30.01.2018

Dün

Dün öğleden sonra eve geldik. Ben hemen işe koyuldum, bir taraftan yemek yapıp bir taraftan evi süpürdüm filan derken tam oturmuştum ki, Efes kıpırdanmaya başladı. Çıktık dışarıya, o önde ben arkada, hiç yan yana yürümüyoruz zaten. Her zaman ki güzergahımızdan ilk parka doğru gelmiştik ki, yaklaşık beş köpeklik köpek sürüsünün oraya konuşlandığını gördük. Bizim ki hemen havlamaya başladı. Onlar durur mu, avaz avaz hav hav, köpekçeyi çözdüm vallahi:)) Hemen karşı kaldırıma geçip diğer parka yöneldik. Kokla kokla, işe işe... ama kıymetlimsssi bırakmak yok. Akşama operaya gideceğiz, Koca' da arkadaşlarıyla takılacak. Hiç birini umursamadı.Benim tutarsın artık, tüh yapaymışım dersin söylemlerim arasında  eve geldik, Bilge Efes' in ayaklarını yıkadı, kuruttu. Bu arada bunu hep soruyorlar ayyy ayakları da kirleniyordur, napıyonuz? Hiç öyle pis pis oturuyoruz, tövbe tövbe... Adamın elini ayağını bizden çok yıkıyoruz özellikle de kışın. Eve geldik, yemek yemeyeceğim diyen Bilge' ye brokoli haşladım, yanında da yoğurt. Karşı koyamayacağını biliyordum:)) Hazırlandık, Efes' in mama kabına balık kreker koydum, etrafa da ödül kemiği serpiştirdim. Bilge' de belgesel kanalı açtı:))
Taksi şoförüne opera binasını anlatana kadar göbeğim çatladı ama yine yolu kaçırıp bizi saçma bir yerde indirdi. Neyse La Boheme operasını izledik. Balkonun ortalarındaydı yerimiz. Üst yazıyı gözlüklerim olmasına rağmen pek okuyamasam da, daha şaşalı bir opera beklentisi içinde olsam da, birleştirilmiş uzun iki perde aslında dört perdeye tekabül etse de güzeldi. Orkestrayı dinlemek apayrı bir keyif. Dönüşte bindiğimiz taksici amcanın diğer taksicilerle aralarındaki sorunlarını dinlerken de uykumuz baya açıldı. Eve geldiğimiz de Koca henüz gelmemişti ve Efes gerinerek karşıladı bizi:)) Özellikle cumartesileri kurs dönüşü biz binaya girer girmez havlamaya başlıyor, nasıl anlıyor bizim geldiğimizi aklımız hayalimiz almıyor:)) O saate bir de Netfliks' e takıldık, Koca geldi, hep birlikte uykumuz kaçtı. Gecenin bir yarısı zorla uyuduk. Tabi sabahta sürünerek kalktık.
Bugün kitabımı bitireceğim, Golden Globe listemden bir film izleyeceğim, öğleden sora da spora giderim, yıl oldu sanki gitmeyeli:((


29.01.2018

Hafta başı


Cuma günü kısa süreli tatilimizden döndük. Zaten Antalya' da biz oradayken pek sevimsizdi. Cuma günü akşam eve gelince valizi açtım. Annemin doldurduğu, sebzeyi meyveyi boşalttım:)) Kıyamam bana avakado bile almış:)) Her şeyi yerleştirip attım kendimi yatağa, bebek gibi uyumuşum. Cumartesi Bilge' nin piyano dersi saatine kadar temizlik yaptım. Tabi ki fonda çamaşır makinesi ses eşliğinde. Koca balkondaki çiçekleri unutmuş, çiçekli olan pek boynu büküktü, sulayınca toparlandı. Kursa gittik, çıkışta hiç oyalanmadan eve döndük. Yemek faslının ardından Netfliks' te 2014 yapımı Annie
filmini izledik. Benim uykum kaçtı Doğu Ekspresinde Cinayet filmini de izleyip uyudum. Pazar günü her zamanki gibi geç kahvaltı yaptık. Öğleden sonra tiyatro biletimiz vardı. Koca bizi Büyük Tiyatro' ya bıraktı. Umut oyununu izlemeye çalıştık ve bir ilk oldu, perde arasında tiyatrodan kaçtık. Her izlediğim oyun bir öncekinden daha kötü oluyor. Bu akşam operaya gideceğiz, hâlâ umudum var:))
Bu sabah erkenden ofise geldik, işlerin daha çok biriktiğini düşünmüştüm ama çabucak halloldu. Kız kardeşle yaptığımız challengemızın son kitabına başladım. Bir yazarın ilk kitabı maddesine Mehmet Eroğlu' nun Issızlığın Ortası' nı düşünmüştüm, ona başladım. Kitap beklediğim gibi, su gibi akıyor.
Bilge tatilin yarısı bitti yeaaa diye dolaşıyor ortalıkta... Hadi ben kaçtım...


