19 Haziran


Sabah yağan yağmur yüzünden yokuşu çıkaran arabaların lastik sesleriyle uyandım. Dışarıya baktım, sanırısın kış günü. KHala da öyle, hava karartmış yüzünü, serinde üstelik. Bugün mutlu olmak için medet ummayın diyor sanki:)
Dün akşam gezmesinden dönerken de ıslanmıştık Efes' le, sanırım biraz üşüttüm. Sabaha kadar birkaç kez uyandım. Nefesimi iyi bulmadığım zaman mırıldanma pratiği yapıyorum. Defalarca yazdım buradan ama yine yazayım, belki birinin işine yarar. Sözlerini bildiğim bir şarkı açıyorum. Ağzımı kapatıp, mırıldanarak şarkıya eşlik ediyorum. Nefesi hep burnumdan alıp, burnumdan veriyorum. Böylece burnumdaki nitrik oksit salınımı artıyor, o da ciğer kapasitemi destekliyor. Vagus sinirime minnoş uyarılar yapmasını hiç saymıyorum bile:)
Hüseyin Kıyar' ın Hisar' dan Ahmet' ini az evvel bitirdim.  Okurken çokça güldüm, bitirdiğimde kocaman bir hüzün kaldığı kucağımda. Kitabı nasıl anlatmalı diye düşünürken arka kapağın bunu ziyadesiyle yaptığını fark ettim;
Hisar' dan Ahmet bir acayip adam. Bir baba adam, bir çocuk adam...Saflık yastığına yatmış, hinliği yorgan gibi sarınmış...Aksiliği yalandan, heyheylenmesi yalandan ve çok sahici adam.
Hisar' dan Ahmet, kelebekten bir hikaye. Eskiyip cızırdayan bir plak gibi bize Ahmet' i anlatıyor..
Destursuz bağa giren amca, telvesi fal dökmeyen kahve, dervişin yevmiyesi, Ankara fıkrası, ya yeter gözünü seveyim misali dirliği için yavuz olan gamsızın türküsü, hayal mızrağı, resimsi bir mahalle, tuvalden evler, yana yatmış binalar, ucuz şaraplar, yerdeki kel halılar, yıkılmış seneler, menekşeli saksılar, yenilginin neşesi, esneyen devlet dairesi, mübalağa ve matrahın düzmece hıçkırığı...
Şahane bir kitaptı, yine Sevgili Leylakdalı tavsiyesiydi. Bir süre herkeslere  ben de aşırı tavsiye ederim:)

 

Yorumlar

Popüler Yayınlar