30.05.2019

Perşembe

 Yılın en güzel zamanları. Sevgili Leylakdalı' m Ankara' ya geldi. Geçen senede aynı zamana denk gelmişti ve biz yine Küçük Tiyatro' da buluşmuştuk.  " Ben Ödüyorum " oyununu birlikte izledik. Oyun güzel, oyuncular çok yetenekliydi, lakin çok uzundu. Bu arada oyunun adını yanlış okuyup ( ben ölüyorum) bir sürü son uyduran kafamın halini alerji ilaçlarına borçlu olduğumu bilmek sinir bozucuydu...
 Bilge ilk defa bu yıl okul kapanana kadar gitme niyetindeydi.  Okula kimse gelmeyince o da dün itibariyle pes etti ve tatili başlattı. Her gün bir resim yapalım dedik. Elimde eskiden bilmeden aldığım 200 Gr. Suluboya kağıtları vardı, onlara böyle doğaçlama resimler yapayım dedim. İki gündür alerji yüzünden sol gözüm kapanınca yapamadım:((
Fuat Sevimay' ın Kapalıçarşı'sı ilginç bir okumaydı. İlk başta dili itici geldi, sonra okudukça dile alıştım. Konu sardı, sonra o da uzadı,uzadı... acaba ruh halim ve düzgün nefes alamamak mı beni böyle düşündürüyor, bilemedim ...

Akşam sürünerek de olsa yogaya gideceğim. Burnum ancak orada açılır.
Efes birden ısınan havayla duvarlara yaslanıp ayaklarını havaya uzatıp yatmaya başladı.

Hafta sonu yola çıkacağız. Bilge odasını dip köşe temizlemeye kalktı. Umarım sonuna kadar dayanır.

Kapanan göze en iyi gelen yöntem ıslak havlu koymak. Bugün iki gözüm de açık ve ben çok mutluyum...
Bir de insanlar " ne zaman geçecek bu alerji "demeseler, ben de " geçer bir süre sonra" demek zorunda kalmasam ne güzel olacak....
Neyse iyi bakın kendinize, etrafınızda olan alerji kurbanlarına iyi davranın...

27.05.2019

Hafta Sonu

 Uzun zamandır geçirdiğim en yorucu ama en keyifli hafta sonuydu.

Pedro Marial' in Kayıp Parça kitabını okudum. Çok güzel ve etkileyici bir hikayeydi.Tual ruloları üzerine resim yapan babalarının ölümünden sonra, eserlerini toparlayan oğulları kayıp bir parça olduğunu fark ederler. Bu parçanın izini sürerken geçmişe çocukluklarına geri dönerler.İlginç gerçeklerle karşılaşırlar. Tavsiye ederim, okuyun derim...
 Cumartesi, her zamanki rutinimizde geçti. Kurs, kitapçı, kahveci...

Pazar günü bebişleri annelerinin yanına bıraktık. Antalya için almamız gerekenler vardı. Alış veriş listesine Bilge kocaman peluş köpekbalığını da ekledi: )) Büyümediğini gördüğüm zamanları seviyorum.
Bebeklerden sonra evi paklamak zaman aldı.Ardından pazara gittim.Eve gelip aldıklarımı yerleştirdikten sonra gözümün içine bakan Efes' i gezmeye çıkarttım. Parkta arkadaşlarını gördü,koştu, havaları, oynadı... Yorgun ama mutlu evimize döndük. Bilge okula gitmeyeyim teraneleriyle uyuya kaldı. Efes ayakları havada sızdı. Koca şehir dışında...Ben de biraz dizi izleyip uyuya kaldım. ( Fi 2. Sezon) sonra alakasız bir zamanda uyanıp sabaha kadar uyumadım ...

Bilge' yi okula yollayıp, tekrar yattım.Efes' te benimle uyumuş. Annemin telefonuyla uyandım. Efes' i gezdirdim, hava sıcak çok uzatmadan eve döndük.

Keyifli bir hafta olsun...

25.05.2019

Bu hafta neleri sevdim?

Bu hafta en çok bu güzellikleri sevdim. Daha evvel bahsetmiştim Efes' in ikisi erkek, dördü dişi altı yavrusu oldu. İkisi önce gitti, dördünü bir gece biz misafir ettik.Sabah ikisi daha yeni yuvalarına gitti. Kalan bir dişi yavruyu gelecek hafta biz Antalya' ya götüreceğiz. Diğer erkek yavru da annesiyle kalacak.  Çok sevimli, çok çişli, çok tatlı ve çok kakalılardı. Evde tüm halıları topladık. Balkonda en güzel açmış sardunyamı yediler. Uyurken horluyorlar ama çok güzeller. Yumuşacık, minicikler...
Severken yüzünüzün  gülmesi, yüreğinizin ısınmaması mümkün değil.

