28.10.2021

28 Ekim


 Geçen hafta  zaman yavaşça akarken dünya durdu sanki. keyifsiz bir haberin neticesini beklemem gerekti ve ömrümden ömür gitti. Kendimi çok ama çok güçsüz hissettim. Nihayetinde dün güzel haberler aldım ve evet dünya tekrar dönmeye başladı. Nefesim hafifledi, sabaha kadar deliksiz uyudum... Hayatın kırılganlığı ödümü koparttı, bir süre sonra geçer bu duygu biliyorum...


19.10.2021

19 Ekim

Hızlıca bir uğrayayım dedim. Hafta sonuna dogru Bilge' nin sınıfında karantina ilan edildi. Üç arkadaşı covid olmuş. Bilge bir haftadır çocukların zaten okula gelmediğini söyledi. Biz de kendimizce karantina uyguladık.Okul beşinci gün için pcr testi istiyordu. Bugün test yaptırdık, negatif çıktı. Hic belirti yoktu ama yine de bir acaba insanın içini kemiriyor. Gönül rahatlığıyla aksam yoga dersine gittim. Yarın okula gidecek, umarım okulda kontrolleri düzenli yaparlar. 
Tabi hafta sonu evde şiştik. Squid Game izledik. İlk başta bir miktar gerse de sonuna kadar merakla izledik. 
Kitap okudum, biraz çiziktirdim. Efes' i sıkıştırdım. Hafta içi için yaptığım tüm yemekler hafta sonu bitti. Dolabımı düzelttim. Ev nankörlükte tavan yaptı, hiç elimi sürmemişim gibi her yer, her yerde..
Olsun, toparlarım usul usul...

15.10.2021

15 Ekim


 Dün akşam günlerden sonra parka gidebildim. Dört ayaklı çocuklar üstüme atladı, ben de onların üstüne atladım, çok özlemişim. Çok yorgun göründüğünü söylediler. Yorgunum ama geçer dedim. Dış işlerinden emekli N. Abla var, evde sıkıntıdan patlıyorum, işini bilsem sana yardım ederdim dedi. Sağolsun. Kızlardan birisi pet malzemeleri satıyor, şahane bir tulum yağmurluk getirmiş. Efes' e de ayırdım dedi. Tamam dedim. Bu arada Efes ben fark etmeden ödül kemiklerini çalıp yutmuş, çok sonra fark ettim. Tabi motoru bozmuş. İlaç falan hala toparlanamadı ama keyfi yerinde pisin...

Saat iyice geç olmadan kahveciye gittik. Çekirdek kahve alacağım, hafta sonu yolumuzu değiştirmeyeyim diye almamıştım. Kocayla Efes arabada bekledi ben kahveciye girdim. Kahveleri aldım, çıkışta yerde bir köpek gördüm. Tasması da yerde olunca uysal diye düşündüm ama asıl olay bizim Leblebi' nın küçüklüğüne o kadar benziyor ki, minnoş minnoş...Salakça bir reflekse sevmek için elimi uzatmamla, elimi ısırıyormuş gibi yapması bir oldu. Masadaki kızlar bastı çığlığı, içeriden sahibi gelip köpeğe sit, sit diye bağırmaya başladı. Benim hatam deyip durdum ama adam yüzüme bakmadı, zaten kulağında da kulaklık vardı. İyiyim dedim en azından etraftakiler görsün diye, ısırmadı merak etmeyin deyip arabaya gittim. Oturdum, Koca Leblebi' ye benzeyen bir köpek vardı gördün mü dedi. Bence kesin akrabalar dedim o da huysuzdur çünkü:)  olanları anlattım. Elime baktı , diş izi bile yok, eve geldik. Sahibi belki yabancıydı diye düşündüm ama tavrı çok sinir bozucuydu. Ama yine de siz  tanımadığınız bir köpek size kendini sevdirmedikçe elinize kolunuza hakim olun:))

14.10.2021

14 Ekim

Yazacak hiç vakit bulamadım. Bu hafta eğitimler vardı ve iş programımı alt üst etti. Çocukların birazı İstanbul' da, birazı buradan online katılıyor. Böyle olunca işler aksadı da aksadı. Neyse haftanın sonuna az kaldı.

Bu arada Peter Stam' ın Dünyanın Sakin Kayıtsızlığı ' nı okudum. İlginç kurgu eşliğinde zamansal git geller ilginçti.


