bizim mamalarımız, dalgınlıkla tek demlemelik öğütülmüş kahve. Pis ötesi trafikte 3 km.yol 13 km. gibi geldi. Bizden evvel parça almaya gelen tanıdık, daha ben bir fincan kahve içemeden,demlediğim kahveyi Koca' yla birlikte  içti:( Pazartesileri zaten sevmem, kulağımda telefon gözüm Bilge' nın okulunda  zaman nasıl geçti anlamadım. Bilge keyifli geldi okuldan, çaktırmadan ağzımı kulaklarımdan indirdim:)

Çok büyük karar aldım. Artık görev adamı olmayı bırakıp (özellikle iş konusunda), amaaaan boşverci olacağım. Kendimi kemirdiğimi fark ettim...

Acil işlerimi bitirip Nine Perfect Strangers' ın son bölümünü izledim. Düşündüğümden daha farklı ve iyi çıktı.

Lüzumsuz Kadın' a devam ediyorum. Sona yaklaştıkça bitmesin istiyorum. Müthiş bir birikim, tanıdık yazarlar, bildik romanlar, hiç duymadığım hemen not aldığım isimler...

Ne iyi hissettirdi bu kitap bana kendimi.

Koca bir temizliktir tutturdu. Umarım eve gideriz...

5.09.2021

5 Eylül Pazar


 
Erkenden uyanıp, keyifli bir kahvaltı yaptık. Biraz sarımsak doğrayıp, kurusunlar diye balkona koydum. Sonrasında robotlayıp, toz sarımsak olarak kullanacağım. Hep hazır alıyordum, toz sarımsağın aromasını  çok seviyorum. Daha evvel fırında kurutmayı denemiştim, istediğim gibi olmadı.Bakalım güneşte nasıl olacak.

Bilge' yle düştük yollara. Bu sefer güzergah olarak Kızılay' ı seçtik. Önce Kırmızı Kedi Yayınlarına uğradık. Uzun zamandır uğramamıştık. Bilge kitaplara bakarken ben kafe bölümünde baristayla sohbet ettim. Bir miktar çekirdek kahve aldım. Bilge' de kitaplarını aldı, Hatay Sokağa doğru yöneldik. Gerekli Şeyler Yayınevi Bilge' nın favorisi ve Ankara mağazası açılmış, gidelim diyordu uzun zamandır. Şahane bir mekan olmuş, figürler, mangalar, çizgi romanlar...Bayıldık, sonra çalışanlarla  bir sohbet başladı bir saat sonra ancak çıkabildik. Çok şeker insanlardı. 

Bir kahve molası verelim dedik, iki senedir uğramadığımız ama Kızılay' da en sevdiğimiz kafeye uğradık. Çok sevimsiz göründü gözümüze, eski hali yoktu.

Oradan Dost Kitapevi' ne uğramasak olmazdı. Elimiz kolumuz kitap dolu, asıl hedefimiz olan Meclis parkına yöneldik. Ağaçların gölgesinde ayaklarımızı uzattık. Gökyüzünde bulutlar sanki taranmış, şekil verilmiş gibi çok güzelerdi. 

Uzun uzun konuştuk Bilge' yle. Odak noktamız okulların açılması mevzusuydu. Kalbinin pır pır ettiğini söylemese de çok net hissettim. Umarım herşey gönüllerince olur. 

Eve geldiğimizde on bin adım atmış olmanın yorgunluğu eşliğinde dolaba yemek istifleme işine daldım.

Aldığım kahve çekirdeklerinden biraz öğütüp, demledim. İçimi güzel ve lezzetliymiş. Bugünkü kahve kotamı doldurdum. 

Evi de süpürebilirsem süper olacak. 

4.09.2021

4 Eylül Cumartesi

Sabah annemin aramasıyla uyandım. Hasta olmadığıma ikna etmem zaman aldı. Sabaha karşı uyanıp kitap okudum, sonra yine uyumuşum dedimse de gün içinde bir kaç kez aradı:) 

Kahvaltı faslından sonra yayıldım kanepeye, hava da serinlemiş, üzerime battaniye aldım.Efes ayakucuma kıvrıldı. The Chair dizisini izledim.Komik ve eğlenceliydi. Altı bölümdü, keşke daha uzun olsaydı.

