09 Haziran
Efes' le akşam gezme saatini bir saat sonraya çektim. Neyse ki çok darlamadı beni, bir süre sonra alışır zaten. Garip bir şekilde hayvanların içinde tıkır tıkır işleyen bir saat olduğuna inanıyorum. Yürüyüşümüz boyunca kimseye denk gelmedik. Ben podcast dinledim, Efes etrafı koklayıp, kısa mesajlar bıraktı. Ilık bir rüzgar yürüyüş boyunca eşlik etti. Ağaçlardaki ışığa, renklere, ıhlamurların kokularına karışan güllere bakarak, sokak kedilerini kızdırmamaya çalışarak yürüdük.

Gün de batmaya böyle hazırlanıyordu. Bir süre de yüzümüzü gökyüzüne çevirdik. Efes yanımda getirdiğim suyu kana kana içti, sonra yavaş yavaş eve döndük. Tam elime kitabımı alacakken Koca yorgun bir sesle aradı, bu sesin anlamını biliyorum. Karnım tok ama kahve demlesen ne iyi olur sesi. Tabi kelimelere daha dramatik döküldü. Kalktım kahve demledim. Aslında kahve için saat geçti ama tüm gün içmediğime saydım, ben de ona eşlik ettim. Sürahinin dibine de Bilge yetişti.
Leylakdalı' ım Jamaıca Kıncaid' in Annemin Otobiyografisi kitabını vermişti, sinemada başlamıştım okumaya. Akşam onu okurken uyuya kalmışım. Sabah çok erken uyandım, biraz daha okudum. Düzenli derslerine girdiğim platformda ay sonuna kadar eğitim dersleri var. Diğer dersler iptal olmuş. Başka bir platformda Kundalini yoga dersi buldum. Kundalini felsefesini okumuş ama fazla spiritüel bulmuştum. Hadi bir deneyeyim dedim. Mantralarla başladı ders şarkı söyleyemediğim için manitalar bana pek anlamlı gelmiyor. Ama eşlik ettim. Farklı bir deneyimdi benim için, üst bacaklarıma kramplar girdi, bedenim acayip ısındı, ders çok uzun sürdü. Hocayla sohbet ettik, deneyimlerimi paylaştım. Arada girerim diye düşündüm. Farklı deneyimleri seviyorum. Bilge çok komikti, mantar söylerken ilk kez duydu sanırım, ayine mi katıldın dedi:))

Yorumlar
Yorum Gönder