 Sun Zi' nın Savaş Sanatı ve birkaç manga daha okudum. Bilge ilginç bir seri verdi, çizmesi de çok keyifli. Bir de ingilizce bir mangaya başladım, seviyesi tam bana göre. Günlük 3-4 bölüm okuyabliyorum.
Mikrokozmislar zor bir okuma, yavaş ilerliyor, kopmamaya çalışıyorum.

Sabah yogasına devam ediyorum, iyice alıştım. Bazen kırk beş dakikayı geçtiğim oluyor. Salı stüdyo dersine başka bir hocayla katıldım, kendi hocam şehir dışındaydı. Hiç sevmedim dersi. Gözüm saatte ders bitti. Sabah her yerim ağrıyordu. Allah'tan geçici bir durumdu, kendi pratiğimi yapıyor olmamın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anladım...


8.10.2021

8 Ekim Cuma


 Bir hafta daha nasıl geçti bilemeden uçtu gitti. İşleri toparladım, aslında biraz daha var yapılacaklar ama koydum kenara, pazartesi bakarım. Görev adamı kişiliğimi bırakma kararı aldığımı kendime sık sık hatırlatmam gerekiyor...

Dün Zeynep Göğüş' ün Yok Çünkü Telafisi kitabını bitirdim. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı. Kurgu bir tarafa kitapta sık sık rastladığım entelektüel birikime bayıldım. İlk satırlarda zaten anlıyorsunuz cümlelerin altının boş olmadığını...Güzel bir okuma oldu...

Sabah her zamanki rutiniyle başladı. Öğleye doğru Bilge' lerin okulda bir şenlik havası, neyi kutluyorlardı bilemedim. Çocuklar bahçedeydi, müzik son ses açık, kesin bizimki aşağı inmeye üşenmiştir....Gelince sorarım artık.

Yarın soru bankaları falan almamız gerekiyormuş, ben de ufak bir liste yaptım. Öğleye kadar evi toparlar sonra yollara düşeriz.

Lüzumsuz Kadın' da çok bahsi geçmişti Claudio Magris' in Mikrokozmoslar' ından . Bugün de ona başladım, elimde bir de manga var. Yeni bir şeyler izlemeye başlamadım. Haftaya bakarım artık.




7.10.2021

7 Ekim Perşembe

Yaz aylarında yaşadığımız korkunç yangınlar sırasında gönüllü eğitimi almaya karar vermiştim. Sanırım burada da bahsetmiştim. İnsan çok şeyi bildiğini sanıyor. Eğitim videolarını izledikçe bu sanma halime şaştım kaldım. Gerçekten çok basit önlemlerden bile haberim yokmuş. 
 
Eğitim online tasarlanmış. E-devlet üzerinden başvuruyorsunuz. Neyse tabi ben bir heves başlayıp, zorunlu kısmı tamamladım. Altı ana başlık var, diğerlerini unutmuşum. Dün hatırlayıp hemen  düğümler kısmına baktım. Allahım ne kadar çok düğüm çeşidi var. Elimde koca bir halat videoları durdura ilerleye ( bu arda ofis işlerine de bakarken) öğrendim zannedip, sınava girdim. Tabi ki başarısız oldum:))

Sabahın kör gözünde kalkıp, eğitim videolarını bir kez daha izleyip, notlar aldım. Tekrar sınava girdim (5 kez girme hakkı var) bu sefer geçtim:))

Yok Çünkü Telafisi' nin son elli sayfasına kadar okudum. Bitmesin dedim, kitabı kapattım,  birazdan okuyacağım...

Yoga matımı serdiğim anda Efes kendini matın üstüne atıyor. Genelde onlar sabah yürüyüşündeyken, ben yoga  yapıyorum. Bu sabah Koca uyuya kaldı. Ben de Efes' le yoga yaptım, baktı tepesine çıkacağım matı bana bırakıp kenara serildi. Ben mattan kalkarken sabah telaşı başlamıştı. Duşu boş bulunca attım kendimi:) Kahvaltı faslı, ofise gidecekler, son anda çiçekler aklıma geldi, akşam sulamak gerektiğini fark etmiştim. Onları da sulayıp, evden çıkabildim. Bu sabah herkes bir gevezeydi, pek dinlemedim. 
Ofiste iş programını yapıp, herkesi yolladım.Oh mis gibi oldu...Efes uyukluyor,kahve demledim, kitabımı da alayım elime azıcık keyif yapayım...

5.10.2021

05 Ekim Salı


 Dün tüm gün Shouwa Genroku Rakugo Shinjuu isimli animeyi izleyerek geçti. O kadar keyifliydi ki, buraya da yazmadan geçemedim.