Sevmediklerime gelince; yine  sırtımı döndüm, yürüdüm geçtim, arkama bakmadan...

Keyifli bir hafta sonu olsun...

23.05.2019

Perşembe

 Bu hafta pazartesi ofise uğradım, akşam da yogaya gittim. Sonrası genelde evdeydi.
Jack London' un Adem' den Önce kitabını okudum. Çok sıkıcıydı. Yazarın bildik tarzının dışında, sonlarına doğru iyice bunaltan kitap Allah'tan çok hacimli değildi.
Dün balkonda kitap okurken gözüm bahçeye takıldı. Bahçe zımbırtılarını ve Efesi' de alıp indim bahçeye. İki büyük çöp poşeti ot temizledim.Keşke baharın başında yapsaymışım, ağaçların dibi rahatladı. Bahçe eldiveni de almak lazım. Ellerime dikenler batmış ama olsun, pek güzel oldu.
Bu hafta Bilge' nin sınav haftası. O da ben de şiştik vallahi. Tatili dört gözle bekliyoruz. Sabahları sürünerek gidiyor okula.

Bugün evle uğraşacağım,bir de sarma yapmam lazım. Yarına sözüm var, arkadaşlara götüreceğim:))

İyi bakın kendinize...

20.05.2019

Hafta Sonu

 Hafta sonu ara ara yağan yağmurla ortalık biraz temizlendi. Hapşuruk, boğaz, burun ve göz kaşıntılarım baya hafifledi.
 Hatice Meryem' in Yetim kitabını bitirdim. Biraz bunalttı ama kolay okunur olması iyiydi.(ne saçma bir yorum oldu)
 Pazar günü Bilge' nin okulunda bayram kutlamaları vardı.Çok güzellerdi.
 Akşam üzeri yine parktaydık.Terapi gibi, çok iyi geliyor bu zaman dilimi bize. Hem Efes diğer köpeklerle sosyalleşiyor, hem biz sahipleriyle eğleniyoruz.
Bu sefer fıstık ezmesiyle  ( şekersiz) köpek kurabiyesi yaptım. Bayıldılar, tabi Efes' e azar azar verdim, rahatsız olmadı.Kıtır kıtır, ben de baktım tadına, güzel olmuş:))

Sabah Jack London' un Adem' den Önce kitabına başladım.

keyifli bir hafta diliyorum...

18.05.2019

Bu Hafta En çok Neleri Sevdim?

Aslında bu hafta bahar alerjimin nüksetmesi yüzünden çok sevimli bir hafta değildi. İlaçlar yüzünden yarı uyur yarı uyanık dolaştım.

Sema Kaygusuz' un Karaduygun' unu sevdim. Altı çizilesi, sevip okşanılası cümlelerini ve kitapta Birhan Keskin'e rastlamış olmayı...

Yeni sürgünler veren bir çeşit sukulent sandığım çiçeğimin adının Kalonchoe daigreman/ aşkın gözyaşı olduğunu öğrenmeyi...

Bu hafta dibimden ayrılmayan Efes' i...

Isınmak için balkonu kullanmayı...
Bütün hafta iyi hissetmesem de günlük adım sayımı 9000 adımın altına düşürmemeyi...
Artık yoga da orta seviye derslerine gidiyor olmayı...
Sevdim, gülümsedim, fark ettim...Geri kalanları da önemsememeye çalışıp arkamda bıraktım....

15.05.2019

Çarşamba

 Pazar akşamı Efes kusmaya başladı. Aklımıza hemen benim o gün ilk kez pişirdiğim ton balıklı ödül kurabiyeleri geldi. Üstelik akşam gezmesinde parkta tüm köpeklere yedirmiştim. Ya onlar da kötü olduysa diyerek bir taraftan köpek kusmuğu temizledim, bir taraftan kahroldum. Bilge Efes çok yedi kesin ondan olmuştur dedi. Koca kesin kurabiyeler dokundu yulaf ne alaka at mı bunlar diye sinir etti beni. Öbür gün Efes toparlanmıştı, parkta beni karşılayan köpek ordusunu da sağlıklı ve keyifli görünce derin bir nefes aldım. Bilge haklıymış dedim:))