Şöyle bir liste eşliğinde Lüzumsuz Kadın' ı okumaya devam ettim. Gerçekten şahane bir kitap. İç savaş sırasında Beyrut' ta yaşayan, bir kitapçıda çalışan, her yıl başında bir kitabı Arapçaya çeviren bir kadının hikayesini su gibi akıcı bir dille okuyorum ( çok yaşa Leylakdalım)

Telefondan uzak durdum, Bilge' yi yürüyüşe yarın gitmeye ikna ettim. 

Tembellik ne güzel...


 

3.09.2021

3 Eylül Cuma


 Bugün gerçekten cuma olduğu  ve  haftanın sonuna geldiğim için çok mutlu uyandım. 
Kahvaltıda teyzemin bahçesinden topladığım ebegümeçleriyle yumurta pişirdim, tahmin ettiğim gibi sadece ben yedim:)
Ofiste işleri toparlayıp, yemeğide orada yiyip eve öyle döndüm. Gelirken Bilge' ye de yemek aldım ve bugün mutfağa girmemeyi başardım. 
Lüzumsuz Kadın şahane, elimden bırakamıyorum. Akşam ders saatine kadar okudum. Bilge' yle derse gittik. Ders yorucu ama güzeldi. Yoganın en güzel tarafı bu. Bedeniniz yorulsa da bıraktığı hissiyat çok güzel oluyor. Bilge' yle markete uğradık. Birşeyler aldık, reyonda kavunlar gördüm, bir tanede kavun aldım. Kavunu ben taşıyayım dedim, Bilge digerlerini aldı. Eve doğru yürümeye başladık derken kavun poşeti koptu, kavun yere düştü, yuvarlandı, yuvarlandı ( yokuş aşağı iniyorduk) bir arabanın altında durdu.
Eğildik baktık, arabanın tam altında ve ortasında duruyor. Alma şansımız hiç yok. Neyse bırakalım bari derken kafamı kaldırdım, balkondan bize bakan üç kişiyi gördüm. Yaşlıca bir kadın, kedi mi kaçtı dedi.Yok kavun kaçtı dedim. Önce şaşkın baktılar sonra daha genç olan, ben anahtarı alıp geliyorum dedi. Yaşlı hanım poşet atayım mı dedi. Ben o sırada koptum Allah'tan ağzımizda maskeler var gülmekten yarıldık. Arabanın sahibi geldi arabayı çalıştırdı. Bizde saf tuttuk kavun aşağı doğru yuvarlanması diye:)) kavunu kucağıma alınca bir alkış koptu. Balkondakilere el sallayıp, iyi akşamlar diledik. Araç sahibine de kusura bakmayın dedik. Kucağımda kavunla eve geldik:))
Keyifli bir gün oldu ...
Birazdan kitap okurken uyuya kalacağım :)


2.09.2021

2 Eylül Perşembe

Bu gün sakindi. Ofiste işlerimi halledip eve  erken  döndüm. Sabahtan ıslattığım kuru fasulyeleri ocağa koydum, kıstım altını. Uzun zaman önce düdüklü tencerem, tüm kinini üstüme ve mutfağa püskürttüğünden beri tüm yemeklerimi uzun da sürse normal tencerede yapıyorum. Düdüklü tencerede aramızdan ayrıldı zaten :)                              Kirli sepetini boş görme umuduyla bir posta çamaşır attım makineye.  Bilge kendine birşeyler hazırladı yedi, benim canım istemedi. Dünden hazırladığım soğuk kahveyi dolaptan çıkartıp süzdüm. Azıcık şeker, bol sütle karıştırdım. Ufak bir bardak kendime, büyük bir bardak Bilge' ye verdim. Güzel olmuş.

Geçen gün Leylak Dalım bir sürü kitap vermişti ve özellikle Lüzumsuz Kadın' ı oku demişti. Okumaya başladım, daha ilk sayfalarda nefis bir şey okuyacağımı anladım.


 Sabah bizimkiler uyanmadan Bilge' nın geçenlerde aldığı Meslekler Tarihi kitabına başladım. Oldukça ilginç bir okuma olacak.  Zanaatsal ve sanatsal uğraşlar olarak tarihin ilk zamanlarına kadar giden, bilimsel ama akıcı ve resimli hoş bir kitap. Bir bölüm okudum. Bölüm bölüm okurum bu ay.

Akşama arkadaşlarım kahve içmeye çağırdı. Uzun zamandır ev oturmasına gitmiyordum. Azıcık tırssam da hayır diyemedim...