16 Mayıs
CSO' nun bahçesinde gelicikler açmış, rüzgarda salınıyorlardı. Aslında taksi şoförüne kızmıştım, nevigasyona ısrarla kulak vermeyip burdan mı, şurdan mı gidelim demesine. En sonunda binayı görünce arabadan indik. Daha evvel hiç kullanmadığımız girişten girince karşıladı gelincikler bizi. İki gün üst üste etkinlik bileti almama Bilge bir şey demese de biraz bozuk gibiydi. CSO' nun kafesinde buz gibi birayla gönlünü aldım.


Önce ayın on dördünde DOB' da izlediğimiz Frekans gecesinden bahsedeyim. MDT' nin gösterilerine mümkün olduğunca gitmeye çalışıyorum, dansçı çocuklara bayılıyorum. Yıllarca nasıl geliştiklerini heyecanla izliyorum. Gösteri iki perdeydi. İlki Heyecan başladığında, elektronik müziği duyar duymaz tüylerim diken diken oldu. Aklıma Sırat filmi geldi. Biraz tedirgin, tekinsiz ve merakla izledim. Allahım dans ne kadar mucizevi bir şey. İnsan bedenine hayran kalmamak mümkün değil.
İkinci bölüm Son Kalp Atışına Dek dijital çağ için analog bir eser alt başlığıyla sunulmuş. Koreografi oldukça tiyatral, sıra dışı ve güzeldi.
Bu arada uzun zamandır kullandığım cep telefonumla bağlarımı koparmaya karar verip yeni bir telefon aldım. Eski telefonum buna çok bozulup tüm anılarımızı kendinde tutmaya karar verdi (aktarmayı başaramadım) Tüm iyi niyetimle belki buna ihtiyacım vardır diyerek, en gerekli telefonları rehberime kaydettim. Aman ne güzel oldu, mis gibi hafifledim resmen. Bir süre tabi, mecburen işle ilgili bir sürü numara eklemeye devam ediyorum. Yine de bu hissi sevdim.


Yorumlar
Yorum Gönder