Per Petterson' un At Çalmaya Gidiyoruz kitabını okuyorum. Çok güzel, çok etkileyici. Son elli sayfayı bilerek bu sabah bıraktım, hemen bitsin istemedim.
Dün sabahtan balkonu toparladım. Balkon camında kanımca bir kuşun kendini patlatarak ancak o kadar kocaman bir ..k bırakabileceğini düşündüğüm kalıntıyı temizledim. Bu sene hastalığı atlatamayan limon ağacını Koca ben yokken çok derin budamış. Görünce çığlık atmıştım. Dün baya toparlandığını görmek beni mutlu etti. Yeni çeliklediğim sardunyalar da tutmuş. On saksı sardunya hedefim var, altı oldular:))

Akşama doğru burnum hafiften kaşınmaya ve akmaya başlayınca eyvah dedim. Bu zamana kadar iyi giden alerjim akşam parkta atak yaptı. Hem de ne atak, gözlerim burnum akarken, hapşurmaktan ters düştüm. Eve geldim hemen ilaçlarını aldım. Bilge' ye tarif ettim bana ıhlamur ve ayva yaprağı demledi. Bir de burun bandı. Tam rahatladım ve uykuya dalacakken kapı çaldı. Kapı deliğinden davulcu olduğunu görünce sinir oldum. Arkadaş ramazan biterken gelmiyorlar mıydı? Tekrar uykuyu yakalamam biraz zaman aldı, sonrasında kesintisiz uyumuşum.
Sabah güzel uyandım. Gözlerim yarım açık gibi, yani ancak o kadar açabiliyorum. Hemen bir çay kaşığı çörek otu yağı içtim, tadı çok fena ama çok etkileyici, ardından da ilaçlarını aldım. Bu sabah sebze suyu günüm. Brokoli sapları, maydanoz sapları, taze nane, yarım yeşil elma, bir salatalık biraz limon suyu ve suyla bızlattım.Yaklaşık 400 ml.oldu. Çok keyifli olmasa da şifa niyetine diktim kafaya. İlaç kutusunun dibinde maske de buldum,Efes' i gezdirirken takarım. Parkta da çok oyalanmazsam bir kaç güne ben bu alerjinin  üstesinden gelirim diye düşünüyorum.

İyi bakın kendinize...

13.05.2019

Hafta Sonu

 Hafta sonu keyifli geçti. Cumartesi önce piyano dersi, biraz gezmece,biraz yeme içme yağmura yakalanmadan eve gelme şeklinde geçti. Sema Kaygusuz' un Doyma Noktası kitabını bitirdim. İç karartıcı ama etkileyici öyküler yağmurlu havaya pek yakıştı.
 Pazar sabahtan Bilge' yle Efes' e ton balıklı
ödül kurabiyeleri pişirdik. Efes çok sevdi, akşam parka da götürdük, diğer köpüşler de sevdiler. Onlar sevdi diye biz de sevindik:))
Bilge' yle sinemaya gittik. Fransız yapımı
Seninle Başım Dertte filmi Başka Sinema kapsamında izlediğimiz ilk film oldu.Canım Audrey Tautou yaşlanmış ama yine çok güzeldi. Çok eğlendik, çok güldük.

Keyifli bir hafta olsun...

12.05.2019

Başlık aynı

Araya başka yazı yazmayınca başlık aynı kaldı. Bu hafta en çok neyi sevdim?
Zeytin ağacımın çiçek açmasını...

Balkonu sardunyalarla doldurmaya karar verip, bebek sardunyalar dikmeyi ..
Yıllardır her kitabını merakla beklediğim Grange' in son kitabı Ölüler Diyarı' nın ilk kitaplarındaki tadı vermesini ( son kitapları çok kanlı ve şiddet içerikliydi)...
Bu hafta da gelip gidip bir şeyler çizmeyi...

Uzun zamandır beklediğim Lucifer ın 4.sezonunu izlemeyi...

Bir sabah gezmemiz sırasında annesinin çekiştirerek okula götürdüğü çocuğun arkasını dönüp Efes' gülümsemesini...

Günlük 8000 adımlık yürüyüş hedefimi 9000 adına çıkartıp, zorlanmayışımı...

Etle arası hiç iyi olmayan Bilge' nin yaptığım ızgara köfteyi ayıla  bayıla. yemesini..

Bütün hafta aynı şarkıyı mırıldanmayı " her şey çok güzel olacak"...

Lenfoma teşhisi konan golden oğlan Leo ( parktan arkadaşımız)ameliyat sonrası çok kilo verip, kendi manasına burun kıvırıp, yemek istemezken götürdüğüm Efes' in mamasını silip süpürmesine....