25.01.2018

Tatil


 Tatil başladı, ilk hafta Bilge' yi rahat bırakma sözü vermiştim. O da sağolsun sonuna kadar sınırlarını zorluyor.
Pazartesi Antalya' ya geldik. Annemdeyiz
Hava pek kötü eş dost ziyareti dışında pek bir yere çıkamadık.Baba ocağında olmak en çok hüzün veriyor. Annemi iyi gördüm içim rahatladı.Yarın da dönüyoruz. 
Annem bizi doyurmayı görev edinmiş durumda, sürekli birşeyler pişiriyor.
Uyuyamayanlar bitti hiç sevmedim.
Mustafa Çiftçi' nin Adem'in Kekliği ve Chopin kitabına başladım. Kısa öyküler var, yarın yolda bitiririm diye bıraktım elimden.
Öyle işte, iyi bakın kendinize...

21.01.2018

Sevgili Cumartesi ve tabi pazar


Dün karne günüydü, artık eskisi gibi değil.Günler öncesinden karneyi sanal ortamda görüyoruz zaten.Çocukların ellerine tutuşturdukları poşet dosyalardaki A4 şeklindeki kağıt bir zamanlar karne parası verdiğimiz zamanları özletiyor. Öğleye doğru Efes'i İ.' ye emanet edip yola revan oldum.Allahım nasıl bir soğuk, taksiden inesim gelmedi.Neyse Yüksel caddesinin başında indim. Evden çıkarken ne bere, ne eldiven ne de atkı alamadığım için kendime okkalı bir küfür ettim. Bir çift eldiven aldım evde en az beş çift eldiven olduğunu düşünüp verdiğim paraya yandım.Sonra şimdi Bilge' de de eldiven yoktur paylaşırız diye sevindim. Zira eldiven iki parça parmaklı eldivenin üzerinde parmaksız eldiven(umarım anlatabildim)
Önce Dost Kitapevi' ne uğradım. Kitaplar aldım sonra kahve içmek için en sevdiğim kafeye oturdum. Bilge karneler verilince ararım demişti, on dakikalık mesafedeyim zaten.Öbürküler' i bitirdim. Mahir Ünsal Eriş sevdiğim yazarlardan.Öykülerini de çok sevmiştim, bu kitabı da sevdim. 
Bilge aramadan Hasan Ali Toptaş' ın Gecelerin Gecesi' ne başladım. Bir öykü okumuştum ki, Bilge aradı. Gittim  okuldan aldım, yemek yedikten sonra sinemaya gittik.Arif v216 eğlenceli bir filmdi.Yalnız tıklım tıklım salon gördüğüm en iğrenç sinema seyircisiyle doluydu. Film boyunca telefonu elinden bırakmayanından tutun, filmi durup durup kaydedene, telefonla konuşanına kadar...korkunçtu.
Çıkışta ofise geçtik.Koca' yı beklerken Coco' yu izledik. Animasyon deyince Bilge' yle bende akan sular duruyor zaten.Film de pek güzeldi.
Öbür gün öğleye kadar evi toparladım.Bilge' yle piyano dersine gittik.Çıkışta Antalya biletlerimizi aldık.Teyzem de bizimle geliyor, keyifli bir yolculuk olacak.
Bu arada ben yazıyı tamamlayamadan pazar oldu. Herkes pek miskin.Lady Bird filmini izledim, çok sıkıldım, hiç sevmedim.
Öğlen yürüyüşe çıkalım dedim, Efes dahil herkes burnunu kıvırdı. Taktım kulaklığı mı 5km.yürüdüm geldim.Yarın için yolluk aldım, valiz hazırladım. Önceki gün Hasan Ali Toptaş' ında Gecenin Gecesi' ni bitirip sevmemiştim. Kız kardeşle yaptığımız challengimızın ikinci maddesi gereği hiç bilmediğimiz bir yazar ve kitabı mevzusu için dün aldığım Adrian Barnes' ında Uyuyamayanlar kitabına başladım. 
Biri de akşam yemeği yapsa ne güzel olur😁
Tamam gidiyorum, görüşürüz...

19.01.2018

Yaşasın Cuma

İki gün evvel Bilge beni servisten aradı. Arkadan şoförün sesi geliyor "kimse yok okulda cumaya kadar sizde gelmeyin" diyor arsız adam. Neyse gitmedi Bilge okula,çarşamba günü evde siftindik.
Dün sergiye gidelim dedim Bilge' ye. Bilge hık, mık etti, bir de yağmuru görünce gelmem dedi. Ben kaptım şemsiyemi, düştüm yola. Baktım çok yağıyor, taksiye bindim. ÇSM' de "Bir Ulusu Giydirmek 1956-2000 Yılları Arası Sümerbank Desenleri Sergisi" ne gittim.

Sergi çok naif, çok özenli, çok ahhh dedirtecek kadar güzeldi.

Sergiden çıktıktan sonra  yine şemsiyeme sığınıp, şöyle bulvardan yürüyeyim Kızılay' a doğru dedim. Yağmur pıt pıt yağarken, güzel güzel yürürüm dediydim, bekle yürürsün. 

Hızla geçen arabalardan sırılsıklam oldum, hatta bir ara önümden yürüyen kızları kendime siper ettim iğrencim.


Bir iki mağaza gezip, ofise geldim. Bilge'yle Efes' i alıp eve geçtik. Etrafı toparlayıp spora gittim. Uzun süredir bir ben,  bir de kimi görse telefonundaki eski fotoğraflarını gösterip eskiden obezdim ben diyen oğlan vardı. Bir saat kadar spor yapıp çıktım. Kısa bir market alışverişinin ardından eve döndüm. Efes'i  tepeme çıkmasın, gezmek için Koca'yı beklesin diye ödül kemiği vererek kandırdım. Yemek, bulaşık, bitmeyen çamaşır, azıcık dizi izle derken yine kitabımın üzerinde uyuya kalmışım. 

Sabah Bilge' yi okula yolladım, eve geldim. Biraz kitap okudum, sonra kalktım kahvaltıyı hazırladım. Kahvaltı masasında yanımda duran Efes tüm salyasını bacağıma akıttı. Üşütürüm diye korktum gittim pantolonumu değiştirdim yine iğrencim. 

Kız kardeşle aylık okumalarımıza renk katsın diye şalanjımsı bir şey düşündük. Gerçi her ay seçenekleri değiştirmeyi düşünüyoruz. Bu ay üç maddelik bir şalanj yaptık.
1- Bir yazarın son kitabı
2-Nobel ödülü almış bir yazardan herhangi bir kitap
3- Bir yazarın ilk kitabı
diye belirlemişken gece bizimki mesaj attı. Bu Nobelli amcaların kitaplarına bakıyordum kafam balon oldu, o yüzden bu aylık kitapçıdan hiç bilmediğin, adını duymadığın bir kitap alıp okumak olsun dedi. Olur dedim, ilginç olacak bence. 

Birazdan Bilge' yi almak için çıkacağım, önce Dost' a uğrayıp, bir "ilk kitap " alayım. 
Oradan da sinemaya gideceğiz.Kaçtım ben iyi bakın kendinize, iyi tatiller...

15.01.2018

Bir ses vereyim


Geçen hafta önce İ. ardından M. grip yüzünden hastanelik oldular. Serumlar, antibiyotilker derken toparlayamadılar. 
Bu arada spor salonundan terli çıkıp üstüne bir de yağmurda Efes'i gezdirince, öbür gün hafiften boğazım açılmaya başladı.


Sevgili Leylakdalı ve Şuşu' yla buluştuk.
Bir nevi Leylakdalı' mızı uğurladık. Sohbet yine eşsizdi, çok güzel bir gün oldu

Öbür gün yataktan kalkamadım, her yerlerim ağrıyordu. Ofistekilerin durumu da ortada olunca hemen doktora gittim.  Doktor hafif bir soğuk algınlığı dedi,kendi kendime kullanmaya başladığım ilaçlarıma devam etmemi söyledi.

Dünyanın çorbasını,bitki çayını içtim daha kötü olmadım ama daha iyi de olmadım.Saçma sapan bir durum işte.Bu arada okudum,izledim,yine okudum,çok çok okudum.
İşkembe çorbası ve diğer akrabalarına daha sempatik bakar oldum.
Aman dikkat edin kendinize...

9.01.2018

Salım benim

Dün hafta sonu yaymanın bedelini tam anlamıyla ödeyemesem de günü kurtardım sayılır. Öğlen eve yalnız geldim. Efes' i İ.' ye bıraktım, taksiler Efes' i almadığı için yalnız geldim. Hemen mutfağa geçtim. Bilge' ye  layla yayla çorbası pişirdim. Bu arada da bir de  kek yaptım. Bilge' nin gelmesine yetiştirdim. Sevindi sıpam. Çamaşırları makineye atıp, spor salonuna gittim. Salonda garip tadilatımsı bir durum vardı. Bir alete yer açmaya çalışan çok sesli adamlar falan filan. 30 dakika eliptik yapıp,20 dakika da koştuktan artık koşabiliyorum sonra, bir iki de esneme hareketi yapıp eve geldim. Mutfağa girdim şok oldum. Bir tencere çorbadan bir kase anca kalmış. Kekin de yarısını gömmüş Bilge. Neyse yarasın dedim. Hemen duşa girdim, o ara İ. Efes' i eve bıraktı. Çamaşırları serdim ve oturdum. Ondan sonrası yok bende. Resmen sızmışım. Sabaha kadar bir kaç kez uyandım ama sağlam uyumuşum. Erkenden uyandım, biraz kitap okudum. Algan Sezgintüredi' nin Süperben' ine başladım. Bu kez farklı bir tarz denemiş sanki, bakalım.
Edebi Aforizmalar' dan da bir miktar okudum. Alarm çaldı, Bilge' yi kaldırdım, toparlayıp servise bıraktım. Eve geldim, bir taraftan kahvaltı, bir taraftan öğlen için kendime kısırımsı bir şey yaptım. kahvaltının ardından ortalığı hızlıca toplayıp, yatakları düzelttim . Dün Efes' i gezdirirken Koca düşmüş, iki büklüm dolanıyor ortalıkta. Yamaçlarda artist artist dolaşırsan hem de bu havada olacağı buydu demedim. Bugün ağrı kesici krem felan alayım bari. Çantama da bağ makası attım. Komşu bahçeden bizim bahçeye doğru uzanan ateş dikenlerinden alacağım biraz. Evdekiler soldu.
Öyle işte, ay hava da bir kötü anlatamam, neyse kaçtım ben...

8.01.2018

Hafta Sonu


Hafta sonunu en iyi tanımlayan kelime evde siftinmek olurdu sanırım.Gerçi cumartesi sabahtan Bilge' yi piyano dersine götürdüm ve akşamına Leylak Dalı' mla buluştum. AST' da "Bir Valize Ne Sığar Ki" oyununu izledik. Oyun beklentimin çok çok altındaydı ama olsun dedik, birlikte güzel vakit geçirdik.

Hafta sonu A.Nanetti' nin Mistral' ini bitirdim. Çok kötüydü. nerede Dedem Bir Kiraz Ağacı nerede bu kitap. Çok şaşırdım, hatta biraz da tırstım. Çocuk kitapları okumak keyifliydi, gençlik kitapları hep böyleyse bittim ben. Aşklı meşkli, öpüşmeli koklaşmalı... iyi ki Bilge sıkıldım diye bırakmıştı:)))
Mehmet Eroğlu' nun Edebi Aforizmalar' ına başladım. Oldukça ilginç, hem yazarın hayatı, hem de kitaplarından aforizmalar birlikte hoş bir seçki olmuş.
Bilge' yle matematik ve fen derslerine çalıştık, Koca hainlik yapıp tüydü. Speechless' i bitirdim. İki bölüm Black Mirror, bir kaç bölüm de Elementary izledim.

Evle hiç ilgilenmedim, çamaşırları yıkamadım, önceden yıkayıp kuruttuklarımı  yerleştirmedim. Yemekleri Koca yaptı, hiç itiraz etmedim:)) Adım hedefimi bile dün tutturamadım. 
Bu hafta da böyle oldu lakin pazartesi hızlı başladı. Ofiste bir dolu iş birikmiş, onları toparlıyorum şimdi. Hadi ben kaçtım, iyi haftalar olsun...

5.01.2018

Home sweet home






Dün İ. bugün için izin isteyince yaşasın cuma şekil değiştirip home sweet home oldu.Bilge' de resim dersine kalmadan servisle gelecek.
 Bilgebu sabah  sürünerek gitti okula, cumaları bu sürünerek gitme olayı daha bir abartılı oluyor. Kahvaltıyı Koca hazırladı, mis oldu yani.Baktım Efes' i de sabah gezmesine götürüyor allahım daha ne isteyebilirim. Dün Efes' i veterinere götürdük, aşıları yapıldı.İç parazitinin zamanı gelmişti, her zamanki hekimiz yoktu, ufak tefek yeni bir hekim kızcağız vardı.Normalde diğer hekimiz üç hapı eline alıp Efes' in neredeyse midesine kadar elini sokup hapları oraya koyup,  çenesini kapatıyordu.yani hapları yutmak zorunda kalıyordu.Dünse olaylar şöyle gelişti, kız hapları Efes' in ağzına koydu, çenesini kapattı iki pışpışladı, sonra Efes fıskıye gibi hapları dışarı fırlattı. Üç hap yutturmak için doğru saydıysam altı hap mundar edildi,  artık ne kadarı gitti bünyesine bilmiyorum.Bu arada ödül kemikleri almıştım, elimde görür görmez yalanmaya başladı sıpa😂 bu sabahta gezmeden gelince bir parça verdim nasıl bir keyiftir bu😂 o surat ifadesi, o kuyruğun fır fır dönüp bir gün fizik kurallarını alt edip havalacağım der gibi hali... keşke benim de böylesine şuursuzca keyif alacağım bir şey olsa diye düşündüm.
Kızkardeş dün matematik sorularının çözümlerini bir çırpıda ve keyif alarak söyledi.Kendisine çocuklardan dolayı çok yorulduğu için artık üzülmediğimi söyledim, sinsi bir ifade takınarak😕
 Ev bize kalınca önce çamaşırlardan kurtulalım dedim.Bu eylemi gerçekleştirmek için balkonda  kurumak üzere olanları eve serpiştirdim. Ortalığı toparladım.Fındık Kabuğu ' nu bitirdim, ilginç bir okumaydı. Blac Mirror' ün 4.sezonu başlamış 6 bölümlük. Onun ilk bölümünü izledim. Şimdi Angella Nanetti' nin Mistral' ine devam ediyorum.Aslında Bilge' yle birlikte başladık ama o sıkıldı ve bıraktı ben devam ediyorum. Efes uyukluyor, ilk kahvemi içtim...
Güzel bir gün, güzel bir hafta sonu olsun...

4.01.2018

Oradan Buradan

Sabah Bilge' yi okula yolladım, eve dönerken memlekette anneler, çocuklar ve servis şoförlerinden sonra kargaların uyandığını düşündüm. Biraz kitap okudum, Efes' le tepiştim sonra kahvaltı hazırlamak için mutfağa geçtim ve elektrikler kesildi. Mum ışığında kahvaltı yaptık hiç yapmamışız bunu da fark  ettik , evi toparladım hava aydınlanmaya başlamışken elektrikler geldi. Pek çok insan uykudayken bunu fark etmedi...yaşayan bilir demişler ya ondan işte.

Akşam Bilge' yle yine ders çalıştık, gerçi matematik sorularını çözemeyince çalışamadık ben mevzuyu bu akşama erteledim. Birazdan kızkardeşe yollayacağım, umarım ikiz doğurup büyütüyor olmak matematik zekasını etkilememiştir. ütü yapmayı sevmek, ocak silmeyi ibadet haline getirmek gibi garip huyları var artık.

Dün spora gittim, çalışırken kullandığım ağırlıkları birer kilo arttırdım ne olacak ya bir kilodan diyeni vururum her yanlarım ağrıyor. Biraz dizi izledim Speechless' in birinci sezonunu bitirdim.

Geçen gün  duraktan taksi çağırdım, taksi geldi ben arkaya oturdum, kafamı cama doğru çevirmiştim ki şoförün sağda araba var mı abla  baksana demesiyle irkildim. Şaşkın adama bakınca sağda araba var mı diyom   dedi. Ben aptal aptal bakıp yok dedim. Sonra son sürat anlatmaya başladı. Paratonerim ya hiç şaşırmadım. Bak abla dün ne oldu? Tunalı ' da arabanın biri beni sıkıştırdı, ben ondan kurtuldum gittim onu sıkıştırdım adam bu kez bana silah çıkarttı. ben de plakasını alıp polisi aradım arabamdaki müşteri  bayanı da şahit yazdırdım, bakalım ne olacak dedi.Sabırla dinledikten ve bayan lafını da duyduktan sonra tepem attı. Açtım ağzımı yumdum gözümü ben arabadayken böyle bir şey yaparsanız şahit falan olmadığım gibi sizi durağınıza, şoförler odasına daha şikayet edebileceğim neresi varsa oraya şikayet ederim dedim. Bir de marifetmiş gibi anlatıyorsunuz dedim. sonra aklıma geldi, sağa bak araba geliyor mu ne demek ya dedim, aynanız yok mu sizin? dedim ve ineceğim yere kadar ilahi bir sessizliğe kavuştum. Ay zorbalığa bakar mısınız? kör gibi gelir beni bulur yalnız, asıl ona sinir oluyorum...

Hava da yağmurlu bugün, Efes' in aşı tekrarları var bugün, bir yıl olmuş sıpam geleli, veterinere gideceğiz birazdan. Fındık Kabuğu ilginç bir okuma olacağa benziyor, yarın biter sanırım.
Hadi kalın sağlıcakla..

3.01.2018

Diziler, diziler...



Dizi izlemeyi seviyorum, aslında film izlemekten daha çok seviyorum. Bu ara izlediğim dizilerden bahsedeyim bugün dedim.
This is Us en sevdiklerimden. Geçen yıl Sevgili Leylak Dalı tavsiye etmişti. 2.sezonu devam ediyor. Farklı kurgusu, samimi ve duygusal anlatımı çok etkileyici. 

Elementary yıllardır izlediğim bir dizi. 4. sezonu izliyorum. Sherlock Holmes hayranı olduğumu hep söylerim bu dizide günümüze uyarlanmış Sherlock hikayelerinden oluşuyor. En ilginç tarafı Sherlock' un arkadaşı Doktor Watson dizide bir kadın ve Lucy Liu oynuyor. 


Full House hatırlarsınız 1987-1995 yılları arası yayınlanan bu diziyi. O zamanlar merakla beklerdim. Şimdilerde vakit buldukça Bilge' yle izliyoruz, çok keyifli. Netflix' te Fuller Hose olarak yirmi sene sonraki halleriyle devam ediyor ama ben onu sevmedim. Geçmiş daha güzel, daha az abartılı ve daha çok duygusal. 


Speechless o kadar güzel ki sevgili Saçaklı'nın Not Defteri  nin tavsiyesi. Komik bir aile dizisi, ailenin en büyük çocuğu JJ.  serebral palsi hastası, anne baba ve diğer iki kardeşiyle birlikte yaşadıklarının komik ve duygusal hikayesi. 2 sezon ve bölümler yarım saatten kısa.

Ben biraz Speechless izlemeye gidiyorum, iyi bakın kendinize...

2.01.2018

Hafta Başı

 Yılbaşına Bilge öksürerek, ben onun için endişelenerek, Koca nasıl hasta ettik bu çocuğu diye söylenerek, Efes ise Bilge' nin dibinden ayrılmayarak girdi. Yılbaşı ertesi nerede doktor buluruz sorusuna cevap arayarak
Sabah güzel uyandı çocuğum, kahvaltıya menemen istedi.Bu arada önceki gün Bilge' yi ilaç içmeye ikna edip durumun iyiye gittiğini gören Koca'nın mutluluğunu izlemek ayrı bir keyifti, lakin öksürük durmuş, sümüklü bir buruna kavuşmuş olması şaşkınlık vericiydi.

Bu arada bugün din dersinden yazılı olduğunu fark etmemiz ve umutsuz ders çalışma eylemimize hiç girmeyeyim.
Bir ara kendimi dışarıya attım, hem adım hedefimi tamamladım hem de market alışverişi yaptım.
Sabah,  akşamdan sürmem gereken kremi sürmeyi unuttuğumu fark edip sıvadım yüzüme. Bilge'yi servise bırakmaya çıkınca yüzüm dondu, felç oldum sandım.

Sessizlik ve Gürültü bitmek üzere. Geçen sene 126 kitap okumuşum, bu yıl için 130 kitap hedefi koydum. Tamamlamak dileğiyle...