05 Mayıs


Bu sabah uyandığımda aklıma ilk gelen düşünce ne güzel uyumuşum oldu. Ard arda uykusuzluk çekince, uyku büyük bir lütuf gibi geliyor. Sabah güneşi vardı balkona çıktım, tohumlara baktım. Biraz fıs fısla topraklarını nemlendirdim. İki sıra henüz uyanmayan tohumlar var acaba neydi yine neyi nereye ektiğimi karıştırdım. Neyse illaki belli olur, zamana bırakmak lazım.
Dün kaybettiğim hatta hükümsüz ilan ettmek üzere olduğum enerjim ufaktan yerindeydi. Yaşasın c vitamini takviyesi ya da sonsuz sandığım enerji kaynağım. Dün akşam Efes' le akşam yürüyüşü yaptığımdan beri çok daha iyiyim. 
Sabahtan beri bir sürü iş yaptım, arada omzuma dokunup kendime aferin dedim. Böyle yazınca komik geliyor ama deneyin derim belki size de iyi gelir. 
Kapımı çalan kargo paketinden çekirdek kahvem çıkmayınca mecburen kötü günler için Koca' nın zulasından toz kahve alıyorum. Makinede iyice kötü olur tadı diyerek demlemeye karar veriyorum. İyi ki öyle yapmışım, hafif suyla açarak güzel bir tad yakalıyorum. Aslında İşin Aslı Judit ve Sonrası' nı okuyacaktım ama YKY' nin insana eziyet puntoları, yirmi beş sayfadan sonra gözlerimi çöle çevirince, mecburen gözyaşı damlasına sarıldım. Kargoyla beraber Sema Kaygusuz' un üç kitabını sipariş etmiştim, onlar da geldi. 
Sultan ve Şair' e şöyle bir bakayım derken, elimden bırakamadım. Romanları ve öykülerinden sonra yazarın kaleminden bir oyun okumak önce şaşırtsa da, çok güzel bir tecrübe oldu. Sema Kaygusuz kalemine bayıldığım bir yazar, hayranlığım bin kat daha arttı. Birileri sahnede oynadı mı bilmiyorum ama oyun okumanın da ayrı bir keyfi olabilir diye düşündürdü bana.

Kulağımda Sefiller mutfağa geçeyim ve ilahi soruyu sorayım; bugün ne pişirsem?



 

Yorumlar