31.08.2018

Ağustos Okumaları



Ağustos ayı uzun tatilinde etkisiyle bereketli geçti. Eylüle' de iki üç kitap sarktı.Zaten uzun soluklu okumalar diye düşündüklerimdi. Okumalara gelince;

Mutluluk Fotoğrafı/Richards Yates/ Yapı Kredi Yayınları Daha evvel Ablamın Mutluluk Motoğrafı diye yayınlanan kitabı daha önce okuyup bu kitabı yeni bir kitap zannederek alan Sevgili Leylak Dalım vermişti. Anne babaları kızlar daha küçükken boşanan Grimes kardeşlerin büyüyüp iki ayrı kadına  dönüşmelerini, bu dönüşümün sancılarını, getirdiklerini ve götürdüklerini güzel bir dille anlatmış.

Yeraltına Mektuplar/Murat Yalçın/Yapı Kredi Yayınları Önceki aydan sarkan kitaplarımdan biriydi. 59 Yazardan Hayatta olmayan Yazarlara temasıyla Murat Yalçın' ın hazırladığı mektuplar hem ilginç hem elimin altında not defteri, hiç duymadığım yazar ve özellikle şairleri önüme sermesi açısında çok iyi bir okuma oldu benim için.

Çağrılmayan Yakup/Edip Cansever/ Yapı Kredi Yayınları dön dolaş tekrar tekrar oku o kadar güzel ki...
Kurbağalara bakmaktan geliyorum
Dedi Yakup, bunu kendine üç kere söyledi
Telâşlı, açgözlü kurbağalara
Bakmaktan geliyorum. Ben sanki Yusuf
Ve Yusuf değil
Her gün bit tahtaboşta asılı duruyorum
Ve durmuyorum. ben işte Yakup
Yok artık karıştırmıyorum.

Diktatörlerin Çocukları/Jean -Christophe Brisard/Claude Quetel/Yapı Kredi Yayınları 
"Kimisi söz sahibi olmadıkları bir kaderin gönülsüz aktörleri oldu, kimisi de babalarıyla aynı güç ve iktidar hırsının kurbanı. Ama istisnasız hepsi de baskı, mutsuzluk ve gözyaşı vaat eden bir rejimin devamlılığı uğruna masumiyetlerini vermek zorunda kalan çocuklardı..." ( arka kapaktan) 
20.yüzyıla damgasını vurmuş diktatörlerin çocuklarının hayatları her biri farklı bir kalemce anlatılıyor.
Kitap bittiğinde hepsinin ve sonlarının birbirlerine ne kadar benzediğini görmek garip hissettiriyor.

Bildiğiniz Dünyanın Sonu/Erlend Loe/Yapı Kredi Yayınları Doppler  bittiğinde daha uzun olsa okuyamazdım demiştim. uzun hali bu kitapmış. Okudum hâlâ yarım bırakamıyorum ama eziyet oldu özellikle sonlara doğru.

Altıncı Koğuş/Anton Çehov/ İş Bankası Kültür Yayınları  Rusya' nın ve ülkenin sorunlarıyla ilgilenmek yerine onları uzaktan izlemeyi tercih eden elit Rus aydınının "deliliği" nin simgesidir diyor arka kapakta kitap için. Hatta bir rivayete göre Lenin'in de yapıtı okuduktan sonra dehşete kapıldığı, "Kendimi Altıncı Koğuş' a kapatılmış gibi hissettim" demiştir. Hakkını vermek lazım gerçekten çok etkileyici bir kitap.

Durmadan Leyla/Aslı Tohumcu/İletişim Yayınları yazarın adını Yerlatına mektuplar da görmüş ve kitabı böylelikle almıştım. Düşünce olarak iyi olsa da kurgusal olarak içimi şişiren bir okuma oldu. Uzatmayayım sevmedim.

İyilerin Yanında /Vandana Shiva /Sinek Sekiz Yayınları geçen ay da iki kitabını okumuştum yayın evinin Sürdürülebilir Yaşam Kitapları serisinin. Vandana Shiva' dan bahsetmiştim. Bu kitapla Şiva'nın Himalayalar' da ki küçük köyünden çıkıp, kuantum fizikçisi kariyerini bir tarafa bırakıp kendini nasıl doğduğu topraklara adadığını okuyoruz. İçimi umutla dolduran okumalar bunlar.

Therese Raquın/Emile Zola/Varlık Yayınevi sahaf ganimetlerimden bu kitap 1962 basımı, küçük boy ve ciltli. Sadakatsizliğin, pişmanlığın ve eninde sonunda yaptıklarının cezasını çekmenin iyi bir kurguyla anlatımı diyebilirim kitap için. Güzel ve yormayan bir okuma oldu. Zola'nın diğer kitaplarını da okumalı diye yine yazdım bir kenara.

Köpek Kalbi/Mihail Bulgakov/İş Bankası Kültür Yayınları Bu ayın en güzel keşfiydi bu kitap. Nasıl atlamışım Bulgakov' u kendime çok kızdım. Kitaba gelince sokaktan bulduğu bir köpeği evine getirip bir süre sonra onu ameliyat ederek genetik değişiklikler yapan doktorun karşısında arsız, şehvet düşkünü ve kaba bir insan dönüşen Şarik' in öyküsü. Hicivler, anlatımlar çok etkileyici.

Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri/Hikmet Hükümenoğlu/Can Öykü tüm kitaplarını okuduğum yazarın ilk öykü kitabı. Öyküler oldukça güzel özellikle ilk öyküler, üstesinden gelmiş. Evet kapak kötü, kitaba karşı yazarı tanımayanlar için özellikle ön yarı oluşturuyor ama kitap güzel. Öyküler iyi bir hi bırakıyor geride.

Son Kuşlar/Sait Faik Abasıyanık/İş Bankası Kültür Yayınları Deniz kokan, balıkçılarla çevirili öyküler çok güzel ama en sondaki  Bedri Rahmi Eyüboğlu' nun Sait'ten Hatıralar ı ayrı bir güzel.

Zor Yokuşu/nezihe Meriç/Yapı Kredi Yayınları bu öykü seçkilerini Bilge için almıştım ama okumasına biraz daha zaman olduğunu görünce ben okumaya başladım ve ne iyi etmişim dedim. Daha evvel okumamıştım nezihe Meriç öykülerini. Özellikle kadını öne çıkartan öyküler başlarda zorlasa da sonraki öyküler çok güzellerdi.

Cümbüşçü Karıncalar/Pınar Selek/İletişim Yayınları Bu kitabı nasıl anlatayım bilemedim. Öncelikle kitaba üç kez başlayıp devam ettiremedim. Sonra iki günümü bu kitaba ayırıp başka bir kitap elime almadım. İlk başta bir türlü kişiler kafamda canlanmadı, böyle olunca kurgu da akmadı derken kitabın ortalarına doğru biraz daha taşlar yerine oturdu. Sevmedim diyemeyeceğim gibi sevdim de diyemeyeceğim garip bir okumaydı.

Kız kardeşle ağustos ayı için challange belirlememiştik, elimizdekileri bitirelim demiştik.Eylül için güzel düşüncelerimiz var.

Bol okumalı günleriniz olsun diyerek kaçarım, iyi bakın kendinize..







27.08.2018

Tatil


Tatilin özeti tam olarak fotoğraftaki gibi, araya bolca dizi ve film de ekledik mi al sana tatil.
Ankara'ya geldiğimden beri ilk kez bir bayramı Antalya'ya gitmeden evde geçirdim. Aslında bir miktar buruktu, zaten bayramları sevmiyorum, bu mevsimde Antalya' da olmayı hiç sevmiyorum, ama annem yalnız kaldı, babamın mezarına gidemedim...

Geçen ay Koca' nın  babası rahatsızlanmış, bir hafta kadar hastanede kalmıştı. Üzerine naz niyaz da eklenince Koca bayramı geçirmek için  köye gitti.Biz gitmedik çünkü Efes' ten çok hoşlanmıyorlar, yolda çok uzun hiç gözüm yemedi.

Sabah ve akşam Efes'i gezdirmek dışında dışarıya çıkmadık, zaten her yer kapalıydı. Mahalle bomboştu, aslında keyifli de oldu. Okuduk, izledik, serdik de serdik...

Bilge bol bol resim yaptı, yeni bir dijital çizim programı kullanmayı öğrendi. Onu izlemek ayrı bir keyifti. Harry Potter okumaya başladı, ilk kitabı bitirince filmini izledi ve hiç beğenmedi, kitap bambaşka diyor:)) Bugün piyano dersine gideceğiz, ikinci kitabı da alacağız.

Benim okuduklarıma gelince;

Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri daha evvel romanlarını okuduğum Hikmet Hükümenoğlu 'nun öykülerini sevdim.

Durmadan Leyla İlk kez Aslı Tohumcu okudum amacı iyi olsa da kitabı hiç sevmedim.

Bedrufi' nin Nefesi Mehmet Güreli' nin çok hoş bir kitabı, üstelik ufuk açıcı. Okumaya devam ediyorum, daha bitirmedim.

Son Kuşlar Nasıl güzel, nasıl içten geri dönüp dönüp okudum, denizin kokusunu burnumda , balıkçıları ruhumda hissettim.

Tarih Herodotos'u okumayı hep istiyordum ama altından kalkabilir miyim diye de endişe ediyordum. Dokuz kitaptan oluşuyor, daha ilk kitaptayım bir nevi mitoloji okuyor gibiyim, ilginç gidiyor...

Köpek Kalbi Ben nasıl olur da bunca zaman Bulgakov okumadım dedirten kitap.

Zor Yokuşu İlk kez Nezihe Meriç öyküleri okuyorum, çok akıcı değil ama hakkını da vermek lazım, güzel öyküler, bir durup düşündüren öyküler.

Dün evi de kırkladıktan sonra bu sabah güle oynaya ofise geldim. Bu kadar uzun tatil olmamalı,diye diye dolanıyorum ortalıkta:)) İyi bakın kendinize...


13.08.2018

Hafta Sonu


Cumartesi öğleden sonra Bilge' yi piyano dersine götürdüm. Her zaman gittiğimiz sanat evinde tadilat olduğu için geçici olarak daha merkezde bir yere gittik. Bilge' yi bırakıp Dost Kitabevi' ne gittim. Kitapların arasında dolanırken baktım bir saat geçmiş. Bilge' yi aldım, yemek yedikten sonra eve döndük. Malum hafta sonu şurayı da süpüreyim, burayı da sileyim derken ben de birde Doppler' den kurtulayım durumu vardı. Kitap bitti (Bildiğimiz Dünyanın Sonu) ve ben hiç sevmedim sonlara doğru bildiğin işkenceye döndü.

Hafta Sonu iki film izledim. İlki Edebiyat ve Patatesli Turta Derneği  güzel bir filmdi, kafam dağıldı, iyi geldi.
İkinci film Seven Sisters/What Happend to Monday? kuzenimin aşırı tavsiyesi üzerine izledim, ilginç bir filmdi çok ölüp bitmedim ama yine de izlenir mi? izlenir diyeyim.
Ara ara Suits ve Younger ' ın son bölümünü izledim, pazar günü hiç dışarı çıkmadım. Uyduruk bir kek ve yine doğaçlama çikolatalı kurabiye yaptım. Bizimkiler silip süpürdüler. Sanırım denemelerim devam edecek.
Bu sabah Diktatörlerin Çocukları na devam ettim, az kaldı bugün biter sanırım, araya bir de Çehov okuması sıkıştırdım Altıncı Koğuş. 
Bilge Yapı Kredi Yayınları'nın çıkardığı J.K.Rowling serisinden Çağlar Boyu Quıddıtch okuyor, geçen hafta da Fantastik Canavarlar ı okumuştu. Bana kalırsa çizimlerine bayıldı, diğer kitabı da aldık sanırım tatilde otuz kitap okuma hedefini tutturacak. Gerçi yaklaşık on kadar ingilizce kısa hikayeler de var ama olsun, bence güzel okudu:))
   
Efes bildiğiniz tembel oğlan, bütün gün yattı yuvarlandı gerçi Koca' ya duygusal baskı yapıp kendini üç kez yürüyüşe çıkarttırdı:))

Bizde durumlar böyle, keyifli bir hafta sonu olsun...





10.08.2018

Günler geçerken...



Bu hafta nasıl geçti hiç anlamadım. Tembellik yapmaya eğilimli, miskin bir haftaydı diyebilirim. Yeraltına Mektuplar ı bitirdim. Mektuplarda adı geçen pek çok şair ve yazar tanıdım, çok verimli bir okuma oldu benim için. Diktatörlerin Çocukları devam ediyor lakin arka arkaya okunacak gibi değil. Araya Bildiğimiz Dünyanın Sonu nu sıkıştırdım.


Gerçi elimde iki kitap daha var okuduğum ama Doppler' in yeni macerasını merak ediyordum, akşam baya bir okudum, bakalım neler olacak.

Önceki gün Like Father ı izledim, mevzu baba olunca bende akan sular durur ama filim vasattı. Dünde ara ara izlediğimiz The Big Cooking Showdown ın final bölümlerini izledim. Tembel tembel öyle izledim durdum. Baktım Bilge mutfakta eşeleniyor, kek yapalım dedim hemen zıpladı olur diye.
Dün evdeydik, sabah kendimi pek iyi hissetmiyordum. Öğleye doğru Bilge' yle Efes' i yıkadık. Bilge bu işle baya baya ilgilendi, hatta bir ara Efes artık pes etmişti. Herkes bir köşede takıldı, sonra kek falan ardından yemek faslı derken akşam oldu zaten.

Öyle çok uyumuşum ki sabah zoraki açtım gözümü. Ofise gitmesem mi dedim sonra vazgeçtim işler birikince hoş olmuyor.

Neyse keyifli bir hafta sonu olsun.

7.08.2018

Gülüşünü Sevdiklerim


Geçen hafta pazartesi akşam üzeri kızçeler geldi. Her gördüğümde daha bir büyüyorlar, karakterleri değişiyor ama en belirgin özellikleri bitmeyen enerjileri ve gülen yüzleri. Salı öğlene doğru Kızılay' a geldik, Bilge ve teyzesi sinemaya gitti, ben de kızlarla düştüm yollara. Kafamda iki buçuk saati dolduracak beş maddelik listem ilk bir saatte dolunca hiç paniğe kapılmadım dersem yalan olur. Neyse üstesinden geldim, gerçi anneleriyle kafede buluşacaktık ama biz sinemanın kapısına çok önce gelmiştik:)) Çarşamba günü Tunalı, Kuğulu Park, perşembe günü çin yemeği ardından çokça yürüme, cuma günü Kale derken cumartesi gidiş planlarını pazartesiye erteleyip pazar günü teyzemlerin Temelli'de ki hobi bahçesine gittik. Yorucu olmakla birlikte ziyadesiyle keyifliydi. Bahçede özellikle çok eğlendiler. Teyzemlerinde köpekleri var. Antalya' da Efes'le pek anlaşamasalar da bahçede daha sakinlerdi. Günün en komik olayı Efes'in domates fidelerin domates koparıp yemesiydi:)) Kızlarla domates, biber, salatalık topladık. Akşama çantalarımız dolu, bolca yorgun ve güneş yanıklarıyla eve döndük:)) Sabahta kahvaltının ardından yola koyuldular...

Bu arada Richard Yates 'in Mutluluk Fotoğrafı kitabını okudum, dün de Diktatörlerin Çocukları na başladım. İlginç bir okuma olacağa benzer.

Neyse bir dünya iş birikmiş, daha sonra uzun uzun yazarım, hadi iyi bakın kendinize...

2.08.2018

Temmuz Okumaları



Temmuz ayı umduğumun ötesinde çok okumalı bir ay oldu. Tatildi, sıcaktı, yoldu derken bu kadarını ben de beklemiyordum. Neyse uzatmadan kitaplara geçeyim.

Fahrenheıt 451/Ray Bradbury/ İthaki Yayınları Uzun zamandır okuma listemde bekleyen bu kitabı sonunda okudum. Distopya, bilimkurgu ve fantastik edebiyat denildiğinde ilk akla gelen kitaplardan birisi.1953' yayınlanan bu kitap için pek çok metinde başyapıt deniyor. Bence mutlaka okunmalı, oldukça başarılı bir kurgu. Biraz eksik gibi sanki ama yine de güzel. Kitapların uğruna can verildiği bir dünya, bence ilginizi çekebilir...

Yok Bi'şey, Acımadı ki.../Filiz Ali/YKY Yayınları Bunca acı bu kadar keyifli bir dille nasıl anlatılır derseniz hiç durmayın ve bu kitabı okuyun derim. Filiz Ali hayatını anlatmış bu kitapta, anılarını, babasını, babasından sonrasını, annesini her şeye rağmen umutlu yılları. Çocukluğunun Ankara'sını okurken anlattığı yerleri bir türlü şimdiki zamana oturtmayı başaramadığım ve insanlara çokça sövdüğüm Ankara'yı.  Eskiden anı kitabı ya da biyografi görünce kafamı çevirirdim, şimdilerde en sevdiklerimden oldu sanırım yaş almakla alakalı bu durum:))

Rüzgarsız Şehir/Cenk Eden/ Maceraperest Kitaplar Bu kitabı birkaç ay evvel almıştım Türk polisiye kitabı ararken. Kapakta yazan Bir Kim Kessler"Uzay" Polisiyesi yazısını okuyunca ilgimi çekmişti. Kitaba defalarca başlayıp devam edemedim. Kitaptaki gerekli gereksiz bir dolu kahraman, bir türlü oturmayan kurgu ve cep kitabı olmasından kaynaklanan minik puntolara sinir oldum. Huyuma tüküreyim başladım ya bitecek illa. Araya başka kitap sokmadan iki günde bitirdim. Değdi mi tabi ki hayır :))

Gammaz Ceketi/Chritopher Goffard/Ayrıntı Yayınları yine yeraltı edebiyatı serisinden bir kitap, üstelik hafiften polisiyede ama polisiye tarafından çok bir şey beklememek lazım, fena değildi.

Münih' e Kadar 6 Mezar/ Mario Puzzo/E Yayınları bu ve sonraki kitabı bir tanıdığım çok beğeneceksin diyerek elime tutuşturdu. Aslında kendimi pek böyle durumlara düşürmem ama bu durumda kıvıramadım. Tatile giderken götürdüğüm için de mecburen okudum:)) 2. Dünya savaşı, Naziler,sonrasında intikam alıp, öldüre öldüre giden adam, sevmedim...

Suç/Ferdinand Von Schırach/NTV  Yayınları bu kitap biraz daha iyiydi. Bir savunma avukatının davalarından bazıları anlatılıyor. Sanırım filmi de var, fena değildi, özellikle bazı davalar ilginçti.

Ekoloji Cep Rehberi/ Ernest Callenbach /Sinek Sekiz Yayınları Sürdürülebilir yaşam kitapları serisinden okuduğum ilk kitap Ekoloji Cep Rehberi oldu. Açıkçası bu kitapları alırken ara ara okurum, tamamını bir anda okursam sıkılırım diye düşünmüştüm. Hiç öyle olmadı. Oldukça ilginç noktaları işaret eden ve daha farkında bakmanız sağlayan ve en son sözü doğa söyler diyen nefis bir kitap.Üstelik bu kitapları yayınevinin doğrudan internet sitesi üzerinden aldığınız için bağımsız üretime destek olabiliyorsunuz. Ben tüm kitapları tamamlamaya karar verdim.

Doktor Moreau' nun Adası/ H.G Wells/İşbankası Kültür Yayınları bu kitapta bir bilim kurgu klasiği, aslında geç kalınmış bir okuma benim için. Filmi de var ama ben kitabı okurken kafamda kurgu çok net canlandı bozulsun istemediğim için izlemeyeceğim:))

Tohum ve Gıdanın Geleceği Üzerine Manifestolar/ Vandana Shiva/ Sinek Sekiz Yayınları Kitaptan bahsetmeden önce kitabı derleyen Vandana Shiva ' dan bahsetmek gerek. Hindistan'da doğan Shiva Kanada Western Ontario Üni.' de fizik okuyor, sonrasında Kuantum Teorisinde Gizli değişkenler ve Mekansızlık üzerine doktora yapıyor. 1982' de doğduğu yere dönüp bağımsız bir vakıf kuruyor. Pek çok ülkede ekoloji, feminizm ve küreselleşmeyle ilgili dersler veriyor. 2003 ' te Time Dergisi çevre kahramanı ilan ediyor. 2005' te Nobel Barış Ödülü ne aday gösteriliyor. Hâlâ da arkadaşlarıyla birlikte küresselleşmeye, çok uluslu şirketlerin sürdürülebilir olmayan tarım politikalarına karşı savaşmaya devam ediyor. Bu kitaba gelince 2004 yılı ekiminde Terra Madre yani Toprak Ana toplantısı yapılmış. Dünyanın her köşesinden küçük üreticilerin katıldığı bu toplantının notlarının Vandana Shiva bu kitapta toplamış. İnsan okurken tüyleri diken diken oluyor. Okuyun derim.

İdil Biret: Dans Eden Parmaklar /Gülçin Alpöge/Can Çocuk Sevgili Leylak Dalı  Bilge' ye getirmiş bu kitabı, Filiz Ali' nin kitabını okurken aklımdan geçirmiştim İdil Biret' in hayatını okumayı. Ufaktan böyle bir kitapla başlamak iyi oldu. Bilge' de kitaba bayıldı.


Doppler/ Erlend Loe/YKY Yayınları tamda serinin devamı çıkmadan önceki hafta okudum bu kitabı. Doppler ilginç bir adam uçuk kaçık her şeyi bir kenara bırakıp ormanda yaşamaya gidiyor. tabi bu kadar kolay değil ve basit değil hiçbir şey. İtiraf edeyim kitap bu kadar kısa olmasa sıkılabilirdim.


Yaz Geldi /Füruzan/Yky Yayınları Doğan Kardeş/ Seçme Öyküler serisinden bahsetmiştim. Beş Füruzan öyküsü okumak bana çok iyi geldi. Bilge biraz okudu ama onun için daha erken olduğunu anladık. Füruzan öyküleriyle tanışmalarını seneye erteledik:((

Oblomov/İvan A. Gonçarov / İşbankası Kültür Yayınları Dünya edebiyatının en tembel karakteri Oblomov dersem tabi ki haksızlık ederim bence en samimi karakteri. Ve yine geç kaldığım bir okuma ama çok güzel, çok keyifli bir okuma oldu. Gerçi son elli sayfasını dün tamamladım ama  olur o kadar değil mi:))


Keyifli okumalarınız olsun....