Havanın bir türlü ısınmasına ve yağmur yağmasına rağmen,yağmurun kokusunu...

Cuma günü gittiğim benden daha ileri seviye grupla yoga yapmayı ve derste duvarda iplere tutunarak baş aşağı durmayı, korkumu  yavaş yavaş yeniyor olmayı...

Sevdim, fark ettim... Sevemediklerimin yanından yürüyüp gitmek beni bu hafta biraz zorlasa da kararlı olmaya çalıştım...


5.05.2019

Bu hafta sevdiklerim...

 Bu hafta en çok akşamları diğer köpek sahipleriyle parkta buluşup, sohbet etmeyi...
Balkonda daha çok vakit geçirmeyi...
 Çiçeklerin iyiden iyiye toparlanmasını ...
 Bilge' yle ders çıkışı yeni bulduğumuz bu parkta oturup, lolipop yemeyi...
 Nuray Atacık' ın Bukalemun kitabını
Sema Kaygusuz' un Esir Sözler Kuyusu kitabındaki öyküleri...

Game Of Thrones' un son sezonun üç bölümünü sonunda izlemiş olmayı...

Koca' nın bu hafta evde olmasını...

Parkta aniden başlayan yağmuru görünce bizim arabaya doluşmamızı, dört köpek ve sahibinin arabaya sığabilmesini ve ıslak köpek kokusunu...

Bilge' yle gittiğimiz yoga dersinde kimse olmayınca hocanın bize jest yapıp restoratif yoga yaptırmasını...

Restoratif yogadan sonra tüy gibi olma hissiyatnı..

Sevdim, çok sevdim...

sevmeyip,sevemediklerimi çok fazla düşünmeden geride bırakmaya çalıştım...

3.05.2019

Nisan Okumaları

Nisan boyunca evde olmamın da etkisiyle uzun zamandır okunacaklar köşesi kulesini biraz alçalttım. Çoğundan okurken burada bahsettim ama şöyle birlikte dursunlar istedim. Gerçi okuma sırama  göre sıralamamışım ama olsun:))


İlk kitap geçen ay sonunda başladığım Sekizinci Hayat / Nino Haratischwill son dönemlerde okuduğum en iyi kitaplardandı. Kitabın baskısı, sayfa yapısı ve özellikle puntoları sakın gözünüzü korkutmasın. Öyle muazzam bir kurgu okuyorsunuz ki,üstelik çok sade bir dil ve koca bir tarih eşlik ediyor bu kurguya.

Daha Dans Edicem/ Murat Çelikkan
Deniz Türkali' nın hayatı üzerine uzunca bir röportaj okumaya hazırlanırken çok ilginç bir hayat hikayesi okuyorsunuz. Özellikle baba Vedat Türkali, dönemin Türkiyesi oldukça ilginç...

Karmaşık Duygular/ Stefan Zweig okurken de yazmıştım öyküler çok sıkıcıydı diye. Elimdeki son Zweig kitabıydı, kendisiyle artık vedalaştım...

Karagöz İle Boşverinbeni/ Ferhan Şensoy
Çok bunaldığım bir gün başladım bu kitaba ve inanılmaz iyi geldi. Bir taraftan gülüp bir taraftan hüzünlendim.

İyi Adamın On Günü/ Mehmet Eroğlu
Çok ilginç bambaşka bir Mehmet Eroğlu kitabı okudum, nefis bir polisiye tadı bıraktı. Alışılmışın dışında ama çok iyiydi...

Fareler ve İnsanlar / J. Steinbeck
Yıllar evvel okumuştum, Bilge okuyabilir mi diye elime alıp tekrar okudum. O da okudu, çok etkilendi...

Ketum Kahraman/ Mario Vargas Llosa
Heyecanla okunan sıcacık kurgusu, sonuna rağmen iyi bir romandı. Yazarın daha önce de bir kitabını okuyup beğenmiştim...

Dava/ F. Kafka belki artık Kafka sevebilirim umuduyla okudum ama hayır hala sevemiyorum...

Talihsiz Dostluk/ Jose Marti yazar Kübalı bir şair ve aktivistmiş keşke hep öyle kalsaymış. Allah'tan bir tek roman olarak bu kitabı yazmış, sevmedim...

Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun/ Hatice Meryem yazarın okuduğum ilk kitabı ve çok etkileyici. Çok zekice düşünülmüş, mizahi dilin çok öne geçmediği, dengenin hissedildiği " ben....karısı olsaydım..." la başlayan öyküler.Mutlaka okuyun derim.


Mayıs bereketiyle gelsin, keyifli okumalarınız olsun...