Wikipedi' de Rakugo tanımında şöyle yazıyor; Bir tür eğlendirici, sözlü Japon oyunu. Hikayeci(Rakugoka) tek başına Koza denilen sahnede oturur. Sadece bir yelpaze(sensu) ve küçük bir kumaş (tengui) kullanarak seiza sitilinde ki oturuşundan hiç kalkmadan uzun, karmaşık ve komik bir hikaye anlatır. Hikaye genellikle iki ya da daha fazla karakterin konuşmasını içerir. karakterler arası farklılıklar sadece seste ton, yükseklik değişikliğiyle ve başın hafif bir şekilde döndürülmesiyle gösterilir.

Anime de  Rakugo öğrenen, hayatını buna adayan iki adamın dramatik öyküsü anlatılıyor ama çok güzel. Hiç böyle anime izlememiştim. Meraklısına tavsiyemdir. 

Hava ne çok soğudu. Ne ruhen, ne bedenen hazırlayamadım kendimi. Sağım solum tutulmuş uyanıyorum. Yarım saat kadar matın üstünde yoga yapıyorum anca toparlanıyorum. gerçi bundan şikayet etmiyorum, hep istediğim gibi kendi yoga pratiğimi yapabiliyorum ve bu iyi hissettiriyor.

Akşam park faslını biraz daha kısa tutmaya çalışıyorum ama bazen çenemiz çok düşüyor ya da köpüşüler bırakmıyor:)) Ne kadar sıkı giyinirsem giyineyim yine de soğuktan büzüşmüş olarak eve geliyorum. 

Yok Çünkü Telafisi şahane bir kitapmış. Leylakdalım vermişti, şaşırmadım:) Elimden bırakamıyorum. Kurgu çok ilginç ve dili su gibi, hiç zorlayıp sıkmıyor...


3.10.2021

3 Ekim Pazar


 Cuma akşamı işler uzadı da uzadı. Kına gecesine gidemedim. Cumartesi nikaha gideriz dedik. Waffele bizdeydi. Cumartesi sabahtan Bilge' yle evi temizledik, mis gibi oldu. Akşam üzeri hazırlandım, çocuklar gelip beni aldı. Nikah salonuna gittik ama içeri giremedik. Yetmiş beş kişilik kapasite dolmuştu. Çıkmalarını bekledik, takımızı takıp oradan ayrıldık. Kahve içmeye gittik, iyi oldu. Güldük eğlendik. Eve geldiğimde bizimkiler parka gitmişti. Dönerken Waffele' ıda evine bırakmışlar. Birşeyler izleyelim derken ben sızmışım.

Sabahın köründe uyandı ev halkı. Kahvaltının ardından, termoslarımızı doldurup yine parka gittik. Güneşli yerlerin sıcak, gölgenin üşüttüğü güzel bir sabahtı...

Efes' le ağaçlardan minnak elma toplayıp yedik. Sopa bulunca, ben attım Efes koştu yakaladı,  her zamanki gibi geri getirmedi:))

Parktan çıkışta yolda,  Bilge' yle arabadan indik. Uzunca bir yürüyüşün ardından Bilge' nin çok sevdiği Gerekli Şeyler Yayınevi' ne uğradık. Az içeride oyalandım, sonra Bilge' yi dışarıda bekledim. 

Fotoğraftaki kediyi sevdim, oturduğum yerdeki pembe akşam sefalarının tohumlarından topladım. Baharda bahçeye atarım:) 

Eve geldiğimizde Koca yemek hazırlamıştı, dışarıda yediğimizi çaktırmayalım diye yine yedik:( 

Allah'tan birazdan parka gideceğim...

1.10.2021

1 Ekim Cuma


 Eylül ayını da öpüp alnından uğurladık. Havalar hissedilir ölçüde soğudu, özellikle akşamları. Yakında yapraklar dökülmeye, yeşiller sarıya dönmeye başlar...

Waffele bizde, malum düğün var. Çocuk o telaşta telef olmasın diye dün akşam gittim aldım. Bizim eve alışık haline bayılıyorum. Yatarken atladı aramıza yattı, sıcacık. Efes az homurdandı ama uzatmadı:)

Sabah yogası hayal oldu, iki hayatta yaptırmazlar, neyseki akşama stüdyoda ders var. 

Zeynep Göğüş' ün Yok Çünkü Telafisi kitabına başladım, daha ilk satırlardan ilgimi çekti.

Dün Antalya' dan bir arkadaşımız geldi. Uzun uzun konuşup, ortak anılara gülüştük. Ne çok zaman geçmiş hissi garipti, bir de biz artık o insanlar değiliz hissi hafiften buruk bir gülümseme bıraktı yüzümüzde...