20 Mayıs
Dün akşam Şinasi Sahnesi' nde Gramofon Hala Çalıyor oyununu izledik. Selim İleri romanından uyarlama oyun, naif ve hüzünlüydü. Kostümler, müzikler güzeldi. Biraz arkalardaydı yerimiz, ondan mıdır ses bize tam ulaşmasa da oyunu beğendik. Salon doluydu, arkamızda konu komşu toplaşıp gelmiş orta yaş üstü bir grup vardı. Adamlar kadınları yedi bitirdi. Yok ortaya otursunlar, yok biz kenarlarda olalım, herkes suyunu aldı mı, o mu bu mu derken, içlerinden birisi iyice kaptırdı kendini oyuncuların repliklerine cevap filan vermeye başladı. O arada yanımda oturan, gayet fit hanımın mide gurultuları kulağıma geldi. Neyse keyfimi kaçırmasın diye diye bir hal oldum. Çıkışta Tunalı' da biraz yürüdük, oradan eve geldik. Yorulmuşuz, hemencecik uyumuşum.
Bu sabah erkenden eczaneye gittim, burun spreyi aldım. Eczacı hanım yine beni azarladı, niye yazdırmadın hekimine diye. Vallahi sokağın başına kadar sıra vardı dedim, ikna oldu. Sahiden herkes bayram öncesi bir görüneyim mi dedi acaba?
Qigongla ilgili bir atölye çalışmasına katılmıştım, beş haftalık bir programdı. Bu sabah son derse girdim.Pratiğime bir sürü yeni bilgi eklendi.
İşin Aslı Judit ve Sonrası dün bitti, detaylı yazarım. Çok beğendim.
Kurt Vonnegut' un Kedi Beşiği romanına başladım, çok ilginç bir okuma olacak gibime geliyor.
Sefiller dinlemesi devam ediyor, son çeyrek dinlemem kaldı:)
Hava pek sevimsiz, günün geri kalanı bol okumalı geçecek. Beklenmedik bir işim çıkmazsa...

Yorumlar
Yorum